|
Üç muharebe, Macaristan, Girit ve Lehistan muharebeleri; üç fetih: Uyvar, Kandiye ve Kamanıçe fetihleri, büyük Köprülü AhÂmed'in hayâtına oldukça parlak bir renk verirler. Köprülü Ahmed, 15 sene müddetle İmparatorluÄŸu geniÅŸletmiÅŸ, sükûnetle idare etmiÅŸ ve ona salim bir nizâm vermiÅŸti. SöylediÄŸimiz gibi, kendisiyle kıyas edilebilecek yegâne adam olan Sokollu'dan dokuz ay fazla hükümet etmiÅŸti: Hakîkaten, ikisinden hangisinin diÄŸerine üstün olduÄŸu bir meseledir. Bu iki devlet adamının idareleri ve vefattan arasında tam bir asır geçmiÅŸ ve Müslümanların itibâr ettikleri ve her asrın baÂşında büyük bir adam zuhur ederek kendine has olan vasıflannı içinde bulunduÄŸu asra vereceÄŸini bildiren halk meselinin doÄŸruluÄŸu, bu suretle zahir olmuÅŸtur. Sokollu ile Köprülü Ahmed'den, her ikiÂsi de vezâretleri zamanında kendilerinin tabiî ve sonradan edinilmiÅŸ istidâdlarma tamamen muhalif bir istikameti zarurî olarak tâkîb etmiÅŸlerdir.
Sokollu köleler ocağından çıkarak askerlik mesleÄŸine girmiÅŸ ve otuz seneden beri bu mesleÄŸi ÅŸecaat ve muvaffakiyetle tâkib etmekte iken, Süleyman, kendisinde bir baÅŸvekili temyîz eden Özelliklerin hepsi bulunduÄŸundan, onu kendisine vezîr-i âzam yapÂmıştı. İmparatorluk, bu seçim sayesinde, Süleyman'ın saltanatında eriÅŸmiÅŸ olduÄŸu kudretin derecesini onun vefatından sonra bile muÂhafaza etmiÅŸti. Köprülü, bilâkis, gençliÄŸinde kendisini fıkıh inceleÂmelerine vakfetmiÅŸ iken, 26 yaşında, pederinin ismi ve. validesinin mahareti sayesinde, henüz lâyık olmadığı vezîr-i âzamlık mevkiine çağınldığı zaman, Süleymâniye'de müderrislik payesine dâhil olÂmuÅŸtu. BaÅŸkumandanlık vazifesine hiç istidadı olmadığı halde, ya ÅŸan ve ÅŸeref aÅŸkı ile, yâhud ecnebi ile harbetmek dahilî ihtilâllerin yönünü deÄŸiÅŸtirmek için en iyi çâre olduÄŸuna inanmış olduÄŸundan, savaşçı bir yola atılmıştı. Adetçe üstünlüğünün yamsıra sebatkâr-lığmın kuvvetiyle Uyvar*ı, Kandiye'yi, Kamaniçe'yi zabtetmiÅŸ olÂmakla beraber, Saint-Gotthard, Khocim muharebeleri, Osmanlı orÂdusunda dolaÅŸan ve Köprülü Ahmed'in kumandan olmak için yaraÂtılmış bir adam olmadığına dâir olan fikri destekleyen kanlı deliller idi. Otuz sene karada ve denizde harb ettikten sonra Sokollu, Köp-rülü'den pek farklı olan bütün ihtimamlarını, bansın muhafazasıÂna hasretmiÅŸ ve idaresi zamanında yapılmış olan en mühim fetihÂler; Arabistan, Gürcistan ve Kıbns fetihleri, Sinan ve Mustafa gibi gürültücü ve hırslı reislerin savaşçı zihniyetiyle giriÅŸmeye mecbur kaldığı seferlerin, irâdesi dışındaki neticeleri olmuÅŸtu. Köprülü'nün ve Sokollu'nun övülmesi yolunda ÅŸurası da si>yle-nilmelidir ki, her ikisi de adaleti aynı derecede sevmiÅŸlerdir. KöpÂrülü'nün tabîati, Sokollu'nun tabîatinden daha yumuÅŸak, #kri onun fikrinden daha malûmatlıydı. Sokollu'nun okuma yazma bilmiÅŸ olÂması şübhelidir, bununla beraber ulemâyı himaye etmiÅŸtir; ve uleÂmâ arasında en seçkinleri, eserlerini kendisine ithaf etmiÅŸlerdir. AhÂmed'in vezâretinin ilk senesinin bir dizi idamlarla göze çarpmış olÂması, isyan tohumunu bastırmak zaruretinin kendisini mecbur etÂmiÅŸ olmasındandır, yâhud âsîleri, babanın karşısında olduÄŸu gibi, oÄŸulun karşısında da titremeye alıştırarak cür'etkâr teÅŸebbüslerini tekrarlamaya cesaret etmemeleri için, onları daha iÄŸin başında korkutmayı faydalı addetmiÅŸ olmasından ileri gelmiÅŸtir. Bundan doÂlayı, esasen simasının tabiî ifâdesi lütufkârlık olduÄŸu halde, kederli bir tavır takınmıştır. Köprülü ile Sokollu, her ikisi de, birbirine pek aykırı olmakla beraber, büyük zorlukları yenmek zorunda kalmışlardır. Sokollu, İmparatorluÄŸu mükemmel bir nizâm içinde bulmuÅŸtu; daha yeni tanÂzim edilmiÅŸ olan bütün makamlar kendisinin yükselmesine tam bir birlik hâlinde hizmet etmiÅŸlerdi. Bu suretle imparatorluÄŸu kendisiÂnin vefatına kadar ve üç pâdişâh zamanında kuvvetli bir elle tutÂmaya muvaffak olmuÅŸtu. Fakat Mustafa Sinan ve Ferhâd gibi II. Selîm'in sefîhâne ihtiraslarında ve Murâd'ın zaafında vezîr-i âzaÂmin kudretine karşı müdhiÅŸ yardımcılar bulmuÅŸ olan kuvvetli ra-kîblere karşı mücâdeleye mecbur olmuÅŸtu. Bu nokta-i nazardan Köprlü'nün iÅŸi çok daha basitti: Çünkü, ne rekabetten, ne de av için ihtirâslanyle meÅŸgul olan Pâdişâh'ın zaafından korkmasına mahal yoktu. İmparatorluÄŸun en yüksek ve en nüfuzlu makamının sahipleri, kaymakam Kara Mustafa, kapdân Kaplan PaÅŸa ve Seydî Mehmed PaÅŸa eniÅŸteleriydi. Bu üç kol ile Osmanlı împaratorluÄŸu'nu kuÂcakladığı gibi, üç ordusuyla, Asya, Afrika ve Avrupa ordularıyle, Kandiye'yi zabt etmiÅŸti. Fakat Sokollu'nun vefatından beri impaÂratorluÄŸun teÅŸkilâtı parça parça yıkılıyordu. İsyan ve ihtilâller İmÂparatorluÄŸun muhtelif kısımlarını birleÅŸtiren baÄŸları koparmıştı. Ha-kîkatte Ahmed'in babası bu hallere kuvvetli çâreler bulmuÅŸtu, faÂkat onun idaresi ancak beÅŸ sene sürmüştü. Mâliye iÅŸleri ve orduÂnun teÅŸkilâtı çöküntüye uÄŸramıştı. Zeametlerin düşürülmesi ve KöpÂrülü Ahmed'in hükümetinin son senesinde vukua gelen, yeniden 3.000 Hristiyan delikanlısının toplanması durumları, mâliye iÅŸlerini eski esâslan üzerine yeniden tanzim etmek ve kanunun hükümleÂrine uygun olarak orduya Hristiyan çocukları almak için yapılan teÂÅŸebbüslerden ibaret idi. Bu hususta Köprülü'nün vaziyeti, Sokoliu'-nun vaziyetinden şübhesiz daha müşküldür. Zîrâ muhafaza etmek, yeniden yapmaktan yâhud ıslâh etmekten çok kolaydır. Onun içinÂdir ki, Köprülü, bir kütübhâneden baÅŸka, zamanında diÄŸer hiçbir âbide bırakmamıştır; hâlbuki Sokollu, SzigethHe Süleyman'ın cenaÂzesinin üzerine bir kubbe yaptırtmaktan, Mekke'den, Payas'ı tahkim ettiÄŸi Kilikya'ya kadar, gerek Avrupa'da ve gerek Asya'da birçok caÂmiler, hanlar, mektebler, hastahâneler te'sîs etmiÅŸtir. Köprülü Ah-med, Sokollu'nun te'sîs etmiÅŸ olduÄŸu eserlerle mukayese edilebileÂcek bir medeniyet ve insaniyet âbidesi bırakmadıktan baÅŸka, hayâÂtının hiçbir zamanı, Szigeth'in alındığı zamanla kıyaslanamaz. OraÂda Sokollu, artık bu dünyâda bulunmayan Süleyman nâmına ÅŸehri zabtederek, sırrı ifÅŸa edilemeyecek bir hâlde gizlemek suretiyle dâÂhili harb tohumlarını bastırmış ve tahtı, Süleyman'ın halefine te'mîn etmiÅŸti. Bu vak'alardan dolayı ve Sokollu mahir bir kumandan olmakÂla beraber dâima sulhu muhafazaya ve hükümeti kuvvetlendirmeÂye çalıştığından; Köprülü ise barışçı heveslerle doÄŸduÄŸu hâlde roü-temâdiyen bir harbten sonra baÅŸka bir harb çıkardığından ve MaÂcaristan'da sükûneti saÄŸlamak bahanesiyle orada nifak ateÅŸini ÅŸidÂdetlendirdiÄŸinden; iÅŸte bütün bu sebeplerden dolayıdır ki, ikisi araÂsında Sokollu en namuslu ve en büyük olandır. Fakat ondan sonra, Köprülü Ahmed, Osmanlı İmparatorluÄŸunun dizginlerini tutmuÅŸ olan birinci devlet adamıdır. La Croix, Osmanlı Devleti'nin Umûmi Ahvâli, (c. 2, s. 89). İyi malûmat alaÂmamıştır; zîrâ Köprülü'nün iki km olduÄŸunu ve bunlardan birinin SiyâvuÅŸ PaÅŸa ile evlendiÄŸini söyler. Hammer Tarihinden
|