| Enver Paşa’nın ölümü ve bazı isimler, olaylar |
Enver Paşa’nın ölümüyle neticelenen son Türkistan harekâtı, esir Türklerin kurtarılması yönünden ellbette takdire sayandır. Ancak, Enver Paşa o muhiti iyi bilen, olayların içinde bulunan ve girişilecek hareketin o gün fayda yerine zarar vereceğini söyleyen kimselerin bu haklı ikazlarına kulaklarını tıkamış, tamamen yabancısı olduğu bir muhitte, teşebbüsünün önünü sonunu düşünmeden, tıpkı Osmanlı devletini Birinci Dünya Savaşı içine atması gibi Türkistan macerasına girişmiş ve böyle bir hareket de elbet müsbet neticeye ulaşamamıştır!.
“Beyinsizlikleriyle, Osmanlı devletini batıran İttihatçı sergerdelerin yurt dışına kaçışları 1918 yılının 2/3 Kasım gecesidir. Başta Talât, Enver ve Cemal Paşaların bulunduğu bu firari kafile bir iddiaya göre Almanların “Lareley” adlı sefaret gemisiyle kaçmışlardır. Dr. Rusühi Bey aksini iddia ile “torpidoyla gittik” der, Şevket Süreyya Aydemir bir Alman denizaltısından bahseder, Fethi (Okyar) ise: Alman Generali Von Bronzardin’in tertibiyle Alman U.170 denizaltısıyla gittiklerini yazmış ve o günkü gazete haberlerine göre Enver ve Cemal Paşalar Alman üniformasıyla firar etmişlerdir! Bu gazeteler arasında Refik Halid (Karay) Bey’in “Efendiler Nereye? Başlıklı makalesini yayınlayan “Zaman” gazetesinin çok büyük ilgi görüp yüksek fiyatla adeta kapışıldığı ve hatta yabancı gazetelerce tercüme edildiği, halkın firar olayına verdiği önemi tesbit yönünden ayrıca kayda değer. Kaçan ittihatçıların çoğu Almanya’ya yerleşir. Enver Paşa ise Rusya ile Almanya arasında mekik dokuyup gezer, bu arada Ruslardan aldığı külliyetli miktarda nakdî yardımı İstanbul’da kalabilen ve yurt dışında bulunan ittihatçılara dağıtır. Dışarıdaki Türklerle temasa geçer, bazı toplantılar yapar. Trabzon’daki Kâhya Yahya misali kimselerle irtibatı muhafaza ile Batum’a kadar gelerek Anadolu’ya geçip Millî Mücadeleye müdahaleye teşebbüs eder ama başaramaz. Kuşcubaşı-zade Eşref ve Hacı Sami kardeşlerden Hacı Sami, Enver Paşa’yı Moskova’da bulur ve Ord. Prof. Zeki Velid Togan, gazeteci Feridun Kandemir gibi itimada şayan kimselerin yazdıklarına göre Enver Paşa’yı Türkistan harekâtına teşvik eden Hacı Sami’dir. Taşkent, Buhara gibi şehirlerde dolaşan, bir ara Basmacılar eline esir düşen (Basmacı, basma satan değil; baskın yapan) ve her hareketi Ankara hükümetince takip edilen Enver Paşa son defa Batum’dan Bakü’ye geçer ve oradan da Türkistan’a. Kâzım Karabekir Paşa, ittihatçılarla ilgili mühim eserinde bu Türkistan yolculuğundan bahisle der ki: “Enver Paşa Anadolu’ya gidemeyeceğini anlayınca Batum’dan yanında Hacı Sami ve Halil Paşa’nın yâveri Muhiddin Efendi ile birlikte Buhara’ya Cemal Paşa ile buluşmaya gidiyor. Cemal Paşa daha evvel hareket ettiğinden görüşemiyorlar. Hacı Sami, Batum’da Enver’e bir teklifte bulunuyor.” Kuvvetsiz Türkiye’ye girilmez. Türkistan’a gidelim, orada mühim teşkilatımız var! Büyük kuvvetlerle Kafkasya’ya döneriz! Anadolu’ya hâkim oluruz. Enver Paşa, eli boş durmaktansa bu fikre kapılıyor! Buhara ve Türkistan’da Bolşeviklerin Türklere karşı zulmünü gördüğü için daha birçok teşvikler karşısında kalarak nihayet Ruslarla mücadeleye giriyor” Çeşitli iddia... Enver Paşa’nın Türkistan harekâtı hakkında çeşitli iddia vardır. Enver Paşa acaba gerçekten Esir Türklerin dâvâsına inanmış ve bu inancıyla mı Türkistan harekâtına girişmiştir, yoksa bu macera dış kaynakların tertibi midir? Bu suale, Enver Paşa’nın hayatı ve bilhassa devletin başını yiyip yurt dışına kaçıp gitmesinden sonraki hayatı tetkik olunarak cevap verilmelidir. Enver Paşa’nın ölümüyle neticelenen son Türkistan harekâtı, esir Türklerin kurtarılması yönünden ellbette takdire sayandır. Ancak, Enver Paşa o muhiti iyi bilen, olayların içinde bulunan ve girişilecek hareketin o gün fayda yerine zarar vereceğini söyleyen kimselerin bu haklı ikazlarına kulaklarını tıkamış, tamamen yabancısı olduğu bir muhitte, teşebbüsünün önünü sonunu düşünmeden, tıpkı Osmanlı devletini Birinci Dünya Savaşı içine atması gibi Türkistan macerasına girişmiş ve böyle bir hareket de elbet müsbet neticeye ulaşamamıştır!. Enver Paşa, yapılan isabetli ikazlara neden kulak vermemiş de, o Hacı Sami misali kimselerin tahrik ve teşvikine uymuştur? Yıllarca Türkistan’da dolaşan Hacı Sami hiç bir teşkilata sahip değilken, neden yalan sözlerle Türkistan’da teşkilatı ve adamları olduğunu söylemek lüzumunu duymuş ve Enver Paşa koskoca bir devleti Osmanlı Devletini batırmak pahasına elde ettiği tecrübeye rağmen o Hacı Sami gibi kimselere neden aldanmıştır?! Bu tahrik ve teşviklerde yabancı parmağı yok mudur? Enver Paşa İngilizlerle mi işbirliği yapmış, Moskova’nın oyunlarına mı alet olmuş, yoksa eski dostu Almanlara mı hizmet etmiştir? Veya bunların hiçbiriyle alakası yokturda, Türk’e Türk’ten gayri dost olmayacağını -geç de olsa- anlayıp esir Türklerin kurtarılmasını mı gaye edinmiştir? Ve sonrası...Bu sualler cevaplandırılırken Enver Paşa’nın hayatı, askerî değeri ve Osmalı Devleti içindeki icraatı yanısıra, o dönemin tarihi ve Anadolu’daki ölüm-kalım savaşı olanca teferruatiyle incelenmeli, hissiyatı bir tarafa fırlatıp atarak gerçek araştırılmalı ve gerçeğe hürmet edilmelidir.
Bilinen gerçek odur ki: Enver Paşa Osmanlı devletinin başını yiyip, yurt dışına kaçtıktan sonra, yeni yeni maceralar aramış, bir ara Anadolu’ya geçmek istemişse de, Ankara hükümeti, baş tarafta kaydettiğimiz gibi isabetli bir kararla buna müsaade etmemiş ve mutlaka bir şeyler yapmak isteyen bu adam Türkistan macerasına atılmıştır!. Enver’in Türkistan macerası ihtirasın neticesidir. Napolyon’a özenen ve komitacılıkla genç yaşında ümit etmediği makamlara ulaşıveren Enver, üzerinde taşıdığı Osmanlı hânedânına dâmâdlık ünvanından da istifade ederek Türkistan’da giriştiği hareketle Türkler’in başına geçmek istemiş, bu teşebbüsünde belki dışarının, Enver’in hareketinden medet uman yabancı devletlerin tesiri de olmuştur!. Ancak, Enver Paşa’nın giriştiği bu son hareket, Müslüman Türk’e fayda yerine zarar vermiş ve Enver de bu umduğuna kavuşamadan 83 yıl evvel 4 Ağustos 1922 Cuma günü Türkistan-Buhara hududu civarındaki Bahçevan’da kurduğu karargâhına yakın Çegan köyü tepesinde Ruslarla giriştiği müsademede maktül düşmüştür... Kaynak:Mustafa Müftüoğlu Tags:
|


