| VADİ |
|
|
|
|
Hani siz vadinin yakın kenarında, onlar uzak yamacındaydılar; kervan ise sizden daha aÅŸağıdaydı. EÄŸer sözleÅŸseydiniz, kaçınılmaz olarak sözleÅŸme yeri (veya konusu) hakkında anlaÅŸmazlığa düşerdiniz; ancak Allah, olacağı olan iÅŸi gerçekleÅŸtirmek için (böyle yaptı). Böylece, helak olacak kiÅŸi apaçık bir delilden sonra helak olsun, diri kalacak kiÅŸi apaçık bir delilden sonra hayatta kalsın. Şüphesiz Allah, gerçekten iÅŸitendir, bilendir. (8/42) Küçük, büyük infak ettileri her nafaka ve (Allah yolunda) aÅŸtıkları her vadi, mutlaka Allah'ın yaptıklarının daha güzeliyle onlara karşılığını vermesi için, (bunlar) onlar adına yazılmıştır. (9/121) EÄŸer kendisiyle daÄŸların yürütüldüğü, yerin parçalandığı veya ölülerin konuÅŸturulduÄŸu bir Kur'an olsaydı (yine bu Kur'an olurdu). Hayır, emrin tümü Allah'ındır. İman edenler hâlâ anlamadılar mı ki, eÄŸer Allah dilemiÅŸ olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiÅŸ olurdu. İnkâr edenler, Allah'ın va'di gelinceye kadar, yaptıkları dolayısıyla ya baÅŸlarına çetin bir bela çatacak veya yurtlarının yakınına inecek. Şüphesiz Allah, verdiÄŸi sözden dönmez. (Veya miadını ÅŸaşırmaz.) (13/31) Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleÅŸtirdim; Rabbimiz, dosdoÄŸru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler." (14/37) Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın." (20/12) İnsanlar içinde haccı duyur; gerek yaya, gerekse uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler." (22/27) Görmedin mi; onlar, her bir vadide vehmedip duruyorlar, (26/225) Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir diÅŸi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluÄŸu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp-geçmesin." (27/18) Derken oraya geldiÄŸinde, o kutlu yerdeki vadinin saÄŸ yanında olan bir aÄŸaçtan: "Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah benim;" diye seslenildi. (28/30) Hani Rabbi ona, kutsal vadi Tuva'da seslenmiÅŸti: (79/16) Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud'a? (89/9) Â
|




