SOKOLLU MU KÖPRÜLÜ MÜ BÜYÜK?

http://tamsohbet.net/blog/resim/Sokollu-Mehmed-Pasa.jpgÜç muharebe, Macaristan, Girit ve Lehistan muharebeleri; üç fetih: Uyvar, Kandiye ve Kamanıçe fetihleri, büyük Köprülü Ah­med'in hayâtına oldukça parlak bir renk verirler. Köprülü Ahmed, 15 sene müddetle İmparatorluğu genişletmiş, sükûnetle idare etmiş ve ona salim bir nizâm vermişti. Söylediğimiz gibi, kendisiyle kıyas edilebilecek yegâne adam olan Sokollu'dan dokuz ay fazla hükümet etmişti: Hakîkaten, ikisinden hangisinin diğerine üstün olduğu bir meseledir. Bu iki devlet adamının idareleri ve vefattan arasında tam bir asır geçmiş ve Müslümanların itibâr ettikleri ve her asrın ba­şında büyük bir adam zuhur  ederek kendine has olan vasıflannı içinde bulunduğu asra vereceğini bildiren halk meselinin doğruluğu, bu suretle zahir olmuştur. Sokollu ile Köprülü Ahmed'den, her iki­si de vezâretleri zamanında kendilerinin tabiî ve sonradan edinilmiş istidâdlarma tamamen muhalif bir istikameti zarurî olarak tâkîb etmişlerdir. Sokollu köleler ocağından çıkarak askerlik mesleğine girmiş ve otuz seneden beri bu mesleği şecaat ve muvaffakiyetle tâkib etmekte iken, Süleyman, kendisinde bir başvekili temyîz eden Özelliklerin hepsi bulunduğundan, onu kendisine vezîr-i âzam yap­mıştı. İmparatorluk, bu seçim sayesinde, Süleyman'ın saltanatında erişmiş olduğu kudretin derecesini onun vefatından sonra bile mu­hafaza etmişti. Köprülü, bilâkis, gençliğinde kendisini fıkıh incele­melerine vakfetmiş iken, 26 yaşında, pederinin ismi ve. validesinin mahareti sayesinde, henüz lâyık olmadığı vezîr-i âzamlık mevkiine çağınldığı zaman, Süleymâniye'de müderrislik payesine dâhil ol­muştu. Başkumandanlık vazifesine hiç istidadı olmadığı halde, ya şan ve şeref aşkı ile, yâhud ecnebi ile harbetmek dahilî ihtilâllerin yönünü değiştirmek için en iyi çâre olduğuna inanmış olduğundan, savaşçı bir yola atılmıştı. Adetçe üstünlüğünün yamsıra sebatkâr-lığmın kuvvetiyle Uyvar*ı, Kandiye'yi, Kamaniçe'yi zabtetmiş ol­makla beraber, Saint-Gotthard, Khocim muharebeleri, Osmanlı or­dusunda dolaşan ve Köprülü Ahmed'in kumandan olmak için yara­tılmış bir adam olmadığına dâir olan fikri destekleyen kanlı deliller idi.

Otuz sene karada ve denizde harb ettikten sonra Sokollu, Köp-rülü'den pek farklı olan bütün ihtimamlarını, bansın muhafazası­na hasretmiş ve idaresi zamanında yapılmış olan en mühim fetih­ler; Arabistan, Gürcistan ve Kıbns fetihleri, Sinan ve Mustafa gibi gürültücü ve hırslı reislerin savaşçı zihniyetiyle girişmeye mecbur kaldığı seferlerin, irâdesi dışındaki neticeleri olmuştu.

Köprülü'nün ve Sokollu'nun övülmesi yolunda şurası da si>yle-nilmelidir ki, her ikisi de adaleti aynı derecede sevmişlerdir. Köp­rülü'nün tabîati, Sokollu'nun tabîatinden daha yumuşak, #kri onun fikrinden daha malûmatlıydı. Sokollu'nun okuma yazma bilmiş ol­ması şübhelidir, bununla beraber ulemâyı himaye etmiştir; ve ule­mâ arasında en seçkinleri, eserlerini kendisine ithaf etmişlerdir. Ah­med'in vezâretinin ilk senesinin bir dizi idamlarla göze çarpmış ol­ması, isyan tohumunu bastırmak zaruretinin kendisini mecbur et­miş olmasındandır, yâhud âsîleri, babanın karşısında olduğu gibi, oğulun karşısında da titremeye alıştırarak cür'etkâr teşebbüslerini tekrarlamaya cesaret etmemeleri için, onları daha iğin başında korkutmayı faydalı addetmiş olmasından ileri gelmiştir. Bundan do­layı, esasen simasının tabiî ifâdesi lütufkârlık olduğu halde, kederli bir tavır takınmıştır.

Köprülü ile Sokollu, her ikisi de, birbirine pek aykırı olmakla beraber, büyük zorlukları yenmek zorunda kalmışlardır. Sokollu, İmparatorluğu mükemmel bir nizâm içinde bulmuştu; daha yeni tan­zim edilmiş olan bütün makamlar kendisinin yükselmesine tam bir birlik hâlinde hizmet etmişlerdi. Bu suretle imparatorluğu kendisi­nin vefatına kadar ve üç pâdişâh zamanında kuvvetli bir elle tut­maya muvaffak olmuştu. Fakat Mustafa Sinan ve Ferhâd gibi II. Selîm'in sefîhâne ihtiraslarında ve Murâd'ın zaafında vezîr-i âza­min kudretine karşı müdhiş yardımcılar bulmuş olan kuvvetli ra-kîblere karşı mücâdeleye mecbur olmuştu. Bu nokta-i nazardan Köprlü'nün işi çok daha basitti: Çünkü, ne rekabetten, ne de av için ihtirâslanyle meşgul olan Pâdişâh'ın zaafından korkmasına mahal yoktu.

İmparatorluğun en yüksek ve en nüfuzlu makamının sahipleri, kaymakam Kara Mustafa, kapdân Kaplan Paşa ve Seydî Mehmed Paşa [1] enişteleriydi. Bu üç kol ile Osmanlı împaratorluğu'nu ku­cakladığı gibi, üç ordusuyla, Asya, Afrika ve Avrupa ordularıyle, Kandiye'yi zabt etmişti. Fakat Sokollu'nun vefatından beri impa­ratorluğun teşkilâtı parça parça yıkılıyordu. İsyan ve ihtilâller İm­paratorluğun muhtelif kısımlarını birleştiren bağları koparmıştı. Ha-kîkatte Ahmed'in babası bu hallere kuvvetli çâreler bulmuştu, fa­kat onun idaresi ancak beş sene sürmüştü. Mâliye işleri ve ordu­nun teşkilâtı çöküntüye uğramıştı. Zeametlerin düşürülmesi ve Köp­rülü Ahmed'in hükümetinin son senesinde vukua gelen, yeniden 3.000 Hristiyan delikanlısının toplanması durumları, mâliye işlerini eski esâslan üzerine yeniden tanzim etmek ve kanunun hükümle­rine uygun olarak orduya Hristiyan çocukları almak için yapılan te­şebbüslerden ibaret idi. Bu hususta Köprülü'nün vaziyeti, Sokoliu'-nun vaziyetinden şübhesiz daha müşküldür. Zîrâ muhafaza etmek, yeniden yapmaktan yâhud ıslâh etmekten çok kolaydır. Onun için­dir ki, Köprülü, bir kütübhâneden başka, zamanında diğer hiçbir âbide bırakmamıştır; hâlbuki Sokollu, SzigethHe Süleyman'ın cena­zesinin üzerine bir kubbe yaptırtmaktan, Mekke'den, Payas'ı tahkim ettiği Kilikya'ya kadar, gerek Avrupa'da ve gerek Asya'da birçok ca­miler, hanlar, mektebler, hastahâneler te'sîs etmiştir. Köprülü Ah-med, Sokollu'nun te'sîs etmiş olduğu eserlerle mukayese edilebile­cek bir medeniyet ve insaniyet âbidesi bırakmadıktan başka, hayâ­tının hiçbir zamanı, Szigeth'in alındığı zamanla kıyaslanamaz. Ora­da Sokollu, artık bu dünyâda bulunmayan Süleyman nâmına şehri zabtederek, sırrı ifşa edilemeyecek bir hâlde gizlemek suretiyle dâ­hili harb tohumlarını bastırmış ve tahtı, Süleyman'ın halefine te'mîn

etmiÅŸti.

Bu vak'alardan dolayı ve Sokollu mahir bir kumandan olmak­la beraber dâima sulhu muhafazaya ve hükümeti kuvvetlendirme­ye çalıştığından; Köprülü ise barışçı heveslerle doğduğu hâlde roü-temâdiyen bir harbten sonra başka bir harb çıkardığından ve Ma­caristan'da sükûneti sağlamak bahanesiyle orada nifak ateşini şid­detlendirdiğinden; işte bütün bu sebeplerden dolayıdır ki, ikisi ara­sında Sokollu en namuslu ve en büyük olandır. Fakat ondan sonra, Köprülü Ahmed, Osmanlı İmparatorluğunun dizginlerini tutmuş olan birinci devlet adamıdır.

[1] La Croix, Osmanlı Devleti'nin Umûmi Ahvâli, (c. 2, s. 89). İyi malûmat ala­mamıştır; zîrâ Köprülü'nün iki km olduğunu ve bunlardan birinin Siyâvuş Paşa ile evlendiğini söyler.

Hammer Tarihinden

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile