TÜRK TEŞKİLATÇILIĞININ KÖKLERİ

http://www.ikiyabanci.com/attachments/resim/10834d1217534291-kilik-kiyafet-ve-osmanli-kulturu-resimlerle-osmanli-10.jpgTürk’ün başka kavimlerde olmayan özellikleri saymakla bitmez.Biz bu yazımızda bunlardan birisi olan teşkilatçılık ve intibak(uyum) üzerinde duracağız.

Türkler bilindiği üzere MÖ 16. yy.dan itibaren dış baskılar (Çin-Moğol-Kitan),nufus artışı,kuralıklık,salgın hastalıklar,yeni yerler fethetme düşüncesi,soğuklar,kıtlık,boyların birbirleri ile mücadeleleri gibi nedenlerle dünyanın bir çok farklı bölgelerine göç etmek durumunda kalmışlardır. Fakat enteresan olan nokta şudur ki tarihte hiçbir kavim Türkler kadar geniş bir coğrafi alana yayılmamıştır.

Sibirya dan Afrika ya ,Avrupa dan İç Asya ya , Hindistandan Mezopotamya ya kadar Türk neredeyse her yere göç etmiş ,göç etmekle kalmamış göç ettiği yerlere kolaylıkla uyum sağlayıp ,üstüne üstlük bu bölgelerde kendi nizamını kolayca kurarak ,halkı Türk olmayan yerlerde dahi devlet kurmaya muvaffak olmuştur.Düşünün bir yerden bir yere insanlar ve geniş hayvan sürüleri ile göç etmek bir mesele ,gidilen ve yerleşilen yerlerde asimile olmadan kültürünü ortaya koymak ,hatta başka toplumları etkilemek ayrı bir mesele ,kendinden başka her hangi bir yerel unsura dayanmadan azınlık olduğu halde çoğunluğu yönetebilecek bir nizam ortaya koymak bambaşka bir meseledir. Şüphesiz ki bunların hepsini yerine defalarca ve bambaşka coğrafi bölgelerde tekrarlayan, buna bir iki değil defalarca misal veren millet Türklerdir.

Tarih bunun misalleri ile doludur.Örneğin Mısır da kurulan Tolunoğulları ve Ihşıdiler, Afganistanda kurulan Gazneliler buna örnektirler.Abbasiler devletinde de bir dönem Türk etkisi çok büyük boyutlara ulaşmıştır.Öyle ki Abbasi devletinin bazı yöneticileri Türk’e aşırı önem vermeleri nedeniyle bazı Arap şairler tarafından yerilmişlerdir.

Peki çok medeni ve ileri kabul ettiğimiz milletlere bakalım.Acaba bunlar kendi coğrafyaları dışında sömürgeler kurmaktan başka ,gittikleri yerlere kan ve göz yaşı götürmek dışında ne yapmışlardır?

Türk bunu nasıl yapmıştır diye düşünürsek ,Türk’e bu özellikleri veren (teşkilatçılık ve intibak) onun yaşam şeklidir.Türk Orta Asya’nın son derece zor yaşam koşullarında ancak göçebe olarak varlığını devam ettirebilirdi.Göçebelik ise doğa,iklim,yabancı saldırılar gibi birçok olumsuzlukla mücadele gerektiren bir yaşam şeklidir.Devamlı hareket etmeyi ,otlak peşinde dolaşmayı gerektirir.Göçebelikte göç edilen yeri yadırgama diye bir şey yoktur.Tam tersine hemen o bölgeye iklim ,coğrafya ve düzen olarak uyum sağlamak ve kendi kültürüne uygun yaşam şeklini inşa etmek gerekir.Aksi halde yaşam devam ettirilemez.Türk yeni yerleştiği bölgeye hemen çadırını,ocağını ve hayvanlarını yerleştirir.Zaten toplum yapısı buna uygun şekilde örgütlenmiştir.Her şey portatif,kolayca sökülüp kısa sürede başka yerde yeniden kurulabilen yapıdadır.Böylece Türk terk ettiği yerde sadece izlerini bırakarak gittiği her yerde zorlamadan yeni bir hayata başlayabilmektedir.Belki de bu yüzden Türk töresinde Türk’ün ayak bastığı yerin ona ait olduğu ve vatan sayılacağı inancı gelişmiştir.

Türk bununla da kalmaz, özellikle dinini (Göktanrı inancı) ve göçebeliğini terk etmedikçe asimile olmaz.Bir çok Türk büyüğü ve devlet adamı Türk Milletini bu tehlike ye karşı uyarmışlar ve bunu engelleyici politikalar ortaya koymuşlardır.Mete Han,Tonyukuk vs.

Türk Milleti sağladığı uyum ve yeni yerde kurduğu Türk nizamından sonra bölgedeki diğer toplulukları azınlıkta dahi olsa etkilemeye ve hatta büyük bir başarı sonucu olarak zaman zaman onlara hükmetmeye başlar.Çünkü Türk doğuştan teşkilatçıdır.Yeni geldiği yeri derhal kendine uydurup aynı şekilde kendisi de ona uyar.Çevresini de Türk nizamını kabul etmeye zorlar.O doğuştan yönetme kabiliyeti ile hatta Türk inancına göre ‘’kut’’ yani Tanrı tarafından verilen yönetme hakkına sahiptir.Pratikte onbinlerce hatta yüzbinlerce hayvandan oluşan sürüleri sevk ve idare etmek ile insanları idare etmek arasında çok büyük fark yoktur.Bu idare disiplin, nizam, iş bölümü, fedakarlık,sabır,emre itaat ,savaşçılık ,teşkilatçılık gibi insan yönetiminde de mühim olan önemli özellikler gerektirir.Bu nedenle Türk bir yıktı ise on inşa etmiştir.Yıkıcı olmasından ziyade yapıcıdır.

Tarkan SUÇIKAR

 

 

 

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile