|
Çin`in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi`nde meydana gelen olayların geçen ay ülkenin güneyindeki Guangdong eyaletinde yaşanan bir kavgadan kaynaklandığı ileri sürüldü.
Yabancı haber ajanslarına bilgi veren yurt dışındaki Uygur derneklerinin temsilcileri olayların nedeni olarak, 26 Haziran`da Guangdong eyaletine bağlı Shaoguan şehrindeki bir oyuncak fabrikasında meydana gelen kavgayı gösterdi. Resmi Şinhua ajansı, geçen pazartesi günü yayımladığı haberde, yüzlerce Han milliyetinden Çinli ile Uygurun karıştığı kavgada 2 kişinin öldüğünü, 66 kişinin de hastaneye kaldırıldığını duyurmuştu. Ajans kavgada toplam 120 kişinin yaralandığını bildirirken, Nanfang Daily gazetesinin haberinde bunların 81;inin Uygur olduğu ifade edildi. Gazete yeni bir kavgayı önlemek için resmi makamların 600 Uygur işçiyi geçici barınaklara taşıdığını bildirdi.
|
|
İsrail`de yayınlanan Makor Rishon gazetesinin Türkiye`deki Sabataycılar ile görüşerek yaptığı bir haber, Fransız ve Türk gazetelerinde de yankı buldu. `60 bin Sabataycının sıkıntıları nedeniyle İsrail`e göç etmek istediğini` iddia eden bu haber üzerine, Akşam gazetesi Harvard`da konuyla ilgili doktora yapan ve `Sabatay Sevi ve Sabataycılar / Mitler ve Gerçekler` isimli kitabın yazarı, ABD`deki Brandeis Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cengiz Şişman`la konuştuk.
Sabataycıların göç etmek istediği haberi doğru mu?
|
AKP'nin önemli isimlerinden Milli Görüş kökenli eski Devlet Bakanı Abdullatif Şener, partinin kuruluşunda ve yönetiminde 6 sene boyunca görev yaptı. 2007 seçimlerinden önce milletvekili adayı olmayan Şener, önce AKP'de ki görevlerinden istifa etti. Ardından yeni bir siyasi oluşum başlattı. Şener geçtiğimiz günlerde siyasi yelpazede merkez sağda bulunan Türkiye Partisi'ni kurdu.
Türkiye Partisi'nin amblemi de Türkiye Haritası üzerinde sıkışan iki el görüntüsü içeriyor. Ancak bu amblem Bülbülderesi Mezarlığı'nda araştırmalar yapan Rüştü Karakaşlı'nın gözünden kaçmadı.
|
Karabulut ailesi kızlarının satanist cinayeti sonucu öldürüldüğünü düşünüyor. Yargıtay, İstanbul Ortaköy'de Şehriban Coşkunfırat'ın öldürülmesine ilişkin verdiği kararda satanizmin Türkiye'ye 1980'li yıllarda Amerikalı bir ressam tarafından getirildiğini belirtiyor. Bunu ise Samsun Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik ve ve Araştırma Merkezi'ne dayandırıyor. Ancak Türkiye'nin satanist eylemlerle 1998 yılında tanıştığı ifade ediliyor. O yıl Aslı Yardımcı ile Alp Cenan Yuğaç, Ataköy'deki bir apartmanın 15. katından 'Biz bu dünyaya ait değiliz' notu bırakarak atlamıştı. 1999 yılında ise Ortaköy Mezarlığı'nda yarı yarıya gömülmüş bir kız cesedi bulundu. Kurbanın 18 yaşındaki Şehriban Coşkunfırat olduğu anlaşıldı.
|
|
Batı ile aramızdaki mesafenin açılma dönemi bitti. Şimdi kapanma evresindeyiz. Bu kaç yılda tamamlanır kestirmek zor. Açılmaya başladığı tarihi dikkate alırsak, kapanma için o kadar zamana tahammülümüzün olduğunu düşünemiyorum. 18. asırdan itibaren açılmadan söz edilir; Batı`da Rönesans hareketiyle birlikte reformların başlaması, sanayi devriminin buna bağlı olarak gelişmesi aramızdaki mesafeyi açmaya başladı ve bu neredeyse üç asırlık bir zamanı aleyhimize kullandı.
Aşağıdaki ifadelerden de anlayacağımız gibi, biz aslında çok çabuk intibak edebilen, kolektif düşünceyle hamle stratejisini çok iyi uygulayan bir milletiz. Tarih boyunca bunun sayısız örnekleri vardır. Başarımız ve gücümüzden buradan kaynaklanmaktadır. Ne var ki, basiretli yöneticiler bunu değerlendirebilirse sonuç verir, hesaba katmaz, toplumun önünü tıkarsanız gelişme şansınız yoktur.
|
|
Tam 30 yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum ( Necip Fazıl Kısakürek) İnsanlar arasında Allah ‘ ın en çok kızdığı kimse , barışa yanaşmayan inatçı hasımdır. (Buhari) İlmin değeri de diğer mumların kendisinden ışık aldığı enerji kaynağına benzer. (Nizamülmülk)
|
|
Ölümün Güzelliği Hz. Mevlana mürşid kitap olan “Mesnevi” sinde şöyle bir hikaye anlatır. (3.cilt,beyit:3418 vd.) “Peygamberin amcası Hamza, gençlik çağında savaşa daima zırh giyerek girerdi. Son zamanlarındaysa savaş saflarına zırhsız olarak katılır, sarhoşça savaşa atılırdı. Göğsü açık, vücudu çıplak olarak kendini kılıçlara atardı. Halk “ Ey peygamberin amcası, ey saflar yaran aslan, ey erlerin padişahı. Allah buyruğunda “ Nefislerinizi, kendi ellerinizle tehlikeye atmayın “ emrini okumadın mı ki? Peki, neden kendini böyle bir savaş esnasında tehlikeye atıyorsun?
|
 Hristiyanların Hz. İsa'nın doğum günü dolayısıyla kutladıkları bayram; bu bayramın kutlandığı zaman süresi; Miladi yılı Ocak ayının birinci gününün gecesi; Milad; Hz. İsa'nın doğumu kabul edilen gün. Bu günü esas alan takvime ise Milâdi takvim denir. Hristiyan inancına göre evrenin nuru olan Hz. İsa'nın doğum gününü 25 Aralıkta kutlamanın, papaların kış gündönümü törenlerine bağlı bulunanları bundan vazgeçirmek amacına yönelik olduğu söylenir. 25 Aralık Hristiyan kiliselerinin hepsi tarafından Hz. İsa'nın doğum günü törenleri olarak kutlanır. Katolik (Latin) kilisesi 25 Aralık, Ortodoks kiliseleri ise IV. Yüzyıldan itibaren bu tarihi benimsemişlerdir. Katolik kilisesi bu günü, birincisi gece yarısı; ikincisi güneş doğarken; üçüncüsü ise sabah olmak üzere üç missa (ayin) tertipleyerek kutlar.
|
|
Kuşadası`nda yabancı uyrukluların da yaşadığı bir sitenin yakındaki direğe asılan hoparlörden merkezi sistemle beş vakit ezan yayını yapılması tepkilere neden oldu.
Site sakinlerinden Alman Profesör Helmuth Koenig, uygulamanın yanlış olduğunu ileri sürerek, villasını satışa çıkarmak zorunda kaldığını söyledi. Site sakinlerinden Cemal Çengelci ise, Koenig´e tepki göstererek ``Onun evinin tepesine astığı Alman bayrağı da bizi rahatsız ediyor. Kanımızı dokunuyor`` dedi. Merkezi sistemle okunan ezan rahatsızlığı
|
|
Yurtdışındaki Türk işadamları, güçlerini birleştirmek için attıkları adımlara yenilerini eklenmeye devam ediyor. Nisan`da Türk Diasporasını, Dünya Türk İş Konseyi(DTİK) adı altında kuran iş dünyası Avrupa bölgesindeki yönetim kurulunu Almanya`da topladı. Türk Alman Ticaret ve Sanayi Odası(TATSO) da Köln`den sonra Berlin`de de ofis açtı. Berlin toplantısına TOBB`un 10 yeni yönetim kurulu üyesiyle birlikte katılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve aynı zamanda DTİK Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, iki gün süren toplantılar ve açılışlarda yaptığı konuşmada, yurtdışındaki Türk işadamlarına birlik çağrısı yaptı. Hisarcıklıoğlu, `Türk Diasporası` oluşturmak için kurulan DTİK`in ayrımcılık yapanlarla çalışmadığını da belirtti.
|
|
Çan sesiyle uyandı KENDİ ifadesiyle Başbakan Erdoğan tarafından oyun dışına alınan eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, şimdilerde Fener papazı Bartholomeos’un sözcülüğünü yapıyor. Kilisenin sesini duyuran çanın ipine sarılan Çelik: “Patriğin ekümenik olup olmadığına sen niye karar veriyorsun kardeşim” diyerek, papazın evrenselliğinin tanınmasını istedi...
Papaza destek çıktı ATATÜRK’ün kurduğu Cumhuriyet yönetiminin Bakan’ı olmasına rağmen Osmanlı’yı referans gösteren Hüseyin Çelik, “Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması hakkında ne düşünüyorsunuz” sorusuna ise şu cevabı verdi: “Kapalı olması vahim bir hatadır. Kapatılma gerekçesi haksızdır. Ruhban Okulu’nun bugün hiçbir kanun değişikliği yapılmadan açılabileceğini düşünüyorum.”
|
|
ABD`de yerleşik Ermeni Diasporası`nı çatısı altında toplayan Amerika Ermeni Ulusal Komitesi(Armenian National Committee of America-ANCA) Google`ın arama motorunda `Ermeni Soykırımı, Ermenistan, Ermeni` sözcüklerinin aranması halinde ABD`deki en etkin Türk lobicilik kurumlarından biri olan Amerika`nın Türk Koalisyonu`nun (Turkish Coalition of America-TCA) web sitesine yönlendirilip, İngilizce karşılığı `şeytana uyma` olan `Don`t be evil` ilanlarıyla karşılaşıldığını öne sürerek, Ermeni Diasporası`nı, Google`a tepki göstermeye çağırdı.
Google`u `yanlış yönlendiren, soykırımı inkar eden ve moral olarak saldırgan reklam kampanyalarını kabul etmekle` suçlayan ANCA, üyelerinden, Google CEO`su Eric E. Schmidt`e, tepkilerini gösteren mektup yazmaları çağrısında bulundu.
|
|
Yunanistan`ın aşırı sağcı partisi LAOS`un lideri Yorgo Karacaferis, Atina`da cami kurulması için karşılığında Ayasofya`nın açılması önerisinde bulundu. Ülkede Müslüman mültecilerin Atina`da cami yapılması talebine ve bu sebepten dolayı yaptıkları protesto yürüyüşlerine aşırı sağcı parti liderinden şok edici bir cevap geldi. Karacaferis, `Atina`da cami kurulsun ama o zaman Ayasofya açılsın` dedi. İstanbul`da kullanımda 111 kilise bulunuyor. Bunların çoğunu Rum Ortodoks kiliseleri oluşturuyor. Onu sırasıyla Ermeni, Katolik, Anglikan, Protestan, Rus ve Bulgar Ortodoks kiliseleri izliyor. Yunanistan`da ise Müslümanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde (Gümülcine, İskeçe, Dedeağaç) yaklaşık 350 cami bulunuyor.
|
|
Prof. Dr. Ekrem Memiş, Türkler'in Anadolu'ya Malazgirt Zaferi'yle girdiği ve bu zaferle Anadolu'nun 1071'de el değiştirdiği iddiasını çürüttü. Arkeolojik buluntular ve bilgi, belgeler Anadolu'ya 1071 Malazgirt Zaferi'yle girilmediğini ortaya çıkardı. Anadolu'ya Malazgirt Zaferi'yle girildiği yanlışını düzeltmeye çalışan Afyon Kocatepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ekrem Memiş, "Anadolu Türkler'in ikinci yurdu değildir. Anadolu Türkler'in anayurdudur. Anadolu'da bundan 8 bin yıl önce de Türk devletinin varlığı belgelerle kendini gösteriyor. Bu yanlış öğrencilere öğretiliyor" dedi.
|
1878'de tümüyle işgal ettikleri Doğu Türkistan'a, "gasp edilen yeni ülke" anlamına gelen "Şin-cian" adını veren Çinliler, o günden bugüne inanılmaz vahşet ve katliam örnekleri sergilediler. Binlerce yıllık tarihî Türk yurdu olduğu, kadim Çin kaynaklarınca bile mevsuk (belgeli) olan bu topraklarda, dünyanın görmezden geldiği, dramatik bir varlık mücadelesi yaşanıyor.Asya kıtasının ortasındaki bir Türk yurdu, "Doğu Türkistan", acı olaylarla dünyanın gündemine gelmeye devam ediyor. Adriyatik'ten Çin seddine Türk dünyası şeklinde ifade edilen çok geniş coğrafyanın en güzel kesimlerinden biri de Doğu Türkistan'dır. Türkler'in bozkır hayatından yerleşik hayata geçişlerinde önemli bir beşik vazifesi gören bu bölgede, Türk kültür ürünlerinin en muhteşemlerinin ortaya konulduğunu görmekteyiz.
|
|
|