| Teşekkürler Mustafa Kemal, teşekkürler Lenin |
|
Osmanlı Hanedanı`nın 1 yıl önce hayatını kaybeden en yaşlı üyesi Burhaneddin Cem Efendi`nin çalkantılı hayatı, yaşadığı ilginç tesadüflerle bir film senaryosunu andırıyor... Araştırmacı Kerime Senyücel, TBMM`nin 3 Mart 1924 günü aldığı kararla kadın, erkek, çocuk tüm fertleri yurt dışına çıkarılan Osmanlı ailesinin sürgündeki yaşamını kitaplaştırdı. `Hanedan`ın Sürgün Öyküsü- Başucumda Bir Avuç Vatan Toprağı` adlı kitap, Timaş Yayınları`ndan çıktı. Kitapta aktarıldığına göre, Burhaneddin Cem, Sultan I. Abdülmecid`in torunu İbrahim Tevfik Efendi ile 93 Rus Harbi olarak bilinen 1878-1879 Osmanlı-Rus Harbi`yle adını duyuran Çürüksulu Bahri Paşa`nın kızı Şadiye Hanım`ın oğulları olarak 2 Şubat 1920`de dünyaya geldi. Sürgün yolculuğu Sirkeci`den kalkan Orient Ekspres`le başladığında, henüz 4 yaşındaydı. Uzun süre Paris`te yaşadılar...11 yaşına geldiğinde, 57 yaşındaki babası İbrahim Tevfik Efendi`yi kaybetti. Annesi bir Amerikalıyla evlenmişti. 1941`de annesinin yanına gitti... New York`ta yaşamaya başladı. Artık genç biriydi ve kendine bir meslek edinmesi gerektiğini hissediyordu. Bu yüzden tek sevdiği işi yapmaya yani asker olmaya karar verdi... ABD ASKERİ OLDU İkinci Dünya Savaşı`nın en çetin günleri yaşanırken 7 Nisan 1943`te orduya girdi. Ordu Dil Okulu`nda 6 dil öğrendi. Fransızca`nın yanında çok iyi Rusça da konuşmaya başlamıştı. İkinci Dünya Savaşı`nın kaderini değiştiren Normandiya Çıkarması`na katıldı. Yıllar sonra Paris`e dönüşü, ABD ordusuyla oldu. Ancak kötü tesadüf olsa gerek, kendisiyle sürgüne gönderilen, amcası son Osmanlı Halifesi Abdülmecid Efendi, onun birliği 4 Ağustos 1944`te kente girerken, Paris`te öldü. Burhaneddin Cem, Halife Abdülmecid`i sadece bir kez çocukluğunda bir kez görmüştü. ...VE BÜYÜK BULUŞMA Paris`te bu üzüntüyü yaşarken, hayatının aşkı İrina ile tanıştı. Garip tesadüf Burhaneddin Cem ile İrina`nın dedeleri yarım asır önce savaş meydanında düşman olarak savaşmışlardı. Ayrıca İrina`nın ailesi de 1917 Bolşevik Devrimi`nde Rusya`dan sürülmüştü. Çünkü İvanı`nın babası Çar II. Nikola`nın muhafız alayında bir subaydı. İvana`nın dedesi Dimitri Strasosselsky ile Burhaneddin Cem`in dedesi Çürüksulu Bahri Paşa, 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi`nde karşı karşıya gelip savaşmışlardı. Onlar, iki sürgün çocuğu... 65 yıl önce dedelerinin savaş meydanlarındaki düşmanlığını bir kenara bırakıp, Paris`te başlayan aşklarını 25 Nisan 1951`de nikâh masasına taşıdılar. Nilüfer ve Selim Cem adını verdikleri iki çocukları da oldu. Gizlice Türkiye`ye gelip Doğu`yu gezdi BURHANEDDİNCem, askerlikten ayrıldıktan sonra dedektif oldu. William S. Burn Dedektiflik Ajansı`nda 20 yıl çalıştı. 1974`te Osmanlı erkeklerine henüz af çıkmamışken, gizlice Türkiye`ye geldi ve dedesi Çürüksulu Bahri Paşa`nın savaşta Ruslar`dan aldığı Kars, Ardahan ve Batum`u gezdi... Biri erkek, diğeri kız iki evlatları oldu. Burhaneddin Cem, geçen yıl 89 yaşında hayatını kaybetti. `EN ÖNEMLİ ŞEY HAYAT` Oğulları Selim Cem, yıllar sonra sürgün kitabını yazan Kerime Senyücel`in `Siz sürgüne nasıl bakıyorsunuz?` sorusuna şöyle yanıt verdi: (Muzip bir ifadeyle gülerek) Değişik bir açıdan bakabiliyorum. Eğer annem 1917 Bolşevik İhtilali`nden sonra ailesiyle Rusya`dan sürülmeseydi, babam da 1924`teki sürgünden sonra Paris`e gitmeseydi ikisi asla tanışamayacaklardı. Böylece ne ben ne kardeşim Nilüfer Sultan ne de yeğenim Tatianavar olacaktı. Bence en önemli şey hayattır. Böyle bakınca teşekkürler Mustafa Kemal, teşekkürler Lenin.` (Sabah) |


