| ŞERİAT |
|
|
|
|
Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı doÄŸrulayıcı ve ona 'bir ÅŸahid-gözetleyici' olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiÄŸiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Sizden her biriniz için bir ÅŸeriat ve bir yol-yöntem kıldık. EÄŸer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında anlaÅŸmazlığa düştüğünüz ÅŸeyleri size haber verecektir. (5/48) O: "Dini dosdoÄŸru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiÄŸini ve sana vahyettiÄŸimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiÄŸimizi sizin için de teÅŸri' etti (bir ÅŸeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın ÅŸey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediÄŸini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir. (42/13) Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah'ın izin vermediÄŸi ÅŸeyleri, dinden kendilerine teÅŸri' ettiler (bir ÅŸeriat kıldılar)? EÄŸer o fasıl kelimesi olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır. (42/21) Sonra seni de bu emirden bir ÅŸeriat üzerine kıldık; öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin heva (istek ve tutku)larına uyma. (45/18) Â
|




