Katliamı 130 yıl önceden gördü
İkinci Abdülhamid, İsrail`in bölgede 60 senedir cereyan eden katliamlarını 50 yıl geciktirmiÅŸti...

Sultan Abdülhamid Filistin`de katliamı 50 yıl geciktirmiÅŸti

İkinci Abdülhamid, Yahudiler`in 19. Yüzyıl`ın sonlarında Filistin`e yerleÅŸmelerini kısıtlayıp, bütün taleplere raÄŸmen Yahudi göçünü devamlı engelleyerek, İsrail`in bölgede 60 senedir cereyan eden katliamlarını 50 yıl geciktirmiÅŸti...

Yahudiler Filistin`in kendilerine vaat edilmiÅŸ topraklar olduÄŸuna inanmaktaydılar. Fakat Filistin`deki devletleri uzun süreli olmadı. Yahudiler önce Babilliler, sonra da Romalılar tarafından Filistin`den çıkarıldılar.

Ancak topraklarından sürüldükten sonra asırlarca geri dönüp devletlerini tekrar kurmak hayaliyle milletlerini ayakta tuttular. BaÅŸlarına gelen her felaketi geri dönüÅŸ zamanının geldiÄŸi ÅŸeklinde yorumladılar. 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında nüfuz alanı kurmak isteyen İngiltere, Fransa`nın Katolik, Ruslar`ın da Ortodokslar ile iÅŸbirliÄŸi yapması gibi imparatorlukta kendisine yardımcı olacak bir topluluk aradı ve Yahudiler`le iÅŸbirliÄŸine baÅŸladı.

YAHUDİLER`İN HAMİSİ İNGİLTERE

Böylece Yahudiler`in Filistin`e geri dönüÅŸ macerası baÅŸladı. Bu konuda birçok ÅŸey yazılıp, çizilmiÅŸtir, ancak en önemli araÅŸtırmalardan birini İkinci Abdülhamid döneminin en önemli uzmanlarından olan Prof. Dr. Tufan Buzpınar yapmıştır. İngiltere bütün çabalarına raÄŸmen ilk baÅŸta Filistin`e Yahudiler`i yerleÅŸtirmeyi baÅŸaramadı.

Ancak Osmanlı İmparatorluÄŸu`nun 1877-1878 Osmanlı- Rus Savaşı`nda maÄŸlup olmasıyla imparatorluÄŸun omurgasını kırıldı. Ayrıca bu yıllarda Rus Çarı`nın öldürülmesinden sonra büyük bir baskı görmeye baÅŸlayan Yahudiler, Rusya ve Romanya`dan baÅŸta Amerika olmak üzere dünyanın deÄŸiÅŸik yerlerine göçetmeye baÅŸladılar.

Bu yıllarda Londra`da İngiltere`nin OrtadoÄŸu`daki çıkarları için bir Yahudi Devleti`nin kurulması fikri ortaya atıldı. Ancak baÅŸta İkinci Abdülhamid olmak üzere, Osmanlı devlet adamları muhtemel bir Yahudi göçünün Filistin`de çok kritik dengelere baÄŸlı mevcut durumu bozacağı ve bölgeyi karıştıracağı kanaatindeydiler.

Bu yüzden İkinci Abdülhamid, 1880`lerden itibaren Filistin`e Yahudiler`in yerleÅŸmesini engellemek için tedbirler alıp, yasaklar getirdi. Rothschild gibi zengin Yahudiler`in yardımıyla sultanın emrine raÄŸmen mahalli yöneticilere rüÅŸvetler verilip, Filistin`de toprak satın alınarak Yahudiler bir kısmı gizlice bölgeye yerleÅŸtirildi. Ancak İkinci Abdülhamid`in sıkı kontrolü yüzünden göç eden Yahudiler`in sayısı sınırlı oldu.

THEODOR HERZL`İN HAYALİ

Yahudiler`in Filistin`e yerleÅŸmeleri için en büyük çabayı ise Theodor Herzl harcıyordu. Siyonizm`in kurucusu Theodor Herzl kendisini Filistin`de bir Yahudi Devleti kurma fikrine adamıştı. ÇeÅŸitli aracılar vasıtasıyla Yahudiler`e Filistin`de toprak saÄŸlamak için İkinci Abdülhamid`e ulaşıp fikrini hayata geçirmeye çalıştı.

Bu sırada ekonomik açıdan çok zor durumda olan imparatorluÄŸun bu zaafını kullanarak, para ile Filistin`de toprak satın almayı düÅŸünmüÅŸtü. Herzl, aracılar vasıtasıyla netice alamayınca meseleyi bizzat Sultan Abdülhamid`le görüÅŸmek istedi ve 1896 Haziran`ında İstanbul`a geldi, ancak padiÅŸahla görüÅŸemedi.

İkinci Abdülhamid`le doÄŸrudan iliÅŸki kurabilen ve sultanın Avrupa`daki hafiyelerinden birisi olan Nevlinski, Herzl`in ısrarlarıyla konuyu sultanla konuÅŸtu. Sultanın ilk cevabını Herzl hatıralarında ÅŸöyle nakleder: `Ben bir karış bile olsa toprak satmam, zira bu vatan bana deÄŸil milletime aittir...`

Sultanın bu cevabına raÄŸmen Herzl pes etmedi. Yahudi asıllı Macar Türkolog Vambery vasıtasıyla 1901 Mayıs`ında İkinci Abdülhamid`in huzuruna çıktı. Ancak bu görüÅŸmede Filistin`e Yahudi yerleÅŸtirilmesi meselesine hiç deÄŸinilmedi.

Üstüne üstlük İkinci Abdülhamid, Herzl`i kabulünden önce Yahudiler`in Filistin`e giriÅŸi ve toprak satın almalarıyla ilgili kısıtlamaları da artırmıştı. Herzl`in ölümünden sonra yerine geçen David Wolffsohn da giriÅŸimlerinden bir netice alamadı. Yahudiler`in her türlü teÅŸebbüslerine raÄŸmen Filistin`e yerleÅŸen Yahudi sayısı Sultan Abdülhamid döneminde 25-30 binde kalmışken, bölgenin Osmanlı`nın elinden çıkmasından sonra Filistin`e yüz binlerce Yahudi yerleÅŸmiÅŸ ve 1948`de İsrail`in kurulmasından sonra akmaya baÅŸlayan kan hiç durmamıştır.

FiLiSTiN`iN BARIÅž DOLU YILLARI

Tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olan Filistin 16. yüzyılda Osmanlı hakimiyetine girdi. Yavuz Sultan Selim, Memlük hükümdarı Kansu Gavri`yi 1516`da Mercidabık meydan Muharebesi`nde maÄŸlup edince, Suriye ve Filistin Osmanlı topraklarına katılmıştı.

Filistin bölgesi Åžam BeylerbeyliÄŸi`ne baÄŸlı Kudüs, Gazze ve Nablus ÅŸeklinde üç sancak hâlinde teÅŸkilatlandırıldı. Filistin, Osmanlı`nın son dönemlerinde ise önce Sayda Eyaleti`ne, sonra Suriye Vilayeti`ne, ardından da son dönemde kurulan Beyrut Vilayeti`ne baÄŸlıydı. Filistin, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler için de büyük önem atfedilen bir bölgeydi.

Özellikle Kudüs`teki kutsal yerler paylaşılamıyordu. Hristiyanlığın çeÅŸitli mezhepleri bile birbirleriyle çatışma hâlindeydiler. Osmanlı İmparatorluÄŸu, bölgeyi fethetmesinden itibaren Filistin`de de kendine özgü bir idari yöntem uyguladı. `Pax Ottomanica` adı verilen Osmanlı barışı bölgeye hakim oldu. 19. yüzyılda Batılı güçler bölgeye el atınca Filistin`de ve OrtadoÄŸu`daki diÄŸer bölgelerde kaos baÅŸladı.

Erhan AFYONCU- Bugün

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile