Drogheda Belediyesi’nce yaptırılan ÅŸükran
plâketi, 150 yıl önce Türk gemicilerin misafir edildiÄŸi eski belediye
sarayının duvarına (ÅŸimdiki Westcourt Oteli) çakıldı.
Milletimizin tarih boyunca sergilediÄŸi örnek
davranışlar hakkında konuÅŸurken bir arkadaşımız ÅŸöyle demiÅŸti:
“Lozan’da bizimle alâkalı müzakereler yapılırken Yahya Kemal de orada
imiÅŸ. Avrupalı bütün delege ve temsilciler bizim aleyhimize oy
verirken, sadece İrlanda temsilcisi her oylamada bizim lehimize parmak
kaldırıyormuÅŸ. Bu durum ÅŸairimizin dikkatini çekmiÅŸ ve bir fırsatını
bulup kendisine; ‘Herkes bizim aleyhimizdeyken, siz her seferinde
lehimize oy kullanıyorsunuz; bunu niçin yapıyorsunuz?’ diye sormuÅŸ.
İrlandalı Yahya Kemal’in yüzüne ÅŸöyle bir bakmış ve; ‘Böyle yapmaya
mecburum. Benim gibi her İrlandalı da buna mecburdur. Biz bir yandan
açlık ve kıtlıktan kırılıp, bir yandan salgın hastalıkla boÄŸuÅŸurken
(1845-1849) diÄŸer Avrupalılardan hiçbir yardım ve destek görmedik. Ama
sizin Osmanlı dedeleriniz, yardım olarak hem para hem de gemiler dolusu
erzak gönderdiler. O zor günlerde bize insanca, dostça uzanan eli asla
unutamayız. Siz her zaman desteklenmeye lâyık bir milletsiniz; bunu çok
iyi hak ediyorsunuz!’ diye cevap vermiÅŸ.”
Bu menfî durumlardan sonra bir milyona yakın İrlandalı Amerika’ya göç
etmiÅŸtir. Hattâ bunlardan bazıları Amerika’da CumhurbaÅŸkanı bile
seçilmiÅŸtir.
Kökleri İrlanda’ya dayanan Amerikan BaÅŸkanları:
1- Andrew Jackson, 7. BaÅŸkan (1829-1837)
2- James Knox Polk, 11. BaÅŸkan (1845-1849)
3- James Buchanan, 15. BaÅŸkan (1857-1861)
4- Ulysses S Grant, 18. BaÅŸkan (1869-1877)
5- Chester Alan Arthur, 21. BaÅŸkan (1881-1885)
6- Grover Cleveland, 22. ve 24. BaÅŸkan (1885-89, 1893-97)
7- William McKinley, 25. BaÅŸkan (1897-1901)
8- Woodrow Wilson, 28. BaÅŸkan (1913-1921)
9- John Fitzgerald Kenndy, 35. BaÅŸkan (1961-1963)
10- Lyndon Baines Johnson, 36. BaÅŸkan (1963-1969)
11- Richard Milhous Nixon, 37. BaÅŸkan (1969-1974)
12- James Earl Carter, 39. BaÅŸkan (1977-1981)
13- Ronald Wilson Reagan, 40. BaÅŸkan (1981-1989)
14- George Herbert Walker Busch, 41. BaÅŸkan (1989-1993)
15- William Jefferson Clinton, 42. BaÅŸkan (1993-2001)
16- George W Busch, 43. BaÅŸkan (2001-....)
İrlanda’yı kasıp kavuran kıtlık döneminde, Osmanlı Devleti’nin yaptığı
nakdî ve aynî yardımın hatırasına geçtiÄŸimiz mayıs ayında Dublin’e
yetmiÅŸ mil uzaklıktaki Drogheda ÅŸehrinde tören yapılarak, o döneme ait
tarihî bir binaya ÅŸükran plâketi asıldı.
Tarihî bilgi ve belgelere göre iki milyon İrlandalının göç etmesine ve
ölümüne sebep olan açlık ve kıtlık felâketi sırasında Sultan
Abdülmecid, İrlanda halkına on bin sterlin yardımda bulunmak istediÄŸini
bildirir. Fakat kendi topraklarına dâhil bulunan bu bölgeye sadece iki
bin sterlin vermeyi kararlaÅŸtıran İngiltere Kraliçesi Victoria,
İstanbul’daki büyükelçisi vasıtasıyla, Sultan’ın teklifine karşı çıkar
ve neticede Osmanlı bağışı bin sterline iner. Sultan Abdülmecid bunun
üzerine İrlanda’ya tahıl yüklü beÅŸ gemi gönderir. Fakat İngilizlerin
Dublin Limanı’na sokmadıkları erzak dolu yardım gemileri, yüklerini
Drogheda Limanı’na boÅŸaltır (1847). Bu dönemde İngiltere ve kıta
Avrupa’sı sanayi devriminin getirdiÄŸi refah ve zenginlik içinde
oldukları hâlde İrlanda’ya yardım etmezken, Osmanlı’nın hem maddî
sıkıntı içerisinde, hem de çok uzak bir coÄŸrafyada olmasına raÄŸmen
insanî yardımda bulunması burada dikkat edilmesi gereken önemli
hususlardan biridir.
İşte, bu hâdisenin hatırasına Drogheda Belediyesi’nce yaptırılan ÅŸükran
plâketi, 150 yıl önce Türk gemicilerin misafir edildiÄŸi eski belediye
sarayının duvarına (ÅŸimdiki Westcourt Oteli) çakıldı. Düzenlenen
törende konuÅŸan İrlanda Büyükelçimiz Taner Baytok, hâdiseyi The
Threshold dergisinde, Thomas P. O’Neill imzasıyla 1957 yılında
yayımlanmış yazıdan öÄŸrendiÄŸini söyledi.
Baytok, İrlanda asilzâdelerinin padiÅŸaha gönderdikleri ve hâlen Topkapı
Sarayı Müzesi arÅŸivinde muhafaza edilen teÅŸekkür mektubunun da bu
Osmanlı yardımını doÄŸruladığını belirtti. Mektupta ÅŸöyle deniyordu:
“AÅŸağıda imzaları bulunan biz İrlanda asilzâdeleri, beyefendileri ve
sâkinleri, Majesteleri tarafından, acı çeken, kederli İrlanda halkına
gösterilen cömert hayırseverlik ve alâkaya en derin minnetlerimizi
saygıyla takdim eder ve onlar adına Majesteleri tarafından İrlanda
halkının ihtiyaçlarını karşılamak ve acısını dindirmek üzere cömertçe
yapılan bin sterlinlik bağış için teÅŸekkürlerimizi arz ederiz.”
Kraliçe Victoria’nın, kendi topraklarına dâhil bir bölgeden yükselen
çok âcil yardım çaÄŸrısına karşı yapılmak istenen nakdî yardımı
engellemesi ve bunu onda bire düÅŸürmesi ibret verici bir vakaydı.
(Maalesef dünyanın baÅŸka yerlerinde günümüzde de benzer hâdiselere
rastlamaktayız.) Buna karşılık Osmanlı Sultanı’nın, siyasî sürtüÅŸmeleri
ve nakliye güçlüklerini de göze alarak, dört bin kilometre uzaÄŸa tahıl
yüklü gemiler göndermesi, büyük bir âlicenaplık örneÄŸiydi. Büyükelçimiz
Baytok, Avrupa’da demokratikleÅŸme ve insan hakları konusunda haksız
tenkitlere mârûz kaldığımız bir sırada gerçekleÅŸen bu ÅŸükran plâketi
törenini, Türklerin insan sevgisinin, muhtaçlara ve acı çekenlere nasıl
yardıma koştuğunun delili olarak değerlendiriyordu. İrlanda halkının
kadirÅŸinas jesti Türk kamuoyunda bir moral tesir saÄŸlayacaktı.
Drogheda’nın Belediye baÅŸkanı Alderman Frank Goddfrey de, ÅŸehir
ambleminin Osmanlı hilâl ve yıldızı olduÄŸunu hatırlatarak “Åžükran
plâketimiz, iki ülke insanlarının dostluk sembolü olacaktır,
ümidindeyim. Dostumuz Türkiye’yi en kısa sürede Avrupa BirliÄŸi içinde
görmek istiyoruz.” dedi. Kıtlık ve Açlık Müzesi müdürü de, Türk halkına
ve Osmanlı Devleti’ne minnettar olduklarını vurguladı.
ArÅŸivlerimize baÅŸ vurunca, hem İrlanda asilzâdelerinin teÅŸekkür
mektubuna, hem de İngiliz BüyükelçiliÄŸi’nin o zaman gönderdikleri
teÅŸekkür belgesine ulaşıldı. Bizler için ve geçmiÅŸimiz açısından
iftihar vesilesi bu belgelerin dünyaya duyurulması da, bilhassa ülkemiz
aleyhine bazı olumsuzlukların yaÅŸandığı ÅŸu günlerde çok mühim olsa
gerek...
“Geceyarısı Ekspresi” ve “Musa Dağı” gibi asılsız filmlerle ülkemize
iftirada bulunanlara karşı verilecek en güzel cevap, bu hâdisenin
belgesel bir film hâline getirilip dostluÄŸun nasıl olması gerektiÄŸini
dünya kamuoyuna duyurmaktır. Böyle bir film, tarihî bir hakikati
açıklamaktan baÅŸka, gelecekte kurulacak dostluk ve münasebetlerin hangi
temeller üzerinde ÅŸekilleneceÄŸinin de bir göstergesi olacaktır.
Safvet SENİH
Alıntı
|