| Hoca'nın 800. Doğum Yılı |
Ptt, Nasreddin Hoca`nın anısına pul bastı ama Nasreddin Hoca`nın yüzünü güldüremedik
Hemen herkesin hafızasında en az bir Nasreddin Hoca fıkrası vardır. `Bir gün Nasreddin Hoca` diye baÅŸlayan ve çoÄŸu hikmetle biten fıkralar insanları güldürürken düÅŸündürür de. Peki Nasreddin Hoca`yı ne kadar tanıyoruz? Nasreddin Hoca bir hayal ve efsane kahramanı mıdır? Tarihî bir ÅŸahsiyet midir? Sadece güldüren adam mıdır? 2008 Nasreddin Hoca`nın 800. doÄŸum yılı. Bu çerçevede Nasreddin Hoca ve Turizm DerneÄŸi`nin gayretleri sonucu resmi olmasa da 2008 Nasreddin Hoca yılı ilan edildi. 2008 yılının sonlarına yaklaÅŸtığımız ÅŸu günlere kadar her yıl, haziran ayında Sivrihisar`da ve 5-19 Temmuz tarihleri arasında, AkÅŸehir`de yapılan `Nasreddin Hoca Anma Åženlikleri` çerçevesinde yapılanların dışında ortada onun ÅŸanına layık bir ÅŸey meydana getirilmedi. Peki, ÅŸenlikler nasıl geçti?. Resmi anma toplantılarının `rutin` programı uygulandı. Protokol konuÅŸmaları, halkoyunları gösterisi ve `meÅŸhur göle yoÄŸurt çalma` seremonisi... Kuraklık nedeniyle ortada bir göl de kalmayınca bu seremoni de sembolik olarak gerçekleÅŸtirildi. Nasreddin Hoca`ya yakışır programlar da yok deÄŸildi. Bu yıl, 8-9 Mayıs tarihleri arasında, Atatürk Kültür Merkezi öncülüÄŸünde, AkÅŸehir`de, 24 ülkeden 93 bilim adamı ve araÅŸtırmacının katıldığı, `21. Yüzyılı Nasreddin Hoca ile Anlamak` adlı uluslararası sempozyum ve İstanbul`da, 24-25 Ekim tarihleri arasında, İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi Kültür MüdürlüÄŸü tarafından, 27 bilim adamı ve araÅŸtırmacının katıldığı, `DoÄŸumunun 800. Yılında Nasreddin Hoca Sempozyumu` adlı etkinlikler gerçekleÅŸtirildi. İrili ufaklı çeÅŸitli sergiler düzenlendi. PTT`den Hoca anısına pul Resmî kurum olarak sadece PTT Genel MüdürlüÄŸü Hoca anısına pullar çıkardı. Kültür Bakanlığı ve Milli EÄŸitim Bakanlığı ise bu konuda ciddi bir adım atmadı. Yıl içerisinde AkÅŸehir Belediyesi`nce `Anadolu ve Dünya Bilgesi: Nasreddin Hoca` isimli bir kitabı yayımlanan yazar Mustafa Özçelik`e göre Hoca`ya layık bir anma gerçekleÅŸmedi. `BaÅŸka ne yapılabilirdi?` sorusuna Özçelik ÅŸu cevabı veriyor: `Mesela sempozyumların sayısı artırılabilirdi. Kültür ve Milli EÄŸitim bakanlıkları 800. yılı resmi anlamda gündemlerine alıp `prestij kitaplar` yayımlayabilirdi. Her ÅŸehrimize bir `gülmece` yahut `bilgelik` parkı kurarak Hoca`yı hayatın içine bu sembollerle sokabilirdik. Dahası onun felsefesi üzerine kurulmuÅŸ filmler, ÅŸarkılar yapabilirdik. Anma faaliyetlerini yurt geneline hatta dünyaya yayabilirdik.. Okula, camiye, kışlaya, fabrikaya sokabilirdik Hoca`yı... Nitekim böyle yapanlar oldu. Bir Peter Hawkins, Türkiye`ye geldiÄŸinde kendisinden iÅŸ hayatıyla ilgili `koçluk` yapması isteyenlere `Nasreddin Hoca`nın memleketinde bu konuda ondan daha iyisini mi bulacaksınız?` diyerek yüzümüze büyük bir gerçeÄŸi haykırdı. Onun fıkralarından hareketle iÅŸ dünyasının ve insanlığın sorunlarına çözümler önerdi.` Bu yılın en büyük kazançlarından biri de yıllarını Nasreddin Hoca araÅŸtırmalarına vermiÅŸ Dr. Mustafa Duman`ın kitabı oldu. Türkiye`den ve Türkiye dışından, yazma ve basma kitaplarla, halk aÄŸzından derlenmiÅŸ 1555 Nasreddin Hoca fıkrasını içeren, Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası adlı kitap Heyamola Yayınları arasından çıktı. Türkiye`de ve dünyada ilk kez bu sayıda Nasreddin Hoca fıkrası bir araya getirilmiÅŸ oldu. Dr. Mustafa Duman da Hoca`yla ilgili yapılanları yeterli görmeyenlerden. Duman`a göre, `Nasreddin Hoca`yla ilgili bilimsel ve sanatsal çalışmaları yönetecek, yönlendirecek bir Nasreddin Hoca Enstitüsü`nün kurulması artık daha fazla geciktirilmemeli.` Nasreddin Hoca üzerine bir kitabı bulunan ÅŸair Mehmet Aycı da Nasreddin Hoca yılı içinde yapılanları eksik buluyor. Aycı, `Kamusu özeli, iÅŸ dünyası dış dünyası, eli kalem tutanı fırça sallayanı, herkes üzerine düÅŸeni yapmalıydı; yapmadı, saÄŸlık olsun...` diyor. M.Sabri Koz: 2008 yol gösterici oldu 1959`dan beri her yıl Nasreddin Hoca adına ÅŸenlikler düzenleyen AkÅŸehir Nasreddin Hoca ve Turizm DerneÄŸi(Sivrihisar`da düzenlenen `DoÄŸum Åženlikleri`ni unutmamak ÅŸartıyla), 2008 yılının, onun 800. doÄŸum yıldönümü olduÄŸunu ve bu tarihin layıkıyla kutlanması gerektiÄŸini ilan etti. İmkânsızlıklar ve çok geniÅŸ tutulan kutlama etkinliklerinin yeterince destek bulamaması sonucu derneÄŸin bu anlamda çok büyük iÅŸler baÅŸardığı söylenemezse de 2008 yılı boyunca Türkiye`de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`nde ve Hollanda`da güçlü sayılabilecek bir Nasreddin Hoca rüzgârının esmesine yol açtı. 800. yıl etkinlikleri resmiyet kazanmamış olmakla birlikte resmî kurumlar üzerinde de etkili olmuÅŸtur. PTT Genel MüdürlüÄŸü`nün Nasreddin Hoca fıkralarını yorumlayan ve 4 puldan ibaret bir seri çıkarmış olması koleksiyoncularda belli bir heyecan yaratması dikkate deÄŸer bir uygulamadır. AkÅŸehir ve İstanbul`da geniÅŸ katılımlı sempozyum düzenlendi. 2008 yılı Nasreddin Hoca çalışmaları açısından iki kazanç daha yaÅŸamış, Dr. Mustafa Duman`ın hazırladığı `Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası` adlı hacimli eser ile Nasreddin Hoca fıkralarının kütüphanelerde bile çok az bulunan 1837 tarihli ilk baskısı Let`if çeviriyazı ve tıpkıbasım olarak yeniden yayımlanmıştır. 2008 bilim adamı ve uzmanları Hoca`ya yeniden yönlendirmiÅŸ olması bakımından verimli geçmiÅŸ, yeni proje ve çalışmalar için de yol gösterici olmuÅŸtur. Dr. Mustafa Duman: Nasreddin Hoca Enstitüsü kurulmalı Türk dünyasının güldüren ve düÅŸündüren yüzü Nasreddin Hoca konusunda geçmiÅŸte ve bu yıl yapılan çalışmaları asla yeterli göremeyiz. Nasreddin Hoca fıkralarının büyük bir bölümü derlenip bir araya getirildiÄŸine göre, ÅŸimdi bu fıkraların iÅŸlenmesi, Nasreddin Hoca konulu romanların, hikâyelerin, piyeslerin yazılması, filmlerin çevrilmesi, müzikallerin yazılıp bestelenmesi, çizgi film ve çizgi-bant kitap ve hikâyelerin hazırlanması gerekmektedir. Nasreddin Hoca`yla ilgili bilimsel ve sanatsal çalışmaları yönetecek, yönlendirecek Nasreddin Hoca Enstitüsü`nün kurulması artık daha fazla geciktirilmemelidir. Mustafa Özçelik: `Fıkra` deÄŸil `nükte` Hoca`nın bir bilge, fıkralarının da bilgelik ürünü metinler olduÄŸunu söylüyoruz, ama genel algının böyle olmadığını biliyoruz. Çünkü Hoca`yı ne yazık ki tanımıyoruz. EÄŸer, Hoca`yı tanımış olabilseydik onu zamane mantığıyla `komik` bir adam olarak anlamazdık. Dahası resimli fıkra kitaplarıyla sadece çocuklara sunmaz, bilim merkezlerinde fıkralarını felsefi, dinî, psikolojik, sosyolojik anlamda tahlil eder, dünya görüÅŸümüzü ona göre ÅŸekillendirirdik. Bunun için hakkında araÅŸtırma enstitüleri kurardık. Ama yapmadık, yapamadık. Hoca bir bilge, `komik` adam deÄŸil. Anlattıklarını `fıkra` deÄŸil `nükte` olarak gördüÄŸümüz gün Hoca, her vesileyle karşımıza çıkacak ve bize bugün de yol gösterecektir. Mehmet Aycı: Kurumlar üzerine düÅŸeni yapmadı Televizyonlardaki mizah programları, Nasreddin Hoca 800. Yıl logosuyla yayınlanabilirdi, olmadı... Bırakın mizah dergilerini, birkaç edebiyat kültür dergisi, adını 2008 için Nasreddin Hoca olarak deÄŸiÅŸtirebilirdi, olmadı, bu yıl doÄŸan çocuklara anneler Nasreddin adını verebilirlerdi, olmadı. Gazeteler, ayda bir sayfasının birini Nasreddin Hoca`ya ayırabilirdi, olmadı. 2008-2009 öÄŸretim yılında her okulda İstiklal Marşı ve protokol konuÅŸmalarından sonra birkaç Hoca nüktesi anlatılıp bilinç tazelemesi yapılabilirdi, olmadı; e, bunların hepsi masrafsız ÅŸeyler... Masraf da ne, Hoca için feda olsun diyenler ise ya bir ÅŸey yapmadılar, ya da yaptılar da duymadık. Dünyanın en ünlü arama motoru Google, temmuz ayında sayfasına Nasreddin Hoca figürü koymuÅŸtu. KOMEDYEN DEĞİL BİLGE Nasreddin Hoca araÅŸtırmacıların çoÄŸuna göre, 13. yüzyıl baÅŸlarında M. 1208 yılında EskiÅŸehir`in Sivrihisar ilçesine baÄŸlı, Hortu köyünde doÄŸdu. 76 yaşında iken AkÅŸehir`de vefat etti. Hoca, `ne ufak tefek ne iri yarıdır. Nur yüzlü, neÅŸeli bir ihtiyardır`. Nasreddin Hoca bilgin ve bilge kiÅŸileri sahiptir. Zamanının bütün dinî ve müspet ilimlerinden haberdardır. Nüktedanlık ve hazırcevaplık onun en önemli özelliÄŸidir. Ehliyetsiz araÅŸtırmacıların kaleminde sanki komedyenmiÅŸ gibi gösterilen Hoca büyük bir mürÅŸid ve ahlakçıdır. Nasreddin Hoca, Türk dünyasının her yerinde tanınıp bilinen bir isimdir. Azeriler arasında `Molla` Türkmenistan`da Hoca Ependi, Özbekistan`da Hoca Nasriddin, Kazaklarda Hoca Nasır, Balkan Türkleri arasında Nastratin Hoca gibi isimlerle bilinmektedir. Bulgarlar, Arnavutlar, Yunanlılar, Sırplar, Hırvatlar, KaradaÄŸlılar, BoÅŸnaklar, Rumlar arasında hocanın fıkraları bilinmektedir.
Tags:
|


