| Cumhuriyet ve Türk Karakteri |
|
Cumhuriyet halkın kendini
yönetmesi, Halk Hükümeti demektir. Demokrasinin en geliÅŸmiÅŸ ÅŸekli olarak
Cumhuriyet bir tarihi geliÅŸmenin sonucudur.Bizde ÅŸeklen Cumhuriyet 29 Ekim 1923 de ilan edilmesine raÄŸmen kurumların oluÅŸturulması itibarıyla ilanından önce 23 Nisan 1920 de TBMM’nin ve yeni Türk Devletinin kuruluÅŸu ile varlığını ortaya koymuÅŸtur.Bu yeni düzen ise Türk Milletine uygunluÄŸundan dolayı tercih edilmiÅŸtir.
Bir sözünde Atatürk ’’Türk Milletinin tabiat ve adetlerine en uygun idare Cumhuriyettir ‘’ demiÅŸtir.Gerçektende öyledir. Cumhuriyet’in vazgeçilmez unsuru olan seçim sistemine Türk Milleti asla yabancı deÄŸildir.Eski Türklerde Hakan’ın liyakat ve yeteneÄŸine bakılarak seçimle iÅŸbaşına gelmesi bunun bir göstergesidir.Hatta daha yakın bir Tarihte Osman Gazi nin seçimle aÅŸiretin başına geçtiÄŸi bilinmektedir.Daha sonra ki devirlerde Saltanat sistemi uygulansa dahi Atatürk’ün belirttiÄŸi ÅŸekilde Türk Milletinin seçim sistemine aÅŸinalığı aÅŸikardır. Yine Eski Türklerde Hakan’a yardımcı olan Kurultay Meclislerinin varlığı ve savaÅŸ ,barış gibi önemli kararların bu mecliste tartışılarak alınması da Cumhuriyete olan yatkınlığımızın bir tezahürüdür. Bunun yanında Türk toplumunda asalet sınıflarının ,Batı Feodalizmindeki gibi imtiyaz ve ayrıcalıkların görülmemesi de Cumhuriyetin eÅŸitlik prensibine paralel bir özelliktir. Cumhuriyetlerde seçilenler kamu yararını kendi menfaatlerinin üzerinde tutmak zorundadırlar. Tarihimize bakıldığında ,devlet yönetimi anlayışımızda seçimle iÅŸ başına gelmeseler de kamu yararını üstün tutma anlayışı oldukça geliÅŸmiÅŸtir.Türk devletlerinde kamu yararı her ÅŸeyin üstündedir.Bilge KaÄŸan Orhun yazıtları vasıtasıyla günümüze ÅŸöyle seslenmektedir: ‘’Çıplak milleti elbiseli, fakir milleti zengin kıldım. KaÄŸan oturup aç, fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım.’’ Yine ErtuÄŸrul Beyin Osman Gazi ye vasiyetide Kamu yararının gözetilmesi gerekliliÄŸi ile ilgili öÄŸütlerle doludur. Atatürk ‘’Hürriyet ve istiklal karakterimdir.’’ Diye baÅŸlayan meÅŸhur sözünde de Cumhuriyetin iki temel dayanağı olan Hürriyet ve istiklal kavramlarının Türk Milleti için taşıdığı öneme dikkat çekmiÅŸtir. Türkler hürriyet ve istiklalsiz yaÅŸayamazlar. Bu mana da Cumhuriyet Türk Milletinin hür karakterine gayet uygun bir yönetim ÅŸeklidir. Yine Atatürk 07.04.1924 tarihli bir mülakatında Türklerde Cumhuriyet kabiliyetinin çok eski olduÄŸunu vurgulamış ve buna Ankara Ahi Cumhuriyetini örnek göstermiÅŸtir. Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılışı döneminde Ankara'yı merkez edinen Ahi hükümeti, bir derviÅŸ-esnaf cumhuriyeti olup, bir bakıma OrtaçaÄŸ İtalyan site cumhuriyetlerine benzemektedir. 1290'da kurulmuÅŸ , 1354 yılına kadar aÅŸağı yukarı 64 yıl devam etmiÅŸtir.Atatürk, Ankara insanında hala bu kabiliyetin sürdüÄŸünü ve Türk Milletinin de asla o kabiliyetten uzak olmadığını belirtmiÅŸ ve bunu taktir ettiÄŸini vurgulamıştır. Atatürk’e göre 400 senelik idareler içerisinde beÅŸeriyetin çırpına çırpına bulduÄŸu son çaredir.Türk Milletinin tırnakları ile kazıyarak kurduÄŸu istiklalini koruyacak tek vasıtadır. O halde Türk Milletinin örf ,adet ve öz karakterine son derece uygun daha önce de çeÅŸitli vasıtalarla tecrübe ettiÄŸi Cumhuriyet idaresine fazlasıyla layıktır.Cumhuriyet Türk Milletinin kendi özüne dönüÅŸü ve kendinde ki özel kabiliyeti fark etmesi demektir. Tarkan Suçıkar |

