| EDİRNE ANTLAŞMASI |
|
Edirne AntlaÅŸması ile sonuçlanan Osmanlı-Rus savaşının baÅŸlangıcı, 1821 Mora ayaklanması sonrası meydana geÂlen olaylarla yakından İlgilidir. Rumlar'ın ilân ettikleri bağımsızlığı destekleyen İnÂgiltere. Fransa ve Rusya'nın müdahaleÂleri neticesinde bir Avrupa meselesi haÂline dönüşen bu ayaklanmanın ardınÂdan Rusya, Akkirman AntlaÅŸması ile (7 Ekim 1826) Eflak-BoÄŸdan ve Sırbistan imtiyazlarının geniÅŸletilmesini Osmanlı-lar'a kabul ettirmiÅŸti. Ayrıca bu üç devÂlet Babıâli'ye bir nota vererek YunanisÂtan'ın Osmanlılar'a tâbi fakat iç iÅŸlerinÂde bağımsız bir devlet olmasını istemiÅŸÂler, teklifleri reddedilince ortak donanÂmalarıyla Navarin'deki Osmanlı gemileÂrini batırmışlardı (20 Ekim 1827]. KendiÂlerinden tazminat istenince de İstanbul'Âdaki elçilerini geri çekmiÅŸler, Rusya ise Babıâli'nin yayımladığı bildiriyi bahane ederek savaÅŸ açmıştı. Balkanlar'da ve Kafkaslar1 da saldırıya geçen Ruslar BoÄŸdan'a girdikleri gibi Anapa Kalesi'ni de kuÅŸattılar. Bunun üzeÂrine Bâb-ı Meşîhat'ta toplanan umumi mecliste Haremeyn müfettiÅŸi Keçecizâ-de İzzet Molla Rusya ile anlaÅŸmayı önerÂdiyse de bu görüş kabul edilmeyerek harp ilânına karar verildi. Bu arada RusÂlar Tuna'yı aÅŸarak İbrâil'i almışlar, AnaÂpa, Kars ve Ahıska'yı ele geçirmiÅŸlerdi. SavaÅŸ aleyhindeki lâyihasını II. Mahmuda sunan İzzet Molla ise Sivas'a sürülmüş, barış isteyen Åžark seraskeri Galib PaÅŸa da Gelibolu'ya gönderilmiÅŸti. Öte yandan tam bağımsız bir Yunan devleti kuÂrulması için üçlü yeni bir protokol imzaÂlayan Rusya yeniden harekâta giriÅŸmiÅŸ, Silistre'yi ele geçiren General Diebitch Edirne'ye doÄŸru ilerlemeye baÅŸlamış, doÄŸuda Erzurum'u ve Fas'ı (Poti) alan Rus birlikleri Bayburt önlerine kadar gelÂmiÅŸlerdi. Fakat bu ilerleyiÅŸ iki cephede savaÅŸan Rusya için kolay olmamış, arÂkalarının kesilmesinden korkan ve salÂgın hastalıklarda büyük kayıplara uÄŸraÂyan Ruslar barış isteme gereÄŸini duyÂmuÅŸlardı. Çar Nikola'nın ara buluculuÂÄŸunu istediÄŸi Prusya Kralı Friedrich Wilhelm'in gönderdiÄŸi General Müffling'le yapılan görüşmelerden sonra toplanan "umumi meÅŸverette Reîsülküttâb PerÂtev Efendi'nin aleyhte bulunmasına raÄŸmen Åžeyhülislâm Kadızâde Mehmed Tâhir Efendi'nin teklifiyle banÅŸ yapılmasıÂna karar verildi. Bu arada İngiltere ile Fransa da devreye girmiÅŸlerdi. Bu sırada Edirne önündeki Rus kuvÂvetleri herhangi bir mukavemetle karşıÂlaÅŸmadan ÅŸehre girmiÅŸler, Kırklareli ile Lüleburgaz'ı da iÅŸgal etmiÅŸlerdi. RuÅŸ gemileri İstanbul BoÄŸazıı'na saldırırken Ege'deki bir filo da ÇaÂnakkale BoÄŸazı'nı abluka etmiÅŸti. Bu duÂrumda İstanbul'un savunulması için baÂzı tedbirler alınmaya çalışılmış, barış göÂrüşmelerinin baÅŸlayabilmesi için BaÅŸdefterdar Mehmed Sâdık ile Anadolu KaÂzaskeri Abdülkadir efendiler temsilci olaÂrak seçilmiÅŸlerdi. Osmanlı delegeleri, yanlarında ara buÂlucu Prusya'nın bir temsilcisi olduÄŸu halÂde 28 AÄŸustos'ta Edirne'ye gittiler. BaÂrışa esas olacak Rus teklifleri 31 AÄŸusÂtos'ta kendilerine verildi. Ruslar YunaÂnistan'ın bağımsızlığı. Sırbistan ile EfÂlak-BoÄŸdan imtiyazlarının geniÅŸletilmeÂsi dışında çok ağır bir tazminat ödenÂmesini ve bu çerçevede Anadolu'da bazı kalelerin kendilerine bırakılmasını istiÂyorlardı. Asıl görüşmelere 3 Eylülde OrÂta Saray'daki Bostancı dairesinde baÅŸÂlandı. Rus delegeleri Kont Alexis Orloff ile Friedrich Pahlen tekliflerinde ısrar ederek ayın on üçüne kadar bunlar kaÂbul edilmezse ileri harekâta geçecekleri tehdidinde bulundular. Bunun üzerine İstanbul'da düzenlenen şûra meclisinde barış yapmaktan baÅŸka çare olmadığıÂna karar verildi. 12 Eylül'deki görüşmeÂlerde Osmanlı delegeleri, ticaret tazmiÂnat konusundaki küçük bir deÄŸiÅŸiklik dışında Rus tekliflerini hafifletmede soÂnuç alamadılar. Böylece son ÅŸeklini alan metinler 15 Rebîülevvel 1245 Pazartesi günü imza edildi. OsÂmanlı hükümeti antlaÅŸmanın imzalanÂdığını Prusya elçisinin barış müjdesinden öğrenmiÅŸti. Bayburt önlerindeki Rus kaÂrargâhında da barış dolayısıyla 101 paÂre top atılmıştı. Edirne AntlaÅŸması, asıl antlaÅŸma metÂniyle ona ekli bir "sözleÅŸme" ve bir"senet'ten oluÅŸmaktaydı. On altı maddelik olup "ebedî sulh'tan söz eden antlaÅŸmaÂya göre Rumeli'deki Osmanlı-Rus sınırı Prut ve Tuna nehirleri boyunca Hızırilyas BoÄŸazı'nda Karadeniz'e ulaşıyor, Tuna'nın kolları arasındaki Yılan (Serpents) adaları Ruslar'da kalıyordu. Ancak buÂrada karantina dışında herhangi bir isÂtihkâm yapılmayacaktı. Nehrin Osmanlılar'a ait saÄŸ sahili de iskân edilmeyeÂcekti. Osmanlı İmparatorluÄŸu, Rusya'nın Erivan ve Nahcıvan hanlıklarını kendi topraklanna katmış olmasını tanıyordu. DoÄŸu sının. Guriel eyaleti güneyinden baÅŸlayarak İmre (İmereti) üzerinden Ahıska ve Kars eyaletlerinin Gürcistan'la birÂleÅŸtikleri yere kadar uzanacaktı. BöyleÂce Ahıska ve Ahılkelek Ruslar'da kalıyorÂdu. Eflak-BoÄŸdan müstakil idareye kavuÅŸturuluyor ve Rusya onlaÂrın refahlarına kefil kılınıyordu. Ekli senede göre voyvodalar yerli BoyarÂlar'ca seçilecek, görevleri ömür boyu süÂrecekti. Ancak kendileri istifa edebileÂcekleri gibi suçları görüldüğünde BabıÂâli'ce görevden alınabileceklerdi. Tuna'nın sol sahiline yakın adalarla müslümanlann oturdukları yerler Eflak-BoÄŸdan'a ait olacaktı. Bu iki ülke halkı, Ruslar'ın tamamen çekilmesini takip eden iki yıl boyunca bütün vergilerden muaf tutulacaktı. Osmanlı Devleti Akkirman AntiaÅŸması'nın Sırbistan'a iliÅŸkin hükümÂlerini uygulamayı kabul ediyordu. AyrıÂca Sırbistan'dan ayrılmış olan altı nahiÂyeyi de geri verecekti. BoÄŸazlar. Rus ticaret gemilerine ve Osmanlılar'la savaÅŸ halinde bulunmayan devletlerin Rus limanlarına giden ticaret gemilerine açık olacaktı. Rus tüccarlarıÂnın 1806 savaşındaki zararlarına karşıÂlık olarak on sekiz ay içinde ve dört takÂsitte 1.500.000 Macar altını ödenecekti. SavaÅŸ tazminatına gelince, bu tazminat Anadolu'da Rusya'ya bırakılan ve dördünÂcü maddede belirtilen Ahıska. AhılkeÂlek. Anapa, Poti gibi kalelerle 10.000.000 Macar altını olarak tesbit edilmiÅŸti. Osmanlı Devleti, Yunanistan hakkınÂda üç devletin yaptığı anlaÅŸmaları yani Yunanistan'ın bağımsızlığını kabul ediÂyordu. Ruslar, ticaret tazminaÂtının ilk taksidi olan 100.000 altın ödenÂdikten, Eflak'a katılacak Yerköy Kalesi teslim edildikten ve antlaÅŸmanın tasdikÂli nüshaları deÄŸiÅŸtirildikten bir ay sonra Edirne, Kırklareli ve Lüleburgaz'dan çeÂkileceklerdi. Eflak-BoÄŸdan dışındaki yerÂlerden çekilmeleri iÅŸi ticaret tazminatı ödendiÄŸinde tamamlanacaktı. Eflak-BoÄŸÂdan ile Silistre, savaÅŸ tazminatı ödemeÂleri bitinceye kadar rehin olarak Ruslar'Âda kalacaktı. Anadolu yakasındaki yerÂlerden çekilmeleri ise tasdiknamelerin deÄŸiÅŸtirilmesinden üç ay sonra baÅŸlayaÂcak ve beÅŸ ayda tamamlanacaktı. AntlaÅŸmanın onaylı nüsÂhalarının en geç altı hafta içinde deÄŸiÅŸÂtirilmesi de öngörülmüştü. Edirne AntlaÅŸması, Rus ilerleyiÅŸini önÂleyemeyen Osmanlı İmparatorluÄŸu"nun diplomaside de baÅŸarı elde edemeyerek galibin dikte ettiÄŸi ÅŸartları kabul etmek zorunda kaldığını göstermektedir. ÖdeÂmeyi kabullendiÄŸi 11.500.000 Macar alÂtını, hazinesinin altından kalkamayacaÂğı çok ağır bir yüktü. Ruslar, 26 Nisan 1830'da imzalanan bir senetle bunu 8 milyon Felemenk altınına indirmiÅŸler, Osmanlılar'ın Yunanistan'ın tam bağımÂsızlığını kabul etmesi ÅŸartıyla 1 milyonÂdan daha vazgeçmiÅŸlerdi. Nihayet 1834 Ocağında savaÅŸ tazminatı 5 milyona, yılÂlık taksitler de 500.000'e indirildi. BuÂnun dışında, Ruslar'ın Eflak- BoÄŸdandan çekilmeleri tazminatın ödenmesine baÄŸlandığından çekilme iÅŸi 1834'te gerÂçekleÅŸebildi. Silistre'den çekilmelerine iliÅŸkin sözleÅŸme ise ancak 8 Nisan 1836-da imzalanabilmiÅŸtir.  Kaynak :Diyanet İslam Ans
|


