| Daha önce de dilemiştik! |
|
Ermeniye hak verenler, bu meseleyi ilk defa dile getirdiklerini zannediyorlar.Yanılıyorlar
Ermeni tezlerine hak verenler, Türkiye`de bu meseleyi ilk defa dile getirdiklerini zannedip, kendilerini kahraman gibi görüyorlar.
Fakat bu yoldan 92 yıl önce geçen `Sulh ve Felâh Partisi` tehciri kınayıp, Ermeniler`le iÅŸbirliÄŸi yapmak istemiÅŸ, ancak Ermeni propagandasına alet olmaktan ileri gidememiÅŸti... İttihatçılar, özgürlük istiyoruz diye iktidara geldikten sonra İkinci Abdülhamid`i mumla aratır bir baskı rejimi kurdular. Baskı yüzünden yurtdışına çıkan muhalifler ise İttihatçılar`a karşı üstünlük kurmak için her türlü yola baÅŸvurdular. Avrupa devletleriyle iÅŸbirliÄŸi yapmaları bir yana İttihatçılar`ı yıpratıp,siyaset sahnesinde baÅŸarılı olabilmek için Ermeni tezlerine bile sarıldılar. MİDHAT PAÅžA`NIN OÄžLU ERMENİLER`İN YANINDA Alternatif ve muhalif istemeyen İttihatçılar,örnek aldıkları ve özgürlük kahramanı olarak gördükleri Midhat PaÅŸa`nın oÄŸulları ile damadına bile etmediklerini bırakmamışlardı. Midhat PaÅŸa`nın oÄŸlu Ali Haydar Midhat ve Kemal Midhat yurtdışına çıkmak zorunda kalmış, paÅŸanın damadı Nüzhet Bey ise önce Sivas`a,daha sonra da AlaÅŸehir`e sürülmüÅŸtü. İttihat ve Terakki karşıtlarından Midhat PaÅŸa`nın küçük oÄŸlu Kemal Midhat Bey, Mayıs 1916`da İsviçre`de Rus, Fransız ve İngiliz diplomatlarla iliÅŸkiye girerek, İttihat ve Terakki aleyhtarı politika takip etmeye baÅŸlamıştı. Kemal Midhat Bey`in de içinde bulunduÄŸu muhalifler 1917 yılının sonlarında yurt dışında `Sulh ve Felâh Partisi`ni kurdular. Parti`nin ismi `Barış ve KurtuluÅŸ` manasına geliyordu. Partinin baÅŸkâtibi ve İsviçre temsilcisi Kemal Midhat Bey`di. Ermeni tehciri konusunda en önemli araÅŸtırmayı yapan genç neslin çalışkan tarihçilerinden Dr. Bülent Bakar, `Ermeni tehciri ve Uygulaması` isimli doktora tezinde tehcirden sonra İttihatçılar`ı yıpratmak için Ermeni tezlerini savunan`Sulh ve Felâh Partisi`nin ilginç hikâyesini anlatır. ŞİDDETLE KINIYORUZ Kemal Midhat Bey, 28 Aralık 1917`de İttihat ve Terakki partisini eleÅŸtirmek için yayınladığı beyânnâmede ÅŸunları diyordu; `... Ekonomik ve ticarî olduÄŸu kadar entelektüel geliÅŸim açısından da Osmanlı Devleti Ermeniler`e borçludur. Åžu anda Jöntürk adını alan sorumsuz bir grup İstanbul`da iktidarı elinde tutuyor ve bu iktidarı muhafaza etmek için kanlı yöntemlere baÅŸvurmaktadır ki bunlara Abdülhamid döneminde bile rastlamak mümkün deÄŸildir. Katl edilen ve sürgüne gönderilen yüz binlerce Ermeni`nin katledilmesinin canlı tanıkları olduk... Birkaç ihtilâlcinin davası uÄŸruna 1.000.000`dan fazla suçsuz Ermeni sürgüne gönderilmiÅŸtir. Biz liberaller ve gerçek vatanseverler bunu ÅŸiddetli kınıyoruz ve aynı ÅŸekilde bunu dinimiz de kınamaktadır. ... Biz de aynı sebepten katledildiÄŸimize göre aynı dava uÄŸrunda birleÅŸmeli ve bize baskı uygulayanların zulmünü kırmalıyız. O halde sadıkane ve samimi bir ÅŸekilde ortaklaÅŸa hareket etmeliyiz. Size kirlenmemiÅŸ elimizi uzatıyoruz. Bu eli açıklıkla, korkusuzca bizimle aynı olan ideali gerçekleÅŸtirebilmek için kabul edin`.Kemal Midhat Bey Ermenilerle iÅŸbirliÄŸi yapmayı umuyordu. Ancak iÅŸbirliÄŸi çaÄŸrıları ters tepti ve Ermeniler, bu sayede yoÄŸun bir ÅŸekilde propaganda yaptılar. Ermeni katliamını bir Türk olan Kemal Midhat Bey`in de kabul ettiÄŸini basında dile getirdiler.Midhat PaÅŸa`nın oÄŸlunun çaÄŸrısı Ermeniler`e bulunmaz bir propaganda ÅŸansı vermiÅŸti. Sulh ve Felâh Partisi Ermenilerden yeterli desteÄŸi görmeyince,sessizce tarih sahnesinden çekildi. TÜRK HALKI SORUMLUDUR Kemal Midhat Bey`in Ermenileri iÅŸbirliÄŸine çağıran çaÄŸrısına bir Ermeni imzasıyla verilen cevap ÅŸöyleydi; `... 22 yıl önce ve 1915 ile 1916 yılında yapılan katliamlardan tamamen Türk halkı sorumludur... Bundan böyle Ermeniler ve Türkler arasındaki ihtilâf giderilemez. Tek bir çözüm vardır. Ermeniler kendi aralarında Ermenistan`da özgür kalsınlar. Türkler de Anadolu`da kendi topraklarında yaÅŸasınlar`. 4 Ocak 1918`de Aramdjian`ın Gazette de la Lausanne`da yazdığı makalede ÅŸu ifadeler vardı; `..Gerçek sadece yıkım ve ölümdür. Siz ise uzattığınız eli tutmamı istiyorsunuz. Hayır Midhat Bey, tutmayacağım. Bunun nedeni sizin samimiyetinizden ÅŸüphe etmem veya niyetinizin beni yanıltması deÄŸildir. Bunun nedeni, sizin uzattığınız elin hiçbir gücünün bulunmaması ve bizden istediÄŸiniz elimizin kesilmiÅŸ olmasıdır.Elinizi geri çekin Midhat Bey, ihtiyacımız olan yardımı baÅŸka yerlerde aramamızın ızdırabını duyun`. 6-7 Ocak 1918 tarihli Tribune du Geneve Gazetesi`nde Baronian`ın cevabı ise ÅŸöyleydi; `Liberal Türkler tarafından yapılan açıklamanın büyük önemi vardır. Bu açıklamayla liberal Türkler, Ermenilerin katledildiÄŸini kabul etmektedir. Liberal Türklerin yaptığı açıklama Ermenilerin itaatini öngörmesi nedeniyle kabul görmemiÅŸtir. Ermenistan sadece Ermenilere aittir. BaÅŸka hiçbir halk ve millet Ermenistan üzerinde hak iddia edemez`. http://www.bugun.com.tr/yazar.asp?yaziID=49919 |

