F. BABİNGER OSM. TARİH YAZARLARI VE ESERLERİ İNDİR

http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQQi2kDFgD8DD_imEelZW-3cN1qi4nlFaj7IuCHqvgd8765UPxn1s2aWW4RFranz Babinger - Osmanlı Tarih Yazarları ve Eserleri

Oldukça geç zamanlara kadar Osmanlıların kronik niteliğinde olan tarih yazıları bütün göçebe ulusların tarih yazma denemelerine has olan o gelişmemiş, çocukça – basit tasvir şeklini göstermektedir. Atalarından tarih yazıcılığının temellerini ve yardımcı vasıtalarını öğrenmiş olan, tarihi eserlerinin daima tam, düşünülmüş ve iyice incelenmiş bir sanat eseri intibaını uyandırdığı ve her tarafta çok eski çalışmaların tesirleri görülen komşuları Bizanslıların tam aksine olarak Osmanlıların en eski tarih geleneklerinde böyle bir sanatın izi bile görülememektedir. Yazış acemice ve ilkeldir;

 
OSMAN TURAN SELÇUKLU TARİHİ İNDİR
Selçuklular tarihi ve Türk - İslâm medeniyeti” adını taşıyan bu eserimiz Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü tarafından Ankara’da 1965 yılında neşredilmişti. Bir ihtisas eseri olmasına rağmen kitabın çok kısa bir zamanda tükenmiş olması onun ilmi ve millî nasıl bir ihtiyaca cevap verdiğini göstermiş ve bu rağbet müellifini de manen mükafatlandırmıştı. Bu münasebetle eser sık - sık aranmakta ve geçen sene kurulan Turan Neşriyat Yurdu da tekrar basılması talepleri ile karşılaşmakta idi.

 
RUSYA DA DELİ PETRO REFORMLARI
Petro tarafından alınan tedbirlerle, „dvoryan„  (kucuk asilzade, ciftlik sahipleri) sınıfının rus  devlet idaresi sisteminde ustun bir durum kazanması temin edilmiş oldu. 1714 de cıkarılan bir fermanla "pomest'ye,, (hizmet devam ettiği muddetce istifade edilen arazi) ile "votcina,, (verasetle gecen arazi) arasındaki fark kaldırıldı ; her ikisi de bir şekle bağlanarak, veraset tarikiyle babadan ancak bir oğula gecen arazi olarak tesbit edildi. Bununla, "dvoryan,, ailelerinin ciftlikleri parcalanmaktan kurtuldu: toprak (vasiyetnamede ayrıca tesbit edilmediği halde) buyuk oğula gecerdi. Kalan kardeşler ise, ya askeri veya sivil devlet hizmetine girmek zorunda idiler ;

 
OSMANLI PADİŞAHLARININ ADETLERİ
    Osmanlı Hanedanı Padişahlarının Huy ve Âdetleri.
    Osman Gazi'nin âdeti bu idi: Her üç günde bir yemek pişirir, yoksulları toplayıp yedirirdi. Çıplakları getirip sırtına elbise giydirirdi. Dul hatunlara dahi daima işi gücü sadaka vermekti.
    Orhan Gazi'nin huyu ve âdeti: Bu dahi imaret yaptırdı ki yoksullar gelip her gün imarette yemek yiyeler ve padişaha dua edeler. Ulemâyı toplamak için medrese de yaptırdı. Ziyade sevdiği dervişlere zaviyeler yapıverdi. Netekim Geyikli Baba üzerinde cami ve zaviye yaptırdı.

 
EVİYA ÇELEBİ DE TİMUR-SİVAS KATLİAMI

( ---) tarihinde Osmanoğulları'ndan Yıldırım Bayezid Han Türkmenler elinden feth etti. Daha sonra Osmanlılar üzerine Timur Han yürüyüp Sivas üzerine geldi. 40.000 ebced okuyan yetişmemiş küçük çocukların boyunlarına Kelam-ı izzetlerini asıp Timur'u karşılamaya çıktıklarında hemen Timur Şah bu erişmemiş çocuklar üzerine at sürdü. Tamamı Timur askerlerinin atlarının nalları altında bu 40.000 masum çocuklar yerlere serilip toprağa bulandı.

 
DEVLET-İ ALİYE E KİTAP İNDİR

TANITIM:

Devlet-i 'Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık'ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi, Osmanlı Devleti'nin bir beylikten Orta-Doğu ve Balkanlar'ı hükmü altına alan güçlü ve köklü bir imparatorluk haline gelişine odaklanıyor. İnalcık Osmanlı Klasik Dönemi'ni sadece siyasi tarih olarak ele almıyor. Siyasi tarihin toplumsal–ekonomik alt-yapısını, yani nüfus hareketleri, göçler, kitlelerin temel ihtiyaçları, tarım ve ticaretin bu ihtiyaçları karşılama şekilleri ve şehirleşme konularında da analizler yapıyor.

 
BARNABAS İNCİLİ ÖLDÜRÜYOR

http://bloghaber.net/wp-content/uploads/2012/02/barnabas-2.jpgÖnceki günkü yazısında helikopter kazasında hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu'nun Barnabas İncili hakkında yaptığı araştırmaya değinen Takvim yazarı Emin Pazarcı bugünkü yazısında Sidney'de bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden İskenderpaşa Cemaati Lideri Mahmut Esan Coşan'ın şüpheli ölümüne dikkat çekti. İşte o yazı...

 
MEB SINAVLARINA HAZIRLIK TC İNKILAP TARİHİ
http://d.haber3.com/gallery/17428/1.jpg1.    Mondros ateşkes antlaşmasından sonra ilk işgal edilen yer neresidir. C: MUSUL
2.    Temsil heyetinin Ankara yı merkez seçmesinin nedeni nedir. C: COĞRAFİ KONUM
3.    İtilaf devletleri İstanbul u resmen niçin işgal etmiştir. C: MEBUSAN MECLİSİNDE MİSAK-I MİLLİ NİN KABUL EDİLMESİ
4.    Osmanlı devleti 1. dünya savaşında hangi antlaşmayı imzalamıştır. C: SEVR ANTLAŞMASI

 
MEB SINAVLARINA HAZIRLIK COĞRAFYA
http://d.haber3.com/gallery/17428/1.jpgOrojenez sonucu yüksekte kalan kesimlere “ antiklinal” denir.
Orojenez sonucu alçakta kalan kesimlere “ senklinal” denir.
Kuzeydoğu Anadolu Dağları ile Toroslar orojenik hareketler sonucu oluşmuş dağlardır.( Kıvrılma)
Kırılma sonucu yüksekte kalan kısımlara “ horst” ; alçakta kalan kısımlara ise “ graben” denir.
Mağra Dağı , Aydın Dağları , Yont Dağı ve Boz Dağlar kırık ( kıvrılma) dağlardandır.
Büyük Ağrı ülkemizin en büyük dağıdır. ( 5137 m.)

 
MEB SINAVLARINA HAZIRLIK TARİH
http://d.haber3.com/gallery/17428/1.jpgHarezmi-Kitabül Cebr ve’l- Mukabele
Biruni-Asarü’l – Bakiye
İbn-i Sina-Kanun Fit – Tıp
Ömer hayam-Celali takvimi düzenlemiştir.
Farabi-İhsanü’l – Ulum , Medinetü’l fazıla , Kitabü’l Musıki’l Kebir

 
2.DÜNYA SAVAŞI KONFERANSLAR

http://www.anzacday.org.au/history/ww2/images/ww2.jpgSAVAŞ SIRASINDA MÜTTEFİKLER ARASINDA YAPILAN ÖNEMLİ TOPLANTILAR VE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜNÜN KURULMASI:

Müttefikler, savaş sırasında, savaşın yürütülmesini sağlamak ve zafere ulaşabilmek için alınacak önlemleri saptamak, aynı zamanda savaş sonrası düzeni belirlemek üzere aralarında çeşitli toplantılar yapmışlardır. Bunlardan sonuçları dolayısıyla önemli olanları içerisinde ilk denilebilecek olanı; Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Roosevelt ile İngiltere Baş­bakanı Churchill arasında 9 Ağustos 1941'de Atlantik'te bir savaş gemisinde yapılan toplantıydı. Bundan sonra ise, savaşın gösterdiği gelişmelere göre yeni siyasi toplantılar yapılmıştır. Bu toplantılar şöyle belirtilebilir:

 
FETİH 1453 DEĞERLENDİRME

http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2012/02/fetih-14531.jpgNot: Bu yazı, Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci’nin değerlendirme yazısıdır.

Alışılmadık bir örnek olduğu için, Fetih 1453 çok rağbet uyandırdı. Çok emek verilmiş.  İyi niyet eseri her sahnede kendisini gösteriyor. Ama kusursuz güzel olmaz!

 Doğrusu sinema kritiğinden anlamam. Ama okuyuculardan yakında vizyona giren Fetih 1453 filmi hakkındaki kanaatlerimi soran çok sayıda mesaj aldığım için, cevap sadedinde bazı şeyler söylemek istiyorum.

 
PAPANIN ATİLLA'YA YALVARMASI

ATTİLA, Papa Leo ve  BarnabasYıl 1877 Plevne müdafası. Osman Paşa ve kahraman askerleri Plevne’yi can siparane bir şekilde savunuyorlar. Burada savaşı anlatacak değiliz. Konumuzla ilgili bölümünden bahsedeceğiz.  Plevne savaşı ve Osman Paşa’nın konumuzla bağlantısı şu: Tuna Nehri yakınlarındaki bir köyde, bir Macar köylüsü Osman Paşa’nın bulunduğu karargaha gelip, bazı tarihi dökümanlar veriyor. “Dökümanların çok eski olduğunu, fakat içeriğini tam olarak bilmediği” söyleyen Macar köylüsü, belgelerin “Türklerle alakalı olabileceğini” ifade ediyor. Osman Paşa, kendisine bu belgeleri getiren köylüyü ihya edip, tarihi  bu dökümanları ondan alıyor.

 
BELGELERLE MENEMEN OLAYI 1930

23 Aralık 1930 günü sabahı Menemen’de meydana gelen olaylarda Yedek Subay Mustafa Kubilay şehit edilir. Olaydan sonra, Menemen Cumhuriyet Savcısı, Savcı Yardımcısı ve Hükümet Tabip Vekilinin hazırladıkları raporda, ürpertici bir durum tespit edilir. “Gazez Camisi girişinin sol tarafındaki bahçede arkası üstü yatık, sağ tarafında kasaturası kınından çekik bir halde, elbiseleri kanlı, başı boynundan ayrılmış ve etrafındaki toprakta çok fazla kan lekeleri bulunan, tahminen 25 yaşlarında, üzerinde hâki renkte askerî elbise olan; orta boylu, kumral benizli, saçları az ağarmış cesedin, Menemen’de 43 ncü Alay 1 nci Tabur 3 ncü Bölük Takım Komutanı Yedek Subay İzmirli Hüseyin oğlu Kubilay olduğu anlaşılmıştır.”[1]

 
EGE Ü. TARİH İN. DERGİSİ S 13,1998

News imageMAKALELER

*Tuncer Baykara, Selçuklu Kervansarayları Üzerine Notlar, s. 1-4.

*Ahmet Özgiray, Türkiye-Almanya İlişkileri (1923-1939), s. 5-23.

*M. Akif Erdoğru, Rodos Adasında 1711 Yılında Tımarlar ve Tımarlılar, s. 25-48.

*Hasan Yüksel, Celâlî İsyanlarında Kaybolan Bir Belge: Zeynül Arap (Veya Ahmed Fakih) Zaviyesi Vakfiyesi, s. 49-56.

 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 5 > 58