| Savaşta ağaç bile kesilmezdi |
Osmanlılar zamanında, savaÅŸta muharip olmayanlar öldürülmez; aÄŸaçlar kesilmez; ekinler yakılmaz; sular zehirlenmezdi
Eski hukukumuza göre harbi, hükümdar veya onun vazifelendireceÄŸi bir kumandan idare eder. Kumandanın meÅŸru emirlerine ÅŸartsız uymak mecburîdir. DüÅŸman ÅŸehri kuÅŸatılınca, önce İslâmiyete davet edilir. Kabul etmezlerse, cizye karşılığı İslâm devletinin vatandaşı olmaları istenir. Bunu da kabul etmezlerse, harb kaçınılmaz olur.
DüÅŸman ordusu kuvvetli ise, mal vererek sulh yapılabilir. SavaÅŸta muharip olmayanlar öldürülmez. AÄŸaçlar kesilmez; ekinler yakılmaz; sular zehirlenmez. Ancak kumandan lüzumlu görürse, düÅŸmanı zaafa uÄŸratmak için bunlar da câiz olur. Harb kızışınca, askeri teÅŸvik için kumandan `YaÄŸma!` diye bağırabilir. II. Viyana KuÅŸatması`nın hüsrana uÄŸramasının bir sebebi de, Merzifonlu Kara Mustafa PaÅŸa`nın askere yaÄŸma izni vermemesiydi.
DüÅŸmana karşı her türlü silâhla karşı koyulur. Mısır`ın fethinde Osmanlıların seyyar toplarına karşılık; Mısır-lıların çakılı topları vardı. Sultan Selim, Memlük sultanı Tomanbay`a niçin seyyar toplar imal etmeye çalışmadıklarını sorunca, `Cennet, kılıçların gölgesi altındadır` hadîsine uyduÄŸunu söyledi. Sultan Selim de ona, `DüÅŸmana karşı gücünüz yettiÄŸi kadar kuvvet hazırlayın, âyetini okumadınız mı?` diye cevap verdi.
Muharebe esnasında davullar vurur, mehterler çalar, askeri yiÄŸitlendirirdi. Bu arada asker arasında gezip, düÅŸmanın yenilmeye yüz tuttuÄŸu, sindiÄŸi gibi haberleri yayarak, askerin moralini düzeltmeye çalışanlar vardı. Bu hususî vazifelilere bozan denirdi.
GANİMETLERİN TAKSİMİ
Harb kazanılınca, düÅŸman malları ganimet sayılır. BeÅŸte biri hazineye konur. Geri kalanı harbe katılan gâzilere dağıtılır. Atlılara, atını kendisi getirdiÄŸi için, iki hisse verilir. Ganimet taksim edilirken, ÅŸehidin hissesi mirasçılarına teslim edilir. Ganimet İslâm ülkesine getirilip taksim edilmeden önce, kimse buna mâlik olamaz. Ancak İslâm ordusu, ihtiyaçları kadar yiyebilir ve kullanabilir. Harbe bilfiil iÅŸtirak etmeyip de, casusluk gibi faaliyetlerde bulunan mücâhidler de ganimetten hak sahibidir. Muharebede yardımcı olan, meselâ hastabakıcılık yapan köle, kadın ve çocuklar ile yol gösteren gayrımüslimlere, taksim edilmeden önce ganimetten bir mikdar mal verilir. Ayrıca her asker, öldürdüÄŸü düÅŸmanın üzerindekilere mâlik olur. DüÅŸman arazisinin beÅŸte dördünü, hükümdar hazineye alıp halka kiraya da verebilir. Osmanlılar, fethettiÄŸi toprakları hep böyle yapmıştır.
EN YÜKSEK RÜTBE
Muharebe esnâsında aldığı yaradan dolayı harb meydanında hemen ölen Müslümanlar ÅŸehid olur. Haksız yere katledilen kimse de böyledir. Åžehidlik, İslâm dini bakımından mühim ve yüksek bir mertebedir. Åžehid, yıkanmayıp kefenlenmeden üzerindeki kanlı elbiseleri ile defnedilir. Harbde yaralanıp bir yere nakledilen ve az da olsa yiyip içen, uyuyan veya tedavi gören veya bir çadıra sığınan yahut aklı başında olduÄŸu halde üzerinden bir namaz vakti geçip de onu edâya kâdir olan kimseye mürtes denir. Mürtes yıkanır, kefenlenir. Bu sebeple maktul halîfelerden Hazret-i Ömer ve Ali yıkanıp kefenlenmiÅŸ; fakat Hazret-i Osman yıkanmayıp üzerindeki kanlı elbiseleriyle defnolunmuÅŸtu. Sultan Murad Hüdâvendigâr, harb meydanında ÅŸehit düÅŸmüÅŸtü.
TESLİM OLANLAR ÖLDÜRÜLMEZ!
Esirler hakkında hükümdar muhayyerdir:
1-Eli silâh tutanları öldürebilir. 2-Müslüman esirlerle deÄŸiÅŸ-tokuÅŸ yapabilir. 3-İhtiyaç varsa fidye karşılığı serbest bırakabilir. 4-Köle yapabilir. Böylece beÅŸte biri devlete, beÅŸte dördü de gâzilere ait olur. Tarihimizde ekseriya bu son usul hem insanî olduÄŸu, hem iÅŸgücü temin ettiÄŸi, hem düÅŸmanın gücünü kırdığı; hem de potansiyel Müslümanlar meydana getirdiÄŸi için tercih edilmiÅŸtir. Zaten o devirde hemen her ülkede bu esaslar geçerliydi. Esir alınmadan teslim olanlar öldürülmez. Esir alındıktan sona Müslüman olmak, köleliÄŸe engel deÄŸildir. Ama ölüm ve deÄŸiÅŸ-tokuÅŸtan kurtulur. Esirler, insanî muamele görme hakkına sahiptir. Eziyet ve iÅŸkence yasaktır. Hazret-i Peygamber, bir muharebede esirlerin güneÅŸ altında bekletildiÄŸini görünce bunu ÅŸiddetle men ederek hepsinin gölgeye alınmasını emir buyurmuÅŸtu. MaÄŸlûp devletin halkı, ya ülkeyi terkeder; yahud Müslü-manlarla eÅŸit haklara sahip vatandaÅŸ olarak yaÅŸamaya devam eder. {mosgoogle center} 2009-01-28 www.ihlassondakika.com http://www.ihlassondakika.com |


