| İki Farklı Tarih Yorumu |
Tarih hakkında iki farklı tavır sergilenmektedir. Birincisi; `Eskilerde
olup bitmiÅŸ iÅŸlerden bana ne!` diyerek önemsememektir. İkincisi tarihî
olayları sebepleriyle araştırmak, onları yorumlayıp istifade etmeye
çalışmaktır.
Bu ikinci telakki tarzı aynı zamanda Kur`an`ın hatta bütün semavî dinlerin yoludur. İnanmayanlar, Ad ve Semûd gibi kavimler hakkında verilen bilgilere `Bunlar eskilerin masalları` diyorlardı. Halbuki Kur`an ve semavîliÄŸine inanılan diÄŸer kitaplar, bu kavimlerin ahlâksız olmalarının cezasını çektiklerini vurgulayarak, inananları, tarihî olayları sebepleriyle anlamaya çağırıyorlardı. Ayrıca Kant gibi pek çok filozofun da iÅŸaret ettiÄŸi üzere tarih, insan için mecburiyettir. Çünkü hiçbir idrak sahibi için geçmiÅŸ, hal ve gelecek soru olmaktan çıkmaz. Günlük ifadeyle `Nereden geliyoruz, neredeyiz, nereye gidiyoruz?` soruları aklı başında her insanın zihnini kurcalar. `Tarih bize sadece eski çaÄŸlarda yaÅŸanıp bitmiÅŸ olay ve olgulara dair hikâyeler anlatır, bunların günümüzle alakası yoktur` yaklaşımı doÄŸru deÄŸildir. Biz mazinin eseriyiz; tarihin defterine kaydolmuÅŸ hadiseler hakkında hüküm veren idrakimiz gökten inmemiÅŸtir. Sözü geçen tesirlerin oluÅŸuyla yoÄŸrularak gün ışığına çıkmıştır. Varlığının ÅŸuurunda bulunan her canlı, deÄŸerlerinin ve müktesebatının izahını yapmak ister. Bu da bizi geçmiÅŸle hemhal olmak zorunda bırakır. Nereye baksak dünü görürüz. Tarihten kaçmak mümkün deÄŸildir; gerçeÄŸini ortaya koyamazsak yanlışı bizi yakalayıp sevk eder. GeleceÄŸimiz bugünde sırlanmıştır; bugünümüz ise geçmiÅŸimiz tarafından dokunmuÅŸtur. Gelecek hakkındaki tasavvurlarımız, geçmiÅŸimizi doÄŸru tahlil edebildiÄŸimiz nispette gerçekçileÅŸir. GeleceÄŸimiz hakkında öngörülerde bulunmak için diÄŸer milletlerin, bilhassa tarihî baÄŸlarla baÄŸlı olduÄŸumuz ve yakın iliÅŸkiler kurmak zorunda kalacağımız millet ve devletlerin durumlarını da incelemeliyiz. İliÅŸkide bulunduÄŸumuz milletlerin geliÅŸmeler karşısındaki muhtemel tavırlarını tahmin edebilmek ciddi bir tarihî malumatı gerektirir. Yanlış bilgiler yanlış deÄŸerlendirmelere, yanlış deÄŸerlendirmeler yanlış tahminlere yol açar. Bu da bir milleti tarihin karanlıklarına sürükleyebilecek yanlışlara sebep olabilir. GeçmiÅŸe baktığımızda, insanlık tarihinde etkili olmuÅŸ, devletler kurup medeniyet üretmiÅŸ milletlerin tarihten azami derecede istifade ettiklerini görürüz. Bu sayede kendi deÄŸerlerini takdir edebilmiÅŸ, cevherler vücuda getirip fonksiyonlarını ifade edebilmiÅŸlerdir. Tarihi hayatın üstadı kabul eden Romalılar, devletlerini `Ebedi Roma` olarak vasıflandırmışlardı. Osmanlıların kuruluÅŸ devirlerinde, geçmiÅŸteki Türk devletlerini araÅŸtırma komisyonları kurduklarını biliyoruz. Onların hatalarını tekrarlamamak için nasıl bir yol izlemeleri gerektiÄŸini bu ve benzeri vasıtalarla tespit etmeye çalışmışlardır. Tarihe hak ettiÄŸi deÄŸeri verdiklerini düÅŸünmelerinin ve ondan edindikleri donanımla sonsuza dek yaÅŸayacaklarına inanmalarının da payı olsa gerek, devletlerini `Devlet-i Ebed Müddet` olarak tavsif etmiÅŸlerdi. Bir millet, geçmiÅŸ muvaffakiyet ve hüsranlarının hülasası olan imkânlarını gelecek tasavvurunun ÅŸuur hanesine kaydeder. Tarihini bilmeyenlerin hayatı baÅŸkalarının insafına kalır. Hele mazide büyük iÅŸler baÅŸarmış bir milletin tarihini baÅŸkaları yazıyorsa o millet için `eyvah`tır. Lazım olanı gizlerler, kördüÄŸümleri hakikat gibi gözler önüne sererler. O milletin geçmiÅŸinin kör noktalarından kendilerine bir gelecek hazırlamaya çalışırlar. Tarih, kronolojiden ibaret deÄŸildir. Hatta sebeplere inmek ve illiyet bağını takip ederek kendimizce saÄŸlıklı yorumlar hülasa etmek de yeterli deÄŸildir. Olaylar arasında kaybolmamak, bütünü görmek gerekir. Aksi halde aslî unsurlar laf kalabalığında kaybolabilir. Hiçbir olay kendi sebepliliÄŸi içerisinde baÅŸlayıp sona ermez. Tarihî akışı belirleyen hadiseler iç içe geçmiÅŸ, birbirine dolanmış yumaklar halindedir. Tarihçi, bu yumağı büyük bir sabır ve dikkatle çözerek mihverini teÅŸkil eden mesele ve deÄŸerleri teÅŸhis etmelidir. Bunu yapabilmesi için de olayların seyrini takip etmeye en elveriÅŸli yeri tespit edip orada durması bir zarurettir. Zaman http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=763620&title=iki-farkli-tarih-yorumu Tags:
|


Tarih hakkında iki farklı tavır sergilenmektedir. Birincisi; `Eskilerde
olup bitmiÅŸ iÅŸlerden bana ne!` diyerek önemsememektir. İkincisi tarihî
olayları sebepleriyle araştırmak, onları yorumlayıp istifade etmeye
çalışmaktır.