| İNSANLARIN HURİSİ HAZRETİ FATİMA |
|
Allah’ın hikmeti peygamberimizin erkek evladı kalmadığı ve Fatıma nında kızlarından nesli kesildiği için ,peygamberin soyu ancak Fatıma nın Hz. Ali den doğma erkek çocuklarından (Hz. Hasan ve Hüseyin) devam etmiştir. Cahiliye Döneminde Araplar kız çocuklarına hiç değer vermezler ,hatta diri diri onları toprağa gömerlerdi.Bu durumda peygamberimizin erkek çocukları vefat etmiş bulunduğundan ,kız çocuklarına değer vermeyen bazı müşrikler peygamberimize ‘’al abtar’’ nesli kesilmiş diye alay ediyorlardı.Bu esna da kız çocuklarına değer vermemek
gibi yanlış bir alışkanlığı bulunanlara karşı Kevser Suresi nazil oldu ve kız çocuklarına muhabbet telkin olundu.Kavsar kelimesi peygamberimizin Fatıma dan inen soyu olarak tefsir edilmektedir.Peygamberimizin çocukları arasında annesini en küçük kaybetmiş olan Fatıma ya karşı daha derin bir sevgisi vardı.Fatıma da her zaman ve yerde babasına refakat eder,yanından hiç ayrılmazdı. Peygamberimiz ona ‘’Fatıma ,insanların hurisi dir’’ derdi.Hz Hatice nin emaneti olan Fatıma ya peygamberin eşleri dahi hürmet gösterirlerdi. Peygamberimiz isteyeni çok olmasına rağmen onu Hz. Ali den başkasına vermedi.Nikah Uhud Savaşından hemen sonra yapılmıştır.Fatıma bu savaşta gazilere su dağıtmış,yaralanan babasını göz yaşları ile tedavi etmiştir.Mekke nin Fethine de katıldığı rivayet edilir. Hz. Ali de Fatıma ya kıyamazdı.Hatta annesini ,onu evin dışında yapılacak işlere göndermemesi hususunda uyarmıştı.Fatıma hayattayken Peygamberimiz Hz. Ali ye başka bir kadınla evlenebilmesi için izin vermemiştir.Hatta Ali bu nedenle nişan atmak zorunda kalmıştır. Hz Fatıma peygamberin vefatından 3 yada 6 ay sonra üzüntüsünden dolayı ,28-30 yaşlarında olduğu halde vefat etmiştir. Vefat etmeden önce Hz. Ebu Bekir’e babasından kalan Fedek hurmalığını istemiş fakat Hz.Ebu Bekir ‘’Biz peygamberler miras bırakmayız, bıraktıklarımız sadakadır’’ hadisine uyarak Fedek hurmalığının gelirlerini peygamberin sağlığındaki gibi peygamber eşlerine ve sadakaya tahsis etti.Çünkü peygamberin emirlerine zıt düşmekten çok korkardı.Hz Fatıma hurmalık kendisine verilmeyince küsmüştü.Fakat sonradan Ebu Bekir’e hak vermiş ve vefatına yakın Hz.Ebu Bekir ona gelerek helalleşmiş ve barışmışlardı. Vefatından sonra ilginç bir vasiyette bulunmuştur.Buna göre defne götürülürken kesinlikle kadın-erkek olduğu anlaşılmayacak şekilde götürülecek,kendisini Hz Ali yıkayacak ve gece defnedilecekti. Buna göre cenaze taşınırken üstü hurma dallarıyla örtülerek taşındı.Bu durum zamanla tabutla taşıma şekline dönüşmüştür.Bu şekilde gömülen ilk kimsedir.Yıkanmasını Hz Ali nin yapması ise bazıları tarafından erkeğin kadını yıkaması caiz olmadığı için hoş görülmemiştir. Hz Fatıma Şia tarafından aşırı yüceltilmiş ,hatta Hz Meryem dışında tüm kadınlardan üstün olduğu fikri yayılmıştır. Yüzü pek beyaz ve parlak olduğundan “Zehrâ” denildi. Zühd ve dünyâdan kesilmekte en ileri olduğu için, “betül” yâni çok temiz demişlerdir. Hazret-i Hasan ile Hüseyin çocukken hastalanmışlardı. Babaları, anneleri ve hizmetçileri Fidda, çocuklar iyi olunca, üç gün oruç tutmayı adamışlardı. Çocuklar iyileşince oruç tutmaya başladılar. Birinci gün iftar için hazırladıkları yemekleri, kapılarına gelen yetimlere vererek, iftar etmeden ikinci günü orucuna başladılar. Zira yetimlere verdiklerinden başka evlerinde bir şey yoktu. İkinci günü akşam iftar için hazırladıklarını, yine o saatte kapıya gelip, “Allah için bir şey verin!” diyen fakire verdiler.O gece de iftar etmeden üçüncü günü oruca başladılar.O akşamda da kapılarına gelen esirleri boş çevirmemek için, iftarlıklarını bunlara verdiler. Bunun üzerine Allahü teâlâ, Ayet-i kerîme göndererek buyurdu ki: Bunlar adaklarını yerine getirdiler. Uzun ve sürekli olan kıyamet gününden korktukları için, çok sevdikleri ve canlarının istedikleri yemeklerini miskin, yetim ve esirlere verdiler. Biz bunları Allahü teâlânın rızası için yedirdik, sizden karşılık olarak bir teşekkür, bir şey beklemedik. Birşey istemeyiz dediler. Bunun için Cenab-ı Hak onlara şerâb-ı tahûr içirdi.” (İnsan süresi: 7-9) Hazret-i Aişe bildirmiştir ki: Bir gün hazret-i Fâtıma geldi. Resûlullah’ın yanına oturdu ve gizli konuştular. Fâtıma çok ağladı. Kızının çok ağladığını gören Resûlullah, bir daha gizli olarak bir şeyler söyledi. O zaman Fâtıma güldü.Resûlullah gidince, Fâtıma’dan gizli konuştuklarının ne olduğunu sordum. “Resûlullah’ın sırrını ifşa edemem.” dedi.Resûlullah âhirete intikal edince tekrar sordum. O zaman hazret-i Fâtıma; “İlk gizli konuşmamızda babam; “Cebrail (aleyhisselâm) her sene bir kere Kur’ân-ı kerîmi benimle karşılıklı okurdu. Bu sene iki kere okudu. Bundan ecelimin yaklaştığı anlaşılır.Allahü teâlâdan sakın ve sabırlı ol!... Ben senin için güzel selefim.” buyurdu. Onun için ağladım. Üzüldüğümü görünce, ikinci defa gizli konuşmamızda; “Ey Fâtıma Cennet kadınlarının en üstünü olacaksın. Râzı olmaz mısın?” (Başka bir rivâyette) “Ehli Beytimden bana en önce sen kavuşursun.” buyurdu, dedi. Hz Ali peygamberin ölümünden sonra Hz Ebu Bekir’e biat etmemişti.Fakat Fatıma nın ölümünden hemen sonra gelip biat etmesi Fatıma yı incitmemek için beklediğini gösterir. Hz. Fatıma nın konuşması ve hareketleri peygamberimize diğer özellikleri de Hz.Hatice ye benzerdi.Şiir de söylemiştir.Hz. Ali den 3 erkek 3 kız çocuğu olmuş Muhassin isimli oğlu ve 3 kızı küçükken vefat etmiştir. Tarkan Suçıkar Kaynaklar: İslam Ans. Cilt 4 sf 518-521 Fatıma md. Aynı eser Cilt 4 sf 537 Fedek md. İslam Tarihi -Mevlana Şah Muhammed Pani Pati Yeni Rehber Ansiklopedisi
|

