Kudüs`te son Osmanlı alayı
1917`de Osmanlı Kudüs`ü terketmeden hemen önce Kudüs`te ve son Osmanlı alayında fotoÄŸraflarla bir gezinti.

Birinci Dünya Savaşı`nın en ÅŸiddetli muharebelerinin gerçekleÅŸtiÄŸi cephelerden biri de Sina- Filistin Cephesi`ydi.

Osmanlı, taarruz cephesi olarak açtığı Sina Filistin`de, SüveyÅŸ ve Mısır`ı alarak, İngilizlerin Hindistan ile iliÅŸkisini kesmeye çalışıyordu. İngiltere ise Filistin`le birlikte, Arap Yarımadası`na ve böylece petrole tam hakimiyet elde etme amacı güttü.

Cemal PaÅŸa`nın, 1915`te 14 bin deveyle iki koldan SüveyÅŸ Kanalı`na yaptığı ilk harekat baÅŸarılı olamadı. 1916 yılında ikinci harekat baÅŸladı. Ama o sırada baÅŸlayan Arap isyanı için birliklerin bir kısmı Hicaz`a yönlendirilince, ordunun geri kalan kısmı, Gazze- Åžeria- Birüsseba hattında savunmaya çekildi.

1917 baharında İngilizler, Gazze`ye karşı saldırıya geçti. İlk iki saldırı püskürtüldü. 24 Ekim 1917`de İngilizler, Hindistan`dan topladığı kuvvetlerle yani 138 bin askerle son taarruza baÅŸladı. Ve, Osmanlı Ordusu`ndaki Alman subaylardan albay von Kress`in hatıratında, `rüzgâr kar halinde esiyordu, çekirge istilası İbin Vahası`nı son yaprağına kadar silip süpürmüÅŸtü. Çok sıcak bir gündü ve erler susuzluktan son derece ıstırap çekiyorlardı. Bugün dahi kulaklarımda onların `su… su…` diye yalvaran ümitsiz baÄŸrışlarını duymaktayım` dediÄŸi gün 9 Kasım 1917`de Kudüs düÅŸtü. Osmanlı ordusu, yaÄŸmanın önlenmesi amacıyla ardında küçük bir birlik bırakarak Kudüs`ü terk etti, Halep`e kadar geri çekildi.

Tam dört yıl süren bu cephe savaşında Osmanlı ordusunun kaybı 200 bini geçti.

Geride bırakılan artçı birlikten IÄŸdırlı Hasan Onbaşı, `ricat`ten tam 55 yıl sonra, 1972 yılında tarihçi yazar İlhan Bardakçı ile Türkiye`deki komutanına tekmil göndermiÅŸti:

Bardakçı`nın anlatımıyla iÅŸte o tekmil:

``Mevki Kudüs. Mekân Mescid ül Aksa, Tarih 21 Mayıs 1972 Cuma. Ben ve gazeteci arkadaşım rahmetli Said TerzioÄŸlu, İsrail DışiÅŸleri rehberlerinin yardımı ile bu mübarek makamı dolaşıyoruz.

Kudüs Kapalı Çarşısı`nda rüzgâr gibi dolanan entarili kahvecilerin ellerindeki askılara çarpmadan biraz yürüdünüz mü, önünüze çıkan kapı sizi Mescid ül Aksa`nın önüne kavuÅŸturur. Mirac mucizesinin soluklanıldığı ilk Kıble`mize yani... Hemen oracıkta, ilk avlu vardır ki, hâlâ bizim lâkabımızla anılır. `12 bin ÅŸamdanlı avlu` derler oraya. Yavuz Selim 30 Aralık 1517 Salı günü Kudüs`ü devlete katmıştır da, ortalık kararmıştır. Yatsı namazını o avluda kılar. Kendisi ve bütün ordu beraber. Åžamdanları yakarlar. Tam 12 bin ÅŸamdan... O isim oradan kalmadır. Sekiz on basamaklı geniÅŸ merdiveni adımladınız mı, o mukaddes Mescid`in baÄŸdaÅŸ kurduÄŸu ikinci avluya ulaşırsınız.

Onu o merdivenin başında gördüm. İki metreye yakın bir boy... İskeletleÅŸmiÅŸ vücudu üzerinde bir garip giysi... Palto?.. Hayır, kaput, pardösü veya kaftan?.. DeÄŸil. Öyle bir ÅŸey, iÅŸte.

Başındaki kalpak mı, takke mi, fes mi? Hiçbsirisi deÄŸil. Oraya dimdik, dikilmiÅŸ. Yüzüne baktım da, ürktüm. Hasadı yeni kaldırılmış kıraç toprak gibi. Yüz binlerce çizgi, kırışık ve kavruk bir deri kalıntısı.

Yanımda İsrail Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Yusuf var. Bizim eski vatandaşımız. İstanbullu. `Kim bu adam?` dedim.

Lâkaydi ile omuz silkti. `Bilmem.` diye cevap verdi. `Bir meczup iÅŸte. Ben bildim bileli, yıllardır burada dururmuÅŸ. Çakılı gibi, hâlâ duruyor ya... Kimseye bir ÅŸey sormaz. Kimseye bakmaz, kimseyi görmez.`

Kan mı çekti nedir?

Nasıl, neden, niçin hâlâ bilmiyorum. Yanına vardım. Türkçe`Selâmünaleyküm baba.` dedim.

Torbalanmış göz kapaklarının ardında sütrelenmiÅŸ gibi jiletle çizilmiÅŸçesine donuk gözlerini araladı. Yüzü gerildi. Bana, bizim o canım Anadolu

Türkçemizle cevap verdi:

- Aleykümüsselâm oÄŸul...

Donakaldım. Ellerine sarıldım, öptüm öptüm...

- Kimsin sen, baba? dedim.

Anlattı ki, ben de size anlatacağım.

Ama evvelâ biliniz. O canım Devlet(Osmanlı) çökerken, biz Kudüs`ü 401 yıl 3 ay 6 günlük bir hakimiyetten sonra bırakırız. Günlerden 9 Aralık 1917 Pazar günüdür. Tutmaya imkân yok. Ordu bozulmuÅŸ, çekiliyor, Devlet, zevalin kapısında. İngiliz girinceye kadar geçen zaman içinde yaÄŸmalanmasın diye oraya bir artçı bölük bırakırız. Âdet odur ki kenti zapteden galip, asayiÅŸ görevi yapan yenik ordu askerlerine esir muamelesi yapmaz.

Anlattı, dedim ya. Gerisini tamamlayayım.

- Ben, dedi, Kudüs`ü kaybettiÄŸimiz gün buraya bırakılan artçı bölüÄŸünden...

Sustu. Sonra, elindeki silahın namlusuna sürdüÄŸü fiÅŸekleri ateÅŸler gibi zımbaladı:

- Ben, o gün buraya bırakılmış 20. Kolordu, 36. Tabur, 8. Bölük, 11. Ağır Makineli Tüfek Takım Komutanı Onbaşı Hasan`ım...

Yarabbi. Baktım, bir minare ÅŸerefesi gibi gergin omuzları üzerindeki başı, öpülesi sancak gibiydi...

Ellerine bir kerre daha uzandım. Gürler gibi mırıldandı:

- Sana, bir emanetim var oğul. Nice yıldır saklarım. Emaneti yerine teslim eden mi?

- Elbette, dedim, buyur hele...

KonuÅŸtu:

- Memlekete avdetinde (dönüÅŸünde) yolun Tokat Sancağı`na düÅŸerse... Git, burayı bana emanet eden kumandanım KolaÄŸası(Önyüzbaşı) Musa Efendi`yi bul. Ellerinden benim için bus et (öp). Ona de ki...

Sonra, kumandanı olduÄŸu takımın makinelisi gibi gürledi:

- O`na de ki, gönül komasın. Ona de ki, `11. Makineli Takım Komutanı IÄŸdırlı Onbaşı Hasan, o günden bu yana, bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Tekmilim tamamdır kumandanım. dedi` dersin...

Öleyazdım.

Sonra yine dineldi. TaÅŸ kesildi. Bir kez daha baktım. Kapalı gözleri ardından, dört bin yıllık Peygamber Ocağı ordumuzun serhat nöbetçisi gibiydi. Ufukları gözlüyordu. Nöbetinin başında idi. Tam 55 yıl kendisini unutuÅŸumuzdaki nadanlığımıza raÄŸmen devletine küsmemiÅŸti.``

1917`li yıllarda Türk Ordusu`nun çekilmesinden bir süre öncesine kadar Kudüs`teki Osmanlı ordusundan ve Kudüs`ten görüntülerâ

{mosgoogle}

http://www.dunyabulteni.net

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile