Bir ihanet bitmeden diğeri başlıyor

Kıbrıs, Ermenistan ve bölücü terör Türkiye`nin hayati meseleleridir. Üç meselede de Türkiye`nin yıllardır sürdürdüğü dik duruş AKP ile birlikte yerle bir edilmiş ve akıl almaz bir teslimiyet süreci başlamıştır. 6 yıl boyunca Türk milletinin bu ihanete alıştırılması çalışmalarından sonra, artık zamanının geldiği düşünülerek kesin sonuç almak için harekete geçilmiştir. AB ve ABD`nin koordine ettiği bu süreç, her üç meselede de Türk milleti açısından bir ihanet noktasındadır. Teslimiyetin ulaştığı boyut, önceden bir takım sözlerin verildiğini ve yıl sonuna kadar bu ihanet projelerinin hayata geçirilmesinde kararlı olduklarını gösteriyor.

Protokol

Kıbrıs`ta gelinen nokta adanın kayıtsız şartsız Rum`a teslim edilmesidir ve büyük mesafeler alınmıştır. Bölücü terörün siyasi zemin kazanması ve hain hedeflerine ulaşması aşamasında nelerin yaşandığını, hangi yıkım projelerinin hayata geçirilmeye çalışıldığını aylardır içimiz sızlayarak izliyoruz. Bu ihanet sürecinin yüksek ateşi devam ederken, AKP`nin varlığını fırsat bilenler daha önce başlattıkları Ermeni projesini yeniden devreye soktular. Bir ihaneti savuşturmadan diğeri sahne aldı. Ermenistan`la ilişkilerimizi geliştirecekmişiz. Bunun için bir de protokol yapmışlar ve 6 hafta içinde de gereğini yapacaklarına söz vermişler.

İşgal bitti mi?

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Azerbaycan Meclisi`nde ve çeşitli vesilelerle Türkiye`de yaptığı konuşmalarda Karabağ işgali bitmeden sınırların açılmayacağını ve Ermenistan`la ilişki kurulmayacağını söylememiş miydi? Bu işgal sona mı erdi? İşgal ettikleri toprakların bir karışından geri mi çekildiler? Yalan ve iftira kampanyalarından vazgeçtiklerini gören veya duyan oldu mu? Efendim, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırları belirleyen ve 1920 Gümrü ve 1921 Kars anlaşmalarını tanıyacaklarmış. Bu bir gelişmeymiş ve bunun karşılığında sınırlarımızı açacakmışız. Her ihanette olduğu gibi burada da Türk milletine yanlış bilgi veriyor ve aldatıyorlar.

AKP`yi esir aldılar

İşin aslı şudur: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün hiçbir karşılık beklemeden ve bütün iftiraları görmezden gelerek Erivan`a maç izlemeye gitmesi, Ermenistan`ı ümitlendirmiş ve şımartmıştır. Cumhurbaşkanı Sarkisyan, sınırların açılmaması durumunda Ekim ayında yapılacak olan Türkiye-Ermenistan maçına gelmeyeceğini açıklamıştır. AKP hükümetinin Sarkisyan`ın bu şartını yerine getirmek için formül aradığı ve böyle bir yol bulunduğu ortaya çıkmıştır. Ermenistan`ın Gümrü ve Kars anlaşmalarını tanımaları hiçbir önem ve anlam ifade etmemektedir. Bütün dünyanın kabul ettiği ve onayladığı bu anlaşmanın bugüne kadar Ermenistan tanınmamış olması kin ve nefretin boyutlarını göstermek açısından bir ölçü olabilir, ama Türkiye açısından zerre kadar bir önem taşımaz. Ortada küçücük bir iyi niyet olsaydı, Türkiye`nin hayati önemde gördüğü Karabağ işgali ve soykırım iftiralarında göstermelik de olsa bir gelişme yaşanırdı. Bunların hiç biri olmamıştır ve Sarkisyan AKP`yi esir almıştır. 6 hafta sonrada meclisteki çoğunluklarına bu protokolü onaylatıp bunun adına da, "meclis onayladı" diyeceklerdir.

Azerbaycan rahatsız

Açıklamalar ve uygulamalar Ermenistan tarafının bugüne kadar olan Türkiye düşmanlığında ve iddialarında hiçbir geri adım atmadığını açık biçimde ortaya koyuyor. Karalama kampanyasını uluslar arası alanda hayasızca sürdürüyorlar. Bunu karşılık Türkiye üst üste tavizler veriyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imzalanan protokolde onayları olduğunu söylediği Azerbaycan`dan, "Türkiye-Ermeni sınırı Karabağ sorunu çözülmeden açılırsa ilişkilerimiz zarar görür" açıklaması gelmiştir. Ermenistan`ın Karabağ politikasında bir değişiklik olacağı yönünde bir ışık bulunmadığına göre, AKP hükümetinin zaten sorunlu hale getirdiği Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin ne duruma geleceğini tahmin etmek zor değildir.

Düşmanlık sürüyor

Ermenistan`ın Türkiye düşmanlığı sınır kapılarının açılıp kapanması veya Cumhurbaşkanının gelip gelmemesi ile izah edilecek kadar basit değildir. Çok daha derin ve çok daha vahimdir. Uluslararası kuruluşların yaptığı araştırmalar Ermeni gençliğinin Türk düşmanlığı ile yetiştirildiğini ortaya koymuştur. Ermenistan bayrağında bulunan kırmızı renk, öldürülen Türklerin kanını ifade etmektedir. AKP hükümeti o bayrağın altında gidip protokol imzalıyor. Ermenistan devleti Anayasasında ve kanunlarında Türkiye`ye karşı net ve kesin bir düşmanlık yer alıyor. 23 Ağustos 1990 tarihinde kabul ettikleri bağımsızlık bildirgesinde, Türkiye`nin Doğu Anadolu Bölgesi`ni kendi toprakları olarak ilan etmişlerdir ve buralardan "Batı Ermenistan" şeklinde söz etmektedirler. Türkiye`nin bir parçası olan Ağrı Dağı`nı devlet arması olarak kullanmaktadırlar ve bunu Anayasalarına da yazmışlardır. 1915 yılında, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaptıkları insanlık dışı katliamlardan sonra uğradıkları tehciri bir soykırım iftirasıyla dünyanın gündeminde tutmaya devam ediyorlar ve ortaya çıkan binlerce belgeye rağmen, bu ısrarı sürdürüyorlar. 1993 yılının Nisan ayında, Dağlık Karabağ`daki Ermeni vahşeti ve işgalini bugünde devam ettiriyorlar. Bütün dünyanın gözleri önünde Hocalı`da yaptıkları soykırımı sistematik hale getirdiler. Azerbaycan topraklarının beşte birini oluşturan Karabağ`daki işgal sürerken, bir milyon Azeri Türkü yurtlarını terk ederek göç etmek zorunda bırakıldı.

İyi niyet nerede?

AKP hükümeti işte bu Erminastan`la ilişki kurmaya çalışıyor. Aynı tutumu, aynı düşmanlığı bizde gösterelim demiyoruz. Ancak, karşı taraftan bu kesin ve asla kabul edilemez düşmanlıktan vazgeçmesini beklemek en doğal hakkımızdır. Şu ana kadar zerre kadar geri adım atmadıkları gibi, giderek artan bir dozta tehditlerde bulunuyorlar. Bu şartlar altında Ermenistan`la ilişki kurmak, kapıları açmak her şeyi kabullenmek anlamına gelmeyecek midir? Daha da önemlisi bütün bu kabuller Ermenistan için sadece bir başlangıçtır. Asıl büyük iftiralarını AKP hükümetinin bu kabulleri üzerine inşa edeceklerdir. İftiraları tanımayı, tazminat ve toprak taleplerinin izleyeceği iki kere ikinin dört ettiği kadar kesindir.

Hayal kırıklığı

Ben tam bunları yazarken, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan`dan, "Türkiye ile sürdürülen diyalog Karabağ`dan bağımsızdır" açıklaması geldi. Bu açıklama buraya kadar yazdıklarımızın ne kadar doğru ve haklı olduğunun ispatıdır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sadece Türk milletini değil Azerbaycan`ı da hayal kırıklığına uğratmıştır. Yine duruma göre vaziyet almış ve "Karabağ işgali bitmeden sınırların açılmayacağını ve Ermenistan`la ilişki kurulmayacağı" sözünü unutmuştur. Bu durumu besleme medyasıyla, malum üslubu ve siyaset yöntemiyle Türk milletine belki kabul ettirebilir, ama Azerbaycan`a ne diyecek?


OrtadoÄŸu

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile