Türk Tarihini Batılı bakış açısıyla değerlendirme yanılgısı

Türkler arasında günümüzde Tarihimizin algılanışındaki en büyük problemlerden birisi ,Türk Tarihini batılı bakış açısıyla değerlendirme alışkanlığıdır.Fakat bunu yadırgamanın ve bundan farklı bir şey beklemeninde abes olacağını biliyoruz.Zira insanlarımız daha ilköğretim çağından itibaren adı milli fakat kendisi gayrı milli olan ve batılılar tarafından ortaya konmuş ilkelerle Türk Tarihinin değerlendirildiği bilgileri öğrenmeye başlarlar.

Halbuki belirli bir Tarih bilinci ve bilgi birikimine sahip olan herkes şunu fark eder ki Türk Tarihi batılının Tarihe bakışıyla değerlendirilemez.Değerlendirilmeye kalkındığında ise büyük uyuşmazlıklar ve yanlış tespitler ortaya çıkar.

Öncelikle batılının tarihe nasıl baktığına ve tarihi olayları açıklarken hangi esaslara dayandığına bakalım.Batı ,tarihi olayları açıklarken kendi tarih geleneğindeki sınıf farklılığını, sınıf ayrıcalık ve imtiyazlarını esas alır.Aslında bu da batılı açısından yadırganacak bir şey değildir.

Fakat ters olan nokta batı sadece kendini değil ,kendinden olmayanı da kendi değerleri ile yargılar ve değerlendirir.Fakat her olay ,inanış ve düşünce kendi doğduğu toplumun değerlerine göre açıklanmalıdır.Örneğin dinimizdeki kurban hadisesi batılıların gözünde vahşet olarak değerlendirilir.Osmanlılarda ki ‘’Kardeş katli’’ uygulaması da böyledir ve Türk-İslam Tarih ve toplumunda mantıklı açıklamaları vardır.Ancak kendi değerlerini kabullenemeyen ve kendine,tarihine,kültürüne ve dinine batı gözüyle bakan kimseler bunları anlamakta zorlanırlar.Bu at gözlüğü takan birinin durumuna benzer…

Bu manada Batının toplumsal sınıf esasına dayalı tarih anlayışına dayalı olarak Türk Tarihini açıklamak mümkün değildir.Zira Türk toplumunda tarihin hiçbir döneminde batıda ki gibi sınıf çatışması,sınıf farklılığı ve sınıf ayrılığı görülmemiştir.Türk toplumlarında zaman zaman ortaya çıkan (toplumsal iş bölümü,yapılanma ve görev dağılımı) toplumsal kesit diyebileceğimiz gruplar sınıf kabul edilemez .Zira toplumsal sınıflardan beklenen toplum ve tarihe kendi başlarına yön verebilmeleridir.Avrupa daki burjuva ve ruhban sınıfları gibi…

Türk toplumlarında ortaya çıkan kesitler ise topluma ve tarihe yön vermek bir yana kurulu düzenin devamı ve sürekliliği için bir araç olma özelliği göstermişlerdir.Batılı manada sınıf sadece Türklerde değil doğulu bir çok toplumda dahi Hindu lar hariç ender görülen bir durumdur.

Bu düşüncemizi doğrulayacak şekilde Batılı tarihçiler ,bir çok yerde doğu toplumlarıyla ilgili açıklamalarda bulunurken kendi feodalite anlayışlarının açıklamakta zorlandığı yerlerde feoadalite nin anlamını genişletip değiştirerek ,yeni feodalite türleri uydurarak açıklama yapmak ihtiyacı hissetmişlerdir.Askeri feodalite,göçebe feodalite gibi…

Batılı bakış açısıyla Türk Tarihini değerlendirmenin ortaya çıkaracağı bir başka problem ise tarihlerin dönemlendirilmesindeki uyumsuzluktur.Batı tarihi İlk Çağ,Orta Çağ ve Yakın Çağ diye dönemlendirir.Ancak bu dönemlendirme ile Türk ve doğu tarihinin çağları uyumluluk göstermez,göstermeside beklenemez.Zira her toplum kendi tarihini ve serüvenini yaşar.

Batı bu çağ ayrımını kölelik,feodalizm ve kapitalizm gibi durumların ortaya çıkışı ile açıklarken Türkler ve doğu toplumlarında ortaya çıkma veya çıkmama gibi durumları kaale almaz  , buda problemlerin temelini teşkil eder.Şöyleki Türklerde ,bahsettiğimiz kölelik farklı şekilde ortaya çıkar ,kölenin dahi İslam hukukunda hakları vardır.Feodalite, batılı anlamda hiçbir zaman Türk tarihinde var olmamıştır.Aynı şekilde kapitalizminde batılı anlamda Türk toplumunda geliştiği iddia edilemez.Bu durumlar aynı şekilde olmadığı gibi ,benzerlikler dahi batı ile aynı zamanlarda oluşmamıştır.Dolayısıyla Türklerin veya İranlıların İlk çağı,orta Çağı veya yakın Çağı ne zaman başlar ,ne zaman biter bunları tespit etmek oldukça müşkül bir iştir.Belki de bu yüzden batının değerlendirmeleri baz alınmaktadır.Fakat bu Tarihi açıdan çok yanlıştır.

Batı coğrafi açıdanda çeşitli hilelere başvurmakta ,dünya haritalarını Avrupa merkezli çizmekte ,harita üzerinde dahi kendi kıtasını diğer kıtalara nispetle daha büyük göstermektedir.Dikkatli bakılıp kıtaların yüzölçümü göz kararı dahi kıyaslandığında bu gerçek anlaşılabilecektir.Bu da birazdan bahsedeceğimiz çeşitli menfaatler sağlamanın gizli psikolojik saldırılarından birisidir.

Batı ne yazıkki kendi bakış açısını dünya milletlerine ihrac etmiş ,bundanda fayda sağlamaya çalışmıştır.Şöyle ki batı kendi değerlendirme ve kıstaslarına uymayan durum ve toplumları hemen ilkel,iptidai ve geri olmakla yaftalamıştır ki bu hiç objektif bir yaklaşım değildir.Bu kasıtlı değerlendirmeninde ilk hedef ve muhataplarından birisi Türklerdir.

Böylece batı hem kendi üstünlüğünü doğu ya kabul ettirmiş,doğulu toplumlara aşağılık kompleksi aşılamış ,hatta çağdaş olabilmek batının örnek alınması gerektiği fikrini kabul ettirerek bundan maddi manevi menfaatler elde etmiş, emperyalist politikalarınada dayanak sağlamıştır.

Ne yazık ki bu tuzağa bizde düşmekteyiz.Kendi tarihimizi kendi değerlerimizle değil batının değerleri ile açıklamaya çalıştığımız için sorunlarımızı çözmekte zorlanmakta,çözüm yollarını bulmakta zorlanmakta ve atalarımızı yani kendimizi anlamak,anlatmak ve yeni nesli buna göre yetiştirmekte zorlanmaktayız.Bu belkide milletimizin en önemli meselelerinden birisidir.Aşmamız gereken bir güven sorunu, kararlılıkla benimsenmiş milli bir duruş için muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızda mevcut olduğunu yeniden hatırlatacak bir tarih anlayışı geliştirmek boynumuzun borcu olmalıdır.21.yy da hala kendimizi batı nın değerleri ile ,Marksist,Leninist,Sosyalist,Materyalist,Darwinist gibi  felsefelerle  açıklamaya çalışıyorsak bundan utanmalıyız.

Tarkan SUÇIKAR


Bu habere benzer haberler:

 

Yorumlar 

 
+1 # Saka Göçebesi 2011-07-12 17:38 Batılılar, Saka-Iskitleri iranlı bir kavim gibi gösterme gayretindeler. Ancak, Saka-İskitler, göçebeydi, iranlılar (persler) ise yerleşiktir. Tomris (Temur), Alp Er Tunga gibi Saka Devleti yöneticileri Türk'tür. Kaldı ki, Saka-İskitlerin tamgaları, dokudukları halılar, takıları ve yerleştikleri bölgeler de Türk'tür. Bugün Rusya'nın Sibirya bölgesinde halen daha Sakha Yakut Türkleri yaşamaktadır. Ayrıca, batılılar Hacı Bektaş Veli'yi de iranlı göstermeye çalışıyor, oysa Hacı "Bektaş" Veli, Horasanlı Çepni Türkmen'lerindendir. Bunun gibi pek çok örnek sayabilirim. Kendi tarihimize sahip çıkmalıyız. Özellikle Türk arkeologlarına, tarihçilerine bu konuda büyük görev düşüyor. Saygılar. Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
+1 # Saka Göçebesi 2011-07-12 17:45 ATI İLK EVCİLLEŞTİREREK İNSANLIĞA KATKI SAĞLAYAN KAVİM TÜRKLERDİR, ANCAK "BEYAZ IRK" SAVUNUCUSU BATILI TARİHÇİLER TURANİ KAVİMLERE MAL ETMEK YERİNE, ARYANLARA MAL ETMEYE ÇALIŞIYOR. SELAHATTİN EYYÜBİ TÜRK OLMASINA RAĞMEN KÜRT GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORLAR. BATILILAR PROPAGANDALARLA YALAN TARİH YAZMA İŞİNİ İYİ BİLİYOR. BİZ KENDİ TARİH TEZLERİMİZE KANITLARIYLA SAHİP ÇIKMALIYIZ. Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile