Türkler`in erdemli devleti

Avrupa tarihinde onaltıncı yüzyılın, nasıl Türkler`in yüzyılı olduğunu anlamak için, Osmanlı tarihinin yeniden yazılması gerekir. Bugünün gözüyle dün araştırılmazsa, bugün değerlendirilmediği gibi, yarın da kazanılamaz. Şairlerin sultanı Baki, mimarlığın zirvesi Sinan, nakit vakıflarıyla ekonomik hayatı dönüştüren Ebussuud Efendi ve Kanuni Sultan Süleyman`ı yeni yorumlarla, bugüne taşımadan, Türkiye bir dünya gücü olamaz.

Kanuni`nin yarım yüzyıllık, adil, toplumun üretici gücünü büyüten, seçkinlere dayanan, erdemli yönetiminde, Osmanlı Devleti gücünün doruğuna ulaşmıştır. Türkler, Farabi`nin `Erdemli Devlet`inin başarılı bir uygulamasını, Kanuni döneminde bütün dünyaya göstermişlerdir. Osmanlılar`ın şemsiye devleti, onlarca dinin, yüzlerce ırkın yöneticisi olmaktan daha çok koruyucusu olmuştur. Koruyucu erdemli devlet, hiç kimseyi küçümsememiş ve kimseyi dinini değiştirmeye zorlamamıştır.

Türk yüzyıllarının görkemli devleti Osmanlı, gücünü çatışmadan değil, uzlaşmadan alıyordu. `Miri Toprak Rejimi`, `Millet Sistemi`, `Loncalar`, `Vakıflar` ve `Seçkinlerin Yönetimi`, `Erdemli Devlet`in temellerini oluşturuyordu. Seçkinlerin yönetim anlayışında, dini, ırkı ve rengi ne olursa olsun, yeteneği olan herkese devletin kapıları sonuna kadar açıktı. Osmanlı meritokrasisi, üç kıtaya bütün toplumun, yardımlaşması, dayanışması ve katılımıyla gitmiştir.

Büyük Sinan Osmanlı coğrafyasını camiler, medreseler, kervansaraylar, çarşılar, köprüler ve çeşmelerle donattı. Sinan`sız Osmanlı, Osmanlı`sız Sinan olmazdı. Sinan Osmanlı gücünün mimarideki simgesidir. İstanbul`da Süleymaniye, Edirne`de Selimiye Osmanlı Devleti`nin özü ve özetidir. Süleymaniye`ye bakanlar, bütün ihtişamıyle Türkler`in Anadolu`daki bin yıllık tarihlerini görürler. Yahya Kemal`in `Süleymaniye`de Bayram Sabahı` şiirden önce usta bir ressamın fırçasından çıkmış bir tablodur.

Osmanlı yüzyılının, mimaride Sinan, musikide Itri, şiirde Baki ve Fuzuli erişilmez zirvelerini oluştururlar. Dağların zirvelerinin birbirlerini gördükleri gibi, onlar da birbirlerini görürler. Dehalar, musiki, şiir ve mimariyi eşsiz bir uyum ve denge içinde sunmayı bilirler. Onları anlamayanlar, erdemli Osmanlı toplumunu ve onun erdemli yöneticilerini anlayamazlar. Erdemli devletin yöneticilerinin erdemi bilgeliğe olan susuzluklarından kaynaklanır.

Tarihin her döneminde, düşünce ve eylem, kültür ve sanat, ekonomi ve yönetim, birleşik kaplar gibi, birbirinden bağımsız değil, birbirlerini tamamlayan bir bütünün parçaları olmuşlardır. Erdemli yönetim, erdemli devlet ve erdemli toplum, ortak kaynaklara dayanır.

Avrupa Birliği`ne tam üye olma yolunda olan Türkiye`nin kendisine nirengi noktası olarak, Osmanlı`nın çözülme dönemlerini değil, yükselme dönemlerini almalıdır.

Fatih, Yavuz ve Kanuni `Erdemli Devleti` ayakta tutan, üç ana sütundur.

Erdemli devlet, erdemli yöneticiler ister.

2009-06-07 Yeni Şafak


Bu habere benzer haberler:

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile