| Kürdistan Dendi Mi Denmedi Mi`? |
|
"Kürdistan Dendi Mi Denmedi Mi"?- Tarihsel Sürece İyi Bakmak- Mondros Sonrası AnlaÅŸmalar ve Emperyalizm- Irak`ın Kuzeyi- Türkiye Üzerindeki Siyaset- GeçmiÅŸten Belgeler... "CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül Kürdistan dedi mi demedi mi?". İkinci soru ÅŸudur: "Emperyalizmin tetikçisi" olduÄŸu belgelerle sabit bulunan "terörün en yüksek seviyede olduÄŸu" zamanlarda 1- kimi Batı Avrupa Devletlerinden, 2- Ermenistan, 3- Yunanistan, 4- Kıbrıs Rum Yönetimi`nden büyük siyasi ve lojistik destekler gören terörün unsurları için bir laf gündeme gelecek midir, gelmeyecek midir?" "Üstü örtülü bir aftan söz edilmektedir" 1- İKİNCİCİLER VE TERÖR... Bir ara, çok liberal kimi jakoben aydınsalların dillerinde "İkinciciler Cumhuriyetçilik" vardı. Åžimdi yeniden buna yönelecekler midir görülecektir. Ama akıllarından hiç çıkmadığını da söylemek mümkündür. CumhurbaÅŸkanı Gül`ün "Kürdistan sözcüÄŸünü kullanmış olması" en çok onları memnun edecektir. Bir habere göre CumhurbaÅŸkanı Gül, kasdının "Irak Anayasası tanımı" olduÄŸunu ifade etmiÅŸtir. Bu tanım kabul edilmiÅŸ ise o zaman da "Türkiye`nin Irak`ın parçalanmasına karşıyız" siyaseti kırmızı çizgisi de ortadan kalkmış demektir. 2- CUMHURBAÅžKANI. 19 ARALIK 1992... Åžimdi CumhurbaÅŸkanı olan Abdullah Gül`ün 19 Aralık 1992 günü Ankara`daki geniÅŸ kapsamlı bir toplantıda milletvekili iken yaptığı kapsamlı bir konuÅŸması vardır. Milletvekili olarak yaptığı o konuÅŸmayı, o zaman "Gül konuÅŸmasında vahim hatalar yapmıştır" diye de deÄŸerlendirmiÅŸtik. Öyle deÄŸerlendiren baÅŸkaları da olmuÅŸtu. CumhurbaÅŸkanı Sayın Gül`ün, Åžimdi "ne düÅŸündüÄŸünü" kendi ifadesi olmadan bilemeyiz ama, o tarihteki konuÅŸması "...Bu açıdan ikinci Cumhuriyet kavramlarının ve bu tartışmaların ortaya gelmesini çok saÄŸlıklı görüyorum ve geleceÄŸe umutla bakıyorum..." diye bitirmiÅŸti. Bir baÅŸka sözcüÄŸü de vardır. O da baÅŸkadır. 3- "İYİ ÅžEYLER OLACAK"... CumhurbaÅŸkanı Gül, geçtiÄŸimiz günlerde de terör konusunda "iyi ÅŸeyler olacak" demiÅŸti. Åžimdi de"Kapsamlı kapılar ardında bazı ÅŸeylerin konuÅŸulduÄŸu" haberleri vardır. "İyi ÅŸeyler olacak" sözleri ile o kapalı kapılar ardındaki hazırlıkları yan yana koyarsak acaba kime göre iyi ÅŸeyler olacaktır sorusu gündeme gelmez mi? Nedir o kapalı kapılar ardındaki hazırlıklar. Seçim sonrası ortaya çıkacaktır. Tabii o iyi ÅŸeyler AKP`nin alacağı oylara da dayalıdır. Ardından bir Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi paketi o "iyi ÅŸeylere gebe midir?" 4- TARİHSEL SİYASET... Türkiye`nin "GüneydoÄŸu Anadolu CoÄŸrafi Bölgesi, Irak`ın Kuzeyi, İran`ın Batı`sı üçgeninde "Kürt devleti siyaseti, Birinci Dünya Savaşı öncesinde emperyalist devletlerin o zaman, Düvel-i Muazzama denilen aynı zamanda "müstemlekeci olan" Batı Avrupa Devletleri`nin haritasında görülmüÅŸtür. Zamanın Washington siyaseti buna dahildir. Aynı haritada "Büyük Ermenistan", DoÄŸu Karadeniz`de "Pontus Devleti" de vardı. Ötekileri saymak uzundur. 5- MONDROS VE SEVR ZAMANI... 30 Ekim 1918 günü emperyalizmin Osmanlı Devleti Saray`ı ve zamanın Hükümeti`ne İngilizlerin Agamemnon Zırhlısı`nda imzalattırdıkları Mondros Teslimiyet AnlaÅŸması ve onu takip eden Sevr`le bölgede "Kürdistan devleti" siyasetinin devamı gelmiÅŸtir. O anlaÅŸmayı Osmanlı Devleti Heyeti`ne imzalattıran heyetin başında Amiral Galtrophe bulunuyordu. Adı "Agememnon" olan zırhlıya o gün bir büyük İngiliz bayrağı asılmıştı. Gemi İngiliz "Kraliyet donanmasındandı" ama adı, Yunan mitolojisine dayanmaktaydı. 6- 12 EYLÜL 1919: DAMAT FERİT... Tarihi sürece bakarsak, emperyalizmin bölgedeki devletleri parçalamak siyaseti hiç geride kalmamıştır. Åžimdi bununla ilgili bir baÅŸka Tarihsel belge ÅŸudur: 1- 30 Ekim 1918 Mondros Teslimiyet AnlaÅŸması sonrasında Anadolu, Trakya ve Payitaht İstanbul`un iÅŸgali baÅŸlamıştır. Mustafa Kemal PaÅŸa da daha 7-8 Kasım 1918 günü Adana`da Yıldırım Orduları grubu Komutanı İken "o gün verdiÄŸi karar gereÄŸince" Anadolu`da Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali`ni baÅŸlatmıştı. İstanbul Hükümeti`ni tanımamıştı. 7- İŞTE ANLAÅžMA... 12 Eylül 1919 günü ise tarihen kaydedilen ÅŸu anlaÅŸma vardır. AnlaÅŸmanın giriÅŸi ÅŸöyledir: "İngiltere Devlet-i Fahimesi namına vaz-ı imzaya mezun Mr. M. Freser ve H.N Curchill ile Devlet-i Osmaniye namına vaz-ı imzaya mezun Sadrazam Damat Ferit PaÅŸa beynlerinde atideki (gelecekteki)mevad (ÅŸartlar) takarrur etmiÅŸtir. AnlaÅŸmanın 3 Maddesi ÅŸöyledir: "Türkiye müstakil bir Kürdistan`ın teÅŸkiline mümanaat (itiraz) etmeyecektir" İşte emperyalizmin hiç vazgeçmediÄŸi "Anadolu`yu parçalamak" siyasetinin bir belgesi de budur. (Bak Taylan Sorgun: Mütareke Dönemi ve BekiraÄŸa BölüÄŸü Belgeseli. Kum Saati Yayınları) 8- IRAK VE ŞİMDİKİ ZAMAN... Åžimdi dikkat: Birinci Dünya Savaşı sırasında Irak`ta iÅŸgalci olan İngiltere bugün de ABD ile birlikte Irak`ta iÅŸgalcidir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk Orduları, Irak`ta İngiliz orduları ile savaÅŸmıştı. Hatta o savaÅŸ sırasında bir İngiliz Ordusu`nu komutanları ile birlikte Halil PaÅŸa esir almıştı. Ama kedere bakınız ki, Mondros sonrasında Halil PaÅŸa, iÅŸgalci İngilizlerin talebi ile iÅŸbirlikçi Sadrazam Damat Ferit PaÅŸa tarafından tutuklandırılarak BekiraÄŸa BölüÄŸü Hapishanesi`ne kapatılmıştı. (Bak Taylan Sorgun: Mütareke Dönemi ve BekiraÄŸa BölüÄŸü belgeseli) 9- IRAK`IN KUZEYİ VE SEVR... Åžimdiki zamana bakarsak, 1- İngiltere ve ABD Irak`ta iÅŸgal sonrasında ilk adım olarak "Bölgesel Kürt Yönetimini" kurdurmuÅŸlardır. Adı bölgesel yönetimdir, ama, 1- BaÅŸkanı, 2- Parlamentosu, 3- Yerel yönetimleri vardır. Yani "devlet özelliÄŸine" sahip olmuÅŸtur. Bir baÅŸka durum ÅŸudur: Irak`ın Kuzeyi`nin de ayrı bir anayasası vardır. O anayasada "Sevr`e atıf" bulunmaktadır. İşin öteki yüzü ÅŸudur: Türkiye`ye söz konusu bölgesel yönetimin resmen kabul ettirilmesi siyaseti de mevcuttur. Bu nasıl bir siyasi tezgahtır? 10- "KÜRDİSTAN COÄžRAFYASI"... Barzani`nin odasında asılı duran haritada Irak`ın Kuzeyi, "Güney Kürditan" olarak tanımlanmıştır. Aç tavuk kendisini darı ambarında görür masali, Türkiye`nin "GüneydoÄŸu Anadolu CoÄŸrafi Bölgesi`de "Kuzey Kürdistan" olarak gösterilmektedir. İmralı`daki eli kanlı terör başını savunan DTP sözcüleri ise artık "Kürdistan coÄŸrafyası" sözünü açıkça kullanmaktadırlar. Barzani`ye davetler yapmaktadırlar. Aynı tabir Okyanus ötesindeki Washington ve AB BaÅŸkenti Brüksel dışiÅŸleri çevrelerinde de vardır. 11- "EYALET SİSTEMİ OLSUN"... Åžimdi dikkat: 1- GeçtiÄŸimiz zamanda AB Lozan`ın gözden geçirilmesini istemiÅŸti. 2- Åžimdi kimi ekranlarda kimi konuÅŸmacılar artık açıkça "Eyalet sisteminden söz edebilmektedirler. Anayasa`nın temel esaslarına aykırı talepler giderek daha çok artmaktadır. Talabani bir aftan ve ardından "siyasi çözümden" söz etmektedir. Nedir o siyasi çözüm? 12- İKTİDAR VE SEZER... AKP siyasi iktidarı, kısa bir zaman önce, tarihsel hata dolu Yerel Yönetimler Kanunu`nu kendi grubu oyları ile TBMM`den geçirmiÅŸ ve kanun Çankaya`ya gönderilmiÅŸti. Zamanın CumhurbaÅŸkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer söz konusu kanunu, "Anayasa`da olmayan bir idare ÅŸekli getirilmektedir" gerekçesi ile veto etmiÅŸti. Çünkü, söz konusu kanun örtülü bir "özerklik" esasını da taşımaktaydı. İkinciciler ve DTP söz konusu kanunu savunmuÅŸlardı. O kanun yerel parlamentoların önünü de açacaktı. Åžimdi bazı siyasi geliÅŸmeler tartışılmaktadır. CumhurbaÅŸkanı Sayın Gül, o kanun çıktığı sırada AKP milletvekili ve DışiÅŸleri Bakanı idi. Åžimdi seçimlerden sonra, mesela bir anayasa paketi aynı ÅŸekilde Çankaya` gitse bu durumda CumhurbaÅŸkanı nasıl bir tavır alacaktır? Böylesine siyasetlere bakarken, tarihsel süreçleri hiç akıldan çıkarmamak gerekmektedir. http://www.ortadogugazetesi.net/makale.php?id=3466 |

