Tarihçilerin kutbundan Osmanlı
Halil İnalcık 1916`da İstanbul`da doÄŸdu. Lise tahsilini 1935`te Balıkesir Necati Bey Muallim Mektebi`nde, yüksek tahsilini ise 1940 Ankara Dil ve Tarih CoÄŸrafya Fakültesi`nde tamamladı.

    1942`de Türkiye`de sosyo-ekonomik tarih yazıcılığının ilk örneklerinden biri olan Tanzimat ve Bulgar Meselesi adlı teziyle doktor oldu. 1972`de Chicago Üniversitesi`nin imtiyazlı profesör teklifini kabul ederek bu üniversitenin Tarih Bölümü`nde çalışmaya baÅŸladı. Yaklaşık otuz yıllık bir yurtdışı kariyerinden sonra 1993`te Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü`nü kurmak üzere Türkiye`ye döndü. İnalcık hálá aynı üniversitede akademik çalışmalarına devam etmektedir. 30`a yakın kitabın ve 300`den fazla makalenin müellifi olan İnalcık Hoca`nın Osmanlı tarihi araÅŸtırmaları açısından önemini tanınmış Amerikalı sosyal bilimci Immanuel Wallerstein ÅŸu sözlerle ifade ediyor: `Bugün dünya üniversitelerinde Halil İnalcık okunuyor ve okutuluyor. Onu dar anlamda bir `tarihçi` olarak düÅŸünmek elbette yetersiz kalır. Bizzat tarih disiplinine ÅŸekil vermiÅŸ, kendi metodolojisini ve bilgi birikimini tarihçilik mesleÄŸine kazandırmış bir kiÅŸi olarak İnalcık, bilim çevrelerinin üzerinde uzlaÅŸtığı seçkin bir isimdir. İnalcık ekolüne mensup yüzlerce öÄŸrenci, sadece birincil kaynakları kullanma, belge ve arÅŸivleri inceleme yönünden deÄŸil modern anlamda tarihe sosyo-ekonomik ve kültürel birçok cepheden bakabilme becerisini ondan öÄŸrenmiÅŸtir. Yeni kuÅŸak tarihçiler, Akdeniz, Osmanlı ve Balkan tarihi üzerindeki birçok yanlışın tashih edilmesini ona borçludur. Kitapları, sayısız makale ve ansiklopedi maddeleri, sosyal bilimciler için göz kamaÅŸtırıcı bir hazine mahiyetindedir. Halil İnalcık, bu sahanın en seçkin uygulayıcılarından biri, dünya bilimine katkıları su götürmez. Çabalarının hedefi haline gelmiÅŸ konu üzerinde bize sadece tefekkür etmek düÅŸer.` İnalcık`ın Osmanlı tarihine katkısı hiç ÅŸüphesiz onun yazdıklarıyla sınırlı deÄŸildir. Bunun yanında bir hoca olarak gerçek bir öÄŸreticidir. Onun derslerine ve seminerlerine katılma imkánı bulanlar ne demek istediÄŸimi çok daha iyi anlayacaklardır. Hoca, akademide pek sık rastlanmayan bir ÅŸekilde bilgisini öÄŸrencilerinden saklamaz, son araÅŸtırmalarının bulgularını, incelediÄŸi vesika ve kaynakları öÄŸrencileriyle cömertçe paylaşır. Bu özellikleriyle o, bir bakıma `tek kiÅŸilik akademi`dir. Türk bilim dünyasının bu mümtaz ismi bugün 90 yaşını aÅŸmış olmasına raÄŸmen bilimsel faaliyetine heyecanla devam ediyor. Son yayınlanan Makaleler II kitabı da bu heyecanın tezahürlerinden biri.

   Dört bölüme ayrılan kitabın `Gazá ve Uclar` baÅŸlıklı birinci bölümü, Osmanlı Devleti`nin kuruluÅŸuna dair bazı temel meselelere hasredilmiÅŸ: Batı Anadolu`daki beyliklerin ve özellikle de Osmanlı BeyliÄŸi`nin hangi sosyo-ekonomik ve siyasal dinamiklerin etkisiyle tarih sahnesine çıktıklarını, bu beylikler ile Bizans Devleti arasında yaÅŸanan iliÅŸkileri, Osmanlıların bir beylikten imparatorluÄŸa dönüÅŸ sürecini ve bu süreçte Bizans ve Avrupa`nın ne tür politikalar takip ettikleri, bunun yanında `uc` kültürü, bu bölümde incelenen konular arasında. Ayrıca, `Osmanlı Fetih Yöntemleri`, `Ahilik Toplum ve Devlet`, `Çift-Háne Sistemi ve Köylünün Vergilendirilmesi`, `Rumeli: Genel Bir Bakış` BaÅŸlıklı diÄŸer makaleler de kitabın bu bölümünde bulunuyor.

   Osmanlı eÄŸlence kültürünü araÅŸtırdı

   İnalcık, kitabın ikinci bölümünde Osmanlı Devleti`nin kurumları ile ilgili önemli sorunsalları ele alıyor: Köle emeÄŸi, kul sistemi, ÅŸikayet hakkı, egemenlik gibi kavramların yanında, Osmanlı eÄŸlence kültürünün dikkat çekici bir boyutunu oluÅŸturan saray eÄŸlenceleri de, `Has BaÄŸçede `AyÅŸ u Taráb` baÅŸlıklı makalede tartışılıyor. İnalcık, son zamanlarda üzerinde yoÄŸunlaÅŸtığı bu konu ile ilgili olarak iÅŸret meclislerine kimlerin ne sıfatla katılabilecekleri, hangi türden eÄŸlencelere yer verildiÄŸi, bu meclislerin sosyo-psikolojik niteliÄŸi, hükümdar-ÅŸair iliÅŸkisi ile iÅŸret meclislerindeki usûl ve ádáb hakkında birincil kaynaklara dayalı son derece ilginç bilgiler veriyor.

   Osmanlı ve Avrupa baÅŸlıklı üçüncü bölümde İnalcık, Osmanlı-Türkiye ve Avrupa arasındaki iliÅŸkilere tarihsel bir perspektiften bakıyor: Avrupa`da 14`üncü yüzyıldan itibaren Osmanlılara-Türklere karşı hazırlanan siyasal ve askerî projeleri masaya yatırıyor. Ayrıca bu projelerin Avrupa`nın kolektif hafızasında ne tür izler bıraktığı ve bu izlerin modern zamanlarda Avrupa ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki iliÅŸkileri nasıl etkilediÄŸi gibi kritik sorulara cevap arıyor. Osmanlı-Avrupa iliÅŸkilerinin belli baÅŸlı merhalelerini bir bütünlük içinde veren İnalcık, Avrupa`daki Türk korkusunun hangi tarihsel unsurlara dayandığını, bu hususa dair gerçeklik ile kurgu arasındaki makasın açıklık derecesini ve bunun sebeplerini sorguluyor. Bu bölümde yer alan makaleler sadece tarihçiler için deÄŸil Avrupa ile Türkiye arasındaki iliÅŸkilerin ve sorunların tarihsel köklerini merak edenler ile güncelle ilgili olana tarihsel bir boyut katmak ve bu iliÅŸkileri bu boyutla birlikte deÄŸerlendirmek isteyenler için de mutlaka okunması gereken yazılardır.

   Dünya çapında bir bilim insanı

   Kitabın son bölümü özellikle tarihçilik mesleÄŸini icra edenler ve tarihe ilgi duyanların zevkle okuyacakları yazılardan oluÅŸuyor: Bölümün`Modern Türk TarihçiliÄŸi Üzerine Notlar` baÅŸlıklı makalesi, bugün Türkiye`de sosyal bilimlerin farklı alanlarıyla ilgilenen herkesin mutlaka okuması gereken bir yazı niteliÄŸinde. İnalcık bu yazıda, modern Türk tarihçiliÄŸinin doÄŸduÄŸu vasatı, etkilendiÄŸi politik ve sosyal geliÅŸmeleri ve modern Türk tarihçiliÄŸinin önemli isimlerini öz bir biçimde ele alıyor. Bölümde ayrıca öncülüÄŸünü meÅŸhur tarihçi Fernand Braudel`in yaptığı Fransız Annales Ekolü`nün Türk tarihçiliÄŸine etkilerini tartışan İnalcık, bu ekole ait prensiplerin Osmanlı örneÄŸine nasıl uygulanması gerektiÄŸini gösteriyor. Kitabın ekinde yer alan Impact of the Annales School on the Ottoman Studies and New Findings baÅŸlıklı yazıyı bu hususa dair daha derin ve teknik okuma yapmak isteyenlere tavsiye ediyoruz. Yine ekler kısmında yer alan The Shaykh`s Story Told by Himself baÅŸlıklı yazı ise Cambridge Uluslararası Biyografi Merkezi tarafından 20`nci yüzyılın dünyadaki en önemli 2 bin bilim insanı arasında gösterdiÄŸi İnalcık`ın hangi isim ve ekollerden etkilendiÄŸi, akademik kariyerinin nasıl teÅŸekkül ettiÄŸi ve hangi aÅŸamalardan geçtiÄŸi ile ilgili son derece mühim bilgiler ihtiva ediyor.

   Okurlar, bu kitap vesilesiyle bugün dünyada en büyük Osmanlı tarihi araÅŸtırmaları otoritesi olarak kabul edilen İnalcık Hoca`nın bu çok önemli makalelerine bir arada kavuÅŸmak imkánını bulmakla kalmıyor, bugün 90 yaşını aÅŸmış olan bu büyük tarihçinin bilimsel faaliyetlerine devam ediÅŸindeki arzu ve heyecanına bir kez daha ÅŸahit oluyor.

SELİM ASLANTAŞ

http://www.stargazete.com

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile