BÜYÜK ÇERKES SÜRGÜNÜ 21 MAYIS 1864

Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere ve Kafkasya

Kafkas-Rus savaşının gidişatında, sürgünün gerçekleşmesinde etken olan pek çok faktör vardır. Devletler bazında, Çarlık Rusyası, Osmanlı İmparatorluğu ve İngiltere faktörleri çok önemlidir.

Kuzey Kafkasya(KK), stratejik önemi nedeni ile sadece komşu konumundaki Çarlık Rusyası ve Osmanlı arasında pazarlık konusu olmadı. Dönemin kolonyalist ülkeleri İngiltere ve Fransa da etkili olmaya çalıştılar.

OSMANLI VE KAFKASYA

Kırım Hanlığı`nın 1745 yılında imparatorluğa bağlanması ile Osmanlı`nın Kafkasya ilişkilerinin başladığı söylenebilir. Ferah Ali Paşa, 1781`de Çerkezistan Valisi olarak Soğucak Kalesi`ne gelerek, Osmanlı adına ciddi anlamda Kafkasya çalışmalarını başlattı. İslam dinini Çerkesler arasında yaymaya çalıştı ve Çarlık Rusyası`na karşı Osmanlı politikasını yürütmeye başladı.

Sonrasında da birçok Osmanlı paşası, Soğucak ve Anapa Muhafızı olarak Kafkasya`nın Karadeniz kıyısına geldi. Savaş boyunca yardım vaatleri devam etti.

Yardım olarak vaatlerin gerçekleşiyor görünmesi ve savaşın sürmesi için bir miktar kullanılmış tüfek, yarısı dolu fıçılar içinde fire oranı yüksek barut, hantal ve dağlık koşullarda pratik kullanımı olmayan toplar gönderildi. Kayıtlara geçen 15 top, 300 fıçı barut, 4 topçu subayı yardımı yapılmıştı. Bu durumu bir Leh subay olan ve Çerkeslerle aynı cephede savaşan Lapinski, `Tipik Osmanlı yardımı` olarak nitelendirmişti.

Çerkesya`nın siyasi konumunu, 1828-29 Osmanlı-Rus savaşı sonucunda, 14 Eylül 1829`da imzalanan Edirne Antlaşması değiştirdi. Osmanlı, Çerkesya`yı Rusya` ya bıraktı. Çerkesya, Osmanlı toprağı değildi ve Çerkesler de Osmanlı sultanının tebaası değildi. Osmanlı padişahı kağıt üzerinde Çerkesya`yı Rus çarına vermişti.

KAFKASYA`YI KALKAN OLARAK KULLANDILAR

Savaşın yoğunlaştığı, Edirne Antlaşması`ndan sonraki dönemde, 1830-39 yılları arasında, İngiltere`den silah yardımı sözü gelmiş, uzun süre yardım beklenmiş, ancak gerçekleşmemişti.

Çıkarlarına uygun politika izleyen İngiltere ve Osmanlı İmparatorluğu, yardım vaatleri ile savaşı uzatmaya çalıştı sürekli.

Osmanlı İmparatorluğu açısından bakıldığında açıkça görülen, doğu sınırlarının bu savaşlar sayesinde korunduğu idi. Çarlık Rusyası KK genelinde 300 bin civarında asker bulunduruyordu. Osmanlı`nın doğu sınırında ise göstermelik 10 bin asker. Yanı sıra bu savaşla Osmanlı Balkanlar konusunda da kısmen rahattı. Nitekim Balkanlardaki Osmanlı egemenliği, Kafkasya`daki savaşın bitiş tarihi olan 1864 sonrası 13 yıl içinde adım adım sona erdi.

İNGİLTERE`NİN KAFKASYA PLANLARI

1834 yılından itibaren İngiltere adına KK`ya gelen David Urquhard, yardım vaatlerini sürdürmüştü. Ruslarla hiçbir şekilde ilişki kurulmaması doğrultusunda ciddi çalışmalar yapan Urquhard, 1838`de Glasgow`daki bir toplantıda `İngiltere Çerkesleri desteklemektedir` der ve gerekçesini açıklar: `Çerkesler Hindistan`ın bekçileridir. Bu nedenle yardım gereklidir.`

İngiltere`nin hakimiyetini sürdürdüğü Hindistan bölgesine, coğrafi olarak yakın başka bir istilacı ve yağmacı ülkenin, yani Çarlık Rusyası`nın göz dikeceği biliniyor ve Kafkasya`da olabildiği kadar çok oyalanması isteniyordu. Nitekim Çar I. Petro daha 1722 yılında; `Rusya`nın çıkarları için mümkün olabildiği kadar İstanbul`a ve Hindistan`a yaklaşmak lazımdır. Buraları elinde tutan dünyaya hükmeder. Bunun için de ne gerekiyorsa onu yapmalıyız...` demişti.

İngiltere`den sonuçta yardım olarak gerçekleşen, yapılan toplantılarda ateşli nutuklarla İngiliz vatandaşlarından toplanan bir miktar paranın gönderilmesinden ibarettir. Londra`da yapılan toplantılardan birinde, bir katılımcı şunları söylemişti: `Rusya, açlığın ve yıkımın yardımı olmadan Çerkeslere boyun eğdiremezdi ve bunu ancak Çerkeslerin diğer halklarla ticaret imkanlarını ortadan kaldırarak başardı. İngiltere veya diğer herhangi bir ülke, deniz hukukundan ve ulusal onurundan vazgeçerek Rusya`nın bu cesur halkı fethetmesine yardım etti.`

SÜRGÜNE SEYİRCİ KALDILAR

3 Mayıs 1864 tarihinde, yani sona yaklaşıldığı tarihte İstanbul`daki İngiltere büyükelçisinin İngiltere`ye yazdığı mektuptan bir alıntı: `...Ruslar, şu anda, vatandan önce gelen tek değerli şey saydıkları özgürlüğü ya da en azından düşmanın egemenliğinden uzak bir yaşamı her şeyin üstünde tutan bu cesur ırkın topraklarına el koymuş bulunmaktadır. Kısacası Çerkezistan artık yoktur. Kurtarılmaya değer tek şey kalmıştır o da Çerkesler...

(..) Hem Türkiye hem de Avrupa için uygun düşecek politika şu olmalıdır: Bu sürgünleri, Karadeniz`den Erzurum`a kadar uzanan topraklara yerleştirmek. Bu yerler, ayrıldıkları ülkenin karşısında olup bir ölçüde o yerlere benzemektedir. İşte ancak burada bu kimselerin üzüntüleri hafifletilebilir.` (Çerkeslerin Sürgünü-Kafdağı Yayınları)

Bu yaklaşım ne Osmanlı`nın ne de Rusya`nın işine gelmediği için uygulamaya geçirilmedi.

Karl Marx, İngiliz diplomasisinin ikiyüzlü politikasını ülkenin başbakanı Lord Palmerston`un şahsında gözler önüne seriyordu: `O başka halklara ihanet ederken bunu büyük bir nezaketle yapıyordu, zira nezaket, şeytanın kandırdığı kurbanının kanına ödediği bozuk paradır. Zulmedenler her zaman onun yardımına güvenebilirken, zulme uğrayanlara da cömertçe belagatlı gönül yüceliğini bahşediyordu. Polonyalıları, İtalyanları, Macarları, Almanları ezdikleri her seferinde Palmerston iktidardaydı. Fakat cellatlar her zaman onun, yine onun izniyle ezdikleri kurbanlarıyla gizli ilişki içinde olduğundan şüpheleniyorlardı. Onu düşman edinerek olası bir başarıyı hesaplamak, onu dost edinerek de kesin bir yenilgiyi beklemek şimdiye kadar hep mümkün oldu.` (Vatanından Uzaklara Çerkesler-Chivi Yazıları)

YARIN: Sürgün sonrası

Çerkeslerİn İngİltere kralİçesİne yazdIklarI dİlekçe

9 Nisan 1864

`İngiltere İmparatoru Majeste Kraliçelerine,

Dünya kurulduğundan beri ülkemiz ve vatanımız olan Çerkezistan`ı işgal etmek ve dominyonlarına katmak için Rusya`nın giriştiği haksız savaş 80. yılını doldurmuş bulunmaktadır. Şu anda ellerine düşen çaresiz kadınları, yaşlıları ve çocukları koyun boğazlar gibi kesiyorlar. Kestikleri başları süngüleriyle kelekle oynar gibi oynuyorlar. Uygarlık ve insanlık dışı anlatılması güç bir zulüm ve baskı uyguluyorlar. Bizler, canımızdan daha çok sevdiğimiz yurdumuzu savunmak için can ve malımız pahasına ihtiyar, genç bu tiranik harekete karşı koymaya çalıştık. Ancak son bir iki yıldır savaş tahribatına ek olarak tanrının reva gördüğü kuraklığın neden olduğu açlık ortamından yararlanan Ruslar, karadan ve denizden sürdürdükleri sürekli saldırılarla bizleri büyük sıkıntılara sokmuşlardır. İnsanlarımızın birçoğunu savaş alanlarında, bir kısmını dağlarda açlıktan, bir kısmını sahillerde sefaletten ve bir kısmını da denizlerde beceri eksikliğinden kaybettik.

Bu sebeple Rusların ülkemize yönelttiği vahşi saldırılara karşı koyabilmek ve ülkemizi ve ulusumuzu kurtarabilmek için adaletin merkezi ve insanlığın koruyucusu yüce hükümetinizin ve halkınızın değerli yardımlarına ve aracılığına başvuruyoruz.

Şayet ülkemizi ve soyumuzu korumak için istediğimiz yardımı sağlamanız mümkün değilse, hiç olmazsa bir yandan açlık öte yandan düşmanın vahşi saldırılarıyla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan çaresiz kadınlarımız ve çocuklarımızın emin bir yere nakledilmeleri imkanlarının sağlanmasını rica ediyoruz. Şayet bu iki isteğimiz de dikkate alınmaz ve isteğimize rağmen hükümetlerin lütuf ve merhameti esirgenir ve çaresiz koşullar içinde toptan imha edilirsek, biliniz ki hakkımızı yüce tanrının katında aramakta devam edeceğiz. O tanrı ki Majesteleri hükümetine çaresizleri ve zayıfları korumak için kuvvet, iktidar ve egemenlik vermiştir.

(..)

Sizden içinde bulunduğumuz sefalet ve çaresizlik koşullarının yüce hükümetinize ve milletinize duyurulması için aracılık yapmanızı rica ediyoruz. Bu nedenle Ekselanslarınıza bu mütevazı dilekçemizi sunuyoruz. Bu dilekçenin bir kopyası padişahın hükümetine ve öteki ülkelerin elçiliklerine sunulmuştur.`

Çerkes halkı adına imza

Hazırlayan: Jineps Gazetesi

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile