| KURTULUŞ SAVAŞI KAHRAMANI KÜRT GENCO |
|
 Genco ÇavuÅŸ, Osmanlı ordusunda görev yapan bir asker... Görevli bulunÂduÄŸu yer ise Saraycık Jandarma Karakolu... Åžimdi Develi'ye baÄŸlıdır. Şöhreti ise, Kürt Genco ÇavuÅŸ olarak biliniyor. Genco ÇavuÅŸ, ülkesine hizmet eden saÂdık bir Türk vatandaşı... Ermeniler, Genco ÇavuÅŸ'un kendilerine uymaması üzerine onun aleyhinde ihzarda bulunurlar. Ve Haçin'e getirirler.  Mehmet Baykal, Genco ÇavuÅŸ'u çok iyi tanıdığını açıklayarak onun başıÂna gelenleri ise şöyle açıkladı:
"Genco ÇavuÅŸ'u Ermeniler ihbar ettiler. Genco ÇavuÅŸ yakalandı. Bir gün Hükümet Konağı önünde çarmıha gerilerek, "DİRİ DİRİ YÜZÜLDÜ"...". Mehmet Baykal ile birlikte Genco ÇavuÅŸ'un öldürüldüğü yere gittik. ÅžimÂdiki Belediye binasının yanı, 1920 yılında Haçin Hükümet Konağı imiÅŸ. MehÂmet Baykal: -"İşte ÅŸurada dut aÄŸacı vardı. Altında da çeÅŸmeler akardı. Az ilerisi ise Hükümet Konağı idi." Mehmet Baykal, 88 yaşının verdiÄŸi mecalsizliÄŸe aldıÂrış etmeden -bir zamanlar dut aÄŸacının bulunduÄŸu yere gelerek- Genco ÇavuÅŸ'un çarmıha geriliÅŸini taklit ederek gösterdi. Olay esnasında tel kırbaçla dövülen, etleri iyice ÅŸiÅŸen daha sonra da çarmıha gerilen ve o esna da "koyun yüzer gibi" derisini soyarak iÅŸkence yapan sadist Aram ÇavuÅŸ ve cellatlarının iÅŸlediÄŸi bir cinayeti de bizlere açıkladı. Mehmet Baykal'ın kendi kayınpederi olan Yarpuzizâde Mustafa Efendi'Ânin öldürülmesini açıklaması ise ilginç idi. Mustafa Efendi'nin suçunun "çete toplamak ihbarı" olduÄŸu, bu yüzden de yakalandığı ve Hükümet Konağı'nın önüne getirilerek Alay bandosu çalarken öldürüldüğünü açıkladı. Mehmet Baykal'ı dinleyelim: -"Hükümet Binasının önünde Mustafa Efendi'yi tuttular. Ermeniler'in Alay bandosu çalmaya baÅŸladı. Burnunu kulaklarını doÄŸrayarak kestiler. İlerdeÂki TaÅŸköprü'ye kadar götürüp "Seni Feke'ye sevk edeceÄŸiz" diye (köprüden) aşırıyorlar. Daha sonra da köprünün yanında iki kurÅŸun sıkarak öldürüyorlar. ArÂkasından da zabıt tutup "Jandarmanın emrine uymadı. Feke'ye kaçmak isterÂken öldürüldü" diyorlar"... Mehmet Baykal'la birlikte TaÅŸköprü'nün Feke yolu aÄŸzı tarafındaki ayağı yanında gece karanlığında Yarpuzizâde'nin öldürüldüğü yeri gördük. Mehmet Baykal, Haçin savaşı ile ilgili hatıralarında kendi gözleri ile görÂdüğü bir baÅŸka olayı da anlattı. Åžaban ÇavuÅŸ'un kızının öldürülmesini... Mehmet Baykal'dan bu hususta açıklamalar şöyle: -"Ermeniler, Tepe mahallesinin açıkta olan meydanına bir Türk gelinini getirdiler. Oynatmaya baÅŸladılar. Ve bir yandan da bağırıyorlardı: -"Åžaban ÇavuÅŸ bak kızın oynuyor"... Åžaban çavuÅŸ dürbünle bakar. Kendisinden geçer ve elindeki silâhı sıkar.  Ortalık karışır. Ermeniler birazdan yine bağırmaya baÅŸlarlar: "ÅžABAN ÇAVUÅž! ENİŞTEN İLE GELİNİNİ VURDUN(!!!)"... Aslında Mehmet Baykal, Åžaban ÇavuÅŸ'un başına gelenleri açıklarken Ermeni canilerin Türk genç kızı ve gelinlerinin ırz ve namuslarına olan tecavüzleri anlatmak istiyordu. Bir baÅŸka hazin olayı da Mehmet Baykal şöyle anlattı: -"Haçin muhasarasında ben Süleyman Baytok'un yanında idim. SüleyÂman Baytok, dürbünü bana verdi. Ve -"Ermeniler çıkarsa benim omzuma vur"... Birazdan Kalekilisesi'nin kapıları açıldı. Aramızda 800-1000 metre kaÂdar uzaklık var. Kalekilisesi'nin açılıp kapanan kapısının oradaki İki Ermeni orada dururken ben Süleyman Baytok'un omuzlarına vurdum. Süleyman BayÂtok, eline makineli tüfeÄŸi aldı. AteÅŸ etti. Galiba Ermeniler'in ikisini de vurdu. Çığırışmalar oldu. Arkasından kalekapısının orada bir kalabalık görüldü. Dört kiÅŸi ayakları ve elleri omuzlarda bir insanı taşıdılar. Yere koydular. Arkasından aynı ÅŸekilde dört kiÅŸinin omuzlarında bir kiÅŸi daha yere kondu. MeÄŸerse bunlar içerde (esir edilen) Türkler imiÅŸ. Öldürülmüşler. Aralarında dindar Hasan HoÂca da vardı. Hasan Hoca ellerini açarak dua okumaya baÅŸladı. Ermeniler bu manzarayı bizlere seyrettirdiler... Bu manzaraya dayanamadık. Silahlar patladı. Kalabalık öteye beriye seÄŸirtti. O esnada Hasan Hoca'da vurulmuÅŸtu"... Haçin çarpışmaları esnasında Ermeni intikam taburlarının askeri baÅŸkuÂmandanı olarak görev yapan ANTRANİK'İN YAVERİ, Cebeciyan'ın olaylar esÂnasında devamlı içki içen, Türk kadın ve kızlarına saldıran bir kiÅŸi olduÄŸu keza Mehmet Baykal tarafından açıklandı, üç Türk kadınını zorla kendisine metres yaptığını açıkladı. Bu husustan Haçin'deki Ermeni Kaymakam Karabet Çallıyan'ın da haberdar olduÄŸunu söyledi. Mehmet Baykal, 1990 yılı Ocak ayı içinde 88 yaşında olmanın verdiÄŸi yaÅŸÂlılığa bakmaksızın Haçin savaÅŸlarında gördüklerini ve bildiklerini "canlı seyreÂdilen bir film ÅŸeridi gibi" açıklıyordu. Olay yerlerini gösteriyor, hikâyelerini biÂle açıklıyordu. Çünkü olayları yaÅŸayan ve gören bir kiÅŸi idi. Belki de olaylara girdiÄŸinde yaşı henüz 18'ine girmiÅŸ genç bir delikanlı idi. Yakınlarından çok sayıda kiÅŸiyi kaybetti. Haçin'de yaÅŸayan nice Türkler "insan haklarına uymaÂyan" Ermeni caniler tarafından öldürülmüşler, ocakları batırılmıştı.   Kaynak:http://cezmiyurtsever.com/index.php?option=com_content&task=view&id=703&Itemid=3 |


