İsrail`in yaptığı soykırım
Amerikalı Yahudi  Prof. Norman Finkelstein, İsrail`in Gazze operasyonuna isyan etti.

Hem annesi hem babası Holokost`tan kurtulan Finkelstein, İsrail`in `delirdiÄŸini` düÅŸünüyor. Nazilerin II. Dünya Savaşı`nda Yahudilere yaptıkları ile İsrail`in Filistinlilere reva gördüÄŸünü aynı kefeye koyan Finkelstein, `Gazze`de yapılan katliamdır, kıyımdır.` diyor. Finkelstein, yakınları soykırıma uÄŸramış Amerikalı bir Yahudi olarak İsrail`e karşı hiçbir hissî baÄŸ duymadığını, İsrail`in barış düÅŸmanı bir ülke olduÄŸunu kaydediyor.

Zaman`a konuÅŸan Finkelstein, İsrail`in sadece Batı Åžeria`nın kendisine verilmesi durumunda barış yapacağını savunuyor. Türkiye`nin Gazze katliamlarına verdiÄŸi tepkiyi ise olumlu buluyor. Bazı çevrelerin BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan`a yönelik eleÅŸtirilerine karşı çıkan Finkelstein, `Kendisine en yüksek saygılarımı sunuyorum.` ifadesini kullanıyor.

Prof. Finkelstein, Holokost`un Yahudilerce istismar edildiÄŸini anlattığı `Holokost Sanayi` kitabının yayınlanmasının ardından DePaul Üniversitesi`ndeki iÅŸinden olmuÅŸtu. İsrail de ünlü bilim adamının 10 yıl boyunca ülkeye girmesini yasaklamıştı.

Zaman`a telefonla mülakat veren Finkelstein, İsrail`in sadece Batı Åžeria`nın kendisine verilmesi durumunda barış yapacağını savunuyor. Finkelstein`ın sorularımıza verdiÄŸi cevaplar ÅŸöyle:

İsrail bu operasyonu ile neyi amaçladı?

Temelde iki hedefi var. Birincisi Arap devletleri arasında korku yayarak caydırıcılık gücünü tekrar takviye etmek. Bu İsrail`in stratejik doktrininin temel ilkelerinden biridir. Arap ülkeleri İsrail`in büyük askerî kuvvetinden korkmalı, İsrail`in istediklerini yapmalı ve emirlerine itaat etmelidir.

İsrail`in caydırıcılık kapasitesi Mayıs 2000`de Hizbullah`ın iÅŸgalci İsrail ordusunu Güney Lübnan`dan çıkarması üzerine sarsılmıştı. Bu yenilginin hemen ardından İsrail caydırıcılığını tekrar tesis etmek için Hizbullah ile yeni bir savaÅŸ hazırlığına girdi. 2006`da uzun hazırlıklara ve harekatta hava kuvvetlerinin yoÄŸun olarak kullanılmasına raÄŸmen İsrail, Hizbullah`a karşı bir defa daha rezilane bir hezimet yaÅŸadı.

İkinci gaye ise Filistin`in barış `hücumunu` akamete uÄŸratmaktı. Araplarla barışı müzakere etmemek de İsrail`in diÄŸer temel ilkelerinden biridir. İsrail, Araplara her zaman emir vermek ister ama müzakere etmek istemez. Hamas, çok ılımlı bir çizgiye doÄŸru geliyordu. 1967 öncesi sınırlar çerçevesinde barışa `evet` diyebileceÄŸinin kuvvetli sinyallerini göndermeye baÅŸlamıştı. Suriye ve Batı Åžeria`daki Filistin liderliÄŸi de bu yönde iÅŸaretler veriyordu. İsrail, milletlerarası camianın son 30 yıldır desteklediÄŸi bu barış planına mecbur edilebileceÄŸi endiÅŸesine kapıldı. Bu tür barışa ABD ya da ÅŸöyle diyelim, ABD destekli İsrail itiraz ediyor. Hamas gittikçe ılımlı bir çizgiye doÄŸru ilerliyor, 2008 Haziran`ında kabul edilen ateÅŸkese riayet ederek de güvenilir bir barış ortağı olabileceÄŸinin iÅŸaretlerini veriyordu. Yani sözünü tutuyordu. Bu arada İsrail ne yapıyordu? İsrail ateÅŸkesin mühim ÅŸartlarından biri olan Gazze tecridinin kaldırılması için hiçbir ÅŸey yapmadı. İsrail`in stratejisi Filistinlilerin bu barış `hücumunu` öldürmekti ki İsrail, bunu her zaman yapar. Filistinlileri her zaman tepki vermeye zorlar. Ya Hamas`ı tamamen tahrip etmek istiyor ya da o kadar fazla zarar vererek Hamas`ın `biz hiçbir zaman İsrail ile müzakere etmeyiz` demesini temin etmeye çalışıyor. Bu da tam olarak İsrail`in istediÄŸidir. İsrail hiçbir zaman karşısında ılımlı, makul bir barış muhatabı görmek istemez. Böyle bir muhatap ortaya çıkarsa milletlerarası baskının artacağını çok iyi bilir. Hamas ÅŸu an çözümden yana, sözlerini tuttu. Sözlerini tutmayan ve müzakere etmek istemeyen taraf İsrail`dir.

İsrail`in barışla pek ilgilenmediÄŸini söylüyorsunuz...

İsrail barış istiyor ama kendi ÅŸartlarında bir barış istiyor. Bu ÅŸartlardan mühim bir tanesi Batı Åžeria`nın İsrail`e bırakılması.

Harekat İsrail açısından baÅŸarılı mı?

Öncelikle kullandığımız ifadelere dikkat etmemiz lazım. Burada ne bir harekat var ne de bir savaÅŸ. Burada olan katliamdır, kıyımdır. 200-300 çocuk öldürülmüÅŸse bu savaÅŸ olamaz. Kuvvetli bir ordu savunmasız bir halka saldırırsa, bu bir savaÅŸ olmaz. EÄŸer bir kovada balık avlarsanız, buna kimse savaÅŸ diyemez. Bir İsrailli köÅŸe yazarının dediÄŸi gibi bir hapishanede insan avlamak için jetleri ve helikopterleri göndermeye cesaret denemez. Åžu an olan savaÅŸ deÄŸildir. Ölenlerin üçte biri çocuklar. Bu sadece bir katliamdır.

İsrail`in amaçları açısından baktığımızda baÅŸarılı olduklarını teslim etmemiz gerekir. İsrail`in çılgın bir devlet olduÄŸu, aklını kaybettiÄŸi ve emirlerine uyulması gerektiÄŸi konusunda Filistinliler ve Araplar arasında bir korku oluÅŸtu. İkincisi ise Hamas bir barış ortağı olarak yok ediliyor. Hamas`tan ÅŸimdi `asla masaya oturmayacağım` türü laflar duyacaksınız. İsrail`in istediÄŸi tam da budur.

İsrail`e terörist devletten baÅŸka ne denebilir? İnternet sitenizde, Holokost kurbanlarının, çocuklarının Nazilerin kendilerine yaptıklarını, ÅŸimdi Filistinlilere yaptıklarını söylüyorsunuz. Bu doÄŸru bir niteleme mi?

Birçok yorumcunun dile getirdiÄŸi gibi sanıyorum İsrail aklını kaybediyor, deliriyor. Bunları dürüstçe ifade etmemiz gerekiyor. Bütün dünya, Amerika, Avrupa, Asya barış isterken, bu ülke savaÅŸ, savaÅŸ ve yine savaÅŸ istiyor. Gazze katliamları baÅŸladığı hafta İsrail basınında İsrail Silahlı Kuvvetleri`nin tamamının Gazze ile ilgilenmediÄŸi, zira İran`a karşı bir harekat düÅŸünüldüÄŸü yazıldı. Daha sonra aynı hafta Lübnan`a karşı askerî bir harekat planlanabileceÄŸi haberleri yer aldı. İsrail çılgın, deli bir devlet.

Sorum, siz bu nitelemeye katılıyor muydunuz? Yani Holokost kurbanlarının torunları Nazilerin yolundan mi gidiyor?

Sitemdeki fotolara bakın ve kendiniz karar verin. İnsanların ne düÅŸünmesi gerektiÄŸini ben söyleyemem. SöylediÄŸim ÅŸu, fotoÄŸraflara bakın ve karar verin. (Fotolar için: http://www.normanfinkelstein.com/article.php?pg=11&ar=2510)

Hem anneniz hem babanız Holokost`tan kurtuldu. Holokost`a bu kadar ehemmiyet atfeden İsrail`e giremiyorsunuz. Neden?

Bakın bir konuyu açıklığa kavuÅŸturayım. Ben İsrail`e girmeye çalışmıyordum. İsrail`e gitmek için özel bir arzum yok. İşgal altındaki Filistin topraklarında bulunan dostlarımı görmeye gidiyordum. İsrail, arkadaÅŸlarımı görmeme engel oldu. Milletlerarası hukuka göre buna hakları yok aslında. İsrail`e hiçbir ÅŸekilde milli güvenlik tehdidi filan arz etmiyordum. Böylesine çıldırmış bir ülkeyi görmek için, dediÄŸim gibi, özel bir ihtirasım yok.

Bazı Yahudi aydınlar, İsrail`in bir terör devleti olduÄŸunu söylemeye baÅŸladılar. Katılıyor musunuz?

EÄŸer katılmasam, baÅŸka ne diyebilirim bilemiyorum. Harekatın amacı sivil halkı korkutarak, Filistinlilerin İsrail`den çekinmelerini temin etmekti. Terörün sözlükteki manası ÅŸudur: Siyasi bir hedefe ulaÅŸmak için sivil halkın hedef seçilmesi. Bu katliamların hedefi sivil halkı terörize etmek ve günün sonunda Filistinlilerin aman dilemesini saÄŸlamak üzere sivil altyapının mümkün mertebe tahrip edilmesiydi. Okullara, camilere, ambulanslara, hastanelere, BM yardım kurumlarına saldırdığınızda bu nasıl isimlendirilmelidir? EÄŸer bunlar terör deÄŸilse, terör nedir?

Büyük ses getiren Holokost Sanayi kitabınızda İsrail`in berbat insan hakları ihlallerini gözden kaçırmak ve eleÅŸtiriye karşı bağışıklık kazanmak için Holokost`u istismar ettiÄŸini savunuyorsunuz. Bu son harekatta bunun örnekleri yaÅŸandı mı?

Evet kullanmaya çalıştılar ama çok mide bulandırıcı bir ÅŸekilde. Amerikan Yahudi Komitesi BaÅŸkanı David Harris bir makale yazarak, Gazze`deki harekatın 27 Ocak`a yakın zamanlarda gerçekleÅŸmesinin bir tesadüf olmadığını, zira 27 Ocak`ın Holokost kurbanlarını anma günü olduÄŸunu dile getirdi. İkisi arasında bir baÄŸlantı olduÄŸunu ima etti. Hakikatte bir baÄŸlantı var, o da ÅŸu: İsrail Gazze`de bir Holokost yapıyor. Tabii ki Harris`in söylemek istediÄŸi bu deÄŸildi, Holokost kartını oynamak istiyordu. Artık bunun çok iÅŸe yaradığını düÅŸünmüyorum. Gazze`deki katliamlar gösterdi ki hem milletlerarası kamuoyunda hem de Yahudi cemaatinde İsrail`e olan destek azalıyor. Dolayısıyla, Holokost ya da anti-semitizm kartı eskisi kadar iÅŸe yaramıyor.

Sizi de anti-semitik ilan edenler vardır.

Dediğim gibi artık bu propaganda işe yaramıyor.

Filistinliler, 1948`de planlı etnik temizliğe maruz kaldı

`Cüret`in Ötesinde` kitabınızda İsrail`in, Filistinlilerin etnik temizliÄŸinden sonra kurulduÄŸunu ancak bu etnik temizliÄŸin önceden planlanıp planmadığının net olmadığını söylüyorsunuz. Bu netleÅŸirse, 1948`de İsrail`in yaptığı soykırım mı olur?

Artık ÅŸunu söyleyebiliriz, evet etnik temizlik önceden planlanmıştı. İsrail`in eski DışiÅŸleri Bakanı Sholomo Ben Ami bile birkaç yıl önce yayınlanan `SavaÅŸ Yaraları` isimli kitabında 1948`de Filistinlilerin planlı bir etnik temizliÄŸe maruz kaldığının net olduÄŸunu söylüyor. Bu önceden planlanan etnik temizliÄŸin de Siyonist felsefenin mühim düsturlarından biri olduÄŸuna dikkat çekiyor. Etnik temizlik etnik temizliktir ve savaÅŸ suçudur ama soykırıma girer mi bilmiyorum.

Gazze`deki olayları ve genelde İsrail-Filistin ihtilafını yansıtırken Amerikan medyası neden bu kadar İsrail yanlısı?

Sanıyorum iki sebebi var. Öncelikle İsrail bölgede Amerikan menfaatlerine hizmet ediyor. Amerikan basını Amerikan menfaatlerine hizmet eden bütün devletleri mazur görür. Mesele budur ve diÄŸer ülkeler için de geçerlidir. Suudi Arabistan ve Mısır gibi korkunç ülkeler de Amerikan basınınca mazur görülür. Ayrıca benim etnik unsur dediÄŸim bir sebep var. Gazetelerin birçoÄŸunda ve genel olarak medya sektöründe ciddi bir Yahudi mevcudiyeti var ve Yahudi dayanışması burada rol oynuyor. Ancak bu ikinci sebebi biraz nüanse etmemiz gerekir. İlk unsuru yani İsrail`in bölgede Amerikan menfaatlerine hizmet ettiÄŸini aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. İkincisi de liberal Yahudi çevreler katliamların baÅŸladığı ilk günden itibaren harekata mesafe koydular.

Hamas`ın Türk askerine sıcak bakması, hükümete yönelik saygı ifadesi

Türkiye BaÅŸbakanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, İsrail`i sert bir ÅŸekilde eleÅŸtiriyor. Bu çok alışılmış bir ÅŸey deÄŸil bir Türk baÅŸbakanı için. Karşılığında da ABD`de bazı çevrelerden sert eleÅŸtiriler alıyor. Siz ErdoÄŸan`ın Gazze meselesindeki duruÅŸunu nasıl buluyorsunuz?

KeÅŸke daha fazlasını yapsaydı. Katar, Moritanya, Bolivya ve Venezuela gibi bu çılgın ülke ile diplomatik iliÅŸkileri kesseydi. Ancak ÅŸu anki durduÄŸu yerin bile muhteÅŸem olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Ayrıca Hamas`ın Türk hükümetinin jestlerine saygı duyması ve Türk askerlerinin sınırlara yerleÅŸtirilmesine sıcak bakmasından memnun oldum. Bu Türk hükümetine yönelik çok büyük bir saygı ve takdir ifadesi.

Türkler Filistinlilere merhametle, adaletle, hürmetle muamele ediyor. 2003`te ABD`nin Irak iÅŸgalinden önce Türkiye nasıl Amerikan askerlerinin topraklarını kullanmasına müsaade etmediyse ÅŸimdi de aynı doÄŸru yerde duruyor. Bütün Türkler bundan gurur duymalıdır. ErdoÄŸan ve Türk halkına en yüksek saygılarımı gönderiyorum.

İsrail şeytani bir devlet

Hem annesi hem babası Holokost`tan kurtulmuÅŸ birisi olarak İsrail`in Gazze`deki harekatı hakkında ÅŸahsen ne düÅŸünüyorsunuz?

Acımasızca, vahÅŸice ve gayri-insani araçlarla bu savaÅŸları sürdüren İsrail`e karşı ciddi bir hissiyatım olmayalı uzun bir süre geçti. İsrail vandal bir ülke. Rus bir yazar çaÄŸdaÅŸ vandal ülkelere `Telegraflı Cengiz Han`lar` ismini takmıştı. İsrail, `bilgisayarlı Cengiz Han`. Bu devlete karşı herhangi bir baÄŸ hissetmiyorum. Orada çok güzel dostlarım var ve tabii ki hiçbir ÅŸekilde zarar görmelerini istemem. Bunu söylemekle birlikte, zaman zaman İsrail`in cehennemden çıkmış bir ülke olduÄŸunu düÅŸünmeye baÅŸladım. Åžeytani bir devlet. Nüfusunun % 90`ı katliamlar karşısında coÅŸkuya kapılıyor, gurur duyuyor, katliamı gerçekleÅŸtirenleri kutsuyor ve kahraman ilan ediyor. Bir çocuk bahçesine Sherman tankı gönderip, çocukları yakarak yok etmek, bu mudur kahramanlık, bu mudur cesaret?

DePaul Üniversitesi`nde hocalık yapmanız engellendi, Princeton`dan doktoranızı alırken bile zorlandınız. Bütün bunlar neden başınıza geldi?

Bazı problemlerim olduÄŸu doÄŸru. Ancak Gazze`de olanlar karşısında bunları tartışmanın çok yersiz, aptalca ve gereksiz olduÄŸunu düÅŸünüyorum. 300 çocuk katledildi, yakıldı, bütün Gazze`ye fosfor bombaları atıldı. Bu insanların on yıllardır tekrar ve tekrar inÅŸa etmeye çalıştıkları hayatları bir defa daha yok edildi. İsrail dediÄŸimiz ülke 1978`de, 1982`de, 1993`te, 1996`da, 2006`da ve 2008`de tekrar tekrar iÅŸgal etti Arap topraklarını ve sürekli yok etti, tahrip etti. Sonra da bu ÅŸeytani, narsist insanlar ellerini baÅŸlarının arkasına alıp, `Bizi neden kimse sevmiyor?`, `Neden komÅŸularımız bizim de bu topraklarda olmamıza tahammül edemiyor?` diye soruyor. Nasıl tahammül edebilirler ki?

 http://www.zaman.com.tr

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile