| ADAMPOL/POLONEZKÖY |
|
 1918`de Polonya bağımsızlığını kazanınca birçokları kendi ülkeleri Polonya`ya dönmüştür. Osmanlı`ya sığınan bazı meşhur Polonyalılardan birisi, General Josef Zachariasz Ben`dir. Kendisini çok seven askerler ona `Ben Baba` derlerdi. 1848`de Macaristan`ı bağımsızlığa kavuşturma savaşında Kossuth Lajos`a destek oldu. Sekesuar savaşında yenilince Kossuth ile beraber Osmanlı`ya sığındı. `Ben Baba` daha sonra Müslüman olup Murat Paşa adını aldı. Murat Paşa`nın Budapeşte`de Dışişleri Bakanlığı önünde heykeli vardır. Macar gençleri 1956 bağımsızlık mücadelesini bu heykelin önünde başlatmışlardır. Her sene Budapeşte`de törenlerle anılmaktadır. Bunlardan bir tanesi Count Michal Czajkowski`dir. İstanbul`a gelmiş, Müslüman olmuş ve Mehmet Sadık Paşa ismini almıştır. Kırım Savaşı`nda bizim yanımızda Polonya bölüğünün komutanlığını yapmış, büyük yararlılıklar göstermiştir. Bölüğüne padişah tarafından nişan sancağı verilmiştir.  Nazım Hikmet`in dedesi Konstantin Borzecki de Osmanlı`ya sığınan Polonyalılardandır. Maiyetinde çalıştığı Ömer Lütfü Paşa`nın kız kardeşi ile evlenmiştir. Müslüman olmuş ve Mustafa Celaleddin Paşa ismini almıştır. Katıldığı savaşlarda üstün başarılar göstermiş, harp okulunda harita hocalığı yapmıştır. Teodor Rayski Osmanlı`ya sığındıktan sonra Müslüman olmuş, yüzbaşılığa kadar yükselmiştir. Emekli olunca 1889`da hâlâ işgal altındaki Polonya`ya dönmüştür. 1900`lü yılların başında Krakow`da evinin çatı katına minareli aile mescidi yaptırmıştır. Bu minare hâlâ korunmaktadır. Müslüman olan Teodor Rayski`nin oğlu General Ludami Rayski, Osmanlı vatandaşı olarak Birinci Dünya Savaşı`na katılmıştır. 1 Mart 1915`te Çanakkale`ye hava gözlemcisi ve savaş pilotu olarak katılır. Çeşitli madalyalarla taltifler alır.  Polonya`nın milli şairi Adam Mickiewicz de 1855`te İstanbul`a gelmiştir. Kırım Savaşı`mızı desteklemiş, Polonyalıların bize olan desteklerini güçlendirmek için uğraşmıştır. `Polonya`nın komşu düşmanlar tarafından bölünmesine karşı, hiçbir devletin sesi çıkmadığı günlerde, tek dostumuz Türkler olmuştur. Biz Türkleri, düşmanımızın önünde eğilmediği için, üstün bir millet olarak severiz.` demiştir. Şimdi ise bu tarihî dostluğu bilim ve eğitim meyveleri ile süslemek için eğitim gönüllülerimiz Polonya`da bulunmaktadır. İlköğretim, ortaöğretim ve üniversite seviyesinde hizmet vermektedirler. Güzel Türkçemizi de öğretmektedirler. Bu faaliyet ve gayretlerinden dolayı Polonya halkı ve idarecileri nezdinde haklı bir sevgi ve itibara sahiptirler.  http://www.zaman.com.tr |


