| Sezen'le bile yoldaşı Tayyip Bey'e ağzını bozduran anket! |
|
Biri ketum, diğeri dobradır. Biri yapay da olsa hep gülümser, diğeri duygularını anında belli eder. Tayyip Erdoğan`ın Ramazan`ı Şerifin ilk gününde sarfettiği `Alçak, namussuz` ifadesi bunun delilidir. Erdoğan içini acıtan hadiseye tabir yerinde ise belden aşağı karşılık veriyor! Peki Tayyip Bey`i abdestli haliyle bu kadar hiddetlendiren gelişme ne miydi? Birkaç gündür ısrarla bu konunun takipçisi olduk. Ulaştığımız sonuç şudur: Meğer Tayyip Bey geçtiğimiz Cuma sabahı Denge, Pollmar ve Anar`a sipariş ettiği araştırmaların sonuçlarını görmüş ve küplere binmiş! AKP`ye özel hizmet sunan bu üç ayrı kamuoyu araştırma kurumu son Kürt açılımı olayını halka sormuş! Tablo tam bir facia! AKP özellikle Orta Anadolu ile Karadeniz`de yerle bir olmuş! Keza metropollerde tepki büyümüş! Peki bunun hıncını o sert ifadelerle MHP ve Bahçeli`den niçin mi almış? Açılımın ABD`nin projesi ya da dayatması olduğunu MHP`nin dillendirmiş olmasından ötürü! Evet Tayyip Bey yaptırdığı araştırmalarla halkın büyük bölümünün Kürt açılımı hikayesini ABD`yle örtüştürdüğünü gördü. Bu sebepledir ki tepkisini ya da feveranını da kişiliğinin yansıması gereği en sert ifadelerle ortaya koydu! Görülmektedir ki Kürt açılımı işi AKP`nin başına dertler açacak bir konudur! Öyle çünkü bu hadise çeyrek asırdır bir birikim yapmış ve binlerce ocak söndürmüştür. Dolayısı ile Ergenekon soruşturması vari bir şov metoduyla bu işin içinden sıyrılmak mümkün olmayacaktır. PKK kalkışması olayı bu ülkede haklı olarak travmaya dönüşmüştür ve toplumsal tepki bağlamında karşılıkları vardır. Hatırlayın 1999 seçimleri sürecinde Öcalan`ın teslim edilmesi sürecinde sırf hükümette olduğu için DSP bu halk tarafından birinci yapılmıştır. Evet yürümekte zorluk çeken Ecevit gibi yaşlı bir lidere sahip olmasına ve de kadrosuzluğuna rağmen DSP gibi bir parti PKK olgusundan ötürü patlama yapabilmiştir.. Atılan açılım adımı ile artık macun tüpden çıkmış ve geri dönüş söz konusu değildir. İşte Tayyip Bey bu zorluğu görmüş olacak ki rota bile belirleyemezken, bir o tarafa bir bu tarafa saldırıyor. Artık normal zamanlarda yüzüne bile bakmayacağı ayrı dünyaların insanı olduğu Sezen Aksu gibi birinden bile himmet ve destek bekler haldedir! Göreceksiniz bu Kürt işi Erdoğan`ın maskesini indiricektir... Öyle zira bu konunun istismara gelir tarafı yok. ÖRNEĞE DİKKAT... Şener, Tantan örneğini dikkate almalı! Abdüllatif Şener`in dürüstlüğü ve kalitesi tartışılamaz. Dahası, kişiliğine duyduğu saygı gereği mebusluğu ve hatta bakanlık koltuğunu bile elinin tersiyle itmesi her türlü takdirin üstündedir.. Ancak bütün bu özellikler Şener`in partisinin tutacağı ve oy alacağı anlamına gelmiyor. Bakın size bir örnek.. Yıl 2002.. Dürüstlüğü ve halk adamlığını tarihin tartışmasız şekilde yazacağı Sadettin Tantan`ın partisi Yurt Partisi AKP ile seçime girdi ve başarılı olamadı... Niçin mi? Tantan`ın Tayyip Bey`den eksik görüldüğü için değil, partisine iktidar havası veremediği yani iyi bir kadro kuramadığı ve de kampanya için para bulamadığı için... Normal şartlarda on tane Tayyip Erdoğan edecek olan Sadettin Tantan dış desteği olmadığı ve mahfillerce hedef alındığı için kenara itildi. Bugün Abdullatif Şener`in konumu Yurt Partisi`nin 2002`deki konumundan daha iyi değildir. Dolayısı ile Sayın Şener şansımı deneyeyim deyip bir bölen olmamalı, AKP`ye muhalif olan büyük nehre katılmalıdır.. YAKIŞMADI... Türk Ocakları ehlileştirildi! Olmadı hiç olmadı.. Türk Ocağı gibi bir kuruma o fotoğraf hiç yakışmadı. Beşir Atalay`ın Kürt açılımı hikayesi ile o ocakta ne işi var? Onu nasıl ağırlar ve baş tacı edersiniz? Derdiniz umursanmak ve ciddiye alınmak idi ise söyleseydiniz ben size bir kaç vekil ya da bakan bulur getirirdim. Görülmüştür ki Türk Ocağı gibi misyonu belli bir kurum bile artık ehlileştirilme sürecindedir. Sorarım size Türklük bağlamında böylesine hassas ve dehşet bir süreçte Türk Ocağı bunu mu yapmalıydı? Biz Ocaktan bu günlerde Türklüğü tasfiyeyi hedef alan girişimlere karşı tepki ve refleks geliştirmesini beklerken o düğmesini ilikleyip hazırola geçiyor. Laf aramızda bu Türk Ocağı bana SSCB döneminde Moskova`da şeklen var olan müftülüğü çağrıştırıyor. Sabahattin ÖNKİBARTags:
|


