| KÜRTLERİN OSMANLI OLUŞU |
|
Aralarında bir konuÅŸma geçti. İki yıl gibi kısa bir sürede otuz kadar Kürt beylik ve hanedanını bir araya getirip Kürt birliÄŸini saÄŸlayan bir konuÅŸmaydı o. Yüce hükümdar Selim ile Kutlu Müderris İdris`i samimi dost yapan bir konuÅŸma. Bu konuÅŸmadan sonra o kadar iyi geçimlik oldu ki İdris, hükümdara çok hoÅŸuna gidecek bir lakap (Yavuz) verdi; hükümdar da ona Diyarbakır ve havalisine hükmedecek bir kazaskerlik rütbesi. İşte o ahitleÅŸmenin cümlelerinden bazıları: Â
- Hocam ve ağalar! Devr-i saltanatımın bidayetinden bu yana mîr-i aşiret tesmiye olunan Ekrad sancaklarını devletim sancaklarıyla eşit tutmuşluğum hatırlarda mıdır?  - Evet, hünkarım, cümle bilad-ı Ekrâd bunu hatırlar.  - Baba ve dedelerinizden miras aldığınız örf ve adetleri onurlu şekilde sürdürmek üzere paşa sancaklarında yurtluk ve ocaklık yoluyla size şimdi de dirlikler vermektir maksadım, ister misiniz?  - Evet isteriz, yüce Sultan, örfümüze sadığız, isteriz.  - Dağlarda mekan tutmak yerine düzde çift sürseniz, bereketli toprakları ekip biçseniz ve ben de bunun için size ahitnameler düzenletsem, buna karşılık fermanıma râm olup askerim yedeğinde cengaverlik eder misiniz?  - Evet ey hükümdar, yanınca kılıç sallar, can alır, can veririz!..  - Devletimin sefer ve gaza vaktinde, beyleriniz, ordularını yine kendi serdarları ve yine kendi teçhizatlarıyla birlikte orduma katarsa, hazar ve barış vaktinde ben dahi sizi düşman ellerden ve yabancı müdahalelerden korurum. Razı olur musunuz?  - Evet, razı oluruz adaletli hünkar!  - Südde-i saadetim ve devletim nezdinde sözümü söz, işimi iş bilir misiniz?  - Evet!.. Biliriz.  - O halde bu ahitten sonra emirlikleriniz, örf ve aşiret hususiyetleri üzre rahat olsunlar. Ve dahi ahdimiz haleflerimiz nezdinde korunup uygulansın, razı mısınız?  - Evet!..  - Reyiniz sorulduğunda sizi reyimle mutabık bulacak mıyım?  - Evet!...  - Varın, ta-be-kıyamet huzur ve emniyette olun!.. |


