OSMANLI HİLAFETİ

http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:7oeTZKfiC_vQ-M:http://artfiles.art.com/images/-/John-Young/Selim-I-Called-Yavuz-the-Grim-Sultan-1512-20-Giclee-Print-C12259237.jpeg&t=1OSMANLI SULTANLARININ HİLAFETİ ne zaman ve nasıl üstlendikleri sorusu henüz net olarak cevaplandırılabilmiş değildir. 1517’de Mekke ve Medine’nin Osmanlı yönetimine girmesinden önce de sultanların halife unvanını kullandıkları malumdur, ancak tüm Müslümanların halifesi anlamındaki hilafet-i uzmâ unvanını ne zaman üstlendikleri tam olarak bilinmemektedir.

Yavuz Sultan Selim’in Mısır’daki Abbasî Halifesi el-Mütevekkil’i İstanbul’a getirmesinden sonra hilafetin Sultan’a devredildiği rivayetlerinin muhtemelen XVIII. yüzyılın ikinci yarısında üretildiği artık tarihçilerin ortak kanaati haline gelmiş durumdadır.1

Muasır kaynakların Yavuz döneminde hilafet meselesi hakkında bilgi içermemeleri, 1520’de tahta geçen Kanunî Sultan Süleyman’ın Mütevekkil’i serbest bırakarak h. 929 (1522/23) yılında Mısır’a dönmesini sağlaması, 1539’da ölümüne kadar Mütevekkil’in halife unvanını kullanması ve Kanunî’nin evrensel halife olduğu iddiasının muhtemelen bu tarihten sonra gündeme getirilmesi Osmanlı hilafeti meselesinin de ortaya çıkışını sağlamış görünmektedir. Kanunî’nin eniştesi ve 1539-1541 yılları arasında sadrazamlık görevinde bulunan tarihçi Lütfi Paşanın bu meseleyi çok açık bir şekilde tartışma konusu yaparak Osmanlı hilafetini meşrulaştırma çabasına girmesi de bu döneme denk gelmektedir. Kanunî dönemi şeyhülislamı Ebussuud Efendinin de aynı dönemde sultanın halifeliğini savunma çabasında olması hila fet meselesinin ne kadar ciddi boyutlarda hissedildiğinin bir göstergesi sayılabilir.

Bu genel çerçevede zuhur eden Osmanlı hilafeti meselesi mevcut literatüre göre* iki dönem halinde ele alınabilir. Birincisi, meselenin doğuşundan yani 1540’lardan 1774 Küçük Kaynarca Antlaşmasına kadar gelen dönem;ikincisi, Küçük Kaynarca Antlaşmasından II. Meşrutiyet’in sonuna kadar olan dönemdir. II. Meşrutiyet sonrası dönemde hilafet kurumu ile ilgili gelişmelerin hilafetin ilgâsı süreci ve sonrası olarak ele alınması gerektiği kanaatinden hareketle dönem hakkındaki literatür bu çalışmanın kapsamı dışında

tutulmuştur. Sözkonusu dönem hakkındaki literatür müstakil bir araştırmaya konu olacak kadar önemli ve hacimlidir. Bu çalışma, zikredilen ilk iki dönem hakkında bilgi veren literatürün önemli bir kısmının kısa bir

değerlendirmesini yapmayı amaçlamaktadır. Bu değerlendirme yapılırken meselenin ana hatlarıyla seyri hakkında da bazı bilgiler verilecektir.

rkiye’de Tahrir Defterlerine Dayal› Yap›lm›fl Çal›flmalar Hakk›nda 113

Türkiye Araflt›rmalar› Literatür Dergisi, Cilt 2, Say› 1, 2004, 113-131

* Doç. Dr., Fatih Üniversitesi Tarih Bölümü. Makalenin müsveddesini okuyarak çok değerli

katkılarda bulunan Mehmet İpşirli, İsmail Kara, Gökhan Çetinsaya ve Ebubekir

Ceylan’a müteşekkirim.

1 Mısır’ın fethinden önce Osmanlı sultanlarının halife unvanını kullanmaları ve hilafetin

Yavuz Sultan Selim’e devredilmesi meselesi ile ilgili geniş bir değerlendirme için bkz.

Faruk Sümer, “Yavuz Selim Halifeliği Devraldı mı?”, Belleten, Aralık 1992, c. LVI, sy. 217,

s. 675-701.

 

 

Buzpınar, Ş. Tufan 

Makalenin tamamını okumak için tıklayınız.

 


Bu habere benzer haberler:

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile