| VİCDAN-I RET DENEN VİCDANSIZLIK |
|
Binlerce yıllık tarihte ordu-millet olmamız sayesinde bu günlere kadar var olduk ve olacağız. Binlerce kez vatana ,devlete karşı sınanan bağlılığımızı test ediyorlar yine. Üstelik bu defa yalnız değiller. Yıllardır yapılan olumsuz propaganda meyvelerini veriyor. Şer cephesi birleşiyor. Bu yolda yalnız değilsiniz Vicdan-ı retçiler. Emin olun tüm bölücüler size destek verecek ,tüm ülkedeki şer odakları ,hepimiz Ermeniyiz diye yürüyenler ,Sokaklarda ,Üniversitelerde bayrağa saldıranlar destekleyecekler. Ama kendini Türk hisseden herkes karşınızda olacak ve size acıyarak bakacak. Şehitlik ,gazilik gibi her türlü maddi değerin üzerinde ,karşılığını Allah (cc)’ın vereceği mertebeleri tasavvur dahi edemediğiniz ve bize bıraktığınıza gülecek. Sıcacık yataklarınızı ,kazanacağınız paraları ,eğlencenizi ,zevk ve sefanızı düşünerek girdiğiniz bu yolda utanmadan kanal kanal dolaşıp anlattığınız abuk subuk fikirleriniz ancak sizi alçaltacak. Vatan savunması sizin gibilere kalmaz ,zorla gideceğiniz askerlikten de hayır gelmez. Zaten gitmemek için her türlü hileyi hurdayı yıllardır denemiyor musunuz? Çürük raporları ,yurt dışı işleri ,bedelli medelli peşinde koşmuyor musunuz?Sevgi fedakarlık ister beyler. Her sevginin Allah sevgisi de dahil karşılığı vardır. Vatan borcu denen askerlikte bu sevginin karşılığıdır. Bu millet bu yolda “Ölürsem şehit ,kalırsam gaziyim” der. Gereğinde bedelini de her zaman ödediği ve ödeyeceği gibi öder. Hiç bir ölüp bin dirilmesek bu günlere gelebilir miydik? Vatanın toprağında doğacaksınız ,ekmeğini yiyecek ,suyunu içeceksiniz ,nimetlerinden faydalanmak için herkesle yarışacak ,okulunda okuyacak ama karşılığına gelince kaçacaksınız. Terörist dahi kendi şeytani planları uğruna silahlanıp dağa çıkarken ,bu askerlikten yırtma hakkı isteyenlerin nasıl bir planın parçası olduklarını düşünün işte. Aynı amaçla hareket etmiyorlar mı? Pekala sen askerliği reddet ,öteki vergi vermeyi reddetsin ,diğeri okula gitmeyi reddetsin işin sonu nereye varacak? Devlete karşı olan görevli inkar etmenin sonu nedir? Bunun bölücülerin pasif direniş dedikleri metoddan ne farkı var? Aynı yolun yolcuları sizi! Birde demokrasi ,insan hakları gibi kavramların arkasına sığınmıyor musunuz utanmadan? Ordu olmasa ,Polis olmasa güvenlik nasıl sağlanır ,demokrasiden eser kalır mı bu memlekette ,sokağa bile çıkamazsını korkudan sokağa… AB de askerlik yokmuş. Olabilir. Terörde yok Avrupa da ,bu kadar iç ve dış düşmanda…Keşke bizde de olmasa… Bir düşünseler herkes kendileri gibi düşünse bu devletin milletin hali ne olur? Böyle bir coğrafya da kaç gün daha yaşayabiliriz? Ordumuzdan korkmasalar bizi bir gün barındırırlar mı? Plan zaten orduyu yıkmak. Silahlı mücadeleyi dağda yapıyorlar ,bunlarda silahsız mücadelenin unsurları olarak görevlerini yerine getiriyorlar. Bu millet alışıktır ,böyle saldırılara pabuç bırakmaz. Mehmetçiğin arkasındadır. Zaten kendisi Mehmetçiktir. Ordu Millet’tir. İnanmayan şanlı tarihe baksın. En azından bir Oryantalist kadar ,batılı kadar. Muhteşem Yüzyıl izlemeye ayrılan vakit kadar Tarihimizi okumaya vakit ayırsak ,”Titreyip kendimize dönmeye yeter de artar bile”… Son olarak Vicdan-ı Retçilere bir şiir göndermek istiyorum. Bu da onlara kapak olsun…
Ey saçları "alagarson" kesik hanım kız!
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!
Bacağımla alay etme pek topal diye.
Bir sorsana o topallık nerden hediye ?
Sen Şişli'de dansederken her gece, gündüz
Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz
Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;
Siz salonda dansederken bizler savaştık.
Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız,
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!
Olan işler dimağını azıcık yorsun!
Biliyorum elbisemle eğleniyorsun;
Biliyorum baldırını o kadar nazla
Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla
Benim bütün elbisemden... Hatta kendimden...
Biliyorum: Çünkü bugün şu dünyada ben
Neyim? Bir hiç... işe güce yaramaz, topal...
Sen sağlamsın senin hakkın dünyadan zevk al:
Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz
Siz muhteşem salonlarda şarap içtiniz!
Ey gözünün rengi bana yabancı güzel,
Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel!
Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün
Yapıyorduk bizde kanla, barutla düğün.
Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur
Dolaşırken... Biz de tipi, fırtına, yağmur,
Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;
Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık
Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık;
Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık...
Gülme bana bakıp pek arsız arsız
Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!
Sana karşı haykıranı mecbursun dinle;
Bugün hesap göreceğiz artık seninle:
Ben cephede geberirken, geride vatan
Aşkı ile bin belalı işe can atan
Anam, babam, karım, kızım eziliyorken
Dağlar kadar yük altında... Gel, cevap ver, sen
Bana anlat, anlat bana, siz ne yaptınız?
Köpek gibi oynaştınız, fuhşa taptınız!
Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda
Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda...
Ey nankör kız, ey fahişe unutma şunu:
Sizin için harbederken yedim kurşunu.
Onun için topal kaldı böyle bacağım,
Onun için tütmez oldu artık ocağım.
Nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda
Sallanarak ölü kaldık biz bataklarda.
Kalbur oldu süngülerle çelik bağrımız,
Bu amansız boğuşmada öldü yarımız,
Ya siz nasıl yaşadınız? Bizim kanımız
Size şarap oldu sanki... Şehit canımız
Güya sizin mezenizdi! Yiyip içtiniz;
Zıpladınız,kudurdunuz arsız,edepsiz!...
Gerçi salonlarda "yıldız" dı senin adın,
Hakkikatte fahişesin ey alçak kadın!
Ey allıklı ve düzgünlü yosma bil şunu:
Bütün millet öğrenmiştir senin fuhşunu.
Omuzunda neden seni fuzuli çeksin?
Kinimizin şiddetiyle gebereceksin!..
Tarkan Suçıkar/www.Tarihimiz.net
|


