| GALATA KULESİ |
|
Yuvarlak bir plân üzerine yapılan kule, eski devir burçlarında olduğu gibi, tahtalarla katlandırılıp, üstü de ahşap usûlü ile örtülmüştü. Bundan dolayı yangınlarda bütün katlar külahıyla birlikte yanar, yalnız taşdan kısmın içi, yenmiş arı kovanı gibi kalırdı. Muntazam kesme taşlarla yapılan kuleye, yer yer ilâveler yapılmıştır. Kule 1582’de rasathâne yapılmak üzere tâdil edilmiştir. 1794’de çıkan yangında tamamen yanması üzerine, 1795’de sultan üçüncü Selîm Han tarafından tamir ettirilmişse de bir yangın daha geçirmiştir. İkinci Mahmûd Han zamanında tekrar tamir ettirilmiştir. Nihayet 1875’de tamir gören kule, sonunda bugünkü şeklini almıştır. 156 yıl önceki resimlerde, dört tarafından çıkıntılı köşkler olduğu ve sivri bir külahının bulunduğu görülmektedir. Galata kulesi, değişik zamanlarda şu hizmetlerde kullanılmıştır: 1- Bizanslılar zamanında deniz malzemeleri deposu olarak kullanıldı. 2- İstanbul’un fethinden sonra gözetleme kulesi olarak kullanıldı. İstanbul payitaht olduktan sonra da növbet kulesi yapıldı ve beş vakit, Çalıcı Mehter tarafından Osmanlı növbeti (mehter) çalındı. 3- Kanunî Sultan Süleymân devrinde zindan hâline konuldu. 4- Başbakanlık arşivinde bulunan vesikalara göre, burası bir ara çalıcı mehter koğuşu hâline getirilmişti. Daha sonra yangın ihbarı için kullanıldı. 5 - Dördüncü Murâd zamanında donanmaya âid malzeme deposu hâline getirildi. 6 - Birinci Dünyâ harbinden sonra buraya, deniz vâsıtalarına işaret vermek için bir askerî müfreze yerleştirildi. Yakın târihe kadar husûsî bayraklarla yangın ihbar vazifesi yapan kule, daha sonra turizm te’sisi hâline getirilmiştir.
1) Hayat Târih Mecmuası (Sene 1971, sayı 9, cild-4, sh. 40) 2) Rehber Ansiklopedisi; cild-6, sh. 110 3) Seyahatname (Evliya Çelebi) |



Yorumlar