Mimar Sinan`lar karıştı

Gazetelerde okumuşsunuzdur: `Mimar Sinan`ın torunları ortaya çıktı ve malları üzerinde hak iddia etmeye başladı.`

Peki aniden ortaya çıkan `torun` lar gerçekten Mimar Sinan`ın soyundan mı geliyor?

Soruyu doğru yanıtlayabilmek için, bir karışıklığın giderilmesi gerekiyor:

Osmanlı döneminde yaşamış 2 Mimar Sinan var.

Biri 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet Camii`ni yapmış olan `Azatlı Sinan` lakaplı, Sinanuddin Yusuf.

Diğeri 16. yüzyılda yaşamış, `Ağrınaslı Sinan Ağa` lakaplı meşhur Mimar Sinan.

***

Eski Osmanlı coğrafyasındaki 400`e yakın eserde imzası bulunan Meşhur Mimar Sinan, 1489 tarihinde Kayseri-Ağrınas doğumlu.

Uzun ömründe tam 3 padişahın mimarı olarak görev yapan Mimar Sinan, ölümünden bir yıl önce, 1587 tarihinde `Ağrınaslı Sinan Ağa bin Abdurrahman` ismiyle vakıf kurmuş.

Diğer Mimar Sinan`a ait olan vakıf ise 1464 tarihinde kurulan `Sinanuddin Yusuf Ağa Bin Abdullah Vakfı.` `Mimar Sinan`ın torunlarıyız` diyenlerin ellerindeki vakfiyelerin işte bu vakfa ait olduğu bildiriliyor.

Özetle; ortada Mimar Sinan`ın torunları var.

DoÄŸrudur.

Büyük dedeleri de gerçekten mimar ve adı Sinan.

Ama bizim bildiÄŸimiz Mimar Sinan deÄŸil.

O Sinan Azatlı Sinan...

***

Bir ÅŸeye daha dikkat.

Bugün ortaya çıkan kişilerin ellerindeki belgeler 1464 tarihinde kurulmuş bir vakfa ait.

Oysa Kayserili meşhur Mimar Sinan`ın doğum tarihi 1489.

Bir insanın doğumundan önce vakıf kurması mümkün mü?

Aslında bu tarihler bile tek başına yeterli bir belge.

***

`Mimar Sinan`ın torunları` olduğunu söyleyenler hak iddia etmeye başlayınca, Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarını kontrol etmiş.

Önümüzdeki günlerde bir hukuk mücadelesi başlayacak gibi görünüyor.

Çünkü birilerinin aniden ortaya çıkıp `Biz Mimar Sinan`ın torunlarıyız` demesi sıradan bir olay değil.

Ya Genel Müdürlüğün anlattığı gibi `karışıklık` var, ya da iyi niyetli olmayan organize bir durum.

***

Yeri gelmişken bir bilgi daha aktaralım:

Vakıflar Genel Müdürlüğü, yukarıda sözünü ettiğimiz iki vakıf gibi artık yöneticisi kalmamış tam 41 bin 720 vakfı yönetiyor.

Bu vakıflara ait yüzlerce yıllık dökümanlarının korunması büyük önem taşıyor.

Çünkü her an birileri çıkıp, bir vakıf üzerinde hak iddia edebilir.

Bu olasılıklara karşı, delillerin yıpranmasını önleyebilmek için tüm dökümanlar dijital ortama taşınmış. `Başarının takdir edilmesi` için Vakıfların yaptığı iyi işlere daha önceki yazılarımızda değinmiştik.

Dijital arşiv sistemini de alkışlamak gerekiyor.

Çünkü binlerce eserin, malın- mülkün korunması arşivdeki belgelere bağlı...


Takvim

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile