| İKTİDAR |
|
|
|
|
Gerçekten, biz ona yeryüzünde sapasaÄŸlam bir iktidar verdik ve ona herÅŸeyden bir yol (sebep) verdik. (18/84) Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde saÄŸlam bir iktidarla yerleÅŸik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Madem öyle, bana (insani) güçle yardım edin de, sizinle onlar arasında sapasaÄŸlam bir engel kılayım." (18/95) Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleÅŸtirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoÄŸru namazı kılarlar, zekatı verirler, ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün iÅŸlerin sonu Allah'a aittir. (22/41) Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliÄŸinden görüneni hariç. BaÅŸ örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak ÅŸekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oÄŸullarından ya da kocalarının oÄŸullarından ya da kendi kardeÅŸlerinden ya da kardeÅŸlerinin oÄŸullarından ya da kız kardeÅŸlerinin oÄŸullarından ya da kendi kadınlarından ya da saÄŸ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan baÅŸkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz." (24/31) Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiÅŸtir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beÄŸendiÄŸi dinlerini kendilerine yerleÅŸik kılıp saÄŸlamlaÅŸtıracak ve onları korkularından sonra güvenliÄŸe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiçbir ÅŸeyi ortak koÅŸmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, iÅŸte onlar fasıktır. (24/55) Ve (istiyoruz ki) onları yeryüzünde 'iktidar sahipleri olarak yerleÅŸik kılalım', Firavun'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan sakındıkları ÅŸeyi gösterelim. (28/6) Andolsun, biz onları, sizleri kendisinde yerleÅŸik kılmadığımız yerlerde (size vermediÄŸimiz güç ve iktidar imkanlarıyla) yerleÅŸik kıldık ve onlara iÅŸitme, görme (duygularını) ve gönüller verdik. Ancak ne iÅŸitme, ne görme (duyuları) ve ne gönülleri kendilerine herhangi bir ÅŸey saÄŸlamadı. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Alay konusu edindikleri ÅŸey, onları sarıp-kuÅŸattı. (46/26) Â
|




