| İstenmeyen ırkları kısırlaştırma planı |
|
Alman asıllı Amerikalı araÅŸtırmacı-gazeteci F. William Engdahl, tarım sektörünü elinde tutan GDO devlerinin insanlık için gerçek bir kıyamet yaratacağını söylüyor. İddiaları son derece ürkütücü. Norveç'teki küresel tohum deposuyla amaçlanan arî üstün ırk yaratmak mı yoksa istenmeyen ırkları yiyeceklerle kısırlaÅŸtırmak mı? "Kıyamet tohum deposu" olarak da bilinen Svalbard hariç dünyadaki diÄŸer tohum depolarını bekleyen "kıyamet"i kim koparacak? Engdahl sorularımızı yanıtladı. - Svalbard Küresel Tohum Deposu'nun finansörleri kimler?Hayır. Bunu açıklamak için önce kıyamet muhafızlarının kimliklerinden ve geçmiÅŸte neler yaptıklarından biraz söz edelim. Rockefeller 1971'de Uluslararası Tarım AraÅŸtırmalarında Küresel Danışmanlık Grubu olan CGIAR'ı kurdu. CGIAR, üçüncü dünya ülkelerinin bilim adamlarının ve agronomistlerinin (tarım uzmanı) "modern tarım ürünü" kavramlarında uzmanlaÅŸmaları ve ABD'de öğrendiklerini ülkelerine götürmeleri ile yakından ilgilendi. GDO'lu "Gen Devrimi"nin yaygınlaÅŸması için paha biçilmez bir etki ÅŸebekesi oluÅŸturdular. CGIAR, daha etkin olabilmek için BM Gıda ve Tarım Örgütünü (FAO), BM İlerleme Programı'nı ve Dünya Bankası'nı da iÅŸin içine dâhil etti. Yeni Aktüel Dergisini 29 Kasım - 5 Aralık 2007 tarihli 125. sayısında "Kıyamet Kapısı" baÅŸlığıyla kapak konusu olarak iÅŸlediÄŸimiz ve 26 Åžubat 2008'de tamamlanacağını duyurduÄŸumuz "proje", tamamlandı. Norveç'in kuzeyindeki Spitsbergen adasında "Svalbard Küresel Tohum Deposu" adı verilen o ambar, Mart 2008 itibariyle resmen faaliyete baÅŸladı. DonmuÅŸ bir dağın 130 metre altına inÅŸa edilen ambarda ÅŸu anda dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 milyon farklı tohum özel ambalajlarda saklanıyor. Kuzey Kutbu'na 1100 kilometre uzaklıkta olan buzdağı ambarında bazı dayanıklı tohumlar 1000 yıl kadar bozulmadan kalabilecek. Her türlü nükleer saldırıya, patlamaya ve depreme dayanıklı olan bu tohum deposuna "kıyamet tohum deposu" da deniyor. Dünya üzerindeki tüm tohum çeÅŸitlerini biraraya getirmeyi hedefleyen ambarın amacı, gelecekte dünyanın başına gelebilecek nükleer savaÅŸ, meteor düşmesi veya iklim deÄŸiÅŸimi gibi bir felaket durumunda, tohum çeÅŸitliliÄŸinin korunmasını saÄŸlamak. Buraya kadar her ÅŸey gayet iyi niyetli görünüyor. Ancak Alman asıllı Amerikalı araÅŸtırmacı-gazeteci F. William Engdahl'ın bu proje ile ilgili dehÅŸet verici şüpheleri var. Kıyamet muhafızları Öncelikle, bu ambarın Global Crop Diversity Trust (GCDT- Küresel Hasat ÇeÅŸitliliÄŸi Örgütü) aracılığıyla iÅŸletildiÄŸini söylemeliyim. Nisan 2009 rakamlarına göre 123 milyon dolarlık bir finansmanları var. Roma'da kurulan bu örgütün başında Kanadalı Margaret Catley-Carlson bulunuyor. 1998'e dek New York merkezli Nüfus Konseyi'nin de (Population Council) baÅŸkanıydı. Bu konsey John D. Rockefeller'ın nüfus popülasyonunu düşürmek amacıyla 1952'de kurduÄŸu, aile planlaması adı altında geliÅŸmekte olan ülkelerde kısırlaÅŸtırma çalışmaları yürüten bir konsey. DiÄŸer GCDT üyeleri arasında Hollywood Dream Works Animation'a baÅŸkanlık eden Lewis Coleman da var. Coleman, ABD'nin en büyük Pentagon anlaÅŸmalı askeri endüstri ÅŸirketi olan Northrup Grumman Corporation'ın da kurul baÅŸkanıydı. Örgütün finansörleri ise; - Geçen yıl ÅŸirketin aktif yönetiminden çekilerek kurduÄŸu Bill-Melinda Gates Vakfı aracılığıyla kendini Asya ve Afrika'daki çiftçilere yardıma adayacağını beyan eden Microsoft'un kurucusu Bill Gates! - Dünyanın en büyük patentli GDO tohum ve tarım kimyasalları devi ABD'li DuPont / Pioneer Hi-Bred! - Yine bir ABD'li GDO devi Monsanto! - İsviçre menÅŸeli GDO tohum ve tarım kimyasalları ÅŸirketi Syngenta! - 1970'lerde 100 milyon dolarlık bir kaynakla "YeÅŸil Devrim" diye bilinen tohumda gen devrimini baÅŸlatan ve tarımsal deÄŸiÅŸim ile ideal genetik saflığı saÄŸlama çalışmalarını yürütmek üzere dünyanın en büyük vakıflarından birini kuran petrol devi Rockefeller! - ABD, İngiltere, Norveç, Almanya, İsviçre ve Kanada'dan da devlet fonları aktarılıyor. Yani özetle, GDO tohumları az geliÅŸmiÅŸ ve geliÅŸmekte olan ülkelere yayarak tarlalardan orijinal tohumların kökünü kazıyan ÅŸirketler, ÅŸimdi dünya üzerindeki tüm orijinal tohumları olası bir kıyamet günü için kutuplarda buzdan bir adaya saklıyor. Dünyanın pek çok ülkesinde "zaten var olan" tohum depolarına ne gibi bir felaket gelecektir ki, Svalbard'a muhtaç kalınacaktır? Ebu Garib tohumları nerede? - Nükleer savaÅŸ, iklim deÄŸiÅŸimi veya meteor düşmesinin dışında bir felaketten mi söz ediyorsunuz? Evet, planlı bir felaketten söz ediyorum. Bunu anlamak için yalnızca 2003 Amerikan bombardımanından sonraki Irak'a bakmak yeterli. Irak medeniyetlerin beÅŸiÄŸi ve binlerce yıl önce buÄŸday tarımının doÄŸduÄŸu yerdir. Ebu Garib'de yüzlerce yılda geliÅŸtirilen buÄŸday tohumu çeÅŸitlerinin yer aldığı bir tohum bankası bulunuyordu. Amerikan bombardımanından sonra o tohum mahzeni tarihe karıştı. Artık kimse o tohumların nerede olduÄŸunu bilmiyor. Düşünün, dünyadaki tüm tohum çeÅŸitleri NATO destekli Svalbard'da biraraya getirilip kontrol altına alındığında, dünyadaki diÄŸer paha biçilmez tohum bankalarını savaÅŸlar ve terörist eylemler ile yok etmek çok kolay olacak! Sonrasında da Monsanto ve DuPont gibi devler kendi GDO tohumlarını tüm dünya çiftçilerine tek elden sunabilecekler. Yani tüm tohum çeÅŸitlerini ele geçirdikten sonra dünyanın diÄŸer tohum bankalarını, tekel oluÅŸturabilmek amacıyla yok edebilirler. "Ari ırk yaratma projesi - Peki tekel olma arzusunun temelinde yatan tek sebep ekonomik mi?Â
"Rockefeller Hitler'in de finansörüydü" Üstün ırk yaratma projesi tanı olaÂrak nasıl bir ÅŸey? Rockefeller Vakfının ve zengin finans kurumlarının 1920'lerden beri genetik olarak üstün ırk yaratmayı meÅŸrulaÅŸÂtırmak için kullandıkları öjenik bilimi daha sonradan genetik mühendisliÄŸi olarak deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir. Hitler ve NaziÂler buna ari üstün ırk diyorlardı. HitÂler'in öjenik çalışmaları da bugün SvalÂbard'a milyonlarca dolar akıtan RocÂkefeller Vakfı tarafından finanse edilÂmiÅŸti. Rockefeller Vakfı, Third Re-Ich's Kaiser VViIhelm Instilutcs'nün ari ırk öjenik çalışmalarını finanse ediyorÂdu. 2. Dünya Savasında ABD resmi olarak savaÅŸa Hitler Almanya'sının karsısında olarak girerken, RockefelÂler Standard Oil Group, illegal olarak Alman Luftvvaffe ve VVehrmacht birÂliklerine petrol nakline devam etti. Bununla ilgili ABD Senato araÅŸtırmaÂsı da yapıldı. Rockefeller Vakfı insanı "gen dizilimÂlerine" indirgemeye çalışan sözde moÂleküle! biyoloji bilimini yaratmıştı ve sonunda insan («elliklerini istenen ÅŸeÂkilde deÄŸiÅŸtirmeyi amaçlıyorlardı. HitÂler'in Öjenikçi bilim adamları 2. Dünya Savasından sonra sessi/ce ABD'ye göÂtürülmüş ve ÇeÅŸitli yaÅŸam formlarının genetik olarak tasarlanması konusun da ilk adımları atmışlardır. Gıdalar ile negatif ojenik Amaç tarım yani gıdalar üzerinden üstün ırk yaratmak mı? Aslında daha da kötüsü. Rockefeller, Carnegie, Harriman ve diÄŸer zengin elit aileler tarafından fonlanan öjenik (üstün ırk yaratma) lobisinin 1920'den beri biricik amacı "negatif öjenik"tir. "Negatif ojenik" istenmeyen soyların sistemli bir ÅŸekilde yok edilmesidir. Aile Planlaması Enternasyonalin kuÂrucusu, koyu öjenikçi ve Rockefeller ailesinin yakın dostu Margaret Sanger, 1939'da Harlem'de "Negro (Zenci) Projesi" adı altında bir proje baÅŸlattı. Bu projenin ne olduÄŸunu bir arkadaşıÂna yazdığı mektupta açıkça dile getiriÂyordu: "Negro (Zenci) nüfusu ortadan kaldırmak istiyoruz".
20 yıllık kısırlaÅŸtırma projesi Negatif öjenik bir kısırlaÅŸtırma proÂjesi mi? Örnekler üzerinden gidelim. Küçük bir Kaliforniya biyoteknoloji ÅŸirketi olan Epicyte, genetik mühendisliÄŸi marifetiyle, yendiÄŸinde erkeÄŸi kısırlaÅŸÂtıran bir mısır geliÅŸtirdiklerini açıkladı. Epicyte, Svalbard'ın iki sponsoru olan DuPont ve Syngenta ile teknolojilerini yaymak için ortaklık kurmuÅŸtu. Çok ilÂginçtir ki Epicyte, genetiÄŸi deÄŸiÅŸtirilÂmiÅŸ sperm öldürücülü mısırı ABD TaÂrım Bakanlığfndan (USDA) aldığı araÅŸtırma fonuyla geliÅŸtirmiÅŸti. Bir baÅŸka örnek; 1990'larda BM DünÂya SaÄŸlık örgütü, Nikaragua, Meksika ve Filipinler'de 15 ila 45 yaÅŸları arasınÂdaki milyonlarca kadının tetanoza karÂşı aşılanması için bir kampanya baÅŸlatÂtı. Erkekler de tetanoz olabilirdi ama aşı erkeklere yapılmadı. Bu şüphe uyandırıcı durumdan ötürü Katolik bir kilise organizasyonu olan Comite Pro Vida de Mexico (Meksika YaÅŸam Komitesi) aşıları test ettirdi. Test sonuçÂları ile, Dünya SaÄŸlık örgütü'nün (WHO) yalnızca çocuk doÄŸuracak yaÅŸÂtaki kadınlara dağıttığı aşıların Chorionic Gonadotrophin (hCG) içerdiÄŸi ortaya çıktı. DoÄŸal bir hormon olan hCG, tetanoz toksoid taşıyıcılarıyla birleÅŸtiÄŸinde kadınların hamile kalmaÂsını engelleyen antikorları üretiyordu. Daha sonradan ortaya çıktı ki RockeÂfeller Vakfı, Rockefeller Nüfus KonÂseyi, Dünya Bankası ve ABD Ulusal SaÄŸlık Enstitüleri, Dünya SaÄŸlık örgüÂtü (WHO) için tetanoz taşıyıcın bir kıÂsırlaÅŸtırma aşısı üretmek için 1972'de 20 yıllık bir proje baÅŸlatmışlardı. AyrıÂca Svalbard Kıyamet Tohum Deposu'nun ev sahibi Norveç hükümeti kısırlaÅŸtırıcı aşının üretilmesi için 41 milÂyon dolar bağış yapmıştı! Hibrid tohumlarla tekel tuzağı Rockefeller'in geliÅŸmekte olan ülkeÂlerde yürüttüğü YeÅŸil Devrim çalışmaÂlarına bu açıdan bakınca korkunç göÂrünüyor… Rockefeller Vakfı 1946'da sadece adı yeÅŸil olan "YeÅŸil Devrim"i baÅŸlattı. Neydi YeÅŸil Devrim? 60'larda RockeÂfeller'in çalıştığı Meksika, Hindistan gibi ülkelerde daha çok ürün veren ısÂlah edilmiÅŸ tohum çeÅŸitleriyle açlık soÂrununu büyük ölçüde çözmeyi vaat ediyordu. Yıllar sonra. YeÅŸil Devrim'in aslında Rockefeller ailesinin ileride tekelleÅŸtirebilecekleri bir tanın ısı geliÅŸtirme planı olduÄŸu ortaya çıktı; tıpkı yarım yüzyıl önce petrol endüstriÂsi iÅŸinde yaptıkları gibi. Nasıl tekelleÅŸtiler? YeÅŸil Devrim geliÅŸmekte olan piyasaÂlarda yeni hibrid tohumların üretilmeÂsine dayanıyordu. Hibrid tohumlar üreyemedikleri için çiftçilerin her sene tohum alması gerekiyordu. Hibrid toÂhum patentlerinin DuPont / Pioneer Hi-Bred'in ve Monsanto'nun başını çektiÄŸi bir avuç dev tohum ÅŸirketinin elinde toplanması daha sonra GDO'lu tohum darbesi için yolu açtı. Hibrid toÂhumlar ve bu tohumların ihtiyaç duyÂduÄŸu kimyasal gübreler, çiftçileri tarım ve petro-kimya ÅŸirketlerine bağımlı hale getiriyordu. Bu gübreler RockeÂfeller kontrolündeki büyük petrol ÅŸirÂketlerinin ürünüydü. Ot ve böcek ilaçÂlan da petrol ve kimya devleri için ek pazarlar oluÅŸturuyordu. YeÅŸil devrim aslında bir "kimyasal darbeydi". GeliÅŸÂmekte olan ülkelerin yüksek miktardaÂki gübre ve ilaç girdisini finanse etmeÂleri mümkün deÄŸildi. Bu nedenle Dünya Bankasından kredi notu alaÂrak ve ABD hükümetinin garantisi alÂtındaki Chase Bank ve diÄŸer New York bankaları aracılığıyla özel borçÂlar aldılar. Sonuç? Bankalara ve tefecilere borçlanan çiftÂçiler genellikle topraklarını kaybettiÂler, iÅŸ aramak için ÅŸehirlere göç ettiler; fabrikaların ucuz işçi açığı da kapanÂmış oldu. Patentli biyolojik silah Peki ya bugün? Bugün de Gates ve Rockefeller AfriÂka'da YeÅŸil Devrim adı altında bir pro jeye daha milyonlar yatırıyor. Amaç yiÂne GDO tohumların ve kimyasalların yaygınlaÅŸtırılması. Bunun için pek çok teÅŸvik ve kampanyalara baÅŸvuruyorlar. Büyük bir tekelleÅŸme tehdidiyle karÂşı karşıyayız... Plan iÅŸlerse tüm dünya birkaç tohum devinin kölesi olacak. Washington'dan gelen emirler doÄŸrultusunda Washington'un siyasetlerine karşı olan üçüncü dünya ülkelerine tohum ver meme olasılığı da var. Ayrıca pirinç, mısır, buÄŸday ve soya gibi dünyanın temel gıda üretimi için patentli toÂhumların üretimi korkunç bir biyoloÂjik silah olarak da kullanılabilir. GeÂnetik müdahalelerle öldürücü gıdalaÂra çevrilebilirler. Netpano Tags:
|


"Norveç 'Teki Tohum Deposu Dünyayı Ele Geçirme Planının Bir Parçası"
- Svalbard Küresel Tohum Deposu'nun finansörleri kimler?Hayır. Bunu açıklamak için önce kıyamet muhafızlarının kimliklerinden ve geçmişte neler yaptıklarından biraz söz edelim. Rockefeller 1971'de Uluslararası Tarım Araştırmalarında Küresel Danışmanlık Grubu olan CGIAR'ı kurdu. CGIAR, üçüncü dünya ülkelerinin bilim adamlarının ve agronomistlerinin (tarım uzmanı) "modern tarım ürünü" kavramlarında uzmanlaşmaları ve ABD'de öğrendiklerini ülkelerine götürmeleri ile yakından ilgilendi. GDO'lu "Gen Devrimi"nin yaygınlaşması için paha biçilmez bir etki şebekesi oluşturdular. CGIAR, daha etkin olabilmek için BM Gıda ve Tarım Örgütünü (FAO), BM İlerleme Programı'nı ve Dünya Bankası'nı da işin içine dâhil etti.
Â