Alacahöyük Hakkında Özet Bilgi

Çorum İli’nin 45 kilometre güneyinde ve Hattuşa’nın (Boğazköy) kuzeydoğusunda 36 km uzaklıkta bulunan Alaçahöyük, Hattian’ın önemli bir kentiydi. Kalkolitik döneme tarihlenen MÖ 4.500 yıllarına dayanır ve Hititlerin en önemli merkezlerinden biridir.

Site ilk olarak 1835 yılında WC Hamilton tarafından keşfedilmiştir. 1861 yılında Fransız arkeolog George Perrot tarafından başlatılan kapsamlı kazılara yol açmıştır. 1907’de başlayan, ancak çok kısa bir süreliğine devam eden bir başka kazı, 1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle kendi parasının desteği ile yeniden yapılmıştır. O zamandan beri kurum ve üniversiteler tarafından birçok kazı yapıldı. 1997 yılından bu yana, Kazılar, Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu tarafından yürütülen Ankara Üniversitesi tarafından yürütülmüştür.

Alacahöyük arkeolojik sahasında, toprağın altına gömülmüş onbeş kat yerleşimi vardır. Alacahöyük’ün en önemli buluntuları, Hitit öncesi krallık mezarlarından yapılan ve M.Ö. 3000 yılına ait eserlerdir. Bunlar arasında silahlar, altın ve gümüş kaplar ve mücevherler ile bronz ve kilden yapılmış hayvan heykelleri bulunmaktadır. Mezarlarda bulunan silah ve takıların yanı sıra sandalyeler, altın broşlar, kemer tokası ve altın yapraklı figürler de vardı. Bu eserler, Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilendi.

Alaçahöyük’te en az iki kapı vardı. Sadece ana duvarların bulunduğu Batı Kapısı, Hatusa’nın Yerkapi’si ile benzerlikler taşıyordu. Güneydeki Sfenks Kapısı şehrin ana kapısıydı. Bu kapı, dışa bakan iki büyük sfenks tarafından kuşatılmıştır. Pervazda, bir tavşanı pençesinde tutan bir çift kartalın kabartması var. Kapının her iki tarafında duvarlarda iki tane daha kabartma var: Tahttan bir tanrıça, kral, kraliçe ve rahiple hava tanrısını ve onları takip eden kurban edici hayvanları içeren bir alay. Rölyeflerin ve sfenkslerin çoğu M.Ö.400’e kadar uzanmaktadır. Taş kabartmaların ve sfenkslerin orijinalleri de Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Bugün Alacahöyük’te MÖ 1,240 yıllarına tarihlenen 135 x 150 m’lik bir baraj sağ kalmıştır. Anadolu’da kuraklığa karşı tanrıça Hebat adına MÖ 1.200 yılında Kral Tudhaliya IV’ün düzenlediği sayısız barajdan biriydi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir