BALIKESİR KONGRELERİ

İstiklâl Savaşı başlangıcında Yunan işgal kuvvetlerine karşı halkın başlattığı direniş hareketlerini teşkilâtlandırmak üzere Balıkesir'de yapılan kongreler.

İtilâf devletlerinin Mondros Mütarekesi'nden sonra mütarekenin 7. maddesine dayanarak Osmanlı ülkesini işgale başlamalarına karşı çeşitli yerlerde direniş hareketleri başladı ve redd-i ilhak cemiyetleri kuruldu. İngiltere'nin teşvik ve tahrikleriyle hareket eden Yunan ordusunun İzmir'i işgali ve "megalo idea" çılgınlıklarıyla civardaki kaza ve köylerde müslüman Türk halkını katliama başlaması memkelette büyük bir infial uyandırdı. Yunan işgaline karşı Batı Anado­lu'nun çeşitli yerlerinde silâhlı direniş hareketleri başladı. Yunanlılar'ın İzmir'e çıktıklarının ertesi günü Balıkesir'de Alaca Mescid'de kalabalık bir halk kitlesinin katıldığı toplantıda Yunan işgalini tanımama kararı alındı. Ayrıca kırk kişi­lik bir heyet seçilerek Balıkesir Redd-i İlhak Cemiyeti kuruldu. İstanbul hükümetinin içine düştüğü aczi açıkça dile getiren bu heyet çeşitli toplantılarında önemli kararlar aldı.

Bu sırada 61. Fırka kumandanı olarak Balıkesir'e gelen Miralay Kâzım Bey'in de (Özalp) gayret­leriyle, Kuvâ-yi Milliye ile küçük birlik­lerden oluşan Ayvalık, Soma (9 Haziran ve Akhisar cepheleri kuruldu. Bu cepheler daha sonra birleşerek "Şimal cephesi" adını aldı. Aynı şekilde Aydın ve Salihli cepheleri de kuruldu. Miralay Kâzım Bey emrindeki kuvvetlerle Bergama'yı işgal etmiş olan Yunan kuvvetlerini hezimete uğrattı. Bunu Balıkesir Redd-i İlhak Cemiyeti'nin gönüllü asker toplama kararı alması takip etti. Buna göre Giresun'da (Savaştepe) 400 askerli dört bölük kurulacaktı. Gönüllüler Savaştepe'ye bizzat mü­racaat ederek isimlerini yazdıracaklardı. Balıkesir eski mutasarrıfı Hacim Muhiddin Bey (Çarıklı), Vâsıf Bey (Çınar). Hulusi Bey (Darplı). Vehbi Bey (Bolak). Mehmed Bey (Uncu). Şevki Bey (Basri Bey oğullarından) gibi vatanperver liderlerin teşebbüsleriyle kurulan cemiyetin attığı ikinci önemli adım. düşmanla daha iyi mücadele etmek amacıyla Batı Anado­lu'nun çeşitli yerlerinde oluşturulan cep­heleri tek merkezde yönetecek bir teş­kilât kurmak için bir kongre toplamak oldu.

Balıkesir Dârünnâfia Medresesi'nde Ayvalık, Soma, Akhisar bölgelerinden gelen Kuvâ-yi Milliye temsiicilerinin de ka­tılmasıyla 28 Haziran 1919'da toplanan I. Balıkesir Harekât-ı Milliye Kongresi 13 Temmuz'a kadar devam etti. Kongrede bir merkez kurulunun oluşturulması, Kuvâ-yi Milliye'yi desteklemek için maddî kaynakların tesbiti. yeni Redd-i İlhak Cemiyeti'nin kurulması ve cephelerin hızla takviye edilmesi kararlaştırıldı. Hacim Muhiddin Bey kongre tarafından mer­kez kurul başkanlığına getirildi. Böylece Balıkesir'de güçlü bir mukavemet mer­kezi oluşturuldu. Mondros Mütarekesi gereğince terhis edilen askerî birliklerin pek çoğunun kumandanı Balıkesir'e gelerek bu merkezî teşkilât içinde vazife alma imkânı buldu.

Erzurum Kongresi'nin açılışından iki gün sonra toplanan ve Asıl Balıkesir Harekât-ı Milliye Kongresi diye anılan II. Balıkesir Kongresi 26-30 Temmuz tarih­leri arasında toplandı. Bu kongreye ilk defa üniformalı subaylar da katıldı. Hacim Muhiddin Bey başkanlığında toplanan kongre, il sınırlarının ötesinde geniş bir bölge kongresi niteliğinde idi. Ba­lıkesir Mekteb-i Sultânîsi'nde toplanan ve kırk sekiz delegenin katıldığı kongrede "redd-i ilhak" tabirinin Harekât-ı Milliye Redd-i İlhak Heyeti şekline dönüş­türülmesi, işgal altındaki İzmir'e mahsul gönderilmesinin yasaklanması. Yunanlılar'la kati surette görüşme teşebbüsün­de bulunulmaması, Yunanlılar memleketten çıkarılıncaya kadar savaşın sür­dürülmesi, vatanî göreve çağrılıp da gelmeyenlerle cepheden kaçanların ailelerine dokunulmaması, ancak kendilerinin ülke dışına, mümkün olursa Yunan tarafına gönderilmesi, kongrenin gayesi ve tesbit edilen bu hususların İstan­bul hükümetine ve padişaha bildirilmesi gibi önemli kararlar alındı. Bu kararlar bir bildiri ile İtilâf devletlerinin İstanbul'daki temsilcilerine ulaştırıldı. Kongre üyeleri padişaha da bir telgraf çekerek kongre amaçlarını ve kendisine olan bağlılıklarını dile getirdiler. Fakat İtilâf dev­letleri Balıkesir'deki gelişmelerden rahatsız oldular ve Osmanlı yönetimine karşı baskılarını arttırdılar. Hükümet, Balıkesir mutasarrıfı Hilmi Bey'den kongrenin derhal dağıtılması ve delegelerin tutuklanmasını istedi. Dahiliye Nâzın Âdil imzasıyla 9 Ağustos'ta gönderilen emirna­mede, "Yunanlılar'ın geçici olarak işgal ettikleri bölgeler dışında bulunan çetelerin derhal dağıtılması, halkın bu çetelere katılmasına engel olunması, Teşkîlât-ı Milliye adı altında toplanan güçlerin zaman geçirilmeksizin dağıtılması" isteniyor, aykırı hareket edenlerin memleketin zararına çalıştıkları kabul edilerek haklarında kanunî muamelede bulunulacağı hatırlatılıyordu. Ancak Mutasarrıf Hilmi Bey bu emre uymadığı için bir süre sonra görevden alındı.

Kuvâ-yi Milliye çalışmalarını daha ge­niş bir alana yaymak ve mahallî direniş kuvvetleri arasında daha güçlü bir koordinasyon sağlamak amacıyla Alaşehir'de de bir kongre toplandı. Hacim Muhiddin Bey'in başkanlık ettiği bu kongrede II. Balıkesir Kongresi ka­rarları aynen kabul edildi. Ayrıca Karesi ve Saruhan Livaları Hey'et-i Merkeziyyesi adı altında yeni bir teşkilât kurula­rak harekâtın bu organ kanalıyla yürütülmesi kararlaştırıldı.

Sivas Kongresi  Anadolu ve Rumeli'de kurulmuş olan bütün cemiyetleri birleştirme kararı almıştı. Balıkesir'de üçüncü bir kongrenin hazır­lıklarının yapıldığı sırada Mustafa Kemal Paşa 13 Eylül'de Balıkesir Kongresi'ne bir telgraf çekerek Sivas Kongresi ka­rarlarını bildirdi. Anadolu'da toplanma­sını düşündüğü umumi meclise üye gönderilmesini istedi. 16 Eylül 1919'da yine Hacim Muhiddİn Bey'in başkanlığında toplanan III. Balıkesir Kongresi Sivas Kongresi'nde alınan kararları onaylaya­rak umumi Anadolu kongresinin toplanması için hazırlıkları yürütme kararı aldı ve kongreye katılacak yedi temsilciyi seçti. Ancak Damad Ferid hükümetinin düşmesi ve Osmanlı Meb'usan Mec-lisi'nin İstanbul'da toplanması sebebiyle söz konusu genel kongreden vazgeçildi. IV. Balıkesir Kongresi hazırlıklarının yapıldığı bir sırada Mustafa Kemal Paşa çektiği bir telgrafla bütün teşkilâtların Rumeli ve Anadolu Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti Hey'et-i Temsliiyyesi'ne bağlanması gerektiğini belirterek, ayrı bir kongre toplanmamasını istedi. Balıkesir Kongresi Merkez Kurulu Mustafa Kemal Paşa'nın telgrafına olumlu cevap verdiği gibi Akhisar dele­gesi İzmirli Edhem Bey'in Sivas'a dai­mî temsilci olarak gönderilmesine de karar verdi.

Balıkesir Kongresi'nin en önemli ic­raatı. Kuvâ-yi Muhammediyye adını verdiği kuvvetleriyle bölgeyi millî kuvvetlerden temizleyeceğini iddia eden Anzavur ile mücadelesidir. Saltanatın hak ve hukukunu müdafaa iddiasıyla ortaya atılan Anzavur Biga, Gönen ve Manyas ta­raflarında köy ve kasabalara baskınlar yaparak halka korku salmış, kongrenin Yunan kuvvetleriyle mücadelesini frenlemişti. Balıkesir üzerine harekete geçen Anzavur, Susurluk yakınlarında bu­lunan Demirkapı köyünde mağlûp edildi.

Anzavur'un bu ilk ayaklanmasının bas­tırılmasından birkaç gün sonra, Balıkesir'de Kuvâ-yi Milliye'nin sesini bölgede ve yurtta duyurmak amacıyla İzmir'e Doğru adı ile bir gazete çıkarıldı. Mustafa Necati, Vâsıf ve kardeşi Esad beyle­rin gayretleriyle gazete 16 Kasım 1919'dan itibaren yayın hayatına başladı ve Balıkesir kongrelerinin yayın organı ola­rak önemli hizmetler gördü.

Balıkesir Kongresi'nin büyük gayretleri sayesinde Batı Anadolu'da teşkilâtlanan Kuvâ-yi Milliye'nin taarruzlarından bunalan Yunanlılar, İngilizler'i araya so­karak belli bir hat üzerinde barış yapılmasını teklif ettiler. 19-21 Kasım'da Vehbi Bey başkanlığında toplanan V. Balıkesir Kongresi, "Milne hattı" adı verilen ve Yunan işgalini devamlı kılmayı amaçlayan hat belirlenmesi teklifini reddetti. Sivas'ta kurulan Hey'et-i Temsîliyye ile ilişkilerin güçlendirilmesi ve bütün redd-i ilhak cemiyetlerinin adının Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti olarak değiştirilmesi ka­rarı alan bu kongre, Milne hattı teşeb­büsüne karşı tepkisini göstermek için 28 Kasım'da büyük bir miting düzenledi. On binlerce kişinin katıldığı mitingde işgal şiddetle kınandı ve İtilâf devletlerine uya­rı telgrafları çekildi.

Düzenli Yunan ordusu ile mevziî mü­cadeleler yaparak onları yıpratan Kuvâ-yi Milliye'nin en büyük sıkıntısı silâh ve cephane idi. 1920 yılına girildiği günlerde bu sıkıntı had safhaya ulaştı. Osmanlı ordusuna ait silâh ve cephane depoları İtilâf devletlerinin kontrolü altın­da bulunuyordu. Balıkesir Kongresi, Gelibolu yarımadasında Fransızlar'ın kont­rolü altındaki Akbaş cephaneliğine bir baskın düzenlemeyi kararlaştırdı. Köp­rülü Hamdi Bey'in yönettiği baskınla bu­radaki silâh ve cephaneler Anadolu ya­kasına taşındı. Olay Kuvâ-yi Milliye içinde de büyük heyecan yarattı ve Sivas'taki Hey'et-i Temsîliyye tarafından kutlandı. İngilizler cephanelerin geri verilmesini sağlamak amacıyla Bandırma'ya 200 kişilik bir birlik çıkardılar. Diğer bazı İti­lâf devletleri gemileri de Bandırma Limanı'na demir attı. İngiliz çıkartması, Balıkesir'de bulunan Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti İzmir Kuzey Bölgesi Hey'et-i Merkeziyyesi tarafından şiddetle kına­narak her türlü devlet ve insan hukukuna aykırı bir tutum olarak değerlen­dirildi. Bu tepkiler üzerine İngilizler Bandırma'dan çekilmek zorunda kaldılar. Fakat bu sırada yeniden ayaklanan Anzavur'un eline geçmemesi için cephaneler bulundukları depoda imha edildi. Biga'yı ele geçiren Anzavur Bâbıâli tarafından Balıkesir valiliğine tayin edildi. Ancak Balıkesir'in, Kuvâ-yi Milli­ye'nin en güçlü olduğu yerlerden biri ol­ması ve 61. Tümen kumandanı Kâzım Bey'in burada üstlenmiş bulunmasından Dolayı  Anzavur Balıkesir'e yürümeyi göze alamadı. Şubat ayı içinde Balıkesir'i ziyaret eden ve buradaki çalışmaları yakından gören Mehmed Akif çok heyecanlanmış ve "Zafere giden yol bu yoldur" demekten kendini alamamıştır.

V. Balıkesir Kongresi İzmir Kuzey Bölgesi Kuvâ-yi Miiliyesi Genel Kongresi adı altında. Karesi ve Saruhan livâlasıla Bursa vilâyeti ve Bilecik sancağı merkez liva ve bütün kaza ve nahiye delegelerinin iştirakiyle 10 Mart 1920'de toplandı. Kongrede Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti tüzüğü çerçeve­sinde Yunanlılar'a karşı alınacak tedbir­ler bütünüyle ele alındı. Kongre sürerken İtilâf devletlerinin İstanbul'u işgal ettikleri haberi duyuldu. Olay Balıkesir'de büyük bir tepki yarattı. Belediye alanında kalabalık bir miting düzenlendi. Kongre üyeleri mitingde işgali kınayan konuşmalar yaptılar ve Yunanlılar'a kar­şı mücadelenin kararlı biçimde devam ettirileceğini belirttiler. Kongrede, Balıkesir idari" yapısı içinde yer alsın alma­sın, bölge sınırlan İçinde bulunan askerî birliklerin 61. Tümen'e bağlanması öngörüldü ve bu durum bütün birliklere bildirildi. Rum ve Ermeniler'in Avrupa ka­muoyunu yanıltmak amacıyla Türkler aleyhine uydurma haberler yaymaları da söz konusu edilerek bu haberleri tekzip edecek bir protesto metni hazırlandı.

Balıkesir Hey'et-i Merkeziyyesi  3 Nisan 1920'de şehir halkının da fikrini öğrenmek ve faaliyetlerini buna göre düzenlemek üzere büyük bir toplantı düzenledi. Her mahalleden dörder temsilci ile şehir ileri gelenlerinden oluşan 103 kişinin katıldığı toplantıda Ankara'daki olağan üstü meclise delege seçimine ve Anzavur için gereken tedbirlerin alınmasına karar verildi. Halktan eli silâh tutanlar tesbit edilerek bunlarla şehrin emniyeti sağlandı.

İtilâf devletlerinin San Remö'da toplandıkları konferansta İzmir işgalinin desteklenmesi yolunda alınan karar Yunanlılar'ı cesaretlendirdi. Güçlü bir askerî taarruza hazırlanan Yunanlılar İzmir'e asker yığmaya başladılar. Mayıs ayı küçük çaplı saldırılarla geçti. Ancak 22 Haziran 1920'de genel bir saldırıya başlayan Yunanlılar 30 Haziran1-da Balıkesir'e girdiler. Balıkesir kongreleriyle teşkilâtlanan ve işgali redde­den bölge halkı, Balıkesir'in Yunan işgalinden kurtulduğu 6 Eylül 1922'ye kadar çete savaşlarıyla mücadelesini sürdürdü.

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile