MUTLAKİYET
Makale İçeriği
MUTLAKİYET
Mutlakıyette Gelişmeler
Aydınlanma Çağı’nın Doğuşunda ve Gelişmesinde belirleyici Bazı İsimler
Tüm Sayfalar

http://www.clubavalon.ru/i_user/11arthur.jpg

Bir siyasal sistem olarak mutlakıyet,  devletin temel güç ve yetkilerinin (yasama, yürütme, yargı) bir tek kişinin elinde toplanmasını ifade eder. Mutlakıyette siyasal iktidarı elinde bulunduran güç, üstün hukuku belirleyen bir anayasa ile sınıflandırılmış değildir. Bu yönüyle iktidarı sınırsız ve mutlaktır. Bununla beraber iktidar sahibinin gücünü oluşturan ahlaki, dinsel ve geleneksel kurallar bulunur.

       15. yüzyılda Avrupa’da, feodalitenin siyasal bir güç olmaktan çıkması sonucu, ulusal krallıklar ve merkezi yönetimler kuruldu. 16. ve 17. yüzyıllarda Avrupa’da krallıklar mutlak bir güce ulaştılar ve merkezi örgütlenmeyi gerçekleştirdiler. Coğrafi keşiflerin sonucunda, Akdeniz limanları önemini kaybederken Atlas Okyanusu kıyısındaki limanların önem kazanması, Avrupa’da yeni ekonomik dengelerin ortaya çıkmasına neden oldu.

16. 17. yüzyıllarda ulusal devletler, değerli madenlere sahip olmanın,  devletin zenginliğinin göstergesi anlayışını savunan merkantilist ekonomi politikasını benimsemişlerdi. Daha çok değerli madene sahip olma gelişen ticaretten çok gelir elde etme amacı, devletlerin güçlerinin artmasını gerekli kıldı. Bu durum kralların gücünün ve otoritesinin daha da artmasını sağladı. Avrupa’da 16. 17. yüzyıllarda, mutlakıyet yönetimlerinin egemen olduğu dönem, absolitizim dönemi olarak adlandırılır.

       Avrupa’nın iki büyük siyasi gücü olan İspanya Krallığı (Habsburg Hanedanı) ve Osmanlı Devleti. 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren eski güçlerini kaybettiler. İspanya Krallığı ve Osmanlı Devleti güç kaybederken onların yerini İngiltere ve Fransa almaya başladı.    

       İngiltere, I. Elizabeth zamanında (1533–1603) büyük bir ekonomik ve siyasal güç durumuna geldi. Merkeziyetçi yönetim sayesinde, dünyada giderek ticari etkinliğini arttırmaya başladı.

       17. yüzyılda mutlakıyet yönetiminin en ileri düzeyde uygulandığı ülke Fransa oldu. Otuz yıl savaşları (1618–1648) ‘nda Almanya’yı yenen, 1659’da İspanya’ya üstünlüğünü kabul ettiren Fransa’da krallar tam anlamıyla yönetime egemen oldular. Tüm yetkileri elinde bulunduran Kral XIV. Louis (1643–1715), mutlak krallık yönetimi güçlendirdi. XIV. Lui “Devlet benim.” Diyordu. XIV. Lui, Fransa’da ayrı bir kilise kurarak güç ve itibarını Papa’dan üstün bir duruma getirdi. Kendine Güneş Kral unvanını verdi. XIV. Lui’ye göre kendisi, tanrı adına ülkeyi yönetmektedir ve toplumun yararı için dünyaya gelip bu görevi üstlenmiştir. Bir süre sonra, Fransa’daki bu anlayışı, diğer Avrupa hükümdarları da benimsemişlerdir.




Bu habere benzer haberler:

 

Yorumlar 

 
+1 # Mehmet Başkan 2010-04-24 11:26 Keşke bu makaleyi bu platformda paylaşır iken makalenin yazarı da belirtilseydi. Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile