Lozan Konferansında İngiliz Delegasyonu’nun Kürtlere bağımsızlık verilmesi fikrini ortaya atması üzerine İstanbul'da Kürtler nâmına Lolan AÅŸîreti
Re’isi ve sâbık Kürt Gençler Cem’iyeti Re’isi Dersimli
Mehmet Sabri’nin tarihî mektubu
Türk ArÅŸivciler DerneÄŸi’nin deÄŸerli baÅŸkanı Hacı Haldun Åžahin ve çok
deÄŸerli araÅŸtırmacıları, YaÅŸar Celep ve Abdurrahman Yarar’ın ortaya
çıkardığı bu belge muhteva itibariyle çok önemlidir. Åžimdiye kadar bu
belgenin gün ışığına çıkarılmayışına da doÄŸrusu ÅŸaÅŸmamak elde deÄŸil.
Lozan Konferansında İngiliz Delegasyonu’nun Kürtlere bağımsızlık
verilmesi fikrini ortaya atması üzerine, Umûm Kürt Amele ve Esnâf
Cem‘iyyeti Re’isi Salih Kahyâ nâmına Erzurumlu İsa-zâde Ahmet,
İstanbul'da Umûm Kürtler nâmına Lolan AÅŸîreti Re’isi ve sâbık Kürt
Gençler Cem’iyeti Re’isi [Düzer]-zâde Dersimli Mehmet Sabri’nin tarihî
mektubu Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR. İM, 60/3] sayılı olarak
kayıtlıdır.
Küstah İngiliz’e iÅŸte o zaman bu iki Kürt aÅŸireti reisi fevkalade güzel
bir cevap vermiÅŸti. Bugün bu cevabı baÅŸta Avrupa BirliÄŸi olmak üzere,
ABD yöneticilerine, Türkiye’yi yöneten siyasilere, Türkiye’yi etnik
parçalara ayırmak isteyen medya kuruluÅŸlarına, kendisine aydın lakabı
takan insanlara tek tek okutturmamız lazım. Bu mektubun tam metnini
gazetemizin sayfalarında orijinal metniyle birlikte yayınlıyoruz. Ama
bu makalede bir kısmını en azından yayınlamak isterim:
“Bugünlerde (Lozan Konferansı görüÅŸmelerinde) İngiltere Delegasyonu
Reisi Lord Curzon'un Kürtlere bağımsızlık verilmesi fikrini ortaya
atarak, Kürtlerin hamisi tavrını takınmasını hayret ve ÅŸaÅŸkınlıkla
karşıladık.
Kürtlerin tarihi geçmiÅŸi: Biz Kürtler, Turan neslinden bir kavimiz.
Milli an'anelerimiz ve özelliklerimizden (yiÄŸitlik, kahramanlık vb.)
dolayı Türkler bize "yiÄŸit ve cesur " manasına gelen Kürt ismini
vermiÅŸlerdir.
Kürt adıyla anılan ve büyük hizmetleri geçen kahramanların isimlerinin
yaşaması amacıyla Deminan, Hayderan, Kureyşan ve Lolan gibi isimler
kabile ve aÅŸiretlere verilmiÅŸtir. Bu aÅŸiretler, bugün anavatanın DoÄŸu
Türkleri'ni oluÅŸturmaktadırlar”
Lozan’da Türk heyetine dayatılmaya çalışılan bu konu bugün yine
Türkiye’nin gündemindedir. Ama o dönemde Kürt aÅŸiret reislerinin ortaya
koyduÄŸu tavrı bugünkü siyasilerimiz ortaya koyamamaktadır.
Kürtlerin hamisi gibi gözükerek Türk milletini bölmeye çalışanlara
karşı iÅŸte bu tarihi mektuptaki tavrı yeniden göstermenin tam
zamanıdır. Bakın tarihî mektupta Avrupalılara karşı çok net ve açık
ifadeler var:
“Biz Kürtler, Avrupa ve İngiliz diplomatlarının parlak vaatlerinin
altında kendi menfaatlerinin olduğunu biliyoruz. Ve bundan dolayı kendi
direniş kuvvetlerimizi oluşturduk. 1917 yılında İngiltere Delegasyonu
Reisi Lord Curzon gibi bağımsızlık vaatlerinde bulunan Ruslara biz
Kürtler:"Biz Türküz, bizi anavatandan hiçbir kuvvet ayıramaz. Bizim
rahata kavuÅŸmamız sizin hemen bu topraklardan çekilmenizle olacaktır."
dediler.
İşte bu gün bütün Kürtler Lozan'daki Avrupa ve bilhassa İngiliz Diplomatlarına aynı cevabı veriyoruz.
Kürtler bağımsızlıklarını kendilerini yok edecek yabancılara deÄŸil
kendi ailelerinden olan Türklere ve onları temsil eden Büyük Millet
Meclisi Hükûmeti'ne emanet etmiÅŸlerdir.”
Åžimdi Avrupa BirliÄŸi sevdasıyla her türlü dayatmayı kabul eden, siyasiler bu belgeyi tekrar tekrar okusunlar.
Bu milleti bölmeye çalışanlar ÅŸunu iyi bilsinler ki, bizim milletimiz
baÅŸka ülkenin maÅŸası olan teröristlerle, bu ülkeye baÄŸlı Kürt
kardeÅŸlerimizi her zaman bir birinden ayırt etmiÅŸtir. Bu ülkeyi bölmeye
kimsenin gücünün yetmeyeceÄŸini bu tarihi belgede bir kez daha ortaya
koymuÅŸtur.
http://www.ufukotesi.com/arsivgoster.asp?yil=2008&ay=1
|