| Hala Çin malı alan varsa |
|
-Afrika, tüm Ortadoğu, Afganistan, Pakistan, Azerbaycan, Keşmir, Türk Cumhuriyetleri, Türkistan, Bosna, Kosova, Bulgaristan, Batı Trakya, Çeçenistan, Kırım, Trakya, Filistin.. Saymakla bitmez. Her tarafta zulümler, katliamlar, tecavüzler, insanlık dışı tablolar... Milyonlarca mazlum.. Yüz milyonlarca mağdur.. -Ve suskun bir dünya. Bir halta yaramayan Birleşmiş Milletler, birkaç (güya) büyük devletin oyuncağı olmuş, Güvenlik Konseyi. (Buraya geçici üye olduk ve tüy dikmekteyiz) -Ve de; pısırık, suskun ABD ve AB`ye bağımlı bir Türk Dış Politikası. Bakmayın, zaman zaman yapılan kabadayılıklara. Tamamen gösteri, arkası boş. ciddiye bile alınmayan şovlar... `Van Minut` senaryoları. Bu yüzden dış alemde, adımız `Yes Men` (Evet efendim) olmuş. Kimsenin bizi taktığı yok. Kendi kendimize rol kesiyor, iç politikada hava atıyoruz. Birkaç öpücük bizimkilere kâfi Biliyoruz ki, bizi ciddiye alan yoktur. Zaten, bu konuda, kararlı ciddi bir tavrımız da bulunmamaktadır. Milli çıkarlara uygun, kısa orta ve uzun vadeli stratejilerimiz de mevcut değildir. Her olayda, gözlerimizi ve kulaklarımızı ABD`ye çevirmekte, talimat beklemekteyiz. Birkaç iltifat, öpücük, bizi yönetenlere kâfi gelmektedir. Lâfa gelince, Türk ve İslam dünyasındaki ağırlığımızdan bahsedilir. Peki, nerede bu ağırlık? Nerede, aktif politika? Övüle övüle, yere göğe sığdırılamayan, Sn. Ahmet Davudoğlu geldi de, ne değişti? En son Çin`deki zulüm ve katliam karşısında, (ki, uzun yıllardır, bu insanlık dışı tablo devam etmektedir) ne tepki gösterilmiştir? Sayın Cumhurbaşkanı, Çin`den daha yeni döndü. Peki, Çin yetkililerine oradaki kardeşlerimizle ilgili, bir ricası olmuş mudur? Yoksa, tek amaç, ekonomik çıkarlar mıdır? Sayın Başbakanın, yazımı yazdığım şu ana kadar, bir tepkisine şahit olmadım. Herhalde, Sn. Baykal ile kavga etmekten vakit bulamamaktadır? Sayın Dışişleri Bakanı, konuyla ilgili, dişe dokunur bir beyanda bulunmuyor. Neymiş? Takip ediyormuş. Bilgi alıyormuş? Mış, muş... Ölenler, bizim kardeşlerimiz. Kaldı ki, kim olsa, tepki koymamız gerekir. `Bu Çin`in iç işidir` diyemeyiz. `Aman onlar da bizim bölücülerimize destek verir, kışkırtır` da diyemeyiz. Bizdeki bölücüler, zaten dış güçlerin, Türkiye düşmanlarının maşasıdır. Bundan, daha kötüsü olamaz. Çin mallarına ambargo koyun Yüzlerce ölü. Binlerce yaralı. İğrenç tecavüz vakaları. Her türlü baskı. Sokaklarda gezen, Çinli güruhu. Her türlü insanlık dışı tablo. Ve suskun, bir Türk iktidarı. Pasif bir dış politika tablosu. Ekonomik ilişkilerin canı cehenneme. Kaldı ki, bu ilişkilerde, kârlı taraf (açık ara ile) Çin olmaktadır. Yükseltin sesinizi. Çin mallarına ambargo koyun. (Zaten, birazcık Türk kanı, biraz inancı olan bir vatandaşımız, halâ Çin malı alıyor ve satıyor ise yuh olsun ona. Katliama destek veriyor demektir) Ne rezil, ne iğrenç bir dünyada yaşıyoruz. İnsanlık bitti. Kaldı ki, bunlara hayvan da diyemeyiz. Hayvanlara iftira atmış oluruz. Türk halkı; bu ilgisiz, vurdumduymaz tavrını terk etmelidir. İnsan olduğunu hatırlamalı, bu iğrenç tablolara karşı çıkmalıdır. Dışişleri Bakanına da, feraset ve cesaret diliyorum.. Türk kavramından; bizlere gurur veren `Ne Mutlu, Türküm Diyene` sözünden, rahatsız olan tipleri içinde barındırmaktan rahatsız olmayan AKP`den çok mu şey bekliyoruz? Ve haçlı dünyası? Kendilerinden bir kişi öldürülse, böyle suskun mu kalırdı? (Kaldı ki, kendi iktidarı suskun kalınca, başkasına kızmaya da hakkımız olabilir mi?...) gozlemgazetesi.com.tr
|


-Zalimler bellidir: ABD, AB, Rusya,