| Ekşinin yaptığını Yunanlı yapmaz |
Başbakanımıza yapılan ve uygun olmayan yakıştırmaları fırsat bilenler Osmanlı'yı aşağıladılar.
Son zamanlarda baÅŸbakanımıza yapılan ve uygun olmayan yakıştırmaları fırsat bilenler Osmanlı'yı, yani geçmiÅŸimizi aÅŸağıladılar.
Bu
saldırılar bana İstiklal Savaşı döneminde Bursa'yı iÅŸgal eden
Yunanlılar'ın Osman Gazi'nin sandukasını tekmelemelerini hatırlattı.
Davos'tan
sonra başbakanımıza "Osmanlı padişahı", "Sultan Selim", "Sultan
Abdülhamid" yakıştırmaları yapıldı. Bana göre bunlar pek uygun olmayan
bir yakıştırmalar. Ancak bu yakıştırmanın sebebine bakmak gerek. Bu
durumun en önemli sebebi milletimizin ABD ve AB tarafından hor
görülmesi. Bazı yazarlarımız ise bu analizi bile yapmadan, hemen
Osmanlı'ya saldırdılar.
Osmanlı
da bizim, Selçuklu da bizim, Göktürkler de bizim Türkiye Cumhuriyeti de
bizim tarihimiz. Osmanlı olmasaydı Cumhuriyet olur muydu?. Bu devletler
birbirinin şekil değiştirerek devamıdır.
YUNANLILAR DA OSMANLI'YI AÅžAÄžILAMIÅžLARDI
Osmanlı'ya
yapılan saldırılar bana İstiklal Savaşı döneminde cereyan eden bir
olayı hatırlattı. 8 Temmuz 1920'de Yunan askerleri Bursa'ya
girdiklerinde çok çirkin bir olay cereyan etmiÅŸti. Yunan iÅŸgal güçleri
içerisinde bulunan Venizelos'un oÄŸlu Sofokles, Osman Gazi'nin türbesine
giderek kapıyı kırıp içeri girmiÅŸti. Ancak içeri giren Yunanlılar,
Osman Gazi'nin sandukasının haÅŸmeti karşısında irkilmiÅŸlerdi. Türbede
askerlerle birlikte alem yapan Sofokles, çizmeleriyle sandukaya üç
tekme atıp, kılıcını sallayarak "Kalk, koca Osman! Kalk da torunlarının
hâlini gör! KurduÄŸun devleti yıktık!" demiÅŸti.
DÜNYAYA HUZUR VERDİ
Osmanlı,
dünyanın gördüÄŸü en önemli medeniyetlerden biridir. İnsanlığa huzur
vermiÅŸtir. Osmanlı İmparatorluÄŸu'nda Müslüman olmayanlar, din
deÄŸiÅŸtirmeye zorlanmadan devletin tespit ettiÄŸi kanunlar çerçevesinde
ibadetlerini yerine getirip, yaşama hakkına sahiplerken, aynı durum
Avrupa'da yoktu. Osmanlı İmparatorluÄŸu'nun gayrimüslimlere davranışı
çağına göre çok ileri ve kendi döneminde dünyanın diÄŸer bölgelerinde
mevcut olmayan bir tavırdır.
Osmanlı
İmparatorluÄŸu, Roma ve İngiliz imparatorlukları ile birlikte dünyanın
gördüÄŸü üç büyük imparatorluktan birisiydi. Ancak hiçbirisi Osmanlı
İmparatorluÄŸu'nun yönettiÄŸi bölgelerde saÄŸladığı huzur düzenini
kuramamıştı.
SINIRLARA BAK AÄžLA
Osmanlı
İmparatorluğu'nun hakim olduğu sahada Arnavutluk, Bahreyn, Birleşik
Arap Emirlikleri, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Cezayir, Etiyopya,
Filistin, Hırvatistan, Irak, İsrail, KaradaÄŸ, Katar, Kıbrıs, Lübnan,
Libya, Macaristan, Makedonya, Mısır, Moldavya, Romanya, Sırbistan,
Suudi Arabistan, Suriye, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen ve Yunanistan
kurulmuÅŸtur. Ayrıca bugünkü Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan,
Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Sudan ve Ukrayna'nın da bazı
kısımları Osmanlı toprağı olmuÅŸlardı. Bütün bu bölgelerde asırlarca
süren Osmanlı hakimiyeti günümüz dünya politikasına da etki eden derin
izler bıraktı. Bu kadar büyük bir coÄŸrafyaya hakim olmak büyük bir meziyettir. Ancak daha da önemlisi onlarca millet ve mezhebi barındıran bu coÄŸrafyada 600 yıl huzur içerisinde hüküm sürmektir. Osmanlı'nın hakim olduÄŸu coÄŸrafya biz ayrıldıktan sonra hiç huzur bulmadı. Balkanlar'da, Kafkaslar'da ve OrtadoÄŸu'da kan ve gözyaşı hiç eksik olmadı. {mosgoogle} Erhan Afyoncu/Bugün |


