| Valide Hadice Turhan Sultan |
|
Sultan İbrahim`in baş hasekisi Sultan IV.Mehmet`in annesi, Turhan Haseki, Hadice Turhan Sultan,Turhan Valide Sultan isimleriyle tanınmıştır. Resmi yazışmalarında kullandığı ve Bu gün Topkapı Sarayı`nda muhafaza edilen sedef mührü üzerinde Valide-i Gazi Sultan Mehmet Han “ibaresi yer almaktadır. “Mazhar-ı lutfu Samed Valide Sultan Mehmet mührüyle naibelik yaparak bizzat devlet işlerinde söz sahibi olmuştur. Kökeni konusunda Osmanlı sarayındaki diğer valide sultanlar gibi net bir bilgi yoktur. 1688 yılında Doğu gezisini tamamlamadan önce İstanbul`a gelmiş bulunan Tavernier`in kaleme aldığı gez notlarında IV.Mehmet`in İbrahim`le Çerkez bir kadının oğludur cümlesi yer almaktadır. Turhan Sultan`ın kökenine ait bir rivayetse köle bulmak amacıyla Rusya steplerine (Tahminen Ukrayna) yapılan bir akında Tatar akıncıları tarafından esir alındığı ve Tuna Sancak Beylerinden Süleyman Paşa`ya satıldığı ve onunda rica sonucunda saraya hediye ettiğidir. Sultan İbrahim`in 8 yıl boyunca baş hasekiliğini yapmış. Daha sonra tahta çıkan oğlu IV.Mehmet`e 34 yıl valide sultanlık yapmıştır. Şüphesiz ki edindiği konumu Sultan İbrahim`e 1 Ocak 1642 yılında ilk şehzadesini doğurmasıyla kazanmıştır. Aynı dönemde yaşayan ve Valide-i Muazzama olarak anılan Kösem Sultan`nın varlığı nedeniyle Sultan IV.Mehmet`in cülusu ve saltanatının ilk üç yılında adından fazlaca söz edilmez. 2 Eylül gecesi Kösem Sultan`nın ölümüyle sonuçlanan olaylar saltanatının gerçek başlangıcı olarak kabul edilebilir. Ekonominin giderek bozulmasından kaynaklanan ulufe sorunu, Sikke ayarlarının bozulması ,İstanbul`da giderek artan pahalılık nedeniyle 18 Şubat 1656 yılında yaşanan Çınar Vakası Eremya Çelebi`nin Ruzname adlı eserinde Henüz on dört yaşında olan padişahın alay Köşküne inerek toplanan kalabalığın önüne çıkarak isteklerini sorması askerin içinde otuz bir kişinin ismini yazıldığı ( Saray içerisinde olanlar valide sultanın kethüdası Meleki Hanım, Kızlar Ağası ve Valide Ağası yer almaktaydı) defteri padişaha göstermeleri hemen ardından kapı ağası ve valide ağasının boğdurularak cesetlerinin asilere atılması olarak aktarılır. Yine aynı kaynaktan edinilen bilgilerde Valide Kethüdası İbrahim Ağa valide sultanın adamlarından olan Hazinedar Yusuf ve Has odabaşının 25 Şubat günü idam edilmiştir. 27 Şubat günü ise padişahın süt annesi insanların içinde teyzem diye hitap ettiği ve valide sultanın danışmanı Meleki Hatun ve eşi yakalanıp hapiste boğdurulduktan sonra cesetleri kilimlere sarılarak At Meydanına ağaçlara asmak üzere götürülür. Eremya Çelebi`nin eserinde yaşanan olaylar sonucunda padişahın asilere göz yaşları içerisinde Bari annemi bana bağışlayın diyerek valide sultanın kurtulduğu şeklinde ilginç bilgiler yer almaktadır. İsyanın bitiminden hemen ardından Süleyman Paşa`yı sadrazamlıktan uzaklaştıran valide sultan sırasıyla Deli Hüseyin, Zurnazen Mehmet, Siyavuş ve Boynueğri Mehmet paşaları sadrazamlıkta denemiştir. En sonunda öne sürdüğü şartların kabul edilmesi sonucunda Köprülü Mehmet Paşa 15 Eylül 1656 yılında sadrazamlığa getirilir.Köprülü devlet işlerini eline almasıyla müdahaleleri engellemek için padişahı Edirne`de avlanması yönünde ikna eder. 1661 yılında ise padişah ve Hadice Sultan 1656 yılında bir Venedik Donanması`nın İstanbul`a Çanakkale`ye saldırması nedeniyle kişisel servetiyle yaptırdığı ve içinde cami, mektep, hamam Seddülbahir ve Kumkale`yi incelerler. 23 Eylül 1661 yılında 1556 yılında Safiye Sultan`nın başlattığı fakat oğlunun ölmesi sonucu eski saraya çekilmesiyle yarım kalan Valide Sultan Külliyesi ve Mısır Çarşısı`nın yapımına yeniden başlandı. Camiinin beş sene sonra 31 Ekim 1661 yılındaki açılışında Fazıl Ahmet Paşa Kaptanıderya Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ve diğer erkana dağıtılan hediyeler için tam 3080 kese akçe harcanır. 1680 yılında Edirne`ye yaptığı son ziyaretinde sağlığı iyice bozulan valide sultanın hayata gözlerini kapattığı 5 Temmuz 1683 yılında IV.Mehmet Belgrat`ta idi. Vasiyeti Eminönü`nde yaptırdığı Yeni Valide Külliyesi`ne gömülmek olduğu için cenaze namazı Edirne de kılınarak İstanbul`a getirilmiştir. Dönemin tarihçileri ölümüne duydukları üzüntüyü “Devletin direği göçtü.sözleriyle dile getirmişlerdir. İstanbul Eminönü`nde yaptırdığı Yeni Cami Külliyesi`nin yanında, Çanakkale Boğazına yaptırdığı kaleler, Edirne sarayına ek olarak yapılan Gülhane ve Şikar kasırları, Hicaz yolu üzerinde açtırdığı su kuyuları,Yine Çanakkale`de yaptırdığı Cami ve bir kütüphane bulunmaktadır. Gömülü olduğu türbe daha sonraki dönem aralarında IV.Mehmet, II.Mustafa, III.Ahmet,I.Mahmut,III.Osman ve V.Mehmet`in de bulunduğu bir çok hanedan üyesinin gömüldüğü önemli bir yer haline gelmiştir.. SanatAlemi.net |


Valide Hadice
Yorumlar