NEDEN SOYKIRIM DEĞİL
Soykırım (genoside), 9 Aralık 1948 tarihli “Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İliÅŸkin BirleÅŸmiÅŸ Milletler SözleÅŸmesi”nde aÅŸağıdaki ÅŸekilde tanımlanmıştır

1. Ulusal, ırksal ya da dinsel bir grubun, toptan veya bir bölümünü yok etme niyetiyle, bir grubun üyelerini öldürmek,

2. Bir grubun üyelerine bedensel-ruhsal ağır zarar vermek,

3. Bir grubun yaÅŸamının fiziki çöküÅŸünü saÄŸlayacak ortamı hazırlamak,

4. Bir grubun çocuk sahibi olmasını engellemek,

5. Bir grubun çocuklarının zorla bir baÅŸka gruba verilmesini saÄŸlamak.

Osmanlı Devleti’nin Ermenileri ihraç kararının ve uygulamasının, yukarıda tanımı yapılan “soykırım”a uyup uymadığını deÄŸerlendirmek gerekmektedir. Osmanlı Devleti, Batılı ülkelerin Ermenilerin topluca katledilecekleri iddialarına karşı 27 Mayıs 1915'te ÅŸöyle bir açıklamada bulunmuÅŸtu: "Ermeniler hakkında hükûmetçe alınan tedbirler, sırf memleketin âsâyiÅŸ ve inzibatını temin ve muhafaza mecburiyetine müstenittir. Ermeni unsuruna karşı Hükûmetin imhakâr bir siyaset takibetmediÄŸi, ÅŸimdilik tarafsız bir vaziyette kaldıkları görülen Katolik ve Protestanlara dokunmamış olması göstermektedir..."

1915'te meydana gelen iskân uygulamaları ve bu uygulama sırasında meydana gelen olaylar, yukarıdaki tanıma göre bir soykırım olarak adlandırılabilir mi ? Bu sorunun cevabını vermek için İkinci Dünya Savaşı sonrasında Nazi Almanyasının Yahudilere uyguladığı toplu imha hareketiyle, Osmanlı Devleti’nin Ermenilere tehcir uygulamasını karşılaÅŸtırmak bizleri doÄŸru sonuca götürecektir. Osmanlı Devleti ihraç ettiÄŸi Ermenilere nasıl bir uygulama yapmıştır ? :

1- Osmanlı Devleti, Nazilerin aksine, topraklarında yaşayan Ermenilerin belli bir coğrafyadakilerini nakletmiştir. Nakil, Osmanlı Devleti'ne karşı silaha sarılan Ermeni gruplarını ve onlara lojistik destek verenleri kapsamaktadır (Bkz. Harita 1).

2- Nakledilenler yine Osmanlı sınırları içinde yer alan bir coÄŸrafyaya göç ettirilmiÅŸ, göçe tabi tutulanlara, Nazilerin evlere baskın yaparak yaka-paça toplama kamplarına sevk uygulamalarının aksine, göç hazırlığı yapmaları için bir hafta ile 15 gün arasında süre verilmiÅŸtir.

3- Göçen Ermenilerin tüm ihtiyaçları (yiyecek, saÄŸlık, bilet temini v.s.) devlet tarafından "Muhacirîn tahsisatı"ndan karşılanmış, bir ÅŸehir ve kasabada yaÅŸayan Ermenilerin tümü sürgüne gönderilmemiÅŸ, hastalar, yetimler, katolik ve protestan mezhebi mensuplarıyla, zanaat sahipleri ve orduda görev yapanlar tehcir kapsamı dışında tutulmuÅŸtur.

4- Göçe tabi tutulanlar, Nazilerin toplama kamplarının aksine, gittikleri yerlerde, devlet tarafından evler yapılması, hayatlarını devam ettirebilmeleri için yerleÅŸtirildikleri yerlerin ziraate elveriÅŸli olması ve göçmenlerin geldikleri vilâyetlerin belirlenerek, nüfus kayıtlarının çıkarılması karar altına alınmıştır.

5- Nazi kamplarının aksine, hasta göçmenler için kamplarda hastahaneler kurulmuÅŸ, göçmenlerin saÄŸlık sorunları ile ilgili olarak çeÅŸitli ülkelerin saÄŸlık ekiplerine kamplarda görev yapmaları için izin verilmiÅŸtir. Konsolos raporlarına göre, bu yabancı saÄŸlık mensuplarından bazıları bulaşıcı hastalık nedeniyle ölmüÅŸtür.

6- Kimsesiz çocuklar ve yetimler, yetimhanelere ve bazı zengin ailelerin yanına yerleÅŸtirilmiÅŸ, 1919 yılında geri dönüÅŸ izni verilince bu çocuklar yakın akrabalarına teslim edilmiÅŸtir.

7- AÅŸiretlere ve sivil halkın saldırısına karşı kafileleri korumak üzere jandarma görevlendirilmiÅŸ, suistimalde bulunan görevli ve halktan kimseler mahkeme edilerek cezalandırılmıştır.

8- Zorunlu göçten kurtulmak için müslümanlığı kabul ettiÄŸini söyleyenlerde göç ettirilmiÅŸ, fakat bir müslümanla evlenmiÅŸ kadınlar göçten muaf tutulmuÅŸtur. Bu gibilere, savaÅŸ sonrasında çıkarılan bir yasa ile, istedikleri takdirde eski dinlerine dönebilme imkânı tanınmıştır.

9- SavaÅŸ, kuraklık, çekirge istilâsı, seferberlikten dolayı iÅŸ yapabilecek hemen bütün erkeklerin silah altına alınması gibi nedenlerle, tarladaki mahsulün kaldırılamamasının bir sonucu olarak ortaya çıkan yiyecek sıkıntısından dolayı, baÅŸta Amerika olmak üzere çeÅŸitli devletlerin yardım kuruluÅŸlarının yardım talepleri kabul edilmiÅŸ, bunlar tarafından Suriye’deki Ermenilere yardım edilmiÅŸtir (Bkz. Belge 11).

10- Savaşın sona ermesiyle birlikte, devlet tarafından çıkarılan "geri dönüÅŸ kanunu" ile göçmenlerin evlerine dönmeleri saÄŸlanmış, Ermeni Patrikhanesi’nin tespitlerine göre 644.900 Ermeni geri dönmüÅŸtür (Bkz. Belge 12).

Evet yukarıda bahsedilen Belge 11'i dikkatlice okumamız halinde, zorunlu göçün henüz sona erdiÄŸi 3 Åžubat 1915 tarihi itibariyle Suriye’de 500 bin Ermeni göçmenin mevcut olduÄŸunu görüyoruz. Bu rakam, aslında bir milyon Ermeninin göç sırasında öldüÄŸünü rapor eden bütün konsolos raporlarını yalanladığı gibi, Osmanlı Devleti’nin, muhtaç göçmenlere yardım için uluslararası kuruluÅŸlara kamp kapılarını açtığını, dolayısıyla sadece Suriye'de 486 bin kiÅŸiye yardım edilmesine izin vermek suretiyle, Ermenileri imha düÅŸüncesinde olmadığını ispat ediyor. Buna baÄŸlı olarak, göç bölgelerindeki Ermenilerin belli bir kesiminin zorunlu göç kapsamına alınması, diÄŸerlerinin evlerinde bırakılması, “etnik temizlik” veya "soykırım" iddialarını tümüyle ortadan kaldırıyor. Nitekim özellikle ülkenin İstanbul, Bursa, Kütahya, Edirne gibi savaÅŸ mühimmatının sevkedildiÄŸi bölgelerin dışında bulunan ÅŸehirlerinden, terör mensupları hariç, kimsenin zorunlu göçe tabi tutulmadığı yabancı ve Osmanlı belgelerinde yer alıyor. Ayrıca göç kapsamındakilerin topluca imha edilmesi gibi bir art niyetin olmadığını, göç edeceklere hazırlanmaları için süre verilmesi de gösteriyor. Hele hele göçe tabi tutulanların, gittikleri yerlerde, geldikleri ÅŸehirler de belirtilmek suretiyle, nüfus defterlerine kaydedilmelerinin emredilmesi, hayatlarını devam ettirebilmeleri için ziraate uygun bölgelere yerleÅŸtirilmelerinin istenmesi, imha düÅŸüncesiyle baÄŸdaÅŸmıyor.

Bütün bu saydıklarımızla, Nazi Almanyası'nda Yahudilere uygulanananlar arasında hiçbir benzerlik bulunmamaktadır. Bu durumda 1915'te cereyan eden olayların soykırım olarak tanımlanması mümkün deÄŸildir. Nitekim soykırım olduÄŸunu iddia edenler, bugüne kadar "soykırım"ı ispat edecek bir belge sunamamışlardır. Tezlerini kuvvetlendirebilmek için, Talat PaÅŸa'ya atfedilen sahte telgraflar ortaya atmışlardır. Ancak bu telgraflar üzerinde yapılan incelemede, telgraflar üzerinde Osmanlı bürokrasisinin mutad iÅŸlem kayıtlarının bulunmadığı, telgrafın gönderildiÄŸi iddia edilen valinin, o tarihte o vilâyette valilik yapmadığı, her Osmanlı belgesinin en üstünde yer alan besmeleye farklı ÅŸekilde yer verildiÄŸi ve en önemlisi de Talat PaÅŸa'nın imzasının sahte olduÄŸu ortaya çıkmıştır.

Soykırım iddiasında bulunanların en önemli açıklarından biri de, 1915'ten itibaren öldürüldüÄŸü iddia edilen Ermenilerin sayısının sürekli yükseltildiÄŸidir. 600 binlerden baÅŸlayan rakamlar, günümüzde 1,5 milyona çıkarılmıştır. Halbuki, o tarihlerde yabancı devletlerce yapılan nüfus tespitlerinde, Osmanlı Devleti'nde yaÅŸayan Ermenilerin toplam nüfusu ortalama 1,5 milyon olarak gösterilmekte, hattâ Ermeni Patrikhanesi bile 1,915,000 rakamını vermekteydi. Nitekim güvenilir olarak bulunan Patrik Malachia Ormanian da Ermeni nüfusunu 1,895,400 olarak vermektedir. Bu durumda ancak 400 bin Osmanlı Ermenisinin hayatta kalması gerekirdi. AÅŸağıdaki cetvelde, çeÅŸitli kaynaklarda belirlenen Ermeni nüfusu görülmektedir :


Kaynağın Yılı  Yazarı  Osmanlı Ermenileri
 
1892  Vital Cuinet  1.475.011
 
1896  Felix Weber  1.000.000
 
1901  H. F. B. Lynch  1.325.246
 
1901  Lodovic de Constenson  1.383.779
 
1910  Encyclopedia Britannica  1.500.000
 
1913  Ermeni Patrikhanesi  1.915.651
 
1913  Lodovic de Constenson  1.400.000
 
1914  Daniel Panzac  1.5-1.600.000
 
1914  Justin McCarthy  1.698.303
 
1914  Osmanlı nüfus sayımı  1.229.007
 
1914  Stanford J. Shaw  1.294.851
 
1914  David Magie  1.479.000
 
1919  Dr. Lepsius  1.500.000
 
1923  Claire Price  1.500.000
 
1923  E. Alexander Powell  1.500.000


Oysa ki, 1919 yılı itibariyle, Osmanlı topraklarından diÄŸer ülkelere gerçekleÅŸen göçlere raÄŸmen, Amerikan arÅŸiv belgelerinde bulunan ve Ermeni Patrikhanesi’nce, diÄŸer ülkelere göçenler hariç, sadece Anadolu’daki evlerine geri dönenler 644,900 olarak verilmekte, bütün dünyadaki Osmanlı Ermenilerinin sayısı ise 1,200,000 olarak gösterilmektedir. Bu durumda 1,5 milyon Ermeninin öldüÄŸünü iddia edenlere ÅŸu soru sorulabilir. Ölen Ermenilerin toplu mezarları nerededir ? Zira her bir toplu mezarda 500 kiÅŸi olsa, 3,000 toplu mezar olması gerekirdi ki, Anadolu'nun her kazma vurulan yerinden toplu mezar çıkardı.

Son olarak, savaşın sone ermesinden ve İstanbul’un İtilâf devletlerinin eline geçmesinden sonra, katliam iddialarına karşı Osmanlı Devleti, dört tarafsız ülkeye resmen baÅŸvurarak konuyu araÅŸtırmak için ikiÅŸer hukukçu talep etmiÅŸtir. İyi niyetle yapılmış bu talep, baÅŸvuru yapılan İspanya, Hollanda, Danimarka ve İsveç tarafından reddedilmiÅŸtir. Aslında bu durum, o dönemde dahi sorunun siyasî olduÄŸunu ve çözümün istenmediÄŸini ortaya koymaktadır.

 

 

 

 BELGE 1
RUS ORDUSUNDAKİ ERMENİLER

 BELGE 2
FRANSIZLARIN ANADOLU PLÂNLARI

 BELGE 3
MUSA DAĞI ERMENİLERİ VE FRANSIZLAR

 BELGE 4
Yunanistan'ın 15 Bin Tüfek, 2 milyon mermi göndereceÄŸi

 BELGE 5
KAFİLELERİN KORUMA ALTINDA GÖNDERİLMELERİ

 BELGE 6
ERMENİLERİN GÖÇ ETTİRİLMESİNDEKİ GAYE VE

 BELGE 7/1
GERİ DÖNÜÅž KARARNAMESİ

 

 BELGE 7/2
GERİ DÖNÜÅž KARARNAMESİ

 BELGE 7/3
GERİ DÖNÜÅž KARARNAMESİ

 BELGE 8
1915-1920 NÜFUS İSTATİSTİKLERİ VE TEHCİR

 BELGE 9
AMERİKAN MERSİN KONSOLOSUNUN RAPORU

 BELGE 10
BOGHOS NUBAR PAŞA'NIN FRANSA DIŞİŞLERİ

BELGE 11
SURİYE'DE AMERİKAN YARDIM KURULUŞLARININ

 BELGE 12/1
ERMENİ PATRİKHANESİNİN GERİ DÖNENLERLE

 BELGE 12/2
ERMENİ PATRİKHANESİNİN GERİ DÖNENLERLE

 BELGE 12/3
ERMENİ PATRİKHANESİNİN GERİ DÖNENLERLE

 BELGE 12/4
ERMENİ PATRİKHANESİNİN GERİ DÖNENLERLE

 BELGE 13
İNGİLİZ KARADENİZ ORDUSU İSTİHBARAT BİRİMİNİN

 BELGE 14
MAVİ KİTAP YAZARI ARNOLD TOYNBEE'NİN GÖREV

 BELGE 15
AMERİKA'YA GÖÇEN ERMENİLERLE İLGİLİ GEMİ

 BELGE 16
İSTANBUL İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİNE GÖRE 1921

 HARİTA 1

 

 

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile