Türk , İslam ve Dünya Tarihinden ibretlik vesikalar ,Manalara yolculuk
*Bir Toplantıda savaş ve barıştan bahsediliyormuş.Söz sırasında hazır cevapları ve zekası ile meşhur Anna Mana Corwella konuşma sırası kendine gelince şunları söylemiş: ---İkisi arasında bence şu fark vardır:Barış zamanında oğullar babalarını gömerler.Harp zamanında da babalar oğullarını! *Borazan Tevfik adında bir adambir alacak işi için kadıya başvurur.Kadı işi polise,polis Belediyeye Belediye maliye ye ,maliye vergi dairesine derken adamın gezmediği yer kalmaz.7 yılda sonuçlanamayan dava dilekçesini ve bir çuval evrakı eline alan Tevfik sadrazama çıkar sonunda... Şöyle der; ---Paşam,bu dilekçenin 7 yılda havale edilmediği yer kalmadı.Siz de onu Cenab-ı Hakka havale edinde bu iş tamam olsun.der *İngiliz Büyükelçisi Osmanlı evlerinin dış duvarlarına asılmış bulunan ve üzerinde ''Ya Hafız''(Muhafaza eden ,koruyan) levhaları her yerde görünce Keçecizade Fuat Paşa ya sormuş; ---Paşa Hazretleri bunlar nedir? Fuat Paşa bir İngilizin anlayabileceği şekilde cevap vermiş; ---''O gördükleriniz Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.'' *Bir Yahudi art niyetle elinde bir parça ekmekle peygamberimizin yanına gelir.Kalabalık bir grupola peygamberimiz sohbet ederken yahudi şöyle der: --Ey Muhammet söyle bakalım bu elimdeki benim rızkım mıdır??? Peygamberimiz evet dese ekmeği yere atacak,hayır dese yiyecektir.Yada onun beyni bu kadarına yetmektedir. Peygamberimiz hiç duraksamadan şöyle der: --Yersen rızkındır. Yahudi hayal kırıklığı içinde boynunu büker ve gider *Seyyid Ahmet Arvasi'yesormuşlar.: --Hocam insan için maymunun gelişmiş şeklidir diyorlar.Ne dersiniz? Mübarek şu cevabı vermiş: --O mantıkla ,çınar ağacıda maydonozun gelişmiş şeklidir *ELÇİYE DANIŞMAK Keçecizade Fuat Paşa ya sormuşlar: --Yaptığınız her işte başarılı olmanızın sırrı nedir? Paşa nın cevabı şöyle olmuş: --Yaptığım her işte Rus elçisine danışırım. Nasıl olur? dendiğinde: --Rus elçisi bana ne söylerse tersini yaparım diye cevap vermiş... *Sahbelerden biri Hz. Ali ye sormuş: --Ya Ali senin zamanında meydana gelen bu üzücü olayların hiç biri daha önceki Halifeler zamanında olmadı.Sebebi nedir? Hz. Ali nin cevabı son derece anlamlıdır: --Onların zamanında biz vardık.Bizim zamanımızda onlar yok. *Bu günün ibretlik olayı şöyle: ZEM ZEM KUYUSU... Sıradan şiirler yazan bir adam,hacca gider.Dönüşünde Molla Cami ile rastlaşır.Laf arasında kasılarak : --Divanımıda yanımda götürmüştüm.Teberrüken Hacer'ül Esved taşına sürdüm deyince .Molla Cami: --Yanlış yapmışsınız der.Zem zem kuyusuna daldırmalıydınız. *Meşhur bir kumandana çok önemli bir muharebeyi kaybettikten sonra nasıl kaybettiğini sormuşlar. Kumandan: --''Kazanırım ümidiyle kaybettim''demiş. *Yazar Adnan Şimşek bir ihtiyara sorar: --Amca yaşınız kaç? --Haddi aştık evladım,demiş ihtiyar.Haddi aştık. --O ne demek efendim? dediğinde : --Peygamberimizin mübarek yaşını aştık,diye cevaplamış .63'ü geçtik yani. *Bir hıristyan devlet elçisi Ahmet Vefik Paşa ya : --Neden camilerde bir çeşit tütsü(koku) yakmıyorsunuz diye sorar? Paşa Hemen cevap verir: --Bizimkiler abdestlidirler.Yellenmezler de ondan... *Epiktet bir köledir.Onun ayağını işkence aleti ile burarlar.Hiç ses çıkarmaz.Gayet sakin tavır ve sesle der ki: --Biraz daha bükerseniz ayağım kırılacak! Bükerler ve ayak müthiş bir sesle kırılır. Verdiği cevap: --Demedim mi? *ilk devir millet vekilliği sırasında Mehmet Akif Ersoy'u ziyaret edenler,bir takım idareciler hakkında kanaatini sormuşlar. Cevap ve tespit çok enteresan: --Memleketin geleceğinden umudunuzu kesmek istemiyorsanız.Büyük adamları yakından tanımayınız *Kırkağaç Kaymakamlık binasının aktığı ve tamir gerektiği bildirilince merkezden yazı gelir: --Nerelerin aktığını tek tek bildiriniz. Meşhur bir hicivci olan Kaymakam Eşref cevap yazdırmış: --Musluklar hariç her yer akıyor. *Yemek esnasında veliye demişler ki: --Falanca kimseyi neden dergaha aldın.Bu adam olmaz ki... Veli cevap vermiş: --Önünüzdeki işkembe çorbasını içiyorsunuzda ,bizi kirli nefsleri temizlemekten aciz mi görüyorsunuz? *Hz. Nuh'un gemisine zeytin dalı getiren güvercinin erkek olduğunu iddia eden bir adama,bunu nereden bilidiğini sormuşlar.Şu cevabı vermiş: --Dişi olsaydı ,uzun süre ağzını kapalı tutamazdı. *Napolyon St. Helen adasında sürgünken Fatih mi yoksa siz mi büyüksünüz ?sorusunu soranlara şu cevabı verdi: --Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam.Çünkü ben kılıçla zaptettiğim yerleri henüz hayattayken geri vermiş bir bedbahtım.O ise fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır. *Mehmet Akif'e Berlin den dönüşünde sormuşlar: --Berlin de ne var ne yo üstad? Cevap vermiş: --Gördüğüm kadarıyla işleri dinimiz kadar sağlam,dinleri ise işlermiz kadar çürük... *İmam Taftazani çok zeki bir insan olan Mutezile imamı Seyyid' aralarındaki farkı sorduğunda,seyyid: --Siz uçsuz bucaksız bir deniz gibisiniz efendim cevabını vermiş. --Bense yarım parmak kalınlığında bir zeytin yağı gibiyim. İmam Taftazani gülerek şu cevabı verir. --Yine üstüme çıktın. *Keçecizade Fuat Paşa'ya 70 lik bir kadının 30 yaşında bir gençle evlenmek istediğinden bahsetmişler.Paşa: -- Ahmed müsaade etmez demiş. --Hangi Ahmed ?diye sormuşlar. Paşa cevap vermiş: --Karacaahmed... *BEHLÜL DANA HAZRETLERİNE SORARLAR: --Ölünce seni nereye gömelim? Cevap verir mübarek: --Farketmez nereye isterseniz oraya gömün. Ahiret dünyaya her yerden aynı uzaklıktadır *Hz. Ali'ye sormuşlar: --Allah öbür dünyada bu kadar gelmiş geçmiş insanı nasıl diriltip hesaba çekecek? Cevap vermiş mübarek: --Bu dünyada nasıl tek tek yaratıp,rızıklandırıyorsa öyle... *Bir sohbet esnasında Asr-ı saadetteki muhteşem hadiselerden duygulanan bir genç : --Keşke peygamber efendimizin devesi olsaydım der. Bunun üzerine biri şöyle der: --Ümmeti olman yetmiyor mu? *Yolcunun biri fakirlik çeken bir han da konaklar. Seslenir: --Hancı!Et ve ekmek isterim.Baldanda haberin olsun.... Soğan ve kuru ekmekten başka bir şeyi olmayan hancı gülerek cevap verir: --İşte soğan işte ekmek;Halden de haberin olsun *Hasırcızade Mehmet Ağa'dan ,yeni müslüman olan bir Hıristyan için yardım istemişler.O zamanlar ''gazi'' deni,len iki altını verirken şöyle demiş: --Müslüman oldu bir kafir,şehit oldu iki gazi... *Mehmet Kırkıncı Hoca efendiye gelen bir zat misyonerlerin sık sık sordukları bir soruyu sorar: --Hz. Peygamber (s.a.v.) hiç hata yapmamışmıdır? Hoca : --Hayır cevabından sonra harika izah eder anlayana: --Mümkündür ama vaki değildir. *Bir bilgeye sormuşlar: --Bir insanın zekasını nerden anlarsınız? --Konuşmasından. Ya hiç konuşmazsa? Cevap yine enteresan: --O kadar akıllı insan yoktur *Abbasiler devrinde yaşamış ünlü Arap şairleri Habib bin Evs bir toplantıda söz ve sükut meselesi tartışılırken sükutu(susmayı) üstün görenlere şu karşılığı verir: --Biz sükutu sözle överiz,ama sözü sükutla övemeyiz.Onun için söz sükuttan üstündür. *Kuraklık sebebiyle sık sık yağmur duasına çıkan ama netice alamayan bir belde halkı, kendilerine katılmayan bir Allah dostunun yanına varır,sitem ederler.Derler ki: -Perişanlığımızı gördüğün,ne çektiğimizi bildiğin halde bizimle gelip yağmur duası etmiyorsun! Bu Allah dostu şöyle cevap verir onlara: -Siz yağmur yağmadığı için şikayet ediyorsunuz.Ben ise başımıza taş yağmadığı için gece gündüz şükürle meşgulum! *Hz. Ömer'i hep ibadet ederken gören bir sahabe yanına yaklaşıp: -Ya Ömer der...Bu kadar ibadet fazla değil mi, ne gerek var?Allah seni cennetle müjdeledi ya! Hz. Ömer Kader inceliğini de açıklar vaziyette cevap verir: --Allah'ın vaadi şarta tabidir.Ömer şimdi ibadeti bırakmayıp Allah'a itaat etmeseydi.Allah onu cennet le müjdeler miydi? *Bir alime sormuşlar: --Şeytan neden meyhaneye gidenlere vesvese etmez? Cevap vermiş: --İncelik burada...Eğer onlara etse kazara camiye gidebilirler *Şeyhülislam Zeyni ölüm döşeğinde bir eli sakat oğluna şu nasihatı verir: --Bak oğlum.Yetmiş sene dünyaya dört elle sarıldım.Fakat biriktirdiğim her şeyi bırakıp gidiyorum.Sen benim gibi olma.Hırs gösterme. Benim Dört elle tutamadığımı sen tek elle hiç tutamazsın.... *Şair Deyheki çocuklarını yanına alarak bir dostunu ziyarete gider.Kara kuru sıska çocukları gören dostu latife olsun diye: --Efendi,bu gübre böcekleri senin mi ?der. Şair taşı gediğine koyar: -- Evet efendim.Hoş kokunuza geldiler. *Boş konuşan bir talebe ,Hikmet sahibi bir zat'la sohbet ederken: --Cennette küçük bir yerim olsa yeterdi,deyince ,o zat şu cevabı verir: --Ahiret için ettiğin kanaati,keşke dünya içinde etseydin --İnsan kainata hakim olan varlıktır diyen felsefe hocasına Öğrencisi şu karşılığı verir: --Tansiyonuna bile hakim olmayan insan,kainata nasıl hakim olabilir hocam? *Arif Nihat Asya demiş ki: --Diyojen'e çölde rastladım.Ne olur gölge et,başka ihsan istemem diyordu. *Hasımlarından biri ,kulakları gayet büyük olan Galile'ye: --Kulaklarınız bir insan için büyük değil mi?diye sormuş. Galile: --Doğru diye gülümsemiş.Benim kulaklarım bir insan için büyük ama,senin kulaklarında bir eşşek için fazla küçük sayılmaz mı? demiş. *Süleyman Nazif'in yanında Abdullah Cevdet'in para hırsından bahsolunurken ,birisi: --O meteliğe kurşun atar .deyince Süleyman Nazif yapıştırmış: --Hayır kurşun atmaz.Göbek atar *Şair Nabi'nin Sultan'a yakınlığını çekemeyenler,onu imtihan etmek gayesiyle Arapça ,farsça ve Türkçe olmak üzere nereye? manasına gelen: --Eyne ,küca,kanceru? dediklerinde, Nabi: --Fevki ,bala,yukaru ...diyerek yoluna devam eder *13-14 nüfuslu olduğumuz zamanlarda Yahya Kemal Madrid büyükelçimizdi.Kendine Türkiye nin nüfusu sorulduğunda : -Ülkemizin nüfusu 50-60 milyondur dedi.Ve hayret bakışları üzerine açıklama yaptı: --Bunda hayret edilecek bir şey yok.Biz ölülerimizle birlikte yaşarız *Bernard Shaw ,uğradığı bir kelepir kitapçıda kendi kitabını görür.Sayfaları karıştırırken ilk sayfada kendi el yazısı olduğunu görür. 22Kıymetli dostuma ,hürmetlerimle... G.B.Shaw Shaw kitabı satın alır ve şu cümleyi ekler: --Hürmetlerimi tekrarlarım.G.B.Shaw Ve kitabı ilk sahibine tekrar yollar. *1889-1909 yılları arasındaki on yılda, ermeniler, büyük bölümü Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da; yirmi altısı'da 1895 yılında olmak üzere, 32 isyan ve olay çıkardılar. *1895 Ekim'indeki Trabzon isyanında hadiseler aşama aşama çığrından çıktı. Zamanın Trabzon Valisi, tedbirsizlik ve bölgedeki devlet güçlerinin zayıflığı sebebiyle, bir türlü önü alınamayan olayları defalarca istanbulda'ki hükümete bildirdi; yardım talep etti. istanbul'dan her defasında, "Durumu idare-i maslahat ediniz." telgrafını aldı.Hareket kontrol edilemez duruma gelince de, bunalmış olan vali gözünü karartıp, şu telgrafı İstanbu'a çekti: "İDARE GİTTİ, MASLAHAT ELİMİZDE KALDI." *Yunus Emre Orotoryosu yazıldığı zaman ,bu konuda Yahya Kemal'in fikrini sormuşlar: Büyük şair de büyük cevap vermiş: --Bu kardinalin ,Cuma Namazı kıldırmasına benziyor *Bernard Shaw ile ''Kanada'' isimli tiyatro eserini oynayan sanatçı Cornolia Otis arasında şöyle bir diyalog geçer: Shaw: --Kusursuz! Otis:Milyonlarca teşekkür .Ama Böyle bir iltifata değmez. Shaw: --Eserden söz etmiştim. Otis: --Bende *Hastalıktan gözleri kapanmış olan bir adam,halk ozanı Seyrani'ye: --Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye söylenince,söz eri Seyrani: --Hiç üzülme dostum,dünyada da bakacak yüz kalmadı , demiş. *İki gözünü kaybeden bir ama Neyzen Tevfik'e sorar: --Tevfik Bey ahval-i alem nasıl? Cevap verirNeyzen: --Gördüğün gibi. *İzmir de müthiş bir yağmura tutulan Şair Eşref bir saçağın altına sığınır ama nafile saatlece ıslanır. Bu vaziyeti görenler : --Bu halin ne denize mi düştün?diye sorarlar. Şair Eşref: --Eski sözlere inanmanın cezasını çektim ,der . --''Dünyada her şey geçer ''derlerdi.Ama bir saçağın altında saatlerce bekledim,bir araba bile geçmedi! *Yazar ve edebiyatçılarımız arasında en fazla nüktesi bulunan kisinin Süleyman Nazif (1869—1927) olduguna sanıyoruz ki kimsenin süphesi yoktur. Kurtulus Savası öncesinde Istanbul’a asker çıkaran Ingiliz ve Fransızların aleyhine, "Piyer Loti Hitabesi"nde agır sözler söyledigi için bazı Türk büyükleri ve Ingilizler tarafından Malta Adasına sürülen Süleyman Nazif, yürekli bir vatanperverdi de. Süleyman Nazif in en zıt oldugu kisilerden biri Abdullah Cevdet’mis. Esas meslegi doktorluk olan fakat hep yazarlıkla mesgul olmus bulunan Abdullah Cevdet’in aleyhine kullanılabilecek her fırsatı Süleyman Nazif degerlendirirmis. Süleyman Nazif bir gün Bab-ı Âli yokusunda bir tanıdıgına rastlamıs, ona nereye gittigini sormus. Tanıdıgı: — Abdullah Cevdet’e çıkıyorum, diye cevap vermis. Süleyman Nazif bu cevap üzerine tanıdıgına kızmıs: — Abdullah Cevdet’e çıkılmaz, inilir; çünkü o yüksek degil, alçak biridir! *İmam-ı Azam Hz. yanına gelen birine sorar: --Akıllı kimdir? --İyiyle kötüyü ayırd edebilendir cebını alır. İmam düzeltir: --İyi ile kötüyü hayvanda farkeder.Akıllı olan iki iyi(hayır) ortada iken bundan en önemlisini tercih edebilendir. *Voltaire,Şair Jean Baptise nin ''Gelecek Nesillere'' isimli şiirini okuduğunda beğenmeyip şöyle der: --Bu şiirin adresine ulaşmayacağına eminim. *İmam Yusuf Hazretlerine : --Gece tırnak kesilir mi ?diye sormuşlar. Hazret: --Evet diye cevaplamış ve eklemiş: --Peygamberimiz iyilikte acele edin buyurmuyor mu? *Padişah İkinci Mahmud, Hüseyin Ağa'yı Yeniçeri Ağalığına getirmiş. Hüseyin Ağa da görevi aldıktan kısa bir süre sonra İstanbul'u eşkiyadan temizleyivermiş. Bir gün selamlık resminde İkinci Mahmud kendisine sormuş: "Hüseyin Ağa, eşkiyadan hala kalan var mı?" "Efendim, sayenizde bir tanesi bile kalmamış hepsi gereken cezaya çarptırılmıştır. Huzurunuzdakilerden başka geriye kimse kalmamıştır!.." *Elmalılı Hamdi Yazır uzun süren inziva yıllarında önemli çalışmalar yapmış fakat bu arada sigara tiryakisi olmuşlardı. Bir dostu ziyaretine gelip odayı duman altı görünce şöyle der: --Efendim mübarek bir amel içinde Kur'anı tefsir etmektesiniz.Meleklerde burada olmak ister ama dumanlar.... Merhum gülümser cevap verir: --Merak etmeyin hoca efendi der.Onlarıda alıştırdım. *Necip Fazıl'a Allah yok diyen biri şu cevabı alır: --Siz bana gerçekten yok olan bir şeyi gösterebilir misiniz ki yok'u ispat edebilesiniz?..Gösterebilecek olsanız, zaten o şey yok değildir.Gösteremeyincede yok'un ispatı olmaz.Allah'a yok diyebilmeniz ispat ediyor ki ;o ''var''ın ta kendisidir! *Şili'li diktatör Pinochet'e turşu kurmak mı zor,ihtilal yapmak mı? diyesorduklarında: --Şüphesiz ki turşu kurmak zor,der.Çünkü ihtilal yapmak için 3-5 hıyar yeterlidir *Ebu Hanefi Hz. üzerine doğru gelen hayvana yol vererek geri çekildiğinde ,yanındakiler sebebini sorarlar: Ebu Hanife cevap verir: --Onun boynuzları var, benim ise aklım *Bir Alime sormuşlar : --Ademle Havva'nın dünyaya gönderilmeleri kötü olmuş değil mi hocam?Zira çoğalıp milyarlarca olmuşlar ama çoğu cehenneme gidecek!!!! Alim cevap vermiş: --Şeytana uyup kaybedenlerin sayısı önemli değildir.Mühim olan kazananlardır.Tavuğun kuluçkaya yattığı yüz yumurtadan sekseni bozulup yirmisi civciv olsa ,80 ziyan oldu denmez.20 civciv oldu denir. *Bir hayranı Tevfik Fikret' e her fırsatta yapmacık hareketlerle yalakalık yapmaktadır.Bu durumdan hiç hoşlanmayan Tevfik Fikret bir gün adama şöyle yazmış: Ne senden rüku ,ne benden kıyam. Selamün aleyküm ,aleyküm selam *Çok meşhur bir bilgeye zamanı sormuşlar.Şöyle cevap vermiş : --Şu anda zamanı anlatacak kadar zamanım yok *Eflatun dersinde insanı ''İki ayak üzerinde yürüyen tüysüz hayvan'' diye tarif edince ,Diyojen buna çok kızmış ve hemen bir horoz yakalayıp,tüylerini yolduktan sonra ,Eflatun'un dershanesine girerek: --Çocuklar müjde demiş.Size hocanızın tarif ettiği insanı getirdim *İstanbul İşgal orduları tarafından boşaltılırken sevinçle bir arkadaşı Süleyman Nazif'e : --Oh be...Nihayet def olup gittiler der. Bunun üzerine Nazif gülerek: --Tabii efendim,tabii...Def'i tabii...der *Bir alime sormuşlar. --Hazret eşekten kurban olur mu? Hazret: --Tabii olur ,demiş.Bunun için eşeği iyi beslemeli ve onu satarak parasıyla bir koyun yada dana almalısınız *Namık Kemal'in oğlu Ali Ekrem Bolayır ,babasından bir mektup alır.Mektupta şunlar yazılıdır: --Ekremciğim,ne yapacağımı bilemediğimden sana mektup yazıyorum.Ne yazacağımı bilemediğimden sözlerime son veriyorum.Gözlerinden öperim. *Bir elinde fener omuzunda ağır bir testi taşıyan kör bir adam karanlıkta yürürken onu gören birisi: --Ey ahmak adam.Senin için aydınlık ve karanlığın ne farkı var ki fener taşıyorsun? der. Kör adam cevap verir: --Bu fener kendim için değil,senin gibi kör kalpliler içindir.Bana çarpıpta testimi kırmanızı hiç istemem *--Hayat kırkından sonra başlar, diyen bir arkadaşına hoca şöyle cevap verdi: --Eğer Otuzbeşinde ölmezsen! *Bir güreş müsabakasında taraftarlar alta düşen Dobrucalı Rüstem Pehlivana yardım için taktik vermeye çalışmaktadırlar: --Ayağını al,ayağını al! Bunu duyan Rüstem Pehlivan rakibi işaret ederek şöyle der: --Elimden gelse canını alacağım da adam izin vermiyor ki *Harun Reşid bir av sırasında ok attığı kuşu ıskalayınca yanında bulunan Behlül Dana hazretleri : --İsabet oldu efendim. demiş.Büyük isabet oldu. Halife şaşkın şaşkın bakıncada: --Yani kuşun hayatı açısından isabet oldu demiş. *Yolculardan biri otobüs şoförünün yanına gider ve namaz vaktir geçmeden bir mola vermesini rica eder. Şoför sinirlenir: --Kaza edin efendim.Ne olur yani? Adam sakince cevap verir: --Ben kaza etmeden önce ,ya sen kaza edersen? *İbni Abbas Hazretlerine sorarlar: --İnsan ölünce cesetten ayrılan ruh nereye gider... Hazret şötle cevap verir: --Yağı biten kandillerin ışığı nereye gidiyorsa oraya. *Lokman Hekime sormuşlar: --Bilgeliğini kimlerden aldın? --Körlerden demiş Çünkü onlar yoklamadan adım atmazlar. *Hz. Aişe validemiz anlatıyor: --Bir gün bir kurban kestik ve budunun biri dışında hepsini dağıttık. Allah Resulü sordu: --Koyunu ne yaptınız? --Ya Resulullah dedim.Bütün koyunu muhtaçlara dağıttık bize bir budu kaldı. Allah Resulu şöyle buyurdu: --Ya Aişe demekki bir buddan başka hepsi bize kaldı. *Sultan Ahmed Han,bir gün Aziz Mahmud Hüdayi Hz. bir hediye gönderir.Hüdayi gönderilen hediyeyi şüpheli bularak geri çevirir. Padişah aynı hediyeyi Abdülmecid Sivasiye yollar.O ise kabul eder. Bir gün Abdülmecid Sivasiye: --Size gönderdiğim hediyeyi daha önce Hüdayiye yolamıştım ama kabul etmemişti,der. Sivasi cevap verir: --Padişahım Hüdayi bir ankadır (cismi bilinmeyen kuş)ki laşe (Leş)ye tenezzül etmez. Padişah bir kaç gün sonra aynı durumu Hüdayiye sorar: --Geri çevirdiğiniz hediyeyi Sivasi ye yolladım kabul etti. Hüdayi cevap verir: --Sivasi öyle bir deryadır ki ona bir katre(damla) necaset düşmekle pislenmiş olmaz...!!!
Bu habere benzer haberler:
|