| Erzurum Kongresi |
|
Gerçekten; Mustafa Kemal`i, geniş yetkilerle Anadolu`ya gönderen Vahdettin`in de (çok şükür) basireti bağlanmıştı; çıkış vizesi veren, işgal kuvvetleri kumandanlığının da basireti bağlanmıştı. Fakat Bandırma Vapuru İstanbul Boğazı`ndan yeni çıkmıştı ki; İngilizler, yaptıkları hatayı (!) anladılar ve geri çağrılmasını istediler. Harbiye Nezareti`ndeki yurtsever kumandanlar, bir süre `idare etseler` bile artık deniz tükenmişti... x x x Mustafa Kemal, 3 Temmuz 1919`da Erzurum`a geldi. Yapılan ilk planlamaya göre; Kongre 10 Temmuz`da toplanacaktı. Fakat gelmesi beklenen kimi delegelerin gecikmesi nedeniyle; açılış 23 Temmuz`a ertelendi. Bu arada; Mustafa Kemal üzerindeki İstanbul baskısı da artmaktaydı. Örneğin Damat Ferit; 20 Temmuz`da, Erzurum Kongresi`nin yasaklandığını bildirerek, Erzurum vali vekili Hurşit Efendi`den, Mustafa Kemal`i tutuklamasını ister. Hurşit Efendi`nin yanıtı çok ilginçtir: `Gücünüz yetiyorsa gelin siz tutuklayın.` Fakat Mustafa Kemal; 8 Temmuz`da, ordudan ayrılacaktır. Zira 5 Temmuz günü, İstanbul`dan gelen şifreli bir telgrafla; dönmesi kesin olarak emrediliyordu. Diğer taleplerde olduğu gibi; Mustafa Kemal, bunu da reddedecek fakat 8 Temmuz`da, hem ordu müfettişliği görevinden alındığına dair bir telgraf ve hem de; Karabekir`e, Mustafa Kemal`in tutuklanarak İstanbul`a gönderilmesi emri gelecektir. Bu gelişmeler üzerine Mustafa Kemal, ordudan istifa edecek ve durumu, ulusa ve ordulara bildirecektir. Bunu, Mustafa Kemal`in söyleyişi ile okuyalım: `...Durumu ordulara ve ulusa kendim bildirdim. O günden sonra, resmi görev ve yetkiden ayrılmış olarak; yalnız ulusun sevgisine, cömertliğine ve yiğitliğine güvenerek ve onun bitmez uyarıcı ve yaratıcı kaynağından, (feyz ve kudret membaından) aydınlanıp güçlenerek, (ilham ve kudret alarak) vicdanımızın gösterdiği yolda, görevimizi yapmaya devam ettik...` x x x Mustafa Kemal, ordudan istifa etmiş ve çok küçük yaşlardan beri sırtında taşıdığı üniformayı çıkartmıştı ama acaba Karabekir`in tutumu ne olacaktı? Karabekir, bir gün sonraya randevu vermiş ve `Ben size gelirim...` demişti. Acaba, neden bir gün sonraya randevu vermişti? Acaba, İstanbul`un emrini dinlemek niyetinde miydi? 8 Temmuz`u 9 Temmuz`a bağlayan gece; Şevket Süreyya Aydemir`in deyişi ile; Mustafa Kemal`in, `yaşamındaki en uzun gece` olmuştu. Sabahleyin; yardımcıları, kalabalık bir süvari grubuyla, Kazım Paşa`nın gelmekte olduğunu haber verdiler. Gerçekten Karabekir, kolordusuna bağlı ve farklı bölgelerde konuşlanmış bulunan tümenlerin, kumandanlarını ve üst rütbeden subayları da davet etmiş ve randevuyu, bunun için bir gün sonraya vermişti. Mustafa Kemal`in karşısına geçer ve bir asker selamı vererek, `Emrinizdeyiz Paşam` der. `Ben, subaylarım, erlerim, kolordum, hepimiz emrinizdeyiz...` Ulusal mücadelenin, belki de en kritik ilk aşaması atlatılmıştı. Mustafa Kemal`in askerlikten istifa etmesi, Kazım Paşa`nın tutumunu değiştirmemişti. x x x Erzurum kongresi, 23 Temmuz`da çalışmalarına başladı. Kongre; Erzurum`dan 24, Trabzon`dan 17, Sivas`tan 10, Bitlis`ten 3 ve Van`dan 2 olmak üzere, 56 delege ile toplanmıştı. İlk gün yapılan oylama sonucunda; 3 ret, 4 çekimser oya karşılık, 38 oyla Mustafa Kemal Kongre başkanlığına, seçildi. Erzurum Kongresi; aralarında, Mustafa Kemal`in ve Rauf Bey`in de bulunduğu, 9 kişilik bir `temsil heyeti` seçerek ve bir bildiri yayınlayarak çalışmalarını tamamladı. Kapanış konuşmasını yapan Mustafa Kemal, `Tarih bu kongreyi, büyük bir eser olarak kaydedecek` diyecektir. Kapanış bildirisinde, değişik konulara değiniliyordu: - Ulusal sınırlar içinde bulunan yurt parçaları, bir bütündür: birbirinden ayrılmaz. - Yabancıların topraklarımıza girmesine ve işlerimize karışmasına karşı ve Osmanlı Hükümeti`nin dağılması halinde, ulus birlikte direnecek ve savunacaktır. - Ulusal gücü, etken ve ulusal iradeyi, egemen kılmak; temel ilkedir. - Hristiyan azınlıklara, siyasal üstünlük ve toplumsal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilmez. - Yabancı devletlerin, güdümü ve koruyuculuğu, kabul olunamaz. - Millet Meclisi`nin hemen toplanması ve hükümet işlerinin, Meclis denetiminde yürütülmesinin sağlanması için çalışılacaktır. x x x Erzurum Kongresi`nden sonra; sıra, Sivas`ta toplanacak olan, ulusal kongreye gelmişti. Ancak `Heyet-i Temsiliye`nin, Sivas`a gitmesi önünde, maddi engeller vardı. Bunları da, bir başka yazımda anlatırım. |


Eğer ulusal mücadelemizi, bir süreç olarak düşünürsek (ki, ben öyle düşünüyorum),