| Akgündüz: Ermeni meselesini öncelikle İslâm ülkelerine anlatmalıyız |
|
Türkiye`nin birçok probleminin, tarihi kötüleyerek çözülmeye çalışıldığını vurgulayan Akgündüz, sözde Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili bir soruyu da cevapladı. 1930 ve 1940`lı yıllarda devletin soykırım iddialarıyla ilgili resmi politikasının, `Ah bu Osmanlı bize de çok zulmetti, size de, ne yapalım.` şeklinde olduğunu söyleyen Akgündüz, `Soykırım manasındaki kelime, 1940`lı yıllarda İngilizce sözlüklere girdi. Birleşmiş Milletler`in gündemine ise 1934 yılında, Polonyalı bir Yahudi profesör tarafından iki soykırım iddiasıyla getirildi. Biri Ruslar`ın Almanlar`a, diğeri de Türkler`in Ermeniler`e uyguladığı sözde soykırım iddialarıdır. Rusya, gücünü kullanarak bunu tarihten sildirmiştir, Avrupalılar da dile getirmemiştir. Türklerle ilgili iddia ise soykırım kelimesiyle İngilizce sözlüklere girmiştir.` şeklinde konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bakan Davutoğlu`na da çağrıda bulunan Prof. Dr. Akgündüz, şunları kaydetti: `Avrupalılarla uğraşmayın. Adamların damarında, İslâmiyet ve Türk düşmanlığı var. Bizse Osmanlıca, Arapça ve İslâm hukukunu iyi bilen uzman kişileri laikliğe aykırı, dinci, nurcu diye değerlendirmedik. Diğerleri de konuyu fazla bilmiyordu. 1950`li yıllara geldiğimizde, `O kadar da öldürmedik.` denilmiş ve tarihimize sahip çıkılmamıştır. 1974 yılında diplomatlarımız öldürülmeye başlanınca Dışişlerimiz, Yahudi ve Hristiyan lobilerine para aktarmış. El elin eşeğini, şarkı söyleyerek arar.` Bazı bilim adamlarının isteği üzerine dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren, başbakanı Turgut Özal ve müsteşarı Hasan Celal Güzel`in Osmanlı belgelerini açtırdığını, ondan sonra Türkiye`nin kendini savunabilecek dokümanlara ulaştığını kaydeden Akgündüz, `170 milyon belgenin bulunduğu Osmanlı arşivlerinde, soykırım yapıldığını gösteren tek belge bile bulamazlar. Ancak devlet bu alanda kendini yetiştirmiş kişileri yeterince değerlendirmiyor.` ifadelerini kullandı. Ahmet Akgündüz, doğu bölgelerindeki sıkıntılarla ilgili bir soruya karşılık ise Musul dahil bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu`nun, Yavuz Sultan Selim zamanında büyük tarihçi ve din âlimi İdris-i Bitlisî`nin çalışmasıyla bir ayda ve gönüllü olarak Osmanlı İmparatorluğu`na katıldığını anlattı. Akgündüz, şunları söyledi: `O dönemden sonra 343 yıl isyan çıkmamış. Ne zamanki Batılılar ırkçılık tohumu atmış, orada da ırkçılık başlamış, Kürtçülük başlamış. Bunun çözümü, aynı dine inanan insanları şuurlandırmaktır. Hollanda ve Almanya gibi devletler, Diyarbakır`daki birtakım anarşistlere 200-300 avro maaş veriyor. Türkiye çok dikkatli olmalı, hızla kalkınmalıdır. Adnan Menderes`in önü kesilmeseydi, bugün bir Almanya veya Japonya gibi olurduk. Her darbede Türkiye 10 yıl geriye gitti.` Prof. Dr. Akgündüz, konferanstan sonra kitaplarını imzaladı. (CİHAN) CİHAN |


Prof. Dr.