• 0
  • 1
  • 2
prev
next

SATRANÇLİFE NİSAN SAYISINDA MAKALEMİZ YAYINLANDI

News image

Satranç Life Dergisinin 2012 nisan 26.sayısında "KÜLTÜR VE TARİHİMİZDE SATRANÇ" isimli makalemiz yayınlanmıştır. Makalemizin tamamını bilgisayarınıza indirerek okumak için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız. http://www.mediafire.com/download.php?rprba4jo7fl6t9jÖZET: Başta Emir Timur, Yavuz Sultan Selim, Şah ismail, Hüseyin Baykara, Atatürk gibi değerli komutanların' Cem Sultan, Mevlana Celaleddin Rumi, Ali Şir Nevai gibi mümtaz şahsiyetlerin oynadlğı oyunun özellikle ordularındaki birimlerle satranç taşları gibi oynayabilen komutanların strateji geliştirme, her türlü karşı atağa hazrlıklı olabilrme hızlı düşünüp doğru karar verebilme, baskı altında bile durumu kontrol altında tutabilme, ordu birimlerini koordineli hareket ettirebilme gibi yeteneklerini geliştirmelerine yardmcı olduğu bir gerçektir, Bu yazımızda tarih ve kültürümüzde satranç temalı bir geziye çıkacağız ve göreceğiz ki aslında ecdadımız Satranç'ın bahsini ettiğimizözelliklerini keşfetmiş ve ona ayrı bir önem vererek kültür, Sanat ve edebiyatımızda birçok yerde ...

TİMURLU TARİHİ SÖZLÜĞÜ

News image

AHTACI (AHKACU) : Timurlular Devleti’nde, atlar ve ahırlardan sorumlu olan görevliye denir. AFTABECİ: Hükümdar elini yıkarken ibriğini tutmakla görevli olan kimse ATEKE: Timur Devleti’nde, mirzaların ve saray hanımlarının yetiştirilmesi, eğitimi için tayin edilen kimselere verilen isimdir.BAHADUR: Timurlular Devleti’nde, Sultan Şahruh döneminden itibaren cesur, cengâver manasında kullanılan hükümdar ünvânlarındandır.BAKTIR (Baktar):Demir saçtan dokunma askeri yelek.BARANGAR: Timurlular ve Karakoyunlular Devletleri’nde, ordunun sağ kanadına denir .BAVURÇİ: Timurlular Devleti’nde, sarayda asçı olarak çalısan görevlidir.BOGTAK: Evli Moğol kadınlarınıntacı veya baş örtüsü BUKAVUL: Yemeklere zararlı şeylerin konulmamasına bakan kişi CAVUNGAR: Ordunun sol kolu . CETE: Çağataylar bu kelimeyi Moğollara karşı, haydut, eşkıya manasında kullanıyorlardı. ÇAĞDAVUL: Timurlular Devleti ‘inde, ordunun artçı kuvvetlerine denir.ÇAPAVUL: Aniden baskın yapan birlik. ÇAPKULAŞA: Kılıç Muharebesi CARANĞAR: Askerin sol kanadı CUVANGAR: Karakoyunlular ve Timurlular Devletleri’nde, ordunun sol kanadına denir.CASAVUL: Emireri...

OSMANLI SAFEVİ İLİŞKİLERİ, YAVUZ-ŞAH İSMAİL

News image

Bir süredir araştırma yazılarımıza yoğunlaştığımız Timur çalışmamız nedeniyle ara vermiş durumdaydık. Son ve detaylı araştırmamızı yayınlıyoruz. Araştırmamız Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail mücadelesi üzerine...Tarkan Suçıkar Öncelikle mücadelenin alt yapısına değinelim.    2.Bayezid Dönemi bu yazının konusu olmayan çeşitli sebeplerle oldukça sönük geçmiştir. Yine de başlıklar halinde bu padişahımızın hakkını yememek için bu durumun sebeplerini bir nebze de olsa ortaya koymaya çalışalım.    Sultanın mülayim, barış sever halet-i ruhiyesi, Cem Sultan gailesi, Şah İsmail tehlikesi, dönemde yaşanan doğal afetler (Deprem, Kıtlık, büyük yangınlar, veba salgını ) ve devlet adamlarının iyi seçilmemesi  gibi nedenler bu dönemde halkın sırtına daha çok yük binmesine neden olduğu gibi huzursuzluğu arttırmış ,devlet otoritesini sarsmış ,Türk-İslam kılıcının kınında paslanmasına neden olmuştur.Bu nedenlerle 2.Bayezid dönemi Yükselme Devri içerisinde Duraklama dönemi olarak nitelendirilmiştir.    2.Bayezid hükümdarlığının son yıllarında rahatsızlanınca bunlara bir de şehzadelerin didişmesi eklenmiştir ki asıl problemlerin çıkış noktası burasıdır.    Şimdi bu şehzadeleri tanıyalım.    2.Bayezid Han’ın 8 oğlu olmuştu. Fakat hükümdarlığının son yıllarında bu oğullardan sadece üç’ü ...

  • OSMANLI DURAKLAMA DÖNEMİ (1579 – 1699)

    **1683 II. Viyana’dan sonra:  IV. Mehmet (1648- 1687),  II. Süleyman (1687-1691), II. Ahmet (169- 1695) , II. Mustafa (1695-1703). ¨ 17. Yy.’da Dış Siyaset : Osmanlı Devleti sınırlarını

  • OSMANLI YÜKSELME DÖNEMİ

                                                      OSMANLI YÜKSELME DÖNEMİ (1453 –1579) YÜKSELME DEVRİ PADİŞAHLARI :  Fatih Sultan Mehmet     

  • OSMANLI KURULUŞ DÖNEMİ

                                                            OSMANLI TARİHİ (1299 – 1922) Kuruluş Devri      :  (1299 – 1453)                  

More in: Editörden


DUHAN SURESİ HAKKINDA BİLGİ
"Duhan" kelimesi duman anlamına gelmektedir. Surenin 10. ayetinde kıyametle ilgili olarak "duman"dan bahsedilmesi nedeniyle sure bu ismi almıştır. 59 ayetten oluşan sure Mekke'de, Zuhruf suresinden sonra inmiştir. Mushaftaki resmi sırası itibarıyla 44., iniş sırasına göre ise 64. suredir.
Surenin temel konuları
Kadir gecesi,
Kıyamet ve alametleri,
Allah'ın gazabı,
Hz. Musa kıssası ve öğütler,
Ahirette inananların ve inanmayanların durumları.
Surenin temel mesajları
Kur'an-ı Kerim mübarek bir gecede indirilmiştir. Kadir gecesi İslam inancında çok önemlidir. Yüce Allah bu gecede her işi bir hikmet içerisinde ortaya koymakta, kendi katından gönderdiği elçileri vasıtasıyla insanların istek ve dualarına cevap vermektedir. Yüce Allah her zaman olduğu gibi, belki ondan da fazla bu gecede kendisine yönelenlere rahmet etmektedir.
Alemde bulunan her varlığın yaratıcısı, sahibi ve yok edicisi Allah'tır. Aynı zamanda tüm insanlığın rabbidir. Bu hususlarda asla şüpheye düşmemek gerekmektedir.
Gökyüzü, bir gün, duman haline gelecek veya gökyüzünü bir duman kaplayacaktır. Bu duman tüm insanlığı kaplayacak, yani bir topluma değil tüm insanlara yönelik bir azap olacaktır. Duman halini alması, insanoğlunun soluması ve yaşamını devam ettirmesi için önemli olan gökyüzünün, bu fonksiyonlarını yitireceği anlamına gelmektedir. Göğün duman haline gelmesi azabıyla karşılaşacak olan insanlar, Allah'a dua edecekler ve Allah, bu azabı kaldıracaktır. Fakat insanlar kısa bir süre sonra yine eski durumlarına döneceklerdir. Bunun ardından büyük ve şiddetli günün geleceği söylenmektedir ki, bu günün kıyamet olacağı anlaşılmaktadır. Gökyüzünün duman halini alarak fonksiyonunu kaybetmesinin kıyamet alametlerinden biri olduğu anlaşılmaktadır.
Allah, Hz. Musa'yı Firavun'a göndermiş, Musa da ona Allah'ın birliğini ve ona uyulması gerektiğini tebliğ etmiştir. Hz. Musa, Allah'tan aldığı emirle, kendisine inananlarla birlikte Mısır'dan ayrılmış, onları takip eden Firavun ve askerleri suda boğularak can vermişlerdir.
Bu ve benzeri olaylar, Allah'ın güç ve kudretini gösterdiği gibi, maddi gücün inanç karşısında tutunamadığını ve yeryüzünün aslında inananlar için yaratıldığını göstermektedir. Fakat, önemli olan, müslümanların yeryüzünün kendileri için yaratılmış olduğunun farkına varmalarıdır.
Zuhruf suresine bakılırsa, orada görülecektir ki, maddi güç ve servet, insanı müstağni kılmıyor. Maddi güç ve servetin insanı ebedi yapmadığı, bunların sadece bir imtihan olduğu bu surede çok açık bir şekilde ifade edilmektedir.
Alemde görülen her bir varlığın yaratılışı ilahi bir hikmete dayanmaktadır. Bu ilahi hikmetleri arayıp bulmak insanoğlunun görevlerinden biridir.
Kıyamet günü tüm insanlar yargılanırlar. O gün hiç kimsenin kimseye bir faydası olmayacaktır. Tek söz sahibi Allah'tır. Yüce Allah dilediği kullarını affedecektir.
Günahkar insanlar, işledikleri bu günahların karşılığı olarak Cehennem'de zakkumla yakıcı bir azaba uğrayacaklardır.
İnanan ve iyi işler yapan insanlar, güven içerisinde, çeşitli nimetler ile ödüllendirileceklerdir.
Ölüm, kendine has tarifi olmayan bir acıyı ifade etmektedir. İnananlar ölüm acısını sadece bir kez, o da dünyadan ayrılırken tadacaklardır. İnanmayanlar ise bu acıyı, ahirette defalarca tatmak zorunda kalacaklardır.
HASENAT.NET