Tarihin Yaramaz Çocukları:Türkler

Binlerce yıllık övünç ve kıvanç dolu bir tarihin sahipleri onlar.

Tarihin her döneminde  1.Göktürklerin yıkılışından 2.Göktürklerin kuruluşuna kadar geçen 50 yıllık karanlık dönem hariç tutulursa (630-680) her daim muhakkak güçlü bir devletle temsil edilmiş ,bağımsızlık aşığı asil millet onlar.

Çin kaynaklarının belirttiği gibi hasta yatağında ölmeyi bir Tanrı cezası kabul eden ve bu tür kimselere günahkar gözüyle bakan insanlar onlar.

Balian’a Kudüs’te ,Papa ya Roma da diz çöktüren,İstanbul surları önünde fırtınalar estiren ,devrin kaynaklarında rüzgar kanatlı atların üzerinde uzun saçlı insanlar olarak tarif edilen Türklerdi onlar.

 Her nereye gitseler rahat durmayan ,hareketli, kaya gibi sert ,düşmana acımasız dosta hürmetkarkişilerdi onlar...

Yerine göre İslam’ın kılıcı olup Mehterin dediği gibi mızrak gibi deldiler Roma’nın kalbini …Yeri geldi İslam’ın kalkanı oldular, kaç Haçlı Seferi göğsüne çarpınca kesildi?

            Çok farklıydılar, ne Moğollar gibi yok edici oldular ,ne de Avrupalı Cermenler gibi Barbar ve acımasız…Aman dileyene kılıç çekmediler.Bir yıktılarsa on yaptılar yerine.Hoş görü taşıdılar,inançlara saygı getirdiler gittikleri her yere…

            Pax Hazaria,Pax Otomana dedirttiler istemeye istemeye Avrupalı Tarihçilere bile.Zira onların övündüğü Pax Romana  zulum ve işkence ile kurulurken ,onların ki mazluma merhametle kurulmuştu.Onlar savaşta şiddetli barışta merhametliydiler.

 Çinli komutan Ho-Tsun'un Çin prensine hitaben yazdığı mektupta onlar için ne diyor:

            Kafesinden kaçmış birer kartal gibi, hiç yorulmamış ve aç kurtlar gibi, amansız bir Sayan dağı fırtınası gibi geldiler üstümüze prensim. Son askeriniz de orada can verdiğinde ve son bayrak da toprağa düştüğünde, onlar hiç arkalarına bakmadan ve sanki hiç savaşmamış gibi sürdüler atlarını bozkıra. Prensim ,soruyorsunuz nasıl durdurabiliriz diye? Efendim, onlar (Türkler)durdurulamazlar."

            Bu düşmanın çaresizliği, acizliği hangi Türk’ün ciğerine işlemez. Hangi Türk bundan feyz almaz, etkilenmez.Sadece Türk erkeği için değildir sözlerimiz, yanlış anlaşılmasın.

Bakın Lady Mary Wortley Montagu Türk kadını için ne diyor:
’’Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü,Türk kadını  canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır.’’

Türk Milliyetçiliğinin Atası Çiçi Kağan teslim olmasını isteyen Çin li elçilere şöyle söylemişti:’’ Boyun eğmeyeceğiz. Çünkü bu, şan ve şerefle yaşamış olan ecdadımıza karşı büyük bir ihanet olur. Atalarımız, bizlere geniş ülkelerle birlikte hürriyet ve istiklâli de emanet ettiler. Savaşçı ve süvari hayatımız sayesinde yabancıları titreten bir millet olduk. Korumakla vazifeli bulunduğumuz bütün bu emanetleri, adi bir ömür uğruna fedâ edemeyiz. Hepimizin bildiği gibi savaşta erlerin kaderi ölümdür. Biz ölsek de kahramanlığımızın şanı yaşayacak. Çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır’’ ve yanındaki 1580 kişi ile beraber hatta eşleri ve çocuk yaştaki çocukları ile beraber savaşa savaşa eridiler,bittiler.

Sonra her Türk’ün ruhunda ,yüreğinde dirildiler.

Çiçi den,Atilla dan ,Tuğrul Bey den ,Fatih ten ,Mustafa Kemal den gelen bu sesleniş kulaklarımızda…

Boyun Eğmeyeceğiz….

 

            Ülkelerin değil Kıtaların altını üstüne getiren yaramaz çocukları, tarih şan ve şerefle anacaktır.

 

 


Bu habere benzer haberler:

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile