| Balkanları kaybeden Anadoluyu kaybetmez mi? |
Türkiye`nin gündemini en fazla iÅŸgal eden konuların başında siyaset, ordu ve futbol geliyor. İç içe geçmiÅŸ bu olguların gölgesinde, cevap bekleyen yüzlerce soru var.
Yüzyıllardan beri tartışılan ama bir türlü cevap bulunamayan bu sorular, toplumun kafasını gereksiz yer yorarken, bu kafa karışıklığında insanlığın ortak geleceÄŸine yapacağımız katkı da sekteye uÄŸruyor. Gündelik soru ve sorunların arasına sıkışan halk, kendi kiÅŸisel geliÅŸimine zaman ayıramıyor. Halk adına atıp tutan, kiÅŸi, kurum ve kuruluÅŸların tek derdi mevcut statükolarını korumak. Bireylerin hayat standartlarını yükselterek daha ileri bir toplum düzeyini istemeyenler, sürekli olarak problem üretiyor. Oysa problemlerin kaynağı ve çözümü belli. `Osmanlı beÅŸ yüz yıl varlık sürdüÄŸü Balkanları neden vatan haline getiremedi` diye sorsam ne cevap verirsiniz. Dile kolay tam 500 yıl o topraklarda hüküm sürmüÅŸ bir imparatorluk çok kısa bir süre içinde o toprakları kaybetti. Kaybetmeyi bırakın sökülüp atıldı. Temsili küçük bir toprak parçası dahi alamadı. Vatan sadece bugünkü Anadolu muydu Osmanlı için. Hayır. Osmanlı, Anadolu`dan önce yurt bellemiÅŸti Balkanları kendisine. Osmanlı 1364 yılında, Sofya`yı, Manastır`ı, Üsküp`ü aldı. Anadolu`nun kalbi kabul edilen Konya ise bundan tam yüz yıl sonra 1492`de Osmanlı himayesine girdi. Daha da ilginç olanı Balkanlar kaybedilmeden önce, Anadolu`daki Müslüman nüfusuyla Balkanlar`daki Müslüman nüfusu neredeyse birbirine eÅŸitti. Åžunu açıkça söyleyebilirim ki Selanik`teki Müslüman nüfusu İzmir`deki Müslüman nüfusundan fazlaydı. Hal böyleyken neden Balkanlardan elimiz boÅŸ döndük? Askeri olarak zayıf mıydık? Bu, ihtimal dahilinde bile deÄŸil. Osmanlı ordusu Balkanlarda Sırplardan, Bulgarlardan, Yunanlılardan daha üstündü. Balkanlarda bulunan 9. Kolordu`da son derece iyi yetiÅŸmiÅŸ Osmanlı askerleri vardı. Osmanlı, Balkanları yenilerek kaybetmedi. BeÅŸyüz yıl yaÅŸadığı toprakları, bırakıp gitmenin acziyetinin arkasında baÅŸka bir ÅŸey vardı. Birincisi Osmanlı`nın yönetiminde yaÅŸanan siyasi istikrarsızlık, ikincisi ise Balkanlarda meydana getirilen Duyun-u Umumiye komisyonu. İç içe geçmiÅŸ bu iki durum Osmanlı`nın Balkanlar`da sonunu getirdi. 1908 yılında II. MeÅŸrutiyet ilan edilirken Osmanlı topraklarının kaç kilometre kare olduÄŸuna bakın, bir de MeÅŸrutiyet`ten 15 yıl sonrasına bakın. Ordu içinde süregelen ve başını İttihatçıların çektiÄŸi ayrışma, önce Osmanlı`nın istikrarsızlaÅŸmasına daha sonra güçsüzleÅŸmesine neden oldu. İttihatçılar bunu isteyerek mi yapmıştır? Orası tartışılır. Fakat Ordu içindeki baÅŸlayan bu ikili mücadele, Balkanlardaki hatırı sayılır bir askeri gücü de maalesef, Sırpların, Bulgarların insafına terk etmiÅŸtir. Siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, Osmanlı`yı vatansız bırakmıştır, eÄŸer balkanları vatan kabul ediyorsak. Batı`ya, hatta Rusya`nın dahi gerisine düÅŸmemizin bir diÄŸer nedeni de hiç ÅŸüphesiz ki halkın iradesinin yönetime yansımayışıdır. Diyebiliriz ki 1950`lere kadar Anadolu halkı, iradesi yok sayılan bir halktır. Batı`da bireyin hak ve özgürlüklerini güvence altına alan dönüÅŸüm 1697 yılında gerçekleÅŸirken bizde bu dönüÅŸüm yarım yamalak 1876`da yapılmak istenmiÅŸtir. EÄŸer iÅŸi Manga Carta`ya kadar götüreceksek, onun eÅŸ deÄŸeri Sened-i İttifak da 1810`da yani tam 600 yıl sonra gerçekleÅŸmiÅŸtir. İyi düÅŸünmek lazım. Osmanlı`nın elinde, beÅŸ yüz hüküm sürdüÄŸü Balkanlar`dan geriye sadece hatıraları kalmıştır. Kendi statükolarını koruma adına, siyaseti, ekonomiyi, cendere altına alan, dünyanın gidiÅŸatını ve emperyal politikaları anlamaktan uzak, günü kurtarmak adına atılan nutuklar maalesef aklımıza bu soruyu getirmiÅŸtir. 500 yıl yaÅŸadığı Balkanları kaybeden Anadolu`yu kaybetmez mi ? *Elektronik posta yoluyla, güncel siyaset yazmamı isteyen okurlarımın, isteklerini bu yazıyla biraz olsun yerine getirdiÄŸimi düÅŸünüyorum. http://www.milligazete.com.tr/index.php?action=show&type=writersnews&id=21625 Tags:
|


