| Musul Sorunu ve Ali İhsan Paşa |
Musul,
zengin petrol yataklarına sahip, ticaret yollarının kesiştiği bir noktada
bulunan bir Mezopotamya ÅŸehridir.
MUSUL SORUNU Musul, zengin petrol yataklarına sahip, ticaret yollarının kesiÅŸtiÄŸi bir noktada bulunan bir Mezopotamya ÅŸehridir. Bu özellikleri sahip olmasından dolayı tarih içinde birçok devletin dikkatini çekmiÅŸtir. Özellikle 18. yy.ın ikinci yarısı ile 19. yy.ın baÅŸlarında petrolün öneminin artmasıyla, sanayileÅŸmiÅŸ devletlerin ilgisi daha da artmıştır. Günümüzde de bu önemini korumaktadır. Musul, 1517’de Yavuz Sultan Selim döneminde fethedilmiÅŸtir. 400 yıl boyunca Osmanlı Devleti egemenliÄŸinde kalmıştır. 1. Dünya Savaşı sırasında 1918 yılında, Misak-ı Milli sınırlar dâhilinde olduÄŸu halde İngilizler tarafından bizden askeri harekâtla alınamayınca ancak siyasi entrikalarla koparılmıştır. İngilizler Åžam, BaÄŸdat gibi birçok ÅŸehri ele geçirmiÅŸlerdir. Fakat Ali İhsan PaÅŸa’nın savunduÄŸu Musul’a girememiÅŸlerdi. Ali İhsan PaÅŸa, Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra Medine Müdafii Fahrettin PaÅŸa gibi kenti günlerce İngilizlere teslim etmemiÅŸ ve direnmiÅŸtir. İngiliz komutan Ali İhsan PaÅŸa’yı tehdit ederek, gözdağı vererek kenti almaya çalışmış; paÅŸayı İstanbul’a ÅŸikâyet etmiÅŸti. Sonunda entrikalarla, baskılarla kenti teslim alabilmiÅŸti.
Mütareke İmzalandığında Musul’un
Elimizde Olup Olmadığı İddiaları Ali İhsan PaÅŸa’nın kurmay baÅŸkanı olan Yarbay Dadaylı Halit Bey (Milli Mücadele’den sonra Kastamonu milletvekili)’in hazırladığı raporda, Musul’un elimizden çıkmasının sorumlusu Ali İhsan Sabis PaÅŸa gösterilmiÅŸtir. Hatta Halit Bey’e göre Musul, mütareke imzalanmadan bir gün önce İngilizlere teslim edilmiÅŸ; Ali İhsan PaÅŸa İngiliz komutan General Marshall’dan araç ve koruma istemiÅŸtir. Ali İhsan PaÅŸa’nın bu iddialara hatıralarında verdiÄŸi cevaplar: “İngilizler Halep’e yaklaÅŸtıklarını haber almıştım… 7. Ordu Kumandanı Mirliva Mustafa Kemal PaÅŸa’ya ÅŸifreli bir telgraf çekerek Halep’te mukavemet edilmesini ve bunun için kendi ordumun kuvvetlerinden kendisine 15’lik obüs topları gönderdiÄŸimi, o Halep’i, biz Musul’u tutarak, mütarekenin bu vaziyette iken yapılmasını bildirdim.” “21 Eylül 1918’de General Allenby kumandasındaki İngiliz kuvvetleri Åžam’a doÄŸru ilerlemeye baÅŸlamışlardır. Bütün emelim, Mustafa Kemal PaÅŸa’ya yazdığım gibi mütarekeden evvel Musul’u elde tutmaktı.” “25 Ekim 1918’de Halep’in iÅŸgali haberini aldım. 25 Ekim gecesi Kerkük’ün boÅŸaltılması emrini verdim. Sadrazam MüÅŸir Ahmet İzzet PaÅŸa’ya ÅŸifreli telgrafla, eÄŸer mütareke müzakeresi yapılıyorsa Musul’un elde kalması için oyalama ve çekilme muharebeleri yapacağımı yazdım. Fikrim tasvip olundu. Mütareke yapılıncaya kadar Musul’u elde tutmaya çalışacağımızı, Musul’u mütareke imzalanıncaya kadar elde tutmak içinde tedricen ricat edileceÄŸini bildirdim.” “31 Ekim 1918’den geçerli olmak üzere mütarekenin imzalandığı bildirildi. Mütarekenin imzalandığını İngilizlere bildirmek için 15 atlıdan oluÅŸan bir birlik gönderdim. İngiliz kumandan ise mütarekeden haberi yokmuÅŸ gibi Musul’un zaptı emrini vermiÅŸ. 4 Kasım’da İngiliz süvarisi Musul’a doÄŸru harekete geçti. İki gün sonra General Marshall karargâhıma geldi. Mütarekeyi ihlal ettiklerini söyledim ve maddeleri teker teker okudum. O zaman o, mütarekenin 7. maddesindeki ‘ …lüzum gördüÄŸü yerleri iÅŸgal eder…’ hükmü uyarınca Musul’u iÅŸgal edeceÄŸini bildirdi. Ve 10 Kasım 1918 tarihinde İstanbul’un baskılarına da dayanamayarak Musul’dan Nusaybin’e çekildim.” İşte Ali İhsan PaÅŸa’nın hatıraları… Anlaşıldığına göre mütareke imzalandığında Musul elimizdeydi. Bu bakımdan Misak-ı Milli sınırları içinde bulunuyordu. Mütareken bir gün önce deÄŸil tam on gün sonra, 7. madde gereÄŸince terk edilmiÅŸtir.
Musul’u Geri Alma Çalışmaları
*Cafer Tayyar PaÅŸa’nın Teklifi Tarih 07 AÄŸustos 1924… Bu sıralarda Hakkâri Valisi’ni, HangediÄŸi’nde esir alan Nasturiler, jandarma kumandanı ve erleri ÅŸehit ederek isyan baÅŸlattılar. İsyanı bastırmak için Cafer Tayyar PaÅŸa görevlendirilir. PaÅŸa bu isyanı bastırdıktan sonra Musul’u almayı planlamaktadır. Bunu Mustafa Kemal PaÅŸa’ya ÅŸu sözlerle anlatır: “İngilizler Musul’u, mütarekeden sonra bir olupbitti ile iÅŸgal ettiler. Aynı hareketi ben de onlara yapabilirim. EÄŸer bu hareketim hükümet politikasına uygun çıkarsa, Musul vilayeti kazanılmış ve dava halledilmiÅŸ olur. Aksi halde tarihi sorumluluk benim üzerime yüklenir. Siz, ‘Komutan hükümetin isteÄŸine aykırı olarak bu hareketi yapmıştır, kendisini divan-ı harbe verdik.’ Der ve iÅŸi politika ile halledersiniz.” Mustafa Kemal PaÅŸa’da Cafer Tayyar PaÅŸa’ya ÅŸu cevabı verir: “Zaten bu iÅŸi bu tarzda yapabileceÄŸinizi düÅŸünerek sizi seçtim. Rastgele bir kumandanın baÅŸarabileceÄŸi bir iÅŸ deÄŸildir bu…” Bu konuÅŸmalar Rauf Orbay tarafından aktarılmakta, fakat Mustafa Kemal’in, Cafer Tayyar PaÅŸa’ya Musul konusunda daha sonra bir emir verip vermediÄŸi bildirilmemektedir.
*Özdemir Bey’in Revanduz’a Girmesi 1 Åžubat 1922 tarihinde Mustafa Kemal PaÅŸa, Milli Müdafaa Vekili Fevzi PaÅŸa’ya ÅŸu talimatı verdi: “Faysal’ın Irak’ta hükümet kurmak, İngilizlerin de Musul ilini siyasi manda altında bulundurmak isteÄŸi, yapılmakta olan siyasi faaliyetlerden anlaşılmaktadır. Bu sebeple, esasen Misak-ı Milli sınırları içinde kalan Musul ilinin kurtarılması amacı ile Revanduz bölgesine bir kısım kuvvet gönderilmelidir.” Bu emir hemen uygulamaya konuldu ve görev Kaymakam(Yarbay)Özdemir Bey(Åžefik Özdemir)’e verildi. Özdemir Bey, yanına bir binbaşı, altı üsteÄŸmen, altı teÄŸmen, altı asteÄŸmen, bir yedek subay ve bir hesap memuru alarak oluÅŸturduÄŸu özel görev müfrezesi ile aÅŸiretler arasına girdi. Fransız ordusundan kaçan Müslüman askerleri de birliÄŸine kattı ve 22 Haziran 1922’de Revanduz’a girdi. Revanduz, Kerkük sancağına baÄŸlı bir kaza merkezi idi. Ayrıca Özdemir Bey’e bölgedeki Türkmen, Kürt ve Araplar da destek verdi. 31 AÄŸustos’ta Özdemir Bey, Derbent Muharebesi’nde İngilizlere karşı kesin zafer kazandı. Bu zaferden sonra halk İngiliz iÅŸgaline karşı ayaklandı. Bu yüzden İngilizler Süleymaniye’yi boÅŸaltmak zorunda kaldılar ve bu sancak elimize geçti. Bu arada İngilizler Åžeyh Mahmut’u aleyhimize kışkırttı. Åžeyh Mahmut İngiliz vaatlerine kanarak Süleymaniye’ye girdi ve Kürt devleti kurduÄŸunu açıkladı. Bu İngilizler dahil kimsenin hoÅŸuna gitmedi. Bunun üzerine İngilizler Åžeyh Mahmut’un yerine Seyyid Taha’yı geçirmek istediler. (Özdemir Bey’in sonunun ne olduÄŸuna iliÅŸkin bilgilerin arÅŸiv belgelerinde üzeri karalanmış ve sansüre uÄŸramıştır.)
Lozan ve Sonrasında Musul Lozan’da, üzerinde anlaÅŸma saÄŸlanamayan konulardan birisi de Irak sınırı ve Musul sorunu idi. Türk heyeti konferansta, Musul’un, Misak-ı Milli sınırları içinde olduÄŸunu belirterek, geri verilmesini istedi. Ancak zengin petrol yataklarından dolayı İngiltere Musul’u Türkiye’ye bırakmak istemiyordu. Lozan Konferansı’nda Musul konusunda bir anlaÅŸma saÄŸlanamayacağı anlaşılınca, diÄŸer ülkeler bu konunun sadece İngiltere ve Türkiye’yi ilgilendirdiÄŸini ileri sürerek barışın gecikmemesini; bu konunun daha sonra iki ülke arasında görüÅŸülmesini önerdiler. Bu öneri her iki ülke tarafından kabul edildi. Musul sorununu çözmek amacıyla 1924 yılında İstanbul’da, Türkiye ile İngiltere arasında görüÅŸmeler yapıldı. İngiltere, bu kez Hakkâri’nin de Irak’a bırakılmasının istedi ve bir yandan da Åžeyh Sait isyanını teÅŸvik etti. İsyanla uÄŸraÅŸmak zorunda kalan Türkiye konunun çözümünde zorlandı. Bir süre sonra görüÅŸmeler kesildi. Konu Milletler Cemiyeti’ne, oradan da Lahey Adalet Divanı’na götürüldü. Adalet Divanı da konuyu çözemedi ve konu tekrar Milletler Cemiyeti’nde ele alındı. Ancak İngiltere’nin etkisinde olan Milletler Cemiyeti, Musul’un İngiliz mandası altındaki Irak’a bırakılmasına kara verdi. Bu karar Türk temsilcisi ve Türk kamuoyu tarafından protesto edildi. 5 Haziran 1926’da Türkiye, İngiltere ve Irak arasında Ankara AntlaÅŸması imzalandı.
Ali İhsan Sabis PaÅŸa Kimdir? Ali İhsan Sabis PaÅŸa, Harp Akademisi’ni birincilikle bitirmiÅŸ olan deÄŸerli bir komutandır. 31 Mart Vakası’nı bastırmak üzere Selanik’ten gelen Hareket Ordusu’nda yer almıştır. Balkan Savaşı’nda Çatalca cephesinde, 1. Dünya Savaşı’nda önce Çanakkale’de görev yaptı. Oradan Kafkas cephesine gönderildi. 13. Kolordu’da komutan vekili oldu. Irak cephesinde savaÅŸtı. 4. Kolordu komutanı olarak tekrar Kafkas cephesine gönderildi. 1918 Haziran’ında 6.Ordu komutanlığına atandı. Musul’u İngilizlere karşı savundu. Mondros Mütarekesi’nden sonra, bir süre direndi ise de sonunda Musul’u İngilizlere teslim etmek zorunda kaldı ve Malta adasına sürgün edildi. 1921 yılında yurda döndü ve Milli Mücadele’ye katıldı. Batı cephesinde savaÅŸtı. Bu sırada Batı Cephesi Kumandanı İsmet PaÅŸa ile ihtilafa düÅŸtüÄŸü için emekli edildi. 1954 seçimlerinde Demokrat Parti’den Afyonkarahisar milletvekili seçildi ve 1957 yılında 75 yaşında vefat etti.
Türkiye, İngiltere ve Irak Hükümetleri
Beyninde Ankara’da 5 Haziran 1926 Tarihinde Münakıt Hudut ve Münasebatı Hasenei
Hemcivari Muahedenamesi
*Birinci Fasıl: Türkiye ile Irak Arasındaki
Hudut Madde 1: Türkiye ile Irak arasındaki hudut Cemiyet-i Akvam’ın 29 Ekim 1924 tarihli toplantısında kararlaÅŸtırdığı ÅŸekilde(Brüksel Sınır Çizgisi) kesinleÅŸmiÅŸtir. Madde 2: Son fıkrası saklı kalmak üzere 1. Maddede tespit edilmiÅŸ hudut bu antlaÅŸmaya baÄŸlı 1/250000 ölçekli harita üzerinde gösterilmiÅŸtir.Metin ile harita arasında aykırılık vukuunda metin geçerli olacaktır. Madde 3: 1. Maddede tasrih edilen hudut hattını arazi üzerinde belirlemek üzere bir “Hudut Komisyonu” kurulacak, bu komisyon Türkiye Hükümeti’nce tayin olunacak iki yetkili ve İngiltere ile Irak hükümetleri tarafından beraberce tayin edilecek iki temsilci ile uygun gördüÄŸü takdirde İsviçre CumhurbaÅŸkanı’nca İsviçre vatandaÅŸları arasından seçilecek bir baÅŸkandan oluÅŸacaktır. Komisyon en kısa sürede ve en geç bu antlaÅŸmanın yürürlüÄŸe konulmasından baÅŸlayarak altı ay içinde toplanacak ve çoÄŸunluÄŸun alacağı karara bütün tarafların uyması mecburi olacaktır. Tahdit-i Hudut Komisyonu her durumda bu antlaÅŸmadaki tarifleri pek yakından takibe gayret edecek, komisyonun masrafları Türkiye ile Irak arasında eÅŸit olarak taksim olunacaktır. İlgili devletler komisyonun vazifesini yapabilmesi için gerekli yerleÅŸme, iÅŸçi, malzeme ile ilgili bütün mevzularda gerek doÄŸrudan doÄŸruya gerekse mahalli makamlar eliyle yardım etmeyi taahhüt ederler. Söz konusu devletler bundan baÅŸka komisyonca konulacak nirengi noktalarına, hudut iÅŸaretlerine kazık alametlere riayet etmeyi taahhüt ederler. Hudut iÅŸaretleri birinden diÄŸeri görülecek surette yerleÅŸtirilecek ve üzerlerine numara konulacaktır. Bunların mevkileri ile numaraları bir harita üzerinde gösterilecektir. Hudut belirleme kesin zabıtnamesi ve buna ekli harita ve vesikalar üç nüsha olarak tanzim edilecek ve bunların ikisi hemhudut devletlerin hükümetlerine ve üçüncüsü, aslına uygun onaylanmış suretleri Lozan AntlaÅŸması’na imza koyan devletlere tebliÄŸ edilmek üzere, Fransa Hükümeti’ne verilecektir.
Madde 4: 1. Madde mucibinde Irak’a terkedilen arazideki ahalinin tabiiyyeti Lozan AntlaÅŸması’nın 30-36. maddelerine dayanılarak halledilecektir.Taraflar Lozan AntlaÅŸması’nın 31,32 ve 34. maddelerinde kayıtlı, seçme hakkının bu antlaÅŸmanın yürürlüÄŸe konulduÄŸu tarihten baÅŸlayarak on iki ay müddetle geçerli olabileceÄŸini kararlaÅŸtırmışlardır. Bununla beraber Türkiye, ahaliden seçme haklarını Türkiye uyruÄŸu için kullananların iÅŸbu haklarını tanımak hususunda hareket serbestisini muhafaza eder. Madde 5: Taraflardan herbiri 1. maddede belirlenen sınır hattının kesin ve bozulmaz olduÄŸunu kabul ederek bunu deÄŸiÅŸtirmeye matuf her türlü teÅŸebbüsten sakınmayı taahhüt eder.
*İkinci Fasıl: Türkiye ile Irak Arasındaki İyi KomÅŸuluk Münasebetleri
Madde 6: Taraflar bir veye birkaç
silahlı kişinin sınır mıntıkasında yağmacılık veya eşkıyalık yapmak maksadıyla
giriÅŸecekleri hazırlıklara, sahip oldukları bütün vasıtalarla karşı koymayı ve
bunların sınırdan geçmelerine mani olmayı karşılıklı olarak taahhüt ederler. Madde 7: 11. maddede zikredilen yetkili memurlar sınır mıntıkasında yaÄŸmacılık veya eÅŸkıyalık yapmak için bir veya birkaç silahlı kiÅŸinin hazırlıklarda bulunduklarını haber aldıklarında ihmal etmeden birbirlerini haberdar edeceklerdir. Madde 8: 11. maddede zikredilen yetkili memurlar, bulundukları yerlerde yapılmış olabilecek bütün yaÄŸmacılık ve haydutluk fiilerinden karşılıklı olarak birbirlerine haber vereceklerdir. Madde 9: Silahlı bir veya birkaç kiÅŸi sınır mıntıkasında bir cinayet veya cürüm iÅŸledikten sonra diÄŸer sınır mıntıkasına iltica ederse oranın, bu kiÅŸileri silahları ve yaÄŸma ettikleri eÅŸya ile birlikte, uyruÄŸu bulunduÄŸu tarafa teslim etmesi mecburidir. Madde 10: AntlaÅŸmanın iÅŸbu faslının tatbik mıntıkası Türkiye’yi Irak’dan ayıran bütün sınır ile bu sınırın iki yanında 75 km. derinliÄŸinde bulunan mıntıkadır. Madde 11: AntlaÅŸmanın iÅŸbu faslını tatbik etmekle görevli yetkili memurlar ÅŸunlardır: Umumi iÅŸbirliÄŸini tanzim ve alınacak tedbirlerin mesuliyeti kendilerinde olmak üzere;
Mahalli bilgilerin ve acil tebligatın teatisi için;
Türkiye ve Irak hükümetleri gerek 13. maddede zikrolunan Daimi Hudut Komisyonu marifetiyle ve gerek siyasi yolla birbirini haberdar ederek, idari sebeplerden dolayı yetkili memurların listesini deÄŸiÅŸtirebileceklerdir. Madde 12: Türkiye ile Irak memurları diÄŸer taraf uyruÄŸundan olup, kendi toprakları üzerinde bulunan aÅŸiret beyleri, ÅŸeyh veya öteki azaları ile resmi veya siyasi mahiyete sahip her türlü haberleÅŸmeden kaçınacaklardır. Taraflar sınır mıntıkasında diÄŸer devlet aleyhine yönelmiÅŸ hiçbir propoganda teÅŸkilatına ve topluluÄŸuna izin vermeyeceklerdir. Madde 13: AntlaÅŸmanın bu faslının hükümlerinin icrasını kolaylaÅŸtırmak ve genellikle sınır üzerinde iyi komÅŸuluk münasebetlerini sürdürmek üzere zaman zaman Türkiye ve Irak hükümetleri tarafından karşılıklı olarak tayin edilecek, eÅŸit sayıda memurlardan mürekkeb bir “Daimi Hudut Komisyonu” kurulacak ve en az altı ayda bir kere ve durum gerektirdiÄŸi takdirde daha sık olarak toplanacaktır. Sıra ile Türkiye ve Irak’da toplanacak olan bu komisyon antlaÅŸmanın bu faslının hükümlerinin icrasına müteallik iÅŸleri ve ilgili sınır mıntıka memurları arasında anlaÅŸmazlığa sebebiyet veren, diÄŸer her türlü sınır meselelerini dostça çözmek vazifesiyle mükellef olacaktır.Komisyon bu antlaÅŸmanın yürürlüÄŸe girdiÄŸi tarihi takib eden iki ay zarfında ilk olarak Zaho’da toplanacaktır.
*Üçüncü Fasıl: Genel Hükümler Madde 14: Her iki ülke arasında ortak çıkarlar sahasını geniÅŸletmek maksadıyla, Irak Hükümeti bu antlaÅŸmanın yürürlüÄŸe konulması gününden itibaren 25 sene müddetle, 14 Mart 1925 tarihli İmtiyaz Mukavelenamesi’nin 30. maddesi mucibince “Turkish Petroleum Company” nden, petrol ihraç edebilecek olan ÅŸirketlerden veya ÅŸahıslardan, teÅŸkil edilecek olan muavin ÅŸirketlerden saÄŸlanan gelirlerin % 10’unu Türkiye Hükümeti’ne ödeyecektir. Madde 15: Türkiye ve Irak, dost devletler arasında geçerli bir “suçluların iadesi” antlaÅŸması yapmak üzere açık müzakerelere giriÅŸmeye karar vermiÅŸlerdir. Madde 16: Irak Hükümeti kendi ülkesinde ikamet eden ÅŸahısları bu antlaÅŸmanın imzasına kadar Türkiye lehindeki düÅŸünce ve siyasi hareketlerinden dolayı tedirgin etmemeyi ve onlara en geniÅŸ manada bir genel af tanımayı taahhüt eder. Bu konuda verilmiÅŸ mahkeme kararlarının hepsi geçersiz kabul edilecek ve sürdürülmekte olan bütün kovuÅŸturmalar durdurulacaktır. Madde 17: Bu antlaÅŸma tasdiknamelerin teatisinden itibaren yürürlüÄŸe girecektir. AntlaÅŸmanın ikinci faslı antlaÅŸmanın yürürlüÄŸe girdiÄŸi tarihten itibaren on sene müddetle yürürlükte kalacaktır. AntlaÅŸmanın yürürlüÄŸe girdiÄŸi tarihten itibaren iki sene sonunda taraflardan her biri söz konusu faslı kendi açısından feshetmek hakkına sahip olacaktır. Keyfiyet, feshin bildirildiÄŸi tarihten itibaren bir sene sonra geçerli olacaktır. Madde 18: Bu antlaÅŸma taraflarca tasdik edilecek ve tasdiknameler süratle Ankara’da teati edilecektir. AntlaÅŸmanın tasdiklenmiÅŸ suretleri Lozan AntlaÅŸması’nı imza eden devletlere gönderilecektir. EK: Bu fasıl Türkiye ile Irak arasında sınır hattının Cemiyet-i Akvam’ın 29 Ekim 1924 tarihli toplantısında kararlaÅŸtırılmış güzergaha göre tespit olunan kesin ÅŸeklini açıklamaktadır.
Hazırlayan:Turgay Koçak |



Yorumlar